Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/946 E. 2026/1065 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/946
- Karar No
- 2026/1065
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/946 - Karar No:2026/1065
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/946 KARAR NO : 2026/1065
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2024 NUMARASI : 2021/719 E-2024/374 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)|
BİRLEŞEN ANKARA
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)|
KARAR TARİHİ : 08/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan asıl dava itirazın iptali, karşı dava giderim bedeli ve gecikme cezası ve tazminatı ile birleşen dava alacak talepli olup mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı dava ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde asıl davada taraf vekilleri, karşı dava ve birleşen davada davacılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili özetle; Toplu Konut İdaresine ait Türk-Alman Üniversitesi 1. Etap Kampüs bina inşaatları ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi kapsamında, davalıların oluşturduğu adi ortaklıkla müvekkili arasında 09.01.2017 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme konusunun bu işe ait elektrik projesine uygun elektrik tesisat işlerinin yapılması, işletmeye alınması işi olup, sözleşme bedelinin 10.700.000,00 TL + KDV olarak belirlendiği, Müvekkilinin edimini yerine getirdiği, hakedişler yapılarak faturalar düzenlendiği halde ödemelerin gerektiği gibi yapılmadığı, yapılan işlerin 18.12.2017 tarihinde geçici kabulünün yapıldığını, eksikliklerin belirlendiğini, eksikliklerin tamamlanması sonrasında 07.03.2018 tarihinde tutanak tanzim edildiğini, bu tutanak içeriğinin işin gereği gibi yapıldığına delalet ettiğini, tarafların ticari defterlerinde düzenlenen tüm faturalar ile müvekkilinin düzenlediği 01.10.2018 tarih ve 039873 sayılı faturanın da görüleceği, taraflar arasında 29.11.2019 ve 09.01.2020 tarihlerinde iki ayrı ek işin ana sözleşme dışında yapılmasının kararlaştırıldığını, bu ek işlerin de müvekkili tarafından ifa edilerek davalıya fatura edildiğini, bütün bu işlemlerden sonra tarafların bir araya gelerek 06.02.2020 tarihli belgenin imzalandığını, bakiye alacağın 323.934,66 TL olarak belirlendiğini, belirlenen bu miktardan sonra davalının yaptığı son ödemeler düşüldüğünde bakiye kalan alacağın 223.934,66 TL olarak tezahür ettiğini, alacağın ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, haksız itiraz ile takibin durduğunu, arabuluculuk sisteminden de olumlu bir sonuç alınamadığını, 2018 tarih ve 039873 sayılı faturanın da görüleceği, taraflar arasında 29.11.2019 ve 09.01.2020 tarihlerinde iki ayrı ek işin ana sözleşme dışında yapılmasının kararlaştırıldığını, bu ek işlerin de müvekkili tarafından ifa edilerek davalıya fatura edildiğini, bu nedenle itirazın iptaline, takibin devamına, itiraz nedeniyle %20 tazminata, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; davacı tarafça icra ve iflas kanununda yer alan 1 yıllık hak düşürücü süre gözetilmeden, süre dolduktan sonra açıldığını, davacı tarafça Ankara 3. İcra Müdürlüğü nezdinde 2020/8182E. Sayılı dosya ile açılan icra takibi neticesinde müvekkillerinin 08.10.2020 tarihinde icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacı tarafından talep edildiğinin aksine müvekkilinin davacıya hiçbir nam ve suret altında bir borcu bulunmayıp, davacının, taraflarca akdedilen sözleşmeler kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkili tarafından söz konusu durum sebebiyle defalarca davacıya ihtar edilmesine rağmen edimlerin ifa edilmediğini, eksik ve kusurlu işlerin müvekkili tarafından 3. kişilere davacı nam ve hesabına yaptırıldığını ve ihale makamına teslim edildiğini, müvekkilinin T.C. Toplu Konut İdaresine ait Türk-Alman Üniversitesi 1. Etap Kampüs Binaları İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşlerini'nin yapımını üstlendiğini, bu kapsamda davacı ile 09.01.2017 tarihli sözleşme imzalanarak, davacı "işe ait onaylı Elektrik Projlerde gösterilen Elektrik Tesisat işlerinin proje ve şartnamelere göre" yapılması işini üstlendiğini, davacının somut işte alt yüklenici konumunda olup, hak ve yükümlülükleri yine aynı sözleşme ile belirlenerek işin süresi 10.01.2017 ve 15.12.2017 tarihleri olarak belirlendiğini, davacıya tarafların hazır bulunmasının tutanak ile 10.01.2017 tarihinde işyeri teslim edilerek müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, bu kapsamda davacının 09.01.2017 tarihli sözleşmeye konu işi taahhüt edilen tarihte tamamlamadığını, işi sözleşmeye aykırı şekilde bırakıp gittiğini, bu kapsamda davacıya birden fazla kere hem sözlü hem de noter vasıtası ile ihtarname çekilerek işi teslim edip geçici kabule hazır hale getirmesi için süre verildiğini ancak davacının bu süre içinde de işe geri dönmediğini, davacının tamamlamadığı işler sebebiyle, müvekkilinin söz konusu inşaat işini süresinde bitirebilmek için davacının tamamlamadığı, eksik ve kusurlu bıraktığı işleri 3. kişilere davacının nam ve hesabına tamamlatıp işi teslime ve kabule hazır hale getirdiğini, davacıya toplamda 12.167.474,26.-TL ödenmiş olup, söz konusu ödemelerin tarafların ticari defterleri ile de sabit hale geleceğini, davacı tarafça kendisine verilen süre içinde hiçbir şekilde çalışılmadığını, şantiye sahasında hazır bulunulmadığını, eksik ve ayıpların giderilmediğini, müvekkilinin ihale makamı tarafından bu kapsamda ihtar edildiğini, her ne kadar müvekkili tarafından davacıya birden fazla kere işi tamamlayıp, eksik ve ayıpları giderip teslim ve geçici kabule hazır hale getirmesi için süre tanınmışsa da, davacı tarafından hiçbir şekilde eksik ve ayıpların giderilmediğini, müvekkilinin ihale makamı nezdinde kusurlu duruma düşürüldüğünü ve en nihayetinde müvekkilleri ile davacı arasında imzalanan sözleşmenin 3-9. Maddesi ile 7 ve 8. Maddeleri kapsamında davacıya söz konusu durumun bildirilerek davacının yapmadığı işler ile ihale makamı tarafından eksik ve ayıplı bulunan işler için davacı nam ve hesabına bu işlerin yaptırıldığını ve işin idareye teslim edildiğini, davacı tarafça 323.934,66 TL (KDV dahil) alacak olduğu iddia edilmişse de; söz konusu alacak hiç bir şekilde muaccel hale gelmediğini, zeyilnamede de ödemelerin ne şekilde ve ne zaman yapılacağının kararlaştırıldığını, bu ödemelerin yapılması için öncelikle davacının geçici kabul eksikliklerini tamamlaması ve idare tarafından bunun onaylanması gerekeceğinin belirlendiğini, şarta bağlı bu ödemenin, davacının kusuru nedeniyle yapılmamasının pek tabii olduğunu, davacı vekilince her ne kadar %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmişse de, talep edilen alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından mesnetsiz icra inkar tazminatı talebinin de ayrıca reddini talep etmiştir. Karşı davada davacı vekili özetle; müvekkillerinin bir araya gelerek kurmuş olduğu ... Yapı Yol Enerji İnşaat A.