Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/950 E. 2026/1094 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/950
Karar No
2026/1094
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/950

KARAR NO: 2026/1094

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 22/06/2023

NUMARASI: 2020/275 E. - 2023/551 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, İst. .... İcra müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyayı üzerinden icra takibi başlatıldığını, Davacının davalıya icra takibinde talep edildiği gibi bir borcunun bulunmadığını, davacı ile davalı arasında ticari bir ilişki olmuş ve bunun neticesinde davacı şirketin taşınmazı üzerinde davalı lehine ipotek tesis edilmiş olduğunu, yapılan anlaşma gereği davacı şirketin borcunu ödemesinden sonra davalının ipoteği kaldıracak olduğunu, davacı ile davalı arasında ipotek tesisi dışında bir ticari ilişki bulunmadığını, davacı şirket hesabı ...ve davacı şirketin muhasebesini tutan ...'ın ...hesaplarından davalının ... hesaplarına ipotek bedeli ve faizinin gönderilmiş olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan banka dekontlarına bakıldığında ipoteğin fekki için ve borcun kapanması için davalıya gönderildiklerinin açıklanmış olduğunu, davalının buna rağmen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığını, davacının davalıya hiçbir borcu kalmamasına rağmen davalının kötü nivetli olarak icra islemlerine devam ettiği, öncelikle takibin durdurulmasını, davanın kabulü ile takibin iptaline, %20 den aşağı olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu ipotek ile ilgili ödeme hususunun gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılmış olan birden fazla icra takibi bulunduğunu, bunlardan birinin de davacının sözünü ettiği ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile talepli icra takibi olduğunu, davacının sözünü ettiği dekontların hangi icra dosyasına ait olduğunun açıkça belli olmadığını ve ilgili dekontlarda ödemenin ipotek borcuna mahsuben yapıldığını dair delil bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın REDDİNE, " karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu davanın reddi kararının yanlış olduğunu, mahkemenin bilirkişi raporlarına dayanarak karar verdiğini ama bu raporların varsayımlarla dolu olup hüküm kurmaya yetmediğini, müvekkili hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nde 40.069,04 TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla haksız bir takip başlatıldığını, müvekkil şirketin ve sigortalı çalışanının davalı tarafa icradan önce 78.000 TL gönderdiğini, müvekkilin, borcu olmamasına rağmen haksız olarak icra takibi başlatıldığını, bilirkişinin icra konusuyla alakası olmayan senetlerdeki 115.000 TL ve 11.000 Euro gibi rakamları da hesaba katıp müvekkilin ödediği paraları eksik hesapladığını, müvekkil şirketin ipotek bedelinin tamamını ödemiş olduğunun raporda da belli olduğunu, bilirkişi tarafından, dava konusu olmayan bedellerin hesaba dahil edilmesi nedeniyle hatalı değerlendirme yapıldığını yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın ipotek bedelini ödediğine ve bilirkişinin yanlış hesap yaptığına dair iddialarının asılsız olduğunu, bilirkişi raporu incelendiğinde davacının ödeme yaptığına dair hiçbir dekont veya belge sunamadığının açıkça görüldüğünü, mahkemenin tüm dosyayı ve delilleri titizlikle inceleyerek usul ve yasaya en uygun kararı verdiğini, davacının iddialarını ispatlayamadığı için yerel mahkeme kararında hiçbir eksiklik bulunmadığını belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

Davacı vekili; ticari ilişki kapsamında davacı şirket taşınmazı üzerinde davalı lehine ipotek tesis edildiğini, yapılan anlaşmaya göre borcun ödenmesinden sonra ipoteğin kaldırılmasının kararlaştırıldığını ipotek tesisi dışında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, ipotek bedeli ile faiz ödemelerinin gönderildiğini, sunulan banka dekontlarında ödemelerin ipoteğin fekki ve borcun kapatılması amacıyla yapıldığının açık olduğunu, borcun tamamen ödenmiş olmasına rağmen kötüniyetli şekilde takibin sürdürüldüğünü belirterek; davanın kabulü ile takibin iptaline, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; davacının ödeme iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı aleyhine birden fazla icra takibi bulunduğunu, davacının sunduğu dekontlarda ödemelerin hangi icra dosyasına ilişkin olduğunun açık olmadığını, ayrıca ödemelerin ipotek borcuna mahsuben yapıldığını gösteren herhangi bir açıklama bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasına konu borcun tamamen ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf talep etmiştir.

Uyuşmazlık , İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasına konu borcun davacı tarafından ödenip ödenmediği ve davacının takip nedeniyle borçlu olup olmadığına ilişkindir.

01/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında 04/03/2015 tarihli ipotek tesisi resmi senedinin bulunduğu, davacı şirkete ait ...Mahallesi’nde bulunan taşınmaz üzerinde davalı lehine 60.000 TL bedelli birinci derece ipotek tesis edildiği, resmi senet üzerinde el yazısı ile “115.000 TL nakit alındığı” ve “11.000 Euro alındığı”, “06/03/2015 tarihinde karşılıklı 1 nolu daireye istinaden buna karşılık 60.000 TL ipotek verildiği, alacağın ... hesabından düşüleceği” yönünde not bulunduğu, davacı şirket çalışanı ...’ın yaptığı ödemelerin incelenmesi sonucu, davalı hesabına toplam 78.000 TL EFT gönderildiği, ancak 4.000 TL’lik ödemenin davalıya ulaşıp ulaşmadığının somutlaştırılamadığı , banka kayıtlarının yetersiz olduğu, icra dosyasındaki ödeme tarihlerinin ve tebligat bilgilerinin net olmadığı belirtilmiştir.

05/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; resmi senette yer alan el yazısı dikkate alınarak davacının toplam borcunun 115.000 TL + 11.000 Euro karşılığı olmak üzere toplam 178.475,50 TL olduğu, buna karşılık davacı tarafından yapılan toplam 118.000 TL ödemenin düşülmesi sonucunda davacının bakiye 60.475,50 TL borcunun kaldığı borcun tamamen ödenmediği ve davacının menfi tespit talebinin yerinde olmadığı kanaati bildirilmiştir.

İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasında , davalı ... tarafından 40.000 TL asıl alacak ve 69,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 40.069,04 ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile davacı aleyhine takip başlatıldığı, takip dayanağının , davacı Altunçelik Şirketi’ne ait taşınmaz üzerinde 02.11. 2015 tarihinde davalı lehine tesis edilen 40.000 TL bedelli ipotek kaydı olduğu görülmektedir.

6100 sayılı HMK’nın 190. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca, taraflar dayandıkları vakıaları ispatla yükümlü olup, somut uyuşmazlıkta takip konusu borcun ödendiği ve borcun sona erdiği iddiasını ileri süren davacı tarafın bu iddiasını usulüne uygun, yazılı ve kesin delillerle ispat etmesi gerekmektedir.

Dosya kapsamına göre, taraflar arasında 04/03/2015 tarihli resmi ipotek senedi düzenlendiği, davacı şirkete ait taşınmaz üzerinde davalı lehine 60.000,00 TL bedelli birinci derece ipotek tesis edildiği, ayrıca resmi senet üzerinde her iki tarafın imzasını içeren el yazılı açıklamalarda “115.000 TL nakit alındığı”, “11.000 Euro alındığı” ve buna karşılık 60.000 TL ipotek verildiği, davacı tarafından yapılan 19.10.2015 tarihli 65.000 TL ödemeye ilişkin " borç iade ve ... dairenin fekki " açıklamasının bulunduğu , ancak arasında devam eden borç ilişkisinin mevcut olduğu ve aynı taşınmaz üzerine 19.10.2015 tarihli 65.000 TL ödeme sonrasında 02.11.2015 tarih ve ... y.s. 40.000 TL bedelli yeni bir ipotek tesis edildiği, dava konusu takibin de bu ipotek tesisine dayalı olduğu ve davacı tarafından yapılan ödemelerde söz konusu ipotek borcuna ilişkin bir ödeme bulunmadığı dikkate alındığında , davacı tarafın davalıdan alınan borca karşılık dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin bu borcun teminatı olarak tesis edildiği ve takip konusu borcun ödendiğine dair iddianın ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.

Davacı taraf istinaf dilekçesinde, bilirkişinin dava konusu olmayan alacak kalemlerini hesaba dahil ettiğini ileri sürmüş ise de, resmi senet üzerindeki el yazılı açıklamaların her iki tarafın imzasını taşıdığı ve ipotek tesisine dayanak temel borç ilişkisini ortaya koyduğu, bilirkişinin bu delilleri dikkate almasında usule aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı yan , takip konusu borcun tamamen ödendiğini ileri sürmüş ise de bu iddianın kesin ve yazılı delil ile yöntemince ispatlanamadığı, ilk derece mahkemesince menfi tespit isteminin reddi kararının dosya kapsamındaki delillere ve ispat kurallarına uygun olduğu , verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../06/2023 tarih ve 2020/... E., 2023/... K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/950, K. 2026/1094, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-950-e-2026-1094-k-dc680c067f6e