Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/323 E. 2026/1113 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/323
- Karar No
- 2026/1113
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/323 Esas
KARAR NO:2026/1113
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:22/10/2024
NUMARASI:2023/5 Esas, 2024/194 Karar
DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
KARAR TARİHİ:02/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; "..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..." 11 adet şarkıdan oluşan "..." isimli albümün tüm hakları, usule uygun şekilde davacıya devredildiğini, davalılar arasında, dava konusu müzik eserlerinin dijital ortamda yayını konusunda bir sözleşme olsa dahi, FSEK md.80/B kapsamında ... yapımcısı haklarına sahip olan, dava konusu müzik eserlerinin ana bandının (masterband) ve dolayısıyla yapılan ilk tespitin hak sahibi olan müvekkillerinin izin ve onay alınmadığı müddetçe dava konusu müzik eserleri dijital veya dijital olmayan yollarla yayınlanamayacağını, bu sebeple işbu davanın ikame edilerek ... yapımcısı haklarına müvekkillerinin sahip olduğunun tespiti ile dava konusu müzik albümlerinin davalılarca izinsiz yayının önlenmesinin talep edildiğini, davalı..., başka sanatçılar da olduğu gibi davacı şirketten izinsiz olarak dava konusu albümleri dijital ortamda yayınlamaya çalıştığını, Kaliforniya Mahkemesinde açtığı davada albümler üzerinde tek başına hak sahibi olduğunu iddia etmekte ve dava konusu eserlerin yayın gelirlerini tahsil etmeye çalıştığını, davalı sanatçı ise açıkça ... yapımcısı haklarının davacıya ait olduğunu bilmesine ve dijital umuma iletim hakkına ilişkin lisans ve tahsilat yetkisini müzik meslek birliklerine vermesine rağmen davalı şirket üzerinden albümler üzerindeki hakları ele geçirmeye çalıştığını, ABD Kaliforniya eyaletinde davacı aleyhine açılan davalar göz önüne alındığında olası müzik yayınlarının, davacı şirketin haklarına tecavüz teşkil edeceği, geri dönüşü olmayan gelir ve itibar kaybı sonucunda maddi ve manevi zararlara yol açacağını, bu nedenle dava konusu müzik albümlerinin FSEK md.80/B kapsamında ... yapımcısının davacı olduğunun tespiti ile ve FSEK 69. Maddesi kapsamında olası tecavüzlerin önlenmesini talep ettiğini, listesi verilen dava konusu müzik eserlerine ilişkin FSEK MD. 80/B kapsamında ... yapımcısı haklarına davacı şirketin sahip olduğunun tespitini, davalıların açık beyan, yazılı işlemleri ve eylemleri neticesinde davacıdan izin almaksızın dijital ve dijital olmayan tüm mecralarda yapılacak olası yayınlarının engellenmesi suretiyle FSEK md. 69 kapsamında olası tecavüzün önlenmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, dava konusu eserler üzerinde, Uluslararası sözleşme ve kanunda ... yapımcısı olarak kabul edilmesi için belirlenen ilk tespit ve FSEK 52 kapsamında yazılı izin şartlarının sağlanmadığını, ilgili eserlerin ... yapımcısı olmadığını ve bu nedenle de herhangi bir bağlantılı hakka da sahip olamayacağını, davacının sahip olduğu eser işletme belgelerinin, hak ihdas niteliği taşımadığı ve kanun önünde hiç bir hükmü olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacının bu eser işletme belgeleri dolayısıyla hak sahibi olduğu düşünülecek olsa dahi, bu hakların sadece kaset ve CD ile sınırlı olduğunu, dava dışı ... MÜZİK'in, iflas masasından hiç bir hükmü olmayan eser işletme belgelerini satın almasının mali hak devri sağlamayacağını, ... MÜZİK tarafından davacıya yapılan devirlerin FSEK md 48 ve 52'de belirlenen şekil şartlarına uymadan, sanatçıdan yazılı muvafakat almadan yapılmış olan devirlerin FSEK 54. Madde gereğince geçersiz olduğunu, ... yazılarının resmi belge niteliği olmadığı ve kanun önünde hiç bir hükmü olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacının eser işletme belgesi ve hak devri yoluyla hak sahibi olduğu düşünülecek olsa dahi, davalıların hak kaybına uğramamak için davacıya gönderdiği cayma ihtarnamesine karşı 4 haftalık hak düşürücü sürede caymaya itiraz davası açılmadığını ve bu nedenle caymanın kesinleşerek eser üzerindeki tüm hakların sanatçıya dönmüş olacağını, davacının davasının elle tutulur bir tarafı bulunmadığını, her iddiasının birden çok dayanakla geçersiz kılındığını, davacının sadece bu davada yer alan müzik eserlerini değil, bunlar haricinde daha binlerce eseri, sahip olmadıkları hakları kullanarak, dayanaksız şekilde dijital mecralarda pazarlamakta ve haksız olarak gelir elde etmekte ve haksız şekilde zenginleştiğinin, haksız ve dayanaksız olarak açılan davanın esastan reddini, bu talebin reddedilmesi halinde, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya ait hakların sadece kaset ve CD gibi fiziki taşıyıcıları kapsadığını, dijital hakları kapsamadığının tespitini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"... ... yapımcılarının, kendilerine tanınan haklara sahip olabilmesi için eser sahibi ve icracı sanatçıdan alması gereken izin, mali hakların tümüne değil yalnızca tespit hakkına yöneliktir. Dava konusu fonogramın yapıldığı tarihte davalılardan icracı sanatçının internette dijital iletim haklarına ilişkin herhangi bir hak FSEK 80’de düzenlenme bulunmamaktadır. Dolayısıyla, sözleşmenin bu hakkı kapsar biçimde yorumlanması mümkün değildir. Dosya kapsamında davaya dayanak yapılan 14 Ağustos 1992 tarihli Noter tasdikli Muvafakatname’de dava dışı “... ... ŞİRKETİ için ...’nun okuyacağı ve... isimli kasette yer alacak olan aşağıda ismi yazılı eserlerin plak, kaset, kompakt disc veya herhangi bir ses ve görüntü taşıyıcısı vasıtasıyla sayı ile sınırlandırılmamış biçimde yayınlanmasına, çoğaltılmasına ve devir haklarının ülkemizde ve tüm dünyada adı geçen firmaya ait olduğunu aşağıda adı geçen eserlerin münferiden ve emsaller ile birlikte karışık eserlerle kullanılmak üzere çoğaltılması ve yayınlanması dağıtılmasına muvafakatımın tam olduğunu kabul ve beyan ederim” ifadeleri ve Davalı icracı sanatçının imzası bulunmaktadır. ilk tespiti yapan ... yapımcısının dava dışı ... ... ŞİRKETİ olduğu; dava dışı ... ... ŞİRKETİ’ne verilen dosya kapsamında sunulan muvafakatnamede ... yapımcısı olarak sahip olduğu mali hakların kullanım haklarını başkasına devredebilmesinin FSEK m. 49 uyarınca buna açıkça muvafakat edilmesi halinde mümkün olduğu, bu yönde bir devir yetkisi bulunmadığı da sabittir. Davaya konu fonogramın hakkında 92/1423, 04.09.1992 kayıt ve tescil tarihli Müzik eseri işletim Belgesi ile mevcut olduğu, davaya konu müzik eserlerinin eser işletim belgesinde yer aldığı, bu belgede ‘T.C. Beyoğlu iflas müdürlüğünün 16.12.2009 tarih ve 2006/12 sayılı yazsısına istinaden; Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.11.2006 Tarih ve 2006/157 esas 2006/365 sayılı kararı ile Müflis ... ... A.Ş.’nin iflas kararı ile İflas şerhi işlenen eser işletim belgeleri 01.12.2009 tarihinde yapılan ihale sonucu tüm takyidatlardan ari olarak ihale edilmiş ve ihale kesinleşerek ... Şti. adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin istikrar arz eden kararlarında belirtildiği gibi, işletme belgesi, hak sahipliği konusunda bir karine ihdas etmiş olup, bu karinenin çürütülmesi, aksinin ispatı her zaman için mümkündür.Somut dosya kapsamında davacı hak sahipliğine dayanak olarak cebri icra ile eser işletme belgesini alan dava dışı ... Şti. adına kayıt tescil edilen eserin kullanım hakkını 5 Mart 2010 tarihinde ist.....(...) No.lu Noter satış sözleşmesi ile ... Şti.'den aldığını iddia etmektedir. Dava dışı ... müzik... Şti.'nin cebri icra ile aldığı hakkın aslen ya da devren iktisap niteliğinde olması hali önem arz etmeksizin, ihale yoluyla alınan dava dışı ... ... ŞİRKETİ’ne verilen dosya kapsamında sunulan muvafakatnamede ... yapımcısı olarak sahip olduğu mali haklar ile sınırlı olup; bu hakların davacıya iradi devri 05.03.2010 tarihinde akdedilen Noter tasdikli Eser Devir ve Satış Sözleşmesi ile gerçekleşmiş olup; ... yapımcısı olarak sahip olduğu mali hakların kullanım haklarını başkasına devredebilmesinin FSEK m. 49 uyarınca icracı sanatçı tarafından buna açıkça muvafakat edilmesi gerekliliği 05.03.2010 tarihli devir için yine geçerliliğini korumaktadır. Zira hakkı aslen iktisap eden kişinin devretmesi de FSEK m. 49 uyarınca devren iktisap olarak ifade edilir. Nihayetinde davacının hak sahipliğine dayanak devir devren iktisap haliyle oluşmuş olup; dava dışı şirketin ihale ile eser işletme belgesi alması halinin iktisap türünün somut uyuşmazlığa bir etkisi bulunmamaktadır. Yine dosya kapsamına dava tarihinden sonraki bir kısım yetki belgeleri davacının talebi ile dava dışı meslek birliğine bir kısım müzekkereler yazılmış; müzekkere cevaplarına göre de dava tarihinden sonra davalı icracı tarafından ...'e verilen dava konusu eserlerin dijital yolla umuma iletim hakkının kullanımıyla ilgili yetki belgelerinin de mali hakların devri anlamına gelen bir belge niteliği bulunmadığı, yetki belgesine konu hakları münhasıran takip etmeye yetkisinin dava dışı ...'e ait olması halinin meslek birliği yönünden devren iktisap hali olmadığı, meslek birliklerince bu hakların takip ediliyor olması, uyuşmazlık konusu bakımından önem taşımadığı, FSEK m.80/B ve m.49 kapsamında davacıya ... yapımcısının sahip olduğu hakları vermediği, davalılar arasında geçerli bir dijital yolla umuma iletim hakkının kullanım devrinin var olup olmadığı hususunun da uyuşmazlık konusu olmadığı, nihayetinde dava dışı ... yapımcısı ... Müzik'e sahip olduğu bu hakları bir başkasına devretme yetkisi kendisine verilmediği, hiç kimse sahip olmadığı bir hakkı başkasına devredemeyeceğinden, devir yetkisi bulunmayan ... yapımcısından dava dışı diğer yapımcı şirketler ve davacının sırf şekli hak sahipliğine (Eser İşletme Belgesine) dayanarak hak iktisap etmeleri mümkün olmadığından,
-Davanın REDDİNE," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf isteminde özetle;kök rapora yönelik hiçbir itirazın gözetilmediğini, hükme esas alınan işbu bilirkişi raporunda açıkça; eserlerin iflas masasından iktisap edildiği ve heyette icra-iflas alanında uzman bilirkişi bulunmadığının belirtildiğini, icra-iflas alanında uzman bilirkişi atanması talebinin reddi ile karar verilmesinin yerinde olmadığını, bilirkişi incelemesinin dosyaya katkı sağlamadığını, Cebri icra yoluyla yapılan satışların FSEK kapsamında yapılan devirlerden farklı olduğunu, cebri icra yoluyla satışlarda dava konusu albümlerin hakları haciz, rehin ve benzeri mülkiyetlerden ari olarak kazanılmakta olduğunu, dava konusu albümlerin hakları FSEK hükümleri kapsamında değil, iflas masasından cebri icra yoluyla dava dışı ... Müzik tarafından aslen ve takyidattan ari olarak kazanıldığını, iktisabın devren değil aslen iktisap olduğunu, dolayısıyla bu iktisaba yönelik icracı sanatçının rızasının aranması gerekli olmadığını, davalı icracı sanatçının, ihale aşamasında herhangi bir itirazda da bulunmadığını, Bilirkişi heyetinde sektör bilirkişisi olarak ... asil üyesi olan... yer aldığını, bir meslek örgütünde asil üye olarak yer alan ve kendisi de icracı sanatçı olarak meslek faaliyeti sürdüren bir kişinin; bir tarafında icracı sanatçının yer aldığı bir yargılamada bağımsız ve tarafsız hareket edeceği düşünülemeyeceğini, bununla birlikte dava konusu uyuşmazlık yönünden yetkinliğe sahip olmadığını, raporun hükme esas alınamayacağını,
bilirkişinin de asil üyesi olduğu ...'in, müvekkili de dahil olmak üzere yapımcılardan aldıkları dijital umuma iletime ilişkin telif bedellerini üyelerine tam ve düzenli olarak dağıtmadığını bu yönden müvekkili tarafından yapılan suç duyurusu kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu, 2024/139265 S. Numaralı dosyasıyla soruşturma başlatıldığını, Dosyada tanzim edilen bilirkişi raporları ile dosyaya sundukları bilirkişi raporları ve uzman görüşleri arasında açıkça çelişki bulunduğunu, çelişki giderilmeden karar verildiğini, ... yapımcılarının icracı sanatçıdan izin alma yükümlülüğü fonogramın meydana getirilmesi aşamasına ilişkin olduğunu, ... meydana geldikten sonra ... yapımcısının eser üzerinde müstakil hakkı doğduğunu, FSEK md. 80 hükmünün hatalı yorumlandığını, ... yapımcısının devrettiği hakların kendi hakları olduğunu, Davalı ...'ın, dava konusu eserleri ... A.Ş. ("... Müzik") bünyesinde icra ettiğini, ... Müzik eser sahiplerinden ve davacı icracı sanatçıdan gerekli izinleri almış ve FSEK kapsamında eserlerin ilk tepsiti yapan ... yapımcısı sıfatını almış olduğunu, dava dışı ... Şti., dava konusu eserleri iflas masasından aslen iktisap ettiğini, müvekkili ... Müzik ise dava konusu eserin haklarını dava dışı şirketten usulüne uygun şekilde devraldığını, müvekkilinin mali hakların usulüne uygun şekilde devralmış ... yapımcısı olduğunu,FSEK'te 2001 Yılında Yapılan Değişiklikle Yeni Bir Hak İhdas Edilmemiş, Var Olan Haklar Genişletilmiş olduğunu, İlk derece mahkemesi meslek birliklerine verilecek yetki belgesi hakkında yönetmelik hükümlerini göz ardı etmiş, davalının yetki belgesinin dava açıldıktan sonraki tarihte verildiği yanılgısına düşerek bu belgelerin dosya kapsamında önemi olmadığını belirtmiş olmasının hatalı olduğunu, yetki belgesi vermeksizin meslek birliğine üye olması mümkün olmadığını, .. tarafından dosyaya gönderilen 2023 tarihli yetki belgesi "yenilenen" yetki belgesi olduğunu, davalı sanatçının ...'e haklarını tam ruhsat şeklinde devrettiği, bu nedenle aynı hakları diğer davalı ...'a devretmesinin mümkün olmadığı da belirtilmişse de bu yönde de bir inceleme yapılmadığını, davacı icracı sanatçı tarafından ... yapımcısına tam ruhsat şeklinde yetki belgesi verildikten sonra diğer davalı olan ...'a yönelik başka devirler yapılması veya belirli hakları ayrık tutularak yetki belgesi düzenlenmesi mümkün olmadığını, müvekkilinin meslek birlikleriyle yaptığı sözleşmelerin incelenmediğini, müvekkilinin meslek birliğinden aldığı lisansı değerlendirilmediğini, oysa davalının yetki belgesinde, üçüncü kişilere lisans verme hakkı meslek birliğine devredildiğini,Davacının ...'e verdiği yetki belgesinin 15/1-d maddesinde ..., ..., ..., ... Music gibi dijital platformlar özellikle sayılarak, umuma iletim hakkı açısından tüzel ve gerçek kişilere, icracı sanatçıdan ayrıca izin ya da onay almadan alt lisans verme yetkisi düzenlendiğini, davacının bu sözleşme ilişkisindeki itirazlarını müvekkile yöneltebilmesi mümkün olmadığını, davacının üyesi olduğu meslek birliği olan ...’e dava açması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Feri Müdahil ... vekili istinaf isteminde özetle;
Kararın çelişkili olduğunu, ... yapımcılarının münhasıran hak sahibi olduğu ... üzerindeki mali hakları dahi üçüncü kişilere devredebilmesi için icracı sanatçının iznine ihtiyacı olduğuna dair gerekçenin hatalı olduğunu, kendi mülkiyetinde olan hakların devrine ilişkin olarak kendinden önceki basamakta yer alan hak sahiplerinin rızasının aranması mülkiyet hakkının özüne açıkça aykırı olduğunu, ... yapımcısı, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan tespit izni almakla ... üzerinde kendiliğinden aslen iktisap ettiği mali hakları, başka bir ... yapımcısına devrederken eser sahibinden ve/veya icracı sanatçıdan izin almak zorunda olmadığını, ... yapımcısının ilk ses tespitini gerçekleştirdiği ... üzerinde mali hakları kendiliğinden ve aslen iktisap etmesi için eser sahibi ve icracı sanatçıdan tespit izni alması yeterli olduğunun mahkemece de kabul edildiğini, ... yapımcısının FSEK’in 80’. maddesi uyarınca ses tespiti üzerinde kendiliğinden asli iktisap niteliğinde iktisap ettiği mali hakları devrederken FSEK’in 49’uncu maddesi uygulama alanı bulmayacağını, Prof. Dr.... ve ...'ın eserleri ve mütalaalarında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, her hak sahibi grup sadece kendi hak sahibi olduğu eser, icra veya ... bakımından izin vereceğini, FSEK’İN 49. maddesi, eser sahibi veya mirasçılarının devrettikleri mali hakları, başkasına devrederken eser sahibi veya mirasçısının muvafakatına ihtiyaç olduğuna ilişkin düzenlemeyi içeren bir madde olduğunu, ... yapımcları fonogramları üzerindeki mali haklarının kullanım yetkilerini kimseden (eser sahibi ve icracı sanatçıdan) izin almadan devredebildiğini, ... icralar üzerindeki mali haklara ve bu mali hakların DEVİR yetkilerine ilişkin muvafakat verdiğini; “... ... Şirketi için ...’nun okuyacağı ve... isimli kasette yer alacak olan aşağıda ismi yazılı eserlerin plak, kaset, kompakt disc veya herhangi bir ses ve görüntü taşıyıcısı vasıtasıyla sayı ile sınırlandırılmamış biçimde yayınlanmasına, çoğaltılmasına ve devir haklarının ülkemizde ve tüm dünyada adı geçen firmaya ait olduğunu aşağıda adı geçen eserlerin münferiden ve emsaller ile birlikte karışık eserlerle kullanılmak üzere çoğaltılması ve yayınlanması dağıtılmasına muvafakatımın tam olduğunu kabul ve beyan ederim.” şeklinde olduğunu, Kayıt tescil belgelerinin icra kanalı ile devir işlemi hukuka uygun olup, davacı davaya konu ... üzerinde hak sahibi olduğunu, Eser sahiplerinin eserleri, icracı sanatçılar icraları ve ... yapımcıları da fonogramları üzerinde aynı anda FSEK’e eklenen “gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda kamunun erişimine sunma” mali hakkına sahip olduklarını, 21.02.2001 tarihli değişiklik ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda sadece eser sahipleri bakımından değil, ... yapımcıları için de FSEK’in 80. maddesine “gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda kamunun erişimine sunma mali hakkı” tanımlanmış ve Ek-2 madde ile de halihazırda Türkiye’de mevcut bulunan tüm fonogramların bu korumalardan yararlanacağı hüküm altına alınmış olduğunu,... A.Ş.’nin 2001 yılında yapılan değişiklik ile yasa gereği kazandığı işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim mali hakkını icra kanalı ile yapılan satış ile davacı ... yapımcılarına devretmiş olduğundan davacıların dava açma hak ve yetkisine sahip olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, FSEK 80/B kapsamında ... yapımcısı haklarının davacıya aidiyetinin tespiti ve dijital ve dijital mecralarda olası tecavüzlerin FSEK 69 maddesi kapsamında önlenmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile katılma yolu ile feri müdahil vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. T.C. Kültür Bakanlığı tarafından verilen 04.09.1992 tescil tarihli müzik eseri işletim belgesi incelendiğinde; dava konusu "...” isimli müzik albümünde ...'nun solo icracı sanatçı olarak yer aldığı, tespit aracının ses kaseti olduğu, yapımcı üretici ... Müzik ..şti olduğu, 01.12.2009 tarihli ihaleye istinaden ... Müzik ..şti adına tescil edildiği, sonrasında noter satış sözleşmesi gereğince 10.02.2010 tarihinden itibaren eserin kullanım hakkının ... Müzik ..şti ye devredildiğinin yazılı olduğu görülmektedir. Davalı ... tarafından ... Şirketine verilen 14 Ağustos 1992 tarihli Noter tasdikli Muvafakatname incelendiğinde; "eserlerin plak, kaset, kompakt disc veya herhangi bir ses ve görüntü taşıyıcısı vasıtasıyla sayı ile sınırlandırılmamış biçimde yayınlanmasına, çoğaltılmasına ve devir haklarının ülkemizde ve tüm dünyada adı geçen firmaya ait olduğunu aşağıda adı geçen eserlerin münferiden ve emsaller ile birlikte karışık eserlerle kullanılmak üzere çoğaltılması ve yayınlanması dağıtılmasına" ilişkin hakların kullanılması için muvafakat verildiği görülmektedir.FSEK 80/I, 2,B maddesi gereğince, bir icra ürünü olan veya sair sesleri, ilk defa tespit eden ... yapımcısı, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra bağlantılı hak sahibi kabul edilir. FSEK'in 80/I, 1, B maddesi hükmünde ... yapımcısının "eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralması" gerektiği ifade olunmakla birlikte, ... yapımcısının ilk defa gerçekleştirdiği tespit üzerinde yasada yazılı haklara (FSEK m.80/I, 1, B) sahip olabilmesi için, eser sahibi veya icracı sanatçıdan sahip oldukları tüm mali hakların (FSEK m.22-25, 80/I, 1,A) kullanma yetkisini devir almasına gerek bulunmamaktadır. ... yapımcısının icrası gerçekleştirilen eserin sahibi ile esere ilişkin icranın sahibi olan icracı sanatçıdan, "sadece icrayı içeren seslerin tespiti için izin alması", FSEK'in 80/I, 1, B maddesi ile tanınan mutlak nitelikteki bağlantılı haklara sahip olabilmesi için yeterlidir. ... yapımcısı, eser sahibi ve icracı sanatçıdan eserin icrasına ilişkin seslerin tespit iznini almakla, gerçekleştirdiği tespit üzerinde FSEK'in 80/I, 1, B maddesinde yazılı mutlak nitelikteki bağlantılı hakları aslen iktisap eder. ... yapımcısı, eser sahibi ve icracı sanatçının izni ile gerçekleşen icranın tespiti ile birlikte doğan, eser sahibi ve icracı sanatçıdan devir alınmamakta, aksine kendiliğinden ve aslen kazanılmaktadır. Bu konuda ... yapımcısı ile eser sahibi ve icracı sanatçı arasında halef selef ilişkisi yahut bir ortaklık bulunmamaktadır. ... Yapımcısının tespit üzerindeki FSEK 80/I, 1,B maddesindeki yazılı mali haklarını bir başkasına devredebilmesi için eser sahibinden veya icracı sanatçıdan izin alması gerekmez. Zira ... yapımcısı bu hakları eser sahibi veya icracı sanatçıdan devir almış değildir. Bu durumda FSEK 49.maddesinin uygulanması da mümkün değildir. ( YAVUZ Levent, ALICA Türkay, MERDİVAN Fethi; Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu Yorumu, Cilt-2, 2.baskı, sf.2616 ve 2656.) Müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hak ise 5846 sayılı FSEK 80.maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklik ile ihdas edilmiştir.Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davalı ... tarafından hakların devredilmesi de dahil haklarının kullanılması için muvafakat verilmesi sonucunda ilk tespitleri yapan ... Şirketi FSEK’in 80/B maddesi uyarınca ... haklarına sahip olduğu, bu hakların yasal devir işlemleri ile davacı şirkete devredildiği, ... haklarının hak sahibi tarafından başkasına devredilmesine yasal bir engel bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak; davacı ... yapımcısı olduğunun tespiti ile birlikte eserlerin dijital ve dijital olmayan mecralarda kullanılmaması için FSEK 69 md gereğince men kararı verilmesini de talep etmiş ise de, davalılar vekili de cevap dilekçesinde, davalı icracı sanatçının FSEK 58.maddesi gereğince cayma hakkını kullandığını, caymaya itiraz davası açılmadığını beyan ederek Körfez ....Noterliği'nin 01/04/2014 Tarihli ihtarnamesini sunmuş, davacının eser üzerinde hak sahipliğinin kalmadığını ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesince davalının bu yöndeki delili ve cayma ihbarının somut olaya etkili olup olmadığı hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.Bununla birlikte davacı netice-i talebinde FSEK 69.maddesi gereğince muhtemel tecavüzlerinin önlenmesini talep etmiş ise de; bu yöndeki talep belirli nitelikte olmadığından, netice-i talebini somutlaştırması için davacı vekiline süre verilmemesi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekili ile feri müdahil vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kaldırma kararında değinilmeyen istinaf sebeplerinin kaldırma sebebine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekili ile feri müdahil vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,
2-İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22/10/2024 tarih, 2023/5 Esas, 2024/194 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
-Kaldırma kararında değinilmeyen istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacı ve feri müdahile iadesine,
5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 410TL posta masrafı olmak üzere toplam1.579,40 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-İstinaf aşamasında feri müdahil tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 225TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.908,10TL'nin davalılardan alınarak feri müdahile verilmesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.02/07/2026