Ş. ve ... İnşaat Ticaret Müşavirlik Ltd. Şti. Adi Ortaklığı 24.02.2016 tarihinde yapılan ihale ve 24.05.2016 tarihinde yapılan yer teslimi ile T.C. Toplu Konut İdaresi'ne ait Türk- Alman Üniversitesi 1. Etap Kampüs Binaları İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenleme İşinin yapımını üstlendiğini, davacı/Karşı Davalı ... Şirketi 09.01.2017 tarihli eser sözleşmesi ile "işe ait onaylı Elektrik Projlerde gösterilen Elektrik Tesisat işlerinin proje ve şartnamelere göre" yapılması işini üstlendiğini, davacının somut işte alt yüklenici konumunda olup, hak ve yükümlülükleri yine aynı sözleşme ile belirlenerek işin süresi 10.01.2017 ve 15.12.2017 tarihleri olarak belirlendiğini, davacıya tarafların hazır bulunmasının ve tutanak ile 10.01.2017 tarihinde işyeri teslim edilerek müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, bu kapsamda davacının 09.01.2017 tarihli sözleşmeye konu işi taahhüt edilen tarihte tamamlamadığını, işi sözleşmeye aykırı şekilde bırakıp gittiğini, bu kapsamda davacıya birden fazla kere hem sözlü hem de noter vasıtası ile ihtarname çekilerek işi teslim edip geçici kabule hazır hale getirmesi için süre verildiği ancak davacının bu süre içinde de işe geri dönmediğini, davacının tamamlamadığı işler sebebiyle müvekkilinin söz konusu inşaat işini süresinde bitirebilmek için davacının tamamlamadığı, eksik ve kusurlu bıraktığı ileri 3. kişilere davacı nam ve hesabına tamamlatıp işi teslime ve kabule hazır hale getirdiğini, ancak bu süre içerisinde müvekkilinin oldukça mağdur olduğunu, davacı/karşı davalnın işi tamamlamaması, eksik ve kusurlu bırakması sebebiyle İhale Makamı olan İdare tarafından müvekkiline gecikme cezası verildiğini, müvekkili davacı/karşı davalı nedeniyle ayrıca 106.571,75 TL'yi ihale makamı olan idareye ödemek zorunda kalmış olup, bu tutarın da karşı taraftan tahsil edilmesi gerektiğini, davacı/karşı davalının 09.01.2021 tarihli sözleşmede yer alan yükümlülüklerini kendi kusuru ile yerine getirmediğini, müvekkili ihale makamı nezdinde gecikmeli ve cezalı duruma düştüğünü, müvekkilleri tarafından davacı/karşı davalıya gerek sözlü gerek yazılı uyarılarda bulunulmasına rağmen davacı/karşı davalı tarafça yükümlülüklerin yerine getirilmemesinde ısrar edildiğini, Müvekkili tarafından ilk olarak davacı/karşı davalıya 09.08.2019 tarihinde Ankara 57. Noterliği vasıtası ile 24368 Yevmiye Numaralı ihtarname gönderilerek; özetle 09.01.2017 tarihli eser sözleşmesi kapsamında "yükümlülük altında bulunan iş ve imalatların tamamlanmadığı ve yapılan iş ve imalatlarda eksik ve ayıpların bulunduğu ve bu nedenle İhale Makamı tarafından teslim ve kabul işlemlerinin yapılamadığı, ilgili sözleşmenin 3-09 maddesi gereğince cezai şart uygulanacağı, 3-07 maddesi gereğince işi tamamlanmadan bırakıldığı takdirde herhangi bir hak talebinde bulunulamayacağı, işe devam mecburiyetinin bulunduğu" bildirildiğini ve ihtarnamenin devamında onaylı proje ve şartnameye aykırı, eksik ve ayıplı olan kalemler bildirilerek, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde imalatlarda yer alan eksik ve ayıpların giderilerek teslim ve kabule uygun hale getirilmesini; aksi halde varsa teminatın kullanılacağı, günlük cezai şart tahakkuk ettirileceği, işlerin nam ve hesaba yaptırılabileceğinin ihtar edildiğini, daha sonra yine müvekkilleri tarafından 30.10.2019 tarihinde Ankara 57. Noterliği vasıtası ile 32074 yevmiye numaralı bir başka ihtarname gönderilerek, bu ihtarname ekinde ihale makamı tarafından inşaat kapsamında yapılan incelemeler neticesinde imalat ve malzeme eksik listesi ile bunların parasal karşılığının da davacı/karşı davalıya ihtar edildiğini, ihtarnamede yer alan hususların yerine getirilmemesi halinde eksik ve ayılı imalatların davacı/karşı davalı nam ve hesabına yaptırılacağının beyan edildiğini söz konusu ihtarname incelendiğinde İhale Makamı tarafından davacı/karşı davalının yapması gereken imalatlar kapsamında eksik ve kusurlu işler bildirildiğini davacının bu kalemlerin teker teker neler olduğundan haberdar olduğunu, daha sonra 05.05.2020 tarihinde Ankara 57. Noterliği vasıtası ile 07092 yevmiye nolu ihtarname ile geçici kabul işlemlerinin başlatıldığı 07/10/2019 tarihinden geçen 180 gün boyunca davacı/karşı davalının yükümlülüğündeki eksik ve ayıplı imalatları gidermediği, İhale Makamı tarafından müvekkillerine verilen geçici kabul eksiklerinin tamamlanması süresinin dolduğu ve bu nedenle müvekkilleri adına cezai şart tahakkuk ettirildiğinin ihtar edildiğini ve ayrıca teslim ve geçici kabule engel olan eksik imalat listesi bir kere daha bildirildiğini, bir kere daha 14.05.2021 tarihinde Ankara 57. Noterliği vasıtası ile 07576 yevmiye numarası ile ihtarname gönderilerek; ihale makamı tarafından müvekkile yükletilen 72.611,44 TL +KDV ile 2.753,49 TL+KDV reaktif bedelin davacı tarafa ait olduğu, bu ve kusuru nedeni ile tahakkuk eden benzeri bedellerin davacı tarafa rücu edileceğinin bildirildiğini ilgili tutarın da davacı/karşı davalıdan tahsili gerektiğini,akabinde 20.05.2020 tarihinde ihale makamı tarafından müvekkiline Bakırköy 49. Noterliği vasıtası ve 6853 yevmiye numarası ile bir ihtarname gönderildiğini ve 30.12.2019 tarihinde Geçici Kabul Tutanağı onaylandığını ve fakat bu onaydan sonra da yapımı tamamlanan yapıların Üniversiteye tesliminden sonra kullanım esnasında oluşan ve kullanıma engel teşkil eden kusurlarda dahil problemler oluştuğu ve bunların 20 gün içerisinde giderilmesi gerektiği aksi halde Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 48.maddesi kapsamında fesih işlemlerinin tesis edileceğinin ihtar edildiğini söz konusu durumun davacı/karşı davalının yarattığı tahribatın açık bir göstergesi olduğunu , İhale Makamının gönderdiği ihtarnameden de açıkça anlaşılacağı üzere davacı/karşı davalı kendi kusuru ile işi tamamlamadığını , eksik ve kusurlu işleri gidermediğini, ihale makamı tarafından müvekkilerine yapılan ihtar üzerine müvekkilinin eksik ve ayıplı imalatları davacı/ karşı davalı nam ve hesabına yaptırmak üzere 3. kişilerle sözleşme akdettiğini ve ödemeler yaptığını , davacı/karşı davalı ile yapılan 