İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/844 E. 2026/625 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/844
Karar No
2026/625
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/844 Esas KARAR NO : 2026/625

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 28/03/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde; davalı ile uluslararası taşımacılık hizmeti ilişkisi kapsamında, muhtelif tarihlerde taşıma hizmeti ifa edildiğini, ifaya ilişkin taşıma senetleri (CMR) düzenlenmiş ve bu ifaların karşılığında ... numaralı faturaların davalıya tanzim edildiğini, Faturalar, CMR belgeleri ve muavin defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde; ifa edilen taşıma hizmetlerine ilişkin bedellerin bir kısmının ödenmediğini, takip talebinde özetlenen mahsuplaşma sonrası net 52.221,78 EUR alacağın doğduğunun anlaşıldığını, Davalı tarafın teslim/ifa itirazı bulunuyorsa dahi; CMR'ler, sevkiyatın fiilen gerçekleştirildiğini, malın teslim zincirini ve taşıma organizasyonunu göstermekte; ayrıca faturalar ticari defter kayıtlarına intikal ettirildiğini, Bu nedenle, alacağın varlığı ve miktarı; fatura-CMR eşleştirmesi ve muavin defter kayıtları ile sabit olduğunu, temerrüt tarihinden itibaren faiz ve fer'ileri ile tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça sunulan hesap dökümü ve muavin defter kayıtlarında bakiye hareketlerinin niteliği açıklanmamış, bazı tarihlerde bakiyenin sıfırlandığı görülen satırlar ile takip talebinde ileri en 52.221,78 EUR tutar arasında açık çelişki oluşmuştur. Bu nedenle alacak miktarının kesin ve belirli olmadığını, Davacının, alacağa dayanak gösterdiği faturaların tamamını dosyaya sunmadığını. Muavin defterde görünen 12 adet .. fatura bu dosya setinde bulunmadığından, hesabın bütünlüğünün bozulduğunu, Taşıma senetlerinin (CMR) her bir fatura ile birebir ve tartışmasız şekilde eşleştirilmesi, ayrıca teslimin şerhsiz olup olmadığı, hasar/eksik/rezerv şerhi bulunup bulunmadığı ve .../teslim teyitlerinin varlığının araştırılması gerektiğini, ayrıca “iade faturası” niteliğinde olduğu anlaşılan ... belgelerinin (metni okunamayan ...'ler) alacak hesabına etkisi netleştirilmeden talep edilen bedelin doğrulanamayacağını, bu nedenle alacak miktarı yönünden bilirkişi marifetiyle banka tahsilatları, mutabakat, mahsup ve iade/iskonto etkileri dahil edilerek yeniden hesap yapılmasının gerektiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Davacı vekili 15/09/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Davalı vekili 15/09/2026 tarihli dilekçesi ile davacının feragatine karşılık vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinden feragat ettiğini bildirmiştir. HMK'nın 307. maddesine göre; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." HMK'nın 309. maddesine göre; "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.(4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. " HMK'nın 310. maddesine göre; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. " HMK'nın 311. maddesine göre ise; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için feragatin mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacı vekilinin feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nın 307-312. maddeleri gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Feragat yargılamanın ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. maddesi gereğince 732,00 TL karar ve ilam harcının 2/3'üne tekabül eden 488,00 TL'nin peşin yatırılan 26.867,18 TL harçtan mahsubu ile bakiye 26.379,18 TL fazla alınan harcın davacıya iadesine, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 5-Davalının vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından bu konularda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026

Katip e-imzalı

Hakim e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/844, K. 2026/625, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-844-e-2026-625-k-a7bf49e9f5b5