Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/343 E. 2026/1095 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/343
Karar No
2026/1095
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/343 Esas

KARAR NO:2026/1095 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:10/09/2024

NUMARASI:2023/64 E. - 2024/546 K.

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:02/07/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı şirket gibi birçok firma ile çalıştığını ve ödemelerini çek vasıtasıyla yaptığını, bu zamana kadar karşılıksız çıkan bir çeki olmadığını, davalı şirket ile aralarında olan iş gereği yapılması gereken ödemeyi çek vasıtasıyla yaptığını, çekin zamanında ödendiğini açık şekilde şirket arasındaki mail yazışmalarında ifade ettiğini, davalı şirketin ödenmiş olan çeke ilişkin icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek, davalı ... ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir borç ilişkinin bulunmadığının tespitine, Mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, İstanbul 14.İcra Dairesinin ... sayılı haksız icra takibinin durdurulmasına ve yapılacak olan yargılama sonucunda takibin iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla en üst sınırdan hesaplanarak kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

GÖREVSİZLİK KARARI:İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesince 12/12/2022 tarihli, 2022/635 Esas, 2022/646 Karar sayılı kararı ile davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, yargılamaya bu mahkemede devam edilmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının menfi tespit talebinin taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili şirkete hiçbir borcu bulunmadığının tespitine ilişkin olup, borçlarının ödeme ile sona erdiğinin iddia olunduğunu, bu durumda, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında devam eden ticari ilişkinin incelenerek müvekkili şirketin TL ve döviz satışlarından doğan alacağı ile bu satışlara istinaden davacı tarafça yapılan ödemelerin ispatlanması gerektiğini, aleyhe hususları kabul anlamına gelmemekle beraber, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan e-posta yazışmasında dahi müvekkili şirketin alacaklı olduğunun belirtildiğini, bununla beraber, davacı tarafa hem USD bedel ile hem de TL bedelle satışlar yapılmış olup, ilgili e-posta yazışmasında bahsedilen çekin, davacı tarafça TL satışlarından doğan alacak ile yeni siparişlere istinaden verildiğini ve müvekkili şirket tarafından da aynı tarihte ciro edildiğini, dava dilekçesine eklenen e-postada sorulduğu üzere çekin USD hesabından doğan eski borcun ifası uğruna alınarak TL siparişleri için ayrıca ödeme yapılmasına da muvafakat edilmediğini, nitekim işbu e-postaya cevaben gönderilen herhangi bir kabul cevabı da bulunmadığını, delillerin incelenmesi ile tespit edileceği üzere davacı tarafça bu yönde bir delil sunulamadığı gibi TL satışına ilişkin teslim edilen ve aynı tarihte müvekkili şirket tarafından da ciro edilen döviz çeklerine ilişkin kur hesabında da çek teslim tarihinin ya da en geç ciro tarihinin esas alınması gerektiğini, açılan menfi tespit davasına göre ispat külfetinin davacının üzerinde olduğunu beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI: İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 10/09/2024 tarihli 2023/64 E. - 2024/546 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişkinin TL ve USD alacaklar için iki ayrı hesapta takip edildiği, taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, bu süre içerisinde davacı tarafından ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından HMK 222. Maddesi gereği davalı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtlar esas alınarak inceleme yapılmış buna göre takip tarihi itibariyle USD alacaklar için takip edilen hesaplara göre davacının borcunun bulunmadığı, aksine 60.623,57 USD alacağının bulunduğu, TL alacaklar için takip edilen hesaplara göre ise 1.121.436,63 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, davaya konu icra takibinin USD alacağın tahsiline ilişkin olduğu nazara alındığında takip tarihi itibariyle davacının davalıya USD borcunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar takip tarihi itibariyle davalının davacıdan TL alacağının olduğu tespit edilmiş ise de; davalının bu alacağının tahsilini talep etmediği, TL cinsi alacağın USD cinsi alacağa çevirmek suretiyle takip başlatamayacağı, taraflar arasında bu yönde bir anlaşmanın da bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki davalı savunmalarına itibar edilmemiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine..." karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemenin taleple bağlılık ilkesine aykırı davrandığını, davacının dava dilekçesinde müvekkili ile aralarında mevcut ve geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespitini, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibinin durdurulmasına ve yapılacak yargılama sonucunda takibin iptaline karar verilmesini talep ettiğini, yalnızca icra takibi kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ile karar verildiğini, USD dışındaki alacaklarının yargılama konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın tam kabulüne karar verilerek hükmün infazı ve kapsamı yönünden çelişki yaratıldığını, müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini,Müvekkilinin davalıdan alacaklı olup olmadığına dair deliller toplanmadan karar verilerek, müvekkilinin alacağın tespit ve tahsilini talep etme hakkının engellendiğini,Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dilekçesinde ileri sürülen maddi olgular ile hüküm arasında mantıklı bağlantı kurulamadığını, müvekkili şirketin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini,Kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının sunduğu e-mail yazışmasında davacının müvekkiline TL hesabında 135.436,00 TL borçlu olduğunun taraflar arasında sabit olduğunu, bu durumun mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ortaya koyduğunu,Cevap dilekçesinde de belirtildiği gibi, davacı tarafın TL üzerinden yeni sipariş verebilmek için çek bedelinin USD borcundan mahsup edilmesine onay vermediğini,

Mahkemece taraf defterlerinin yerinde incelenmesi için bilirkişiye görev verildiği halde, bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerini incelemekten imtina ettiğini, eksik inceleme ile rapor hazırlandığını,Bilirkişi raporunda davacının müvekkilinden hem TL, hem de USD hesabından alacaklı olduğuna dair görüş bildirmesinin dosya kapsamına ve toplanan delillere aykırı ve absürt bir değerlendirme olduğunu belirterek, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/64 Esas, 2024/546 Karar sayılı ilamına karşı istinaf taleplerinin kabulüne, usul ve yasaya aykırı kararın ortadan kaldırılmasına, eksik incelemenin istinaf mahkemesince yürütülecek inceleme ile tamamlanarak nihayetinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacının davalı aleyhine 24.643,27 USD (449.118,67-TL) ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "Amerikan Doları cinsi cari hesap alacağı" olarak belirtildiği, ödeme emrinin borçluya 10 Eylül 2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 15/09/2022 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği, icra takibinin itiraz nedeniyle 15/09/2022 tarihinde durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince alınan 08/01/2024 tarihli raporda özetle; davalının ibraz olunan ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, e-defter beratlarının sürelerinde alındığı, envanter defterlerinin süresinde noter tasdiklerinin yapıldığı görülmekle sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı, davacının menfi tespit talebine konu takipte 24.623,27USD asıl alacak talebinde bulunulduğu, davalının ticari defterlerinde davacıya ilişkin USD ve Türk Lirası cinsinden iki ayrı hesap tutulduğu, davalının ticari defterlerine göre, davacının menfi tespit talebine konu takip tarihi olan 31.08.2023 tarihi itibariyle davalının davacıdan USD cinsinden alacağı olmadığı, aksine davalı takip alacaklısının 60.623,57USD davacıya borcu olduğu, ancak davalının davacıya dair tuttuğu Türk Lirası Cinsinden olan hesapta kaydi olarak takip tarihi itibariyle 1.121.436,63TL davacıdan alacaklı göründüğü, davacının menfi tespit talebine konu USD cinsinden olmak üzere İstanbul 14. İcra Dairesinin ... dosyasından başlatılan takipte 31.08.2022 takip tarihinde davacının davalıya USD cinsinden borcu olmadığı, aksine 60.623,57USD alacağı olduğu, davalı takip alacaklısının Türk Lirası cinsinden alacağına USD cinsinden takip yapabileceği benimsenirse, 31.08.2022 takip tarihi itibariyle davalının Türk Lirası cinsinden 1.121.436,63TL kaydi alacağından davacının 60.623,57USD alacağının takip tarihindeki TCMB döviz kuru esas alınarak 18,1648 X 60.623,57 -1.101.215,02TL'nin mahsubu sonucu davalı takip alacaklısının takip tarihindeki alacağının 1.141.436,63TL-1.101.215,02TL- 20.221,61TL olabileceği, 31.08.2022 takip tarihindeki 20.221,651TL alacağının USD cinsinden karşılığının(20.221,61TL/18,16485)1.113,23USD olabileceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.İlk derece mahkemesince alınan 07.06.2024 tarihli ek raporda özetle; dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davalıya ait ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle mahkemenin kabulü halinde, davalının itirazlarına ilişkin hususlara Kök Rapor'da değinildiği ve ek rapor aşamasında da davalının yeni bir bilgi ve belge sunmadığı, kök raporda davalının ticari defter ve kayıtları incelenerek kanaat oluşturulduğu gözetilerek, bu aşamada da, aynı perspektif ile Kök Rapor'daki görüşün özünün muhafaza edildiğine dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir.

G E R E K Ç E :Dava, davacı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinden sonra açılan ve takip konusu borcun ödendiği iddiasına dayalı borçsuzluğun tespiti davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davanın İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasına konu edilen cari hesap alacağıyla ilgili açıldığı, ödeme emrinde alacak sebebinin Amerikan Doları cinsi cari hesap alacağı olarak belirtildiği, bilirkişi tarafından davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacının Amerikan Doları ve TL cinsinden iki ayrı hesapta takip edildiğinin ve Amerikan Doları cinsi cari hesapla ilgili davacının davalıya herhangi bir borcu olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.Borçsuzluğun tespiti davası bir icra takibine karşı açıldığı için takip talebiyle sıkı sıkıya bağlı olup, Mahkemece davalı alacaklının takip konusu yapmadığı Türk Lirası cinsinden cari hesap alacağı işbu davada değerlendirilemeyeceğinden, davacının davalıya Türk Lirası cinsinden cari hesapla ilgili borçlu olması dava sonucunu etkilemeyecektir.Bu nedenle, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usule ve hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:

1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 26.299,14TL nispi harçtan, peşin alınan 6.575,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.723,74 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

4-İstinaf yargılama giderleri olarak;

a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 20,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 02/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/343, K. 2026/1095, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-343-e-2026-1095-k-f830ad8f2a17