09.01.2017 tarihli eser sözleşmesinin ilgili maddelerinde alt yüklenicinin bizzat sözleşme konusu işin başında bulunması kararlaştırıldığını, 8.maddede açıkça işe devam mecburiyetinde bulunduğu; bu yükümlülüğe aykırı davranılması halinde alt yükleniciye yazılı yapılacak ihtar ile en geç 7 gün içinde eksiklikleri gidermesi gerektiğini; aksi halde yüklenicinin işin seyrinin 3-10.maddede belirlenen sürelere uygun olmadığının tespiti halinde işin süresinde teslim edilmesi için işin tamamı veya bir kısmının alt yüklenici nam ve hesabına yapılabileceği ya da 3.kişilere yaptırılabileceğinin kararlaştırıldığını davacının söz konusu yükümlülüğünden ve işe devam mecburiyetinden basiretli bir tacir olarak sorumlu olduğunu, ancak ne yazık ki bu yükümlülükleri yerine getirmediğini müvekkili tarafından kendisine gönderilen yazılı ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını ve Müvekkilinin işi idare makamına süresinde teslim edebilmek için ihale makamının geçici kabul ile tespit ettiği eksik ve kusurlu imalatları 3.kişilere davacı/karşı davalı nam ve hesabına yaptırdığını müvekkili tarafından iş kısım kısım ve binalara ayrılarak İhale Makamına teslim edildiğini , dilekçe ekinde teslim tutanakları ve elektrik işleri bakımından İdare tarafından tespit edilen eksikliklerin de işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, İhale Makamı tarafından müvekkile gönderilen ihtarnamede eksik ve kusurlu imalatların 20 gün içerisinde giderilmesi aksi halde Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 48.maddesi kapsamında fesih işlemlerinin tesis edileceğinin ihtar edildiğini bunun üzerine müvekkili tarafından davacı/karşı davalının eksik ve kusurlu imalatlarının giderilmesi için 4 ayrı şirket ile sözleşme yapıldığını, ilgili sözleşmelerde davacı/karşı davalının yükümlülüklerini yerine getirmeden işi terk ettiğinin belirtildiğini, sözleşme konusu ve bu sözleşmelerde kararlaştırılan bedellerin müvekkili tarafından davacı/karşı davalı nam ve hesabına ödendiğini müvekkilinin bu kapsamda davacı/karşı davalıdan alacaklı olduğunu, ilgili sözleşmeler ile bu sözleşmeler kapsamında düzenlenen faturalar ve ödeme belgeleri işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, ayrıca ilgili şirketlerden tanık dinletilmek suretiyle bu davacı/ karşı davalının işi bırakıp gittiği ve müvekkilinin ne derece mağdur edildiğinin ispatlanacağını, davacı/karşı davalının eser sözleşmesi kapsamında türk borçlar kanunu'ndan kaynaklı yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getirmediğini bu nedenle davacı/karşı davalının müvekkilinden alacaklı olması iddiası olağan ve gerçek dışı olduğunu davacı/karşı davalının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin alacaklı olduğunu, gerek davacı/karşı davalı ile imzalanan eser sözleşmesi gerekse Türk Borçlar Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler kapsamında alt yüklenici işe zamanında başlamak ve devam etmek, işi özen ve sadakatle bizzat kendisi yapmak ile yükümlü olduğunu ,müvekkilinin defalarca hem sözlü hem de yazılı şekilde davacı/karşı davalıyı makul süre içinde işe devam etmeye, eksik ve ayıplı imalatları gidermeye davet etmişse de; davacı/karşı davalı işe devam etmediğini, müvekkilinin ihale makamı nezdinde maddi ve manevi mağduriyetine sebep olduğunu ,davacı/karşı davalının bu kapsamda işi tamamlayamayacağı açık olduğundan müvekkilinin işi 3.kişilere yaptırdığını ve eksik ve ayıpları teslim ve kabule uygun hale getirdiğini, davacı /karşı davalının gerek sözleşme gerek TBK kapsamındaki bir diğer borcunun "işi teslim" etmek olduğunu davacı/karşı davalının işi teslim ettiğine dair bir delil sunmadığını davacının sözleşme konusu işi tamamlayarak eksiksiz şekilde müvekkiline teslim etmesi gerektiğini kaldı ki davacının bu yükümlülüğe aykırı davranmasının müvekkilinin değil kendi kusurundan kaynaklandığını zira müvekkili tarafından yer tesliminin 10.01.2017 tarihinde yapıldığını ,davacı/karşı davalının sözleşme ve TBK kapsamındaki bir diğer yükümlülüğü ayıptan sorumluluk olduğunu alt yüklenicinin yüklendiği işi sözleşmeye uygun olarak ayıpsız ve eksiksiz şekilde tamamlamak ve yükleniciye teslim etmek zorunda olduğunu alt yüklenicinin yapımını üstlendiği işin alt yüklenicilik sözleşmesiyle taahhüt edilen veya TMK md.2 dürüstlük kuralı gereği olması gereken vasıfları taşımaması halinde ayıp söz konusu olduğunu somut olayda davacı/karşı davalının ayıplı imalatları İhale Makamının tespitleri ile sabit olduğunu yapılan imalatların bir kısmı gerekli vasıfları taşımadığından teslim ve geçici kabul yapılamadığını ayrıca davacı/karşı davalının bir kısım imalatlarının gizli ayıplı olduğu da yine İhale Makamı tarafından müvekkiline gönderilen ihtarname ile sabit olduğunu, ihtarnamede "kullanım esnasında oluşan ve kullanımdan sonra meydana gelen" kusurlar olduğunun açıkça ifade edildiğini , davacı/ karşı davalının müvekkiline borçlu olduğu açık ve net bir şekilde ortada iken, davacı tarafından ispat yükünün Müvekkili aleyhine ters çevrilmesinin hukuken mümkün olmadığını davacı/karşı davalının işi eser sözleşmesi kapsamında gereği gibi ifa ettiğini ve müvekkiline teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini, ayrıca belirtmek gerekir ki; kesinlikle kabul anlamına gelmemek ile birlikte şayet davacının sözleşmeye göre tam ve eksiksiz tamamladığı bir iş var ise olağan şartlarda kanunen bu işin işsahibi olan müvekkili tarafından kabulünün yapılması gerektiğini oysa ki; davacının işin bitirildiğine, müvekkiline teslim edildiğine ve müvekklili tarafından kabul edildiğine ilişkin sunabildiği hiçbir belge bulunmayıp, salt bu nedenle dahi haksız davanın reddi ve karşı davanın kabulü gerektiğini bu kapsamda davacı ile imzalanan sözleşmeler incelendiğinde görülecektir ki; davacının sözleşme konusu işleri sözleşmede yer alan şekilde yapması, tamamlaması ve teslim etmesi ve müvekkilinin de işin gereği gibi yapılması halinde kabul etmesi gerekirken; tamamlanmayan ve teslim edilmeyen bir işin müvekkili tarafından kabulünün yapılaması da imkansız olduğu için davacının yükümlülüklerini yerine getirdiğinden bahsedilemeyeceğini, davacı/karşı davalı oldukça kötüniyetli olup, davacının ortağı ve müdürü olan umut keçelioğlu, müvekkiline karşı ayrıca mesnetsiz ve gerekçesiz bir iş davası ikame ettiğini,yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda davacı/karşı davalının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle eksik ve kusurlu işlerin giderim bedeli, gecikme tazminatı, idare tarafından müvekkiline tahakkuk ettirilen gecikme cezası ve faturadaki reaktif bedel gibi sair alacakları talep etme zorunluluğu doğduğunu, davacı/karşı davalı ile imzalanan eser sözleşmesinin 3.09 maddesinde işin belirtilen sürede tamamlanmaması halinde davacı/karşı davalı aleyhine gecikilen her gün için 2.000,00 TL gecikme tazminatı ödeyeceği kararlaştırıldığını, davacının 15.12.2017'de bitirmesi gereken işi süresinde bitirmediğini ve teslim etmediğini bu nedenle Müvekkilinin ihale makamı nezdinde de gecikmeli ve cezalı duruma düştüğünü davacı/karşı davalı ile imzalanan eser sözleşmesinin esasen 3-07, 7 ve 8.maddeleri kapsamında müvekkilinin, İhale Makamı ile imzalanan sözleşmenin bir an önce ifa edilmesi amacıyla davacı/karşı davalı nam ve hesabına söz konusu işi 3. kişilere yaptırıp, maddi zarara uğradığını fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili tarafından davacı/karşı davalıya gönderilen ilk ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile şimdilik 500.000,00 TL'nin davacı/karşı davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini dava ve talep etmiş açıklama dilekçesi ile TOKİ tarafından müvekkillerine ihtar ve aleyhine tahakkuk edilen ve tarafımızca ödenen faturalarda yer alan reaktif bedellere ilişkin (sorumluluğu davacıya/karşı davalıya ait olan ve gerekli imalatların gerçekleştirilmemesi sebebiyle İhale Makamına teslim edilemeyen trafo ve kompanzasyon sisteminin reaktif oluşturmasından kaynaklı) şimdilik 50.000,00 TL, TOKİ tarafından müvekkilleri aleyhine tahakkuk edilen geçici kabul eksiklerini geç tamamlama gecikme cezasının davacı/karşı davalıdan tahsiline ilişkin şimdilik 50.000,00 TL, davacı/karşı davalının işi sözleşmeye aykırı şekilde bırakması, işe devam etmemesi ve tamamlamaması neticesinde eser sözleşmesinde taraflarca kararlaştırılan gecikme tazminatı için şimdilik 5.000,00 TL, davacı/ karşı davalı nam ve hesabına 3. kişilere yaptırılan her türlü eksik, ayıplı ve kusurlu imalat için şimdilik 395.000,00 TL 'nin tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde;davalı/karşı davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığından kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki davacının iddia ettiği tüm taleplerin belirli/belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, arabuluculuk görüşmesine konu olmayan reaktif bedel tahhukuka dayalı alacak kaleminin davaya konu edilemeyeceğini, davalı/karşı davacının, müvekkilin sözleşmeye konu işi tamamlamadığı, bırakıp gittiği yönündeki iddası asılsız olduğunu çünkü, T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi’ne ait Türk-Alman Üniversitesi 1. Etap Kampüs binaları inşaatları ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi kapsamında, muhatapla müvekkili arasında söz konusu işe ait elektrik projelerine uygun elektrik tesisat işlerinin yapılması işinin 09/01/2017 tarihli sözleşme ile müvekkilce üstlenildiğinin malum olduğunu, sözleşme kapsamında müvekkilinin, 10/01/2017 tarihinde işe başladığını ve sözleşmede belirlenen zamanda işleri geçici kabule uygun hale getirdiğini, yapılan işlere ait hakedişler düzenlenmiş ve karşılıklı olarak onaylanmış, onaylanan hakedişlerin faturalarının kesildiğini, davalı/karşı davalılarca 18/12/2017 tarihinde müvekkilinin yüklenmiş olduğu işin muayene edildiğini ve bazı eksiklikler ile geçici kabule uygun bulunduğunu, devamında geçici kabul tutanağında belirtilen eksik işlerin müvekkilince tamamlanarak taraflar arasında 07/03/2018 tarihli tamamlama tutanağı düzenlendiğini, taraflar arasında tanzim olunan tamamlama tutanağına göre müvekkilinin taahhüt ettiği işleri taahhüt edilen zamanda eksiksiz ve sözleşme ile eklerine uygun olarak yapıldığının taraflarca tutanak altına alındığını, tüm bu işlemlerden sonra taraflar arasında, sözleşmeden kaynaklı hak ve alacakların belirlenmesi amacı ile 06.02.2018 tarihli Zeyilname başlıklı belge düzenlendiğini, 06.02.2020 tarihinde düzenlenen bu belge ile, müvekkilinin son kalan alacaklarının ne kadar olduğu, nasıl ve ne zaman ödeneceği konularının belirlendiğini, müvekkilinin karşı yanlardan, faturadan kaynaklı alacaklarının yanı sıra henüz faturalandırılmamış başka alacakları da bulunduğunun kabul edildiğini, neticede bu zeyilname de müvekkilinin faturalandırılmış kalan alacakları ile henüz faturalandırılmamış alacaklarının ne şekilde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, İş bu zeyilnamenin taraflar arasındaki son alacak ve hak miktarını belirleyen, tarafların açık son iradelerini ve kabullerini ihtiva eden bir belge olduğunu, tarafların son olarak iş bu belge ile yeni bir irade açıklaması yaparak sözleşmeye bağlı hal ve alacaklarını belirlediklerini, bu belge içeriği kabul ve ikrar iradelerini ihtiva etmekte olup daha sonradan davaların bu belge içeriğindeki iradelerini yok saymaları ve hiç bu iradeyi sergilememiş gibi davranmalarının kabul göremeyeceğini, belge içeriği irdelendiğinde karşı yanların son olarak müvekkilinin 323.934,66 TL alacağının kaldığını açıkça ihtiva ettiğini, davalının bu yönde kabul ve ikrarı olduğunu,Yine bu belge içeriğinde madde 6 da " Müteahit iş bu zeyilnamenin imzalanmasından sonra TAŞERON'un ANA SÖZLEŞME kapsamındaki sorumlulukalrı ile ilgili herhangi bir nedenden dolayı TŞERON'dan veya TAŞERON kefilinden HİÇBİR ŞEKİLDE CEZA, ZARAR VEYA KESİNTİ TALEBİNDE BULUNMAYACAKTIR" iradesini içerdiğini, zeyilnamedeki bu maddenin çok açık ve net olduğunu tarafların mutabakata vardıklarını ve bu mutabakat çerçevesinde karşı yanların, sözleşmeden kaynaklı herhangi bir nedeni ileri sürerek taşeron müvekkilinden ve müvekkilinin kefilinden hiçbir şekilde ceza talebinde bulunmayacağını, hiçbir şekilde zarar talebinde bulunmayacağını ve karşı yanın kesinti talebinde bulunmayacağını açıkça kabul ve beyan edildiğini bu kadar açık ve net bir irade açıklamasından sonra, karşı yanın bu hali gözetmeden ve taraflar arasındaki 06.02.2018 tarihli son sözleşmeyi-zeyilnameyi görmezden gelerek bir takım hak ve alacak talebinde bulunmasının hukuken korunamayacağını ,davalıların , yaptıkları irade açıklamalarını yok sayarak, taraflar arasındaki bağıta sadık kalmayarak karşı dava ile birtakım hak ve alacak talebinde bulunduklarını, bu kadar önemli ve alacak kalemini ihtiva eden bir hususta karşı yanların eksikliklerin tespiti için yıllarca hiçbir şekilde bir mahkemeye başvurarak bir tespit yaptırma ve müvekkilince yapılan eksiklikleri belirleme gayreti içinde olmamalarının da düşündürücü olduğunu bu aşamada, iş tamamlanmış olup kabul etmemekle birlikte karşı yanın ileri sürdüğü eksik işlerin tespit edilmesinin de fiilen mümkün olmadığını ,davalının bu hususta daha gerçekçi bir süreç ilerletmesi ve iddialarını doğrular delilleri, mahkeme aracılığı ile delil tespiti de yaparak dosyaya sunması gerektiğini ancak davalının böyle bir tespit yaptırmadığını ve sadece soyut ifadelerle bir takım hak ve alacak talebinde bulunduğunu bu talebin kabulünün mümkün olmadığını , davalı/ karşı davacının, müvekkilinin işi eksik ve kusurlu bırakması nedeniyle ihale makamı olan idare tarafından gecikme cezası verildiği ve bu tutarın taraflarından tahsil edilmesi iddiasının kabulü mümkün olmadığını, yukarıda açıklanan durumda müvekkilinin taahhüt edilen işi eksik veya kusurlu yapmadığı aksine sözleşme ve eklerine uygun olarak taahhüt ettiği şekilde ifa ettiği sabit olduğunu, öte yandan davalı/ karşı davacının ihale makamı karşısında üstlendiği Türk-Alman Üniversitesi 1.Etap Kampüs Binaları İnşaatları İle Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi kapsamlı bir iş olup müvekkilinin yüklenmiş olduğu iş ile birlikte davalı/karşı davacı taraflarca diğer birçok imalat için de farklı taşeronlar ile anlaşıldığını, bu durumda davalı/karşı davacıların müvekkilinin yüklendiği iş dışında sorumluluğu taraflarına ait olmayan çok sayıda imalatı tamamlayamadığı için idareye geçici kabulü yaptıramadığını ve işleri idareye teslim edememiş olduğu da bilinen bir gerçek olduğunu işbu hususun Ankara 59. Noterliği' nin 12/05/2020 Tarih ve 12113 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de davalı/karşı davacılara bildirildiğini , ihale makamı 26/12/2018 tarihinde Geçici Kabulün yapılmasını uygun bulduğunu, müvekkili ile davalı/karşı davacılar arasında düzenlenen tamamlama tutanağının tarihinin 07/03/2018 olduğu ve davalı/karşı davacının ihale makamına işin geçici kabulü için sunulduğu tarihin 26/12/2018 tarihi olduğu gözetildiğinde, gecikmenin müvekkilinin yüklendiği iş bakımından olamayacağının da su götürmez bir gerçek olduğunu, müvekkilinin yüklendiği işi eksik ve kusurlu yaptığına yönelik iddiaları kabul etmemekle birlikte, geçici kabul tutanağında belirtilen eksikliklerin süresinde tamamlanmadığından bahisle kesilen cezanın tamamının müvekkiline yükletilmesinin de hukuki bir açıklaması bulunmadığını, bu kapsamda davalı/karşı davacıların diğer taşeronlar vasıtasıyla yaptıkları işlerin de detaylı olarak incelenmesi ve gecikme cezasına sebebiyet verip vermediklerinin araştırılması gerektiğini müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği anı belirleyen 07.03.2018 tarihili tamamlama ve teslim tutanağından yıllar sonra karşı yan üstlendiği diğer işleri de tamamlayarak idareye geçici kabul başvurabildiğini burada davalının kusuru ve gecikmesi kendisinden kaynaklandığını, anılan durumda ihale makamınca davalı/karşı davacılara gecikme cezası verilmesine müvekkili sebebiyet vermediğinden söz konusu gecikme cezasının müvekkiline yükletilmesinin haksız olduğunu, davalı karşı davacıların ilgili ihtarnamede "09.01.2017 tarihli eser sözleşmesi kapsamında yükümlülük altında bulunan iş ve imalatların tamamlanmadığı ve yapılan iş ve imalatlarda eksik ve ayıpların bulunduğu ve bu nedenle İhale Makamı tarafından teslim ve kabul işlemlerinin yapılamadığı, ilgili sözleşmenin 3-09 maddesi gereğince cezai şart uygulanacağı, 3-07 maddesi gereğince işi tamamlanmadan bırakıldığı takdirde herhangi bir hak talebinde bulunulamayacağı, işe devam mecburiyetinin bulunduğu" ihtar edildiğini, ancak belirtmek gerekir ki; müvekkili ile davalı/karşı davacılar arasında düzenlenen 07/03/2018 tarihli tamamlama tutanağı işini tamamladığını ve müvekkiline teslimi gerçekleştirdiğini, müvekkilinin yüklenmiş olduğu iş ile birlikte davalı/karşı davacı taraflarca diğer birçok imalat için de farklı taşeronlar ile anlaşıldığını, bu durumda davalı/karşı davacılar müvekkilinin yüklendiği iş dışında sorumluluğu taraflarına ait olmayan çok sayıda imalatı tamamlayamadığı için idareye geçici kabulü yaptıramadığını ve işleri idareye teslim edemediğini bunun sonuçlarının müvekkiline izafesi mümkün olmadığını, burada davalının kusuru ve gecikmesinin kendisinden kaynaklandığını, müvekkilinin üstlendiği iş bakımından sözleşme bedelini davalı/karşı davacıya fatura ettiğini, davalı/ karşı davacıların fatura bedellerini ödemekten kaçındığını ve müvekkilinin ısrarları neticesinde yapılan işin eksik ve hatalı olduğuna ilişkin ihtarnameler gönderilmeye başladığını ,kabul etmemekle birlikte bir an için müvekkilinin üstlendiği işi bırakıp gittiği, eksik ve ayıplı yaptığı iddialarının doğru olduğu varsayımında; şayet müvekkilinin üstlendiği işi bırakıp gitmiş olsaydı, müvekkili ile davalı/karşı davacılar arasında tanzim olunan 06/02/2020 tarihli zeyilnamede müvekkiline üstlendiği ve sözleşme ile eklerinde belirtilen işin haricinde ek 2 iş verilmesinin beklenemez olduğunu, görüldüğü üzere; davalı/ karşı davacılar, müvekkilinin üstlendiği işi eksiksiz yaptığını kabul ettikleri halde fatura bedellerini ödemekten kaçınmak amacıyla ve kötü niyetli olarak müvekkiline kusur izafe etmeye çalıştıklarını, davalı/karşı davacıların karşı dava dilekçesinde belirtiği Ankara 57. Noterliği'nin 05.05.2020 tarih ve 07092 yevmiye nolu ihtarnamesi haksız ve mesnetsiz olup kabulü mümkün olmadığını, ilgili ihtarda "geçici kabul işlemlerinin başlatıldığı 07/10/2019 tarihinden geçen 180 gün boyunca davacı/karşı davalının yükümlülüğündeki eksik ve ayıplı imalatları gidermediği, ihale makamı tarafından müvekkillere verilen geçici kabul eksiklerinin tamamlanması süresinin dolduğu" ifade edildiğini, bu kapsamda yukarıda açıklanan hususları tekrarla davalı/karşı davacıların diğer taşeronlar vasıtasıyla yaptıkları işlerin de detaylı olarak incelenmesi ve gecikmeye sebebiyet verip vermedikleri ile davalı/karşı davacının ilgili açıklamayla diğer taşeronlara da aynı ihtarı gönderip göndermediğinin araştırılması gerektiğini, davalı/karşı davacıların reaktif bedeli talebi yönünden de davanın reddi gerektiğini, davalı/ karşı davacılar Ankara 57. Noterliği' nin 14/05/2021 tarih ve 07576 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile İhale Makamı tarafından kendilerine yükletilen 72.611,44 TL +KDV ile 2.753,49 TL+KDV reaktif bedelin taraflarına ait olduğunun, bu bedelin ve kusur nedeni ile tahakkuk eden benzeri bedellerin taraflarına rücu edileceğini bildirdiğini ifade ettiğini, davalı/ karşı davacılar aynı ihtarnamesinde müvekkilinin üstlendiği işin ve imalatların tamamlanmadığı yinelenerek idareye teslimin gerçekleştirilemediğinin ifade edildiğini, müvekkilinin trafo ve gerekli diğer imalatları tamamladığı için Türk-Alman Üniversitesi geçici elektrik aboneliği başlatabildiğini, keza abonelik öncesi trafo ve gerekli imalatlar aboneliği veren yetkili dağıtım şirketi tarafından kontrol edildiğini, müvekkilinin 09/01/2017 tarihli sözleşme ile yapmayı üstlendiği ve tamamladığı trafo imalatları, Türk-Alman Üniversitesi' nin kullanıma açılan bölümlerinin ihtiyacı olan elektrik enerjisini sağlamaya yetmediğini bu nedenle davalı/karşı davacıların müvekkilinin yapmış olduğu trafo imalatlarında revizyon yapılarak geçici abonelik ile alınan enerjinin kalıcı tesisler üzerinden türk-alman üniversitesi' nin kullanımına sunulması istendiğini, müvekkilinin bu sözlü talebe karşı doğabilecek teknik hataları ve cezai yaptırımları davalı/karşı davacıya bildirdiğini , davalı/ karşı davacının ise 18/12/2019 tarihinde yazılı emir vererek doğacak tüm sorumlulukların kendilerine ait olacağını ifade ettiğini gelinen durumda; davalı/ karşı davacının doğabilecek teknik durumları ve cezai işlemleri bilerek ve tüm sorumluluğu üstlendiği halde reaktif bedelini müvekkilinin üzerine yıkmaya çalışması hukuka aykırı olduğunu davalının işbu talebi yönünden de davanın reddi gerektiğini, davalı/karşı davacılar müvekkilinin üstlendiği işi eksik bırakması nedeniyle 29/05/2020 tarihinde .......... Mühendislik Danışmanlık Elektrik Elektronik İnşaat San. Ve Tic. A.Ş.'yle, 29.05.2020 tarihinde ........... Mühendislik Elektrik Elektronik İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Şirketi'yle ve 23.06.2020 tarihinde ..................ile ve 02.06.2020 tarihinde ......... İnşaat Elektrik Elektronik İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti ile eser sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşmelerde kararlaştırılan bedelleri müvekkili nam ve hesabına ödediğini iddia ettiğini ,davalı/ karşı davacının söz konusu iddialarını yazılı delille ispatlaması bu surette sözleşmeleri ve ödeme belgelerini dosyaya sunması gerekirken süresinde sunmadığı, mevcut durumda iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağına tabi olduğu gözetilmesi gerektiğini, davalı/karşı davacılar gerek sözleşme gerekse de TBK kapsamındaki bir diğer borcunun işi teslim etmek olduğu ancak müvekkilinin işi teslim ettiğine dair bir delil sunamadığını iddia etmiş iseler de bu hususun tamamen gerçeklik dışı olduğu apaçık ortada olduğunu, nitekim davalı/karşı davacılar ile müvekkili arasında düzenlenen tamamlama tutanağında işin teslim edildiği, kesin hakediş bedellerine hak kazanıldığı açıkça belirtildiğini, müvekkili ile davalı/karşı davacılar arasında tanzim olunan 07/03/2018 tarihli Tamamlama Tutanağına göre, müvekkilinin işi eksiksiz ve sözleşme ile eklerine uygun olarak teslim edildiği, kesin hak ediş bedeline hak kazandığı hususunda mutabık kalındığından müvekkilin işi teslim ettiği hususunda bir beis bulunmadığını, davalı/ karşı davacılar her ne kadar müvekkilinin söz konusu işi eksik ve ayıplı yaptığını ileri sürmüş iseler de 06/02/2020 tarihinde taraflar arasında Zeyilname düzenlenerek müvekkiline sözleşmede belirlenmeyen ek 2 iş daha verilmiş ve müvekkilinin davalı/ karşı davacılardan olan alacağının 323.934,66 TL olduğu ve bu bedelin nasıl ödeneceği hususlarında mutabakata varıldığını bu durumda Zeyilname tarihi itibariyle müvekkilin üstlendiği işleri tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğinin kabulü gerektiğini davalı/ karşı davacının, müvekkilinin işi eksik ve kusurlu bırakması nedeniyle ihale makamı olan idare tarafından gecikme cezası verildiği ve bu tutarın tarafımızdan tahsil edilmesi iddiasının kabulü mümkün olmadığını, davalı/ karşı davacıların ispat yüküne ilişkin beyanlarına karşı cevapları ile karşı yanın iddia ettiği ayıplı işi yıllarca müvekkiline bir ihtar ile bildirimde bulunmadığından (ayıbı kabul etmemekle birlikte) ayıbı kabul etmiş olduğunu, müvekkilince ve karşı yan arasında yapılan 07.03.2018 tarihli tamamlama ve teslim tutanağından sonra görülen bu ayıpları ( ki davacının bahsettiği ayıplar-eksiklikler gizli olmayıp gözle görülebilecek niteliktedir.) derhal müvekkiline bildirmesi gerektiğini, ancak davalının bu bildirimde bulunmadığını yıllarca statik durduğunu, kabul iradesini sürdürdüğünü, yıllar sonra ayıp-eksik iş talebinde bulunmasının kabul göremeyeceğini, davalı/ karşı davacıların haksız ve mesnetsiz karşı davasının öncelikle usulden mahkeme aksi kanaatte ise de esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacılar vekili özetle; davacı müvekkillerinin bir araya gelerek kurmuş olduğu ... Yapı Yol Enerji İnşaat A.Ş. ve ... İnşaat Ticaret Müşavirlik Ltd. Şti. Adi Ortaklığı 24.02.2016 tarihinde yapılan ihale ve 24.05.2016 tarihinde yapılan yer teslimi ile T.C. Toplu Konut İdaresi'ne ait Türk- Alman Üniversitesi 1. Etap Kampüs Binaları İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenleme İşinin yapımını üstlendiğini davalı ... Şirketi 09.01.2017 tarihli eser sözleşmesi ile "işe ait onaylı Elektrik Projlerde gösterilen Elektrik Tesisat işlerinin proje ve şartnamelere göre" yapılması işini üstlendiğini ,davalının somut işte alt yüklenici konumunda olup, hak ve yükümlülükleri yine aynı sözleşme ile belirlenerek işin süresinin 10.01.2017 ve 15.12.2017 tarihleri olarak belirlendiğini, davalıya tarafların hazır bulunması ve tutanak ile 10.01.2017 tarihinde işyeri teslim edilerek müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, bu kapsamda davalı 09.01.2017 tarihli sözleşmeye konu işi taahhüt edilen tarihte tamamlamadığını , işi sözleşmeye aykırı şekilde bırakıp gittiğini, bu kapsamda davalıya birden fazla kere hem sözlü hem de noter vasıtası ile ihtarname çekilerek işi teslim edip geçici kabule hazır hale getirmesi için süre verildiğini ancak davalının bu süre içinde de işe geri dönmediğini, davalının tamamlamadığı işler sebebiyle, müvekkilinin söz konusu inşaat işini süresinde bitirebilmek için davalının tamamlamadığı, eksik ve kusurlu bıraktığı işleri 3. kişilere davalı nam ve hesabına tamamlatıp işi teslime ve kabule hazır hale getirdiğini ,ancak bu süre içerisinde müvekkilinin oldukça mağdur olduğunu, davalının işi tamamlamaması, eksik ve kusurlu bırakması sebebiyle İhale Makamı olan İdare tarafından müvekkiline gecikme cezası verildiğini, davalının 09.01.2021 tarihli sözleşmede yer alan yükümlülüklerini kendi kusuru ile yerine getirmediğini müvekkilinin İhale Makamı nezdinde gecikmeli ve cezalı duruma düştüğünü, davalıya toplamda 12.167.474,26 TL ödendiğini olup, müvekkilleri tarafından davalıya gerek sözlü gerek yazılı uyarılarda bulunulmasına rağmen davalı tarafça yükümlülüklerin yerine getirilmemesinde ısrar edildiğini ,eksik ve kusurlu işlerin müvekkili tarafından 3. kişilere davalı nam ve hesabına yaptırıldığını ve ihale makamına teslim edildiğini, müvekkili tarafından ilk olarak davalıya 09.08.2019 tarihinde Ankara 57. Noterliği vasıtası ile 24368 yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek; özetle 09.01.2017 tarihli eser sözleşmesi kapsamında "yükümlülük altında bulunan iş ve imalatların tamamlanmadığı ve yapılan iş ve imalatlarda eksik ve ayıpların bulunduğu ve bu nedenle İhale Makamı tarafından teslim ve kabul işlemlerinin yapılamadığı, ilgili sözleşmenin 3-09 maddesi gereğince cezai şart uygulanacağı, 3-07 maddesi gereğince işi tamamlanmadan bırakıldığı takdirde herhangi bir hak talebinde bulunulamayacağı, işe devam mecburiyetinin bulunduğu" bildirildiğini ve ihtarnamenin devamında onaylı proje ve şartnameye aykırı, eksik ve ayıplı olan kalemler bildirilerek, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde imalatlarda yer alan eksik ve ayıpların giderilerek teslim ve kabule uygun hale getirilmesi; aksi halde varsa teminatın kullanılacağı, günlük cezai şart tahakkuk ettirileceği, işlerin nam ve hesaba yaptırılabileceğinin ihtar edildiğini, daha sonra yine müvekkilleri tarafından 30.10.2019 tarihinde Ankara 57. Noterliği vasıtası ile 32074 yevmiye numaralı bir başka ihtarname gönderilerek, bu ihtarname ekinde İhale Makamı tarafından inşaat kapsamında yapılan incelemeler neticesinde imalat ve malzeme eksik listesi ile bunların parasal karşılığı da davalıya ihtar edildiğini ihtarnamede yer alan hususların yerine getirilmemesi halinde eksik ve ayılı imalatların davalı nam ve hesabına yaptırılacağı beyan edildiğini, söz konusu ihtarname incelendiğinde İhale Makamı tarafından davalının yapması gereken imalatlar kapsamında eksik ve kusurlu işler bildirilmiş olup, davacının bu kalemlerin teker teker neler olduğundan haberdar olduğunu ,daha sonra 05.05.2020 tarihinde Ankara 57. Noterliği vasıtası ile 07092 yevmiye nolu ihtarname ile geçici kabul işlemlerinin başlatıldığı 07/10/2019 tarihinden geçen 180 gün boyunca davalının yükümlülüğündeki eksik ve ayıplı imalatları gidermediğini, İhale Makamı tarafından müvekkillerine verilen geçici kabul eksiklerinin tamamlanması süresinin dolduğu ve bu nedenle müvekkilleri adına cezai şart tahakkuk ettirildiğinin ihtar edildiğini ve ayrıca teslim ve geçici kabule engel olan eksik imalat listesi bir kere daha bildirildiğini, bir kere daha 14.05.2021 tarihinde Ankara 57. Noterliği vasıtası ile 07576 yevmiye numarası ile ihtarname gönderilerek; İhale Makamı tarafından müvekkiline yükletilen 72.611,44 TL +KDV ile 2.753,49 TL+KDV reaktif bedelin davacı tarafa ait olduğu, bu ve kusuru nedeni ile tahakkuk eden benzeri bedellerin davacı tarafa rücu edileceği bildirildiğini, akabinde 20.05.2020 tarihinde İhale Makamı tarafından müvekkiline Bakırköy 49. Noterliği vasıtası ve 6853 yevmiye numarası ile bir ihtarname gönderilmiş ve 30.12.2019 tarihinde geçici kabul tutanağı onaylandığını ve fakat bu onaydan sonra da yapımı tamamlanan yapıların üniversiteye tesliminden sonra kullanım esnasında oluşan ve kullanıma engel teşkil eden kusurlarda dahil problemler oluştuğu ve bunların 20 gün içerisinde giderilmesi gerektiği aksi halde Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 48.maddesi kapsamında fesih işlemlerinin tesis edileceği ihtar edidiğini söz konusu durum davalının yarattığı tahribatın açık bir göstergesi olduğunu, ihale Makamının gönderdiği ihtarnameden de açıkça anlaşılacağı üzere davalının kendi kusuru ile işi tamamlamadığını, eksik ve kusurlu işleri gidermediğini, ihale makamı tarafından müvekkilerine yapılan ihtar üzerine müvekkilinin eksik ve ayıplı imalatları davalı nam ve hesabına yaptırmak üzere 3. kişilerle sözleşme akdettiğini ve ödemeler yaptığını ,davalı ile yapılan 09.01.2017 tarihli eser sözleşmesinin ilgili maddelerinde alt yüklenicinin bizzat sözleşme konusu işin başında bulunması kararlaştırıldığını, 8.maddede açıkça işe devam mecburiyetinde bulunduğunu, bu yükümlülüğe aykırı davranılması halinde alt yükleniciye yazılı yapılacak ihtar ile en geç 7 gün içinde eksiklikleri gidermesi gerektiğini; aksi halde yüklenicinin işin seyrinin 3-10. maddede belirlenen sürelere uygun olmadığının tespiti halinde işin süresinde teslim edilmesi için işin tamamı veya bir kısmının alt yüklenici nam ve hesabına yapılabileceği ya da 3. kişilere yaptırılabileceği kararlaştırıldığını davalının söz konusu yükümlülüğünden ve işe devam mecburiyetinden basiretli bir tacir olarak sorumlu olduğunu, ancak ne yazık ki bu yükümlülükleri yerine getirmediğini, müvekkili tarafından kendisine gönderilen yazılı ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını ve müvekkilinin işi idare makamına süresinde teslim edebilmek için ihale makamının geçici kabul ile tespit ettiği eksik ve kusurlu imalatları 3. Kişilere davalı nam ve hesabına yaptırdığını, müvekkili tarafından iş kısım kısım ve binalara ayrılarak İhale Makamına teslim edildiğini, dilekçe ekinde teslim tutanakları ve elektrik işleri bakımından idare tarafından tespit edilen eksikliklerin de sunulduğunu, İhale Makamı tarafından müvekkiline gönderilen ihtarnamede eksik ve kusurlu imalatların 20 gün içerisinde giderilmesi aksi halde Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 48. maddesi kapsamında fesih işlemlerinin tesis edileceği ihtar edildiğini ,bunun üzerine müvekkili tarafından davalının eksik ve kusurlu imalatlarının giderilmesi için sözleşmeler yapıldığını, ilgili sözleşmelerde davalının yükümlülüklerini yerine getirmeden işi terk ettiğinin belirtildiğini sözleşme konusu "işin bir an önce tamamlanıp, teslim ve geçici kabule hazır hale getirilmesi ile geçici kabul sonrasında çıkacak eksik ve kusurlu imalatların davalının nam ve hesabına yapılması" olarak kararlaştırıldığını, bu kapsamda hali hazırda Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2021/719E. sayılı dosya kapsamında talep edilen alacak bedellerine ek olarak ayrıca .......... Enerji Elektrik Pano San . ve Dış. Tic. Ltd. Şti. İle 20/01/2022 tarihinde 48.500 TL+KDV ve.......... ile 21.01.2022 tarihinde 45.000 TL+KDV bedelli eser sözleşmeleri imzalandığını bu sözleşmelerde kararlaştırılan bedeller müvekkili tarafından davalı nam ve hesabına ödendiğini, müvekkilinin bu kapsamda davalıdan alacaklı olduğunu ihale makamı tarafından yapılan mukayeseli keşif neticesinde davalının kusuru sebebiyle müvekkilinin davalıdan 390.000 TL daha alacaklı duruma geldiğini, davalının gerek sözleşme gerek TBK kapsamındaki bir diğer borcu "işi teslim" etmek olup, davalının işi teslim ettiğine dair bir delil sunmadığınınn açık olduğunu, davalının sözleşme konusu işi tamamlayarak eksiksiz şekilde müvekkiline teslim etmesi gerektiğini, kaldı ki davalının bu yükümlülüğe aykırı davranmasının müvekkilinin değil kendi kusurundan kaynaklandığını, müvekkili ile davalı arasında imzalanan eser sözleşmeleri, şartnamesi ve projesi ile ekleri, protokol ve zeyilnamede yer alan imalatların hiç veya gereği gibi imal edilmemesi ve eksik işler bulunması sebebiyle mukayeseli keşif ve kesin hesap neticesinde azalan ve hakkedişten kesinti yapılan bedel alacağı için 5.000 TL ve taraflar arasında imzalanan eser sözleşmeleri, şartnamesi ve projesi ile ekleri, protokol ve zeyilnamede yer alan trafo imalatının hiç veya gereği gibi imal edilmemesi ve eksik işler bulunması ile sözleşmede öngörüldüğü şekilde bu imalatın .....’a ve İhale Makamına kabulünün yapılmaması nedeniyle müvekkili tarafından söz konusu imalatın davalı nam ve hesabına 3. kişilere yaptırılması nedeniyle talep edilecek alacak için 5.000 TL talep ettikleri anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi’ne ait Türk-Alman Üniversitesi 1. Etap Kampüs binaları inşaatları ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi kapsamında, davalıların oluşturduğu adi ortaklıkla müvekkili arasında 09.01.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin konusunun ise belirtilen bu işe ait elektrik projelerine uygun elektrik tesisat işlerinin yapılması, işletmeye alınması işi olup sözleşme bedeli 10.700.000,00+KDV olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme sonrasında, işin ifası sürecinde müvekkil yüklendiği edimleri gereği gibi yerine getirdiğini, hakkedişler yapılmasına ve fatura işlemleri de tamamlanmış olmasına rağmen sözleşme hükümlerine göre müvekkiline ödenmelerin gereği gibi yapılmadığını, davalı/karşı davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığından kabulünün mümkün olmadığını,alacak iddiasının zaman aşımına uğradığını sözleşme kapsamında müvekkilinin, 10/01/2017 tarihinde işe başladığını ve sözleşmede belirlenen zamanda işleri geçici kabule uygun hale getirdiğini, yapılan işlere ait hakedişler düzenlendiğini ve karşılıklı olarak onaylandığını, onaylanan hakedişlerin faturalarının kesildiğini, Karşı yanlarca 18/12/2017 tarihinde müvekkilin yüklenmiş olduğu işin muayene edildiğini ve bazı eksiklikler ile geçici kabule uygun bulunduğunu, taraflar arasında 2017 tarihinde yapılan geçici kabulde eksik işler belirlendiğini, kısa bir süre içerisinde iş bu Geçici Kabul Tutanağında belirtilen eksik işlerin müvekkilince tamamlanarak taraflar arasında ayrıca 07/03/2018 tarihli Tamamlama Tutanağı düzenlendiğini, taraflar arasında tanzim olunan tamamlama tutanağına göre müvekkilinin taahhüt ettiği işleri taahhüt edilen zamanda eksiksiz ve sözleşme ile eklerine uygun olarak yapıldığının taraflarca tutanak altına alındığını, müvekkilinin 18.12.2017 tarihli geçici kabul aşamasında tespit edilen eksiklikleri, yine geçici kabul tutanağında belirtilen süre içerisinde tamamlayarak karşı yana teslim ettiğini, zeyilnameye göre tarafların mutabakata vardığını ve bu mutabakat çerçevesinde karşı yanların, sözleşmeden kaynaklı herhangi bir nedeni ileri sürerek taşeron müvekkilinden ve müvekkilinin kefilinden hiçbir şekilde ceza, zarar ve kesinti talebinde bulunmayacağını açıkça kabul ve beyan edildiğini, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği anı belirleyen 07.03.2018 tarihli tamamlama ve teslim tutanağından yıllar sonra karşı yanın üstlendiği diğer işleri de tamamlayarak idareye geçici kabul için başvurabildiğini, burada davalının kusuru ve gecikmesinin kendisinden kaynaklandığını, davalının idareden üstelendiği iş içerisinde müvekkilinin yapacağı işin bir kısımdan ibaret olduğunu, davalının diğer iş kalemlerindeki gecikmesini ve idareye bu sebeple geçici kabulü yapmada gecikmesini müvekkiline yükleme gayreti içinde olduğunu, birleşen davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yanlara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre , ... İnşaat Ticaret Müşavirlik Limited Şirketi & ... Yapı Yol Enerji İnşaat Anonim Şirketi ortaklığı ile ... Mühendislik Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasındaki sözleşme kapsamında taraflar arasında 18.12.2017 ve 07.03.2018 tarihli 2 adet geçici kabul tutanağı yapıldığı ve kabul tutanaklarına göre işin büyük bir bölümünün taşeron ... Mühendislik Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından tamamlanmış olduğu, taraflar arasındaki akdedilen ve inkar edilmeyen 06.02.2020 tarihli Zeyilnamenin taraflar arasındaki sözleşmenin tasfiyesi ile ilave işlere ilişkin olarak düzenlenmiş olduğu, zeyilname ile taraflar arasındaki kesin hesap çıkarılmış ve taraflarca kabul edilmiş ve zeyilnameden sonra herhangi bir iş yapılmamış olmakla, bu aşamadan sonra zeyilnamenin 6.maddesi gereğince de müteahhit ... İnşaat Ticaret Müşavirlik Limited Şirketi & ... .... Enerji İnşaat Anonim Şirketi ortaklığının ceza, zarar kesinti talebinin yerinde olmayacağı, yine ... İnşaat Ticaret Müşavirlik Limited Şirketi & ............Enerji İnşaat Anonim Şirketi ortaklığının zeyilnamenin 6. Maddesi gereği Ankara 57. Noterliğinin 09.08.2019 tarih 24368 yevmiye no.lu İhtarnamede belirtilen (Tespit edilen imalatların proje ve şartnameye uygun olarak teslim ve kabule hazır hale getirilmesi, yeterli sayıda elemanın işyerine getirilmesinin sağlanması, aksi halde nam ve hesaba 3. firmalara yaptırılacağı, eksik ve kusurlu işlerin proje ve şartnameye uygun olup olmadığının mahkeme vasıtası ile tespit yaptırılacağı, maliyetinin hesaplara işlenmesi sonrasında borç doğması halinde varsa ortaklık nezdindeki teminatların kullanılacağı, hakedişlerden kesilen paranın iade edilmeyeceği, cezai şartın aleyhe işletilerek cariye borç kaydedileceği, müvekkili şirket ile diğer taşeron sözleşmeleri gereği imalatların incelenerek gerekli hukuki işlemlerin başlatılacağı) hak, zarar, ceza ve kesinti taleplerinden vazgeçtiğinin beyan edildiği, bu itibarla müteahhit ... İnşaat Ticaret Müşavirlik Limited Şirketi & ... ........Enerji İnşaat Anonim Şirketi ortaklığının taşeron ... Mühendislik Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan asıl ve ek işleri kabul etmiş olduğunun ve bu işlerden kaynaklı eksik ve ayıplı iş giderim bedeli, gecikme tazminatı ve gecikme cezası alacağı reaktif bedel alacağı,mukayