Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/365 E. 2026/1063 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/365
- Karar No
- 2026/1063
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/365 Esas
KARAR NO:2026/1063
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:30/04/2024
NUMARASI:2023/212 Esas, 2024/77 Karar
DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
KARAR TARİHİ:01/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait işletmede davacının marka hakl bu hususu delillendirmek amacıyla 1 adet “...” marka ve logolu forma satın alınmış olduğu, mahkemece bilirkişi eşliğinde yapılacak keşif incelemesi esnasında davalı tarafça satışa sunulan ve ticari amaçla elde bulundurulan ürünlerin davacıya ait marka haklarına tecavüz teşkil ettiği sabit hale geleceğini ileri sürerek, HMK madde 403 uyarınca, davalıya tebligat gönderilmeksizin davalıya ait işletmede bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak ve delillerin tespitine, davalının eylemlerinin davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının ... ibareli tanınmış ve çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davalı tarafça işletilen iş yerinden satın alınan 1 adet tişört üzerinden ... markasının bulunduğu bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasıyla dava açıldığı, mahkemece iş yerinde yaptırılan tespit ve aldırılan 15/11/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre işyerinde 3 adet ... formalı ürünün tespit edildiği, davacı tarafından satın alınan ürün hemde işyerinde tespiti yapılan ürünler üzerinde davacının tescil sahibi olduğu, ..., ...,... ibareli markaların bulunduğu buna göre de bu ürünlerin satışının belli bir süredir devam ettiği kanaatine ulaşıldığı ve bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, davalının eyleminin 6769 sayılı SMK nun 29. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; davalı tarafından davacının marka hakkına yönelik tecavüzün tespitine ve durdurulmasına, taklit nitelikteki tespiti yapılan ürünlere el konulmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda davalıya ait işyerinde davalının tescilli markalarına konu görselleri taşıyan toplamda 3 adet ... marka ve logolu forma ürününe rastlandığı, tespit edilen 3 adet ürünün ticari amaçla satışının yapıldığının ispat edilemediğini, yerel mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, işyerinde tespiti yapılan ürünler üzerinde davacının tescil sahibi olduğu, ..., ..., 1905 ibareli markaların bulunduğu 3 adet ... formalı ürünün tespit edildiği, tespit edilen ürünlerin davacının markasıyla ayırt edilemeyecek şekilde benzer olup, bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, ürün sayısının az olmasının tecavüzü ortadan kaldırmayacağı ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/07/2026