Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/362 E. 2026/1111 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/362
- Karar No
- 2026/1111
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/362 Esas
KARAR NO:2026/1111 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/12/2024
NUMARASI:2024/268 E. - 2024/715 K.
DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:02/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; davacı kurum ile davalı şirket arasında Lisans Sözleşmesİ imzalandığını, bu kapsamda davalı şirketin sözleşmeye göre ürünlerin satışından elde edeceği gelirden ... kurumuna telif hakkı ödemesinin gerektiğini, davalının ödemesi gereken bedellere ait faturaların davacı tarafından davalıya tebliğ edildiğini, herhangi bir itirazın da yapılmamış olduğunu, davalının davacının tebliğ ettiği fatura bedellerinden bir kısmını ödemiş ise de, lisans sözleşmesinin 14.3. maddesi uyarınca düzenleme tarihinden itibaren 7 iş günü içinde ödenmesi gerekirken ödeme olmadığını, davalının temerrüde düşmüş olduğunu belirterek, şimdilik 17.117,31 TL ' nin her bir fatura için fatura tarihinden itibaren 8. günden bu yana bilirkişi marifetiyle hesaplanacak ticari temerrüt faizi ve ferileri ile hesaplanarak davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; ana borcun ödenmiş olduğunu, bu nedenle feri alacakların talep edilmesinin yersiz olduğunu, ticari temerrüt faizi uygulanması talebinin hukuka aykırı olduğunu, birleşik faiz uygulanmasının mümkün olmadığını, bu nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GÖREVSİZLİK KARARI:İstanbul 1.FSHHM 12.12.2023 tarihli 2021/340 E. - 2023/210 K.sayılı kararıyla görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, karara karşı yapılan istinaf talebi Dairemizin 05/04/2024 tarihli, 2024/389 Esas, 2024/677 Karar sayılı kararı ile reddedilmiş ve karar kesinleşmekle dosya İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş ve yargılamaya bu mahkemede devam edilmiştir.
ISLAH:Davacı vekili dosyaya sunduğu 12/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; 11/10/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda,17.117,31 TL olan alacak taleplerini 24.955,73 TL ana para ve dava tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi olan 7.023,04 TL'nin ilave edilmesi suretiyle toplam 31.978,97 TL olarak bedel artırımı suretiyle ıslah ettiklerini, ayrıca 24.955,73 TL ana paraya dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine hükmedilmesini de ıslahen talep ettiklerini belirterek, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, bedel artırım (ıslah) talepleri uyarınca toplam 31.978,97 TL alacaklarının davalıdan tahsiline, 24.955,73 TL kısmına dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesi 09/12/2024 tarihli 2024/268 E. 2024/715 K.sayılı kararıyla; "...bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış, davalının ödeme yaptığı 14/02/2020 tarihi itibariyle toplam borcunun 57.381,66TL olduğu, yapılan ödemenin 32.425,73TL olduğu ve davacının bakiye 24.955,73TL alacağının bulunduğu, bu alacağa da dava tarihine kadar faiz işlemeye devam ettiği anlaşıldığından davacının ıslahı da dikkate alınarak davanın kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜ ile;
a) 24.955,73TL anapara alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b) 7.023,04TL dava tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda bileşik faiz işletildiğini ve hatalı faiz oranının kabul edildiğini, itirazlarının yerel mahkemece dikkate alınmadığını,Bilirkişilerin fatura içeriklerini incelemediklerini, yalnızca fatura bedeli ve fatura tarihi üzerinden faiz hesaplaması yapıldığını, 15/11/2013 tarihli ve 666 numaralı fatura incelendiğinde, bu tarihten önceki faturalara ilişkin olarak gecikme bedeli açıklamasıyla kesildiğinin görüleceğini, bu faturanın ana para borcuna eklendiğini ve taraflarınca ödendiğini, bu faturaya ilişkin olarak yapılan faizin bileşik faiz olduğunu,Sözleşmede ticari temerrüt faizi uygulanacağına dair bir madde bulunmadığını, taraflar arasındaki faizin %9 olduğunu, 15/11/2013 tarihli faturada görüleceği gibi, taraflar arasında %9 faiz oranının uygulandığını, bilirkişi raporundaki hesaplamanın doğru olmadığını, faiz oranına yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını,Davacının dava dilekçesinde yalnızca ana para alacağını talep ettiğini, faiz talebinde bulunmadığını, buna ilişkin harç da yatırmadığını, ana para alacağı müvekkili tarafından tamamen ödendiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,TBK'nın 131. maddesine göre anapara borcunun ödenmesi ile birlikte buna bağlı faiz vs. gibi hak ve borçların da sona ereceğini,Faturaya dayalı alacaklar için zamanaşımı süresi 5 yıl olduğu, dava tarihi olan 26/10/2021 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın 17.117,31 TL ana para talebiyle açıldığını, 12/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 23/10/2015 tarihli faturanın faizinin talep edildiğini, zamanaşımı itirazları konusunda mahkemece bir gerekçeye yer verilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesinin hukuk kurallarına aykırı olduğunu,Bilirkişi ...'den alınan 13/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafın anapara alacağı bulunmadığı, yalnızca faiz alacağının olabileceğine dair görüş bildirildiği halde, 11/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda anapara ve faiz alacağı olduğuna dair görüş bildirildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini,Müvekkilinin cari hesap borcunu 14/02/2020 tarihinde tek seferde ödediğini, davacının yapılan ödemeleri ihtirazi kayıtsız olarak aldığını, TBK'nın 100. maddesi uyarınca faiz talep etme hakkının bulunmadığını, TBK'nın 100. maddesi uyarınca, borçlunun faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana para borcundan düşme hakkına sahip olduğunu, aksine anlaşma yapılamayacağını, yerel mahkemece gerekçesinde bu maddeye atıf yapılmışsa da, maddenin uygulanmadığını,Davacı tarafından müvekkiline karşı icra takibi yapılmadığını, yapılan ihtarda da TBK'nın 100. maddesinin uygulanacağı ve bu hakların saklı tutulduğuna ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığını belirterek, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; istinaf taleplerinin kabulüne, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/12/2024 tarihli, 2024/268 Esas, 2024/715 Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine, mümkün olmaması halinde kararın kaldırılarak itirazları doğrultusunda karar verilmek üzere yerel mahkemeye iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Taraflar arasında imzalanan 26/12/2012 tarihli Lisans Sözleşmesi incelendiğinde; davacı kurumun lisans haklarına ve bu haklardan doğacak yan gelirlerin %50 miktarına ortak olduğu dava dışı şirkete ait bir kısım markaların davalı şirketin ürünleri üzerinde kullanılmasına ilişkin lisans verildiği, Sözleşmenin 13.3. maddesi uyarınca davalının Lisans Dönemi boyunca aylık dönemler halinde ve takip eden ayın 10'una kadar Yeminli Mali Müşavire onaylatılmış telif raporunu Marka Sahibine sunacağı (ve marka sahibi de ...'ye sunacak), sözleşmenin 14.3. maddesi uyarınca Lisanslı Ürünlerin aylık toplamı ciroları üzerinden % 6 oranında hesaplanacak olan telif bedelinin davalı tarafından ödeneceği, bu ödemelerin %60'ının marka sahibine, %40'ının ise ...'ye yapılacağının kararlaştırıldığı tespit edilmiştir. İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince ...’den alınan 13/12/2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde;
"…1- Davacıya ait olup dava konusu olan faturalar nedeniyle doğmuş olan alacak tutarının davacı kayıtlarında mevcut olduğu, yapılan bir İcra takibinin olmadığı,
2- Davacının hak edebileceği faiz alacağının 26.423,31 TL olduğu, bu alacağın sözleşmeye dayanmakta olduğu…" yönünde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince muhasebeci bilirkişi ...'ten alınan 11/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre yapılan ticari işlemlerden kaynaklı davacının davalıdan düzenlenen faturalardan oluşan cari hesap ekstresine göre 18.01.2013-26.05.2015 tarihleri arasında 32.425,73TL anapara alacağının oluştuğu, Davalı tarafından 14.02.2020 tarihli ... Bankası dekontu ile davacı hesaplarına “cari hesap ödemesi” açıklaması ile 32.425,73 TL ödeme yaptığı, Vade tarihinden davalı tarafından ödemenin yapıldığı 14.02.2020 tarihine kadar değişen temerrüt faiz oranları ile 24.955,93 TL faiz hesap edildiği, Sayın Mahkemece davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin TBK m.100'e göre önce borcun fer 'ilerine sayılmasına karar verilmesi durumunda; 24.955,73 TL anapara +7.023,04 TL Temerrüt faizi =31.978,97 TL alacaklı olacağı, dava tarihinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar temerrüt faizinin 24.955,73 TL anapara üzerinden işlemeye devam edeceği, Sayın Mahkemece davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin cari hesap anapara borcundan düşmesine karar vermesi durumunda; davacının dava tarihi itibariyle 57.381,66-32.425,73 =24.955,93 TL temerrüt faiz alacağı olacağı,..." yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
G E R E K Ç E :Dava, taraflar arasında lisans sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunmuşsa da, davaya konu alacağın marka lisans sözleşmesinden kaynaklandığı, zamanaşımı süresinin TBK’nın 146. maddesi uyarınca 10 yıl olduğu, davalının 14/02/2020 tarihinde kısmi ödeme yapması nedeniyle, 26/10/2021 dava tarihi ile 12/11/2024 ıslah tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. Dosya incelendiğinde; davacı tarafça arabuluculuk görüşmelerinde davalıdan gönderdikleri ihtarname uyarınca 32.425,73 TL ana para, 11.996,43 TL işlemiş faizi ödemesinin talep edildiği, tarafların anlaşamadıklarına dair ara buluculuk tutanağının imzalandığı 14/02/2020 tarihinde davalı tarafça davacıya banka havalesi ile 32.425,73 TL’nin cari hesap ödemesi açıklamasıyla yapıldığı tespit edilmiştir.Davalı tarafça gönderilen ihtarname ile kendisinden talep edilen 11.006,43 TL faiz borcunu dava açılmadan önce ödemediğinden, olayda TBK’nın 100. maddesininuygulanamayacağı, ödenen 32.425,73 TL’nin ödenmeyen faiz borcundan mahsup edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Ayrıca, tarafların tacir olmaları ve sözleşmede farklı bir faiz oranı kararlaştırılmaması nedeniyle süresinde ödenmeyen anapara borcuna ticari temerrüt faizinin uygulanmasında da kanuna aykırılık yoktur.Tüm bu nedenlerle; Mahkemece alınan 11/10/2024 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olup, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 2.184,46 TL nispi harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.569,06 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak;
a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 175,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 02/07/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi