Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1907 E. 2026/1100 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1907
Karar No
2026/1100
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1907 KARAR NO : 2026/1100

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/04/2025 NUMARASI : 2024/224 ESAS - 2025/417 KARAR DAVA KONUSU : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/03/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2026

İSTEM: Davacı vekili, kurum ekipleri tarafından yerinde yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanımını tespit edilmesi üzerine tahakkuk eden kaçak ve revizyon faturasının ödenmemesi üzerine 41.501,47-TL kaçak elektrik kullanım bedeli, 686,14-TL gecikme zammı 123,51-TL KDV olmak üzere toplam 42.311,14-TL alacağın tahsili için İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3984 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2022/3984 esas sayılı takip dosyasında, davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP:Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:"...Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. " gerekçesi ile; " 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3984 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 41.459,79-TL asıl alacak, 654,27-TL işlemiş faiz ve 117,77-TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 42.231,83-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Tarafların tazminat taleplerinin reddine" karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davalı vekili, müvekkilinin işyeri kiraladığı tarihler itibariyle fiilen elektrik kullanımının mümkün olmadığını, şirket yetkilisi ...., dava konusu işyerini ....Şti.'ne ait spor aletlerini sergileme mağazası olarak 15/01/2022 tarihinde kiraladığını, müvekkilinin taşınmazı kiraladıktan sonra yaklaşık 1 ay kadar iş yeri içerisinde tadilat yaptığını, .... tarafından 08/02/2022 tarihinde yapılan kontrollerde iş yerinin henüz faaliyete geçmediğini, bu sebeplerle bilirkişi raporunda esas alınan 11/11/2021–08/02/2022 tarihleri arasındaki dönemde müvekkilinin işyerinde faaliyet yürütmesi ve kaçak elektrik kullanmasının mümkün olmadığını, tutanakta işyerinin ne şekilde kaçak elektrik kullandığına ilişkin teknik açıklama ve fotoğraf bulunmadığını, sadece “direk bağlantı yapılarak kaçak enerji kullanıldığı” soyut ifadesine yer verildiğini, EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 43/7. maddesi uyarınca, yapılan tespit işlemleri fotoğrafla ve veri kaydıyla belgelenmek zorunda olduğunu, bu zorunluluk yerine getirilmediğinden tutanağın delil niteliği taşımadığını, kullanım süresi ve miktarına ilişkin bilirkişi raporunun hukuka uygun olmadığını, bilirkişi raporunda kaçak kullanım süresi 90 gün olarak belirlendiğini, fakat bu belirleme herhangi bir somut tespit veya sayaç incelemesine dayanmadığını, bu husus gözetilmeden soyut varsayıma dayalı olarak hesap yapılan rapora dayanılarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, ayrıca sayacın iptal edildiği gün ile kaçak kullanıldığının tespit yapıldığı gün arasında 11 gün fark olduğunu, şirket yetkilisi .... olaydan sonra ....'a gittiğini, 11 gündür orada olduğunu ve kesilen cezanın neden bu kadar yüksek olduğunu beyan ettiğini, ....ise müvekkilinin yeni kiracı olduğunu bilmediklerini, .... görevlisinin şahsi olarak 6 ay ya da 9 ay geriye dönük beyanda bulunduğunu söylediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik tüketimi nedeniyle davalı adına tahakkuku yapılan bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 30.05.2018 tarih ve 30436 sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin; Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri başlıklı 42. Maddesi "(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması başlıklı madde 44; (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönem ki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir. (2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. (4) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre başlıklı madde 45; (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. (2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; a) Meskenlerde; 5 saat, b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat, c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir. (5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır. Somut olayda; 08.02.2022 tarihinde sportif aletlerin satışına yönelik olarak işletilen davalıya ait iş yerinde " sayacı devre dışı bırakarak direkt bağlantı yaparak kaçak elektrik kullandığı tesbit edildi,bağlantı bozuldu" şeklinde kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğu, davacı hakkında toplamda 41.501,47 TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 19.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda; işyerine ait 17,16 kW gücündeki cihazların sayaçtan geçirilmeksizin abonesiz olarak kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek, kaçak elektrik kullanım süresinin bilinmemesi sebebiyle 30 Mayıs 2018 tarih ve 30436 Sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetler Yönetmeliği'nin Yönetmeliğin 45/1-a bendi nazara alınarak 90 gün esas alınmış, günlük 8 saatlik kullanımı abone olmadığından %20 oranında artırılarak 9,6 saat çalışma süresi nazara alınarak 14.826 kWh kaçak kullanım miktarı tespit edilmiş, buna göre kaçak elektrik tüketim bedeli 41.459,79 TL bulunmuştur. Her ne kadar; yukarıda anılan Yönetmeliğin 45/1-a maddesinde kaçak elektrik enerjisi kullanımın başlangıcının tespiti noktasında doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde sürenin 90 gün olacağı belirtilmiş ise de; davacı şirketin 12.09.2024 tarihli cevabi yazısının ekindeki belgelerden önceki abonenin .... olduğu ve abonelik tarihinin 22.06.2018 tarihi ile 13.01.2022 tarihleri arasında kaldığı, davalı hakkında kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması sırasında 90 günlük sürenin esas alınması nedeniyle tahakkuku yapılan döneminin bir kısmının dava dışı .....'ın aboneliğinin olduğu döneme denk geldiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte; anılan Yönetmeliğin 44/2 fıkrasında doğru tespit edilmiş tüketim değeri olmaması halinde ; kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; "a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir." düzenlemesi mevcut olup Yönetmeliğin bu düzenlemesi de nazara alınmamıştır. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, kaçak elektrik tespit tutanağın düzenlendiği adresteki tesisata yönelik tüm abonelik bilgilerinin getirtilerek, rapor veren bilirkişi dışında Elektrik Mühendisi bilirkişiden, davacı şirketin davalı taraftan isteyebileceği kaçak tahakkuk bedelinin tespiti noktasında, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde hesaplamayı içerir, kanun yolu ve taraf denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Bu çerçevede, yukarıda belirtilen, kuşku ve duraksamaya yer olmayacak şekilde yargılamanın sonuçlandırılabilmesi için, gereken deliller toplanmaksızın ve değerlendirmeler yapılmaksızın karar verilmiş olduğu belirgin olup, açıklanan eksiklikler ikmal edilerek sonuca ulaşılması için 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a.6. maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulü ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/04/2025 tarih 2024/224 Esas 2025/417 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2)Dairemiz kararı doğrultusunda işin esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3)Ödediği istinaf karar ve ilam harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine, 5)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/05/2026 günü oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1907, K. 2026/1100, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1907-e-2026-1100-k-44f866a3c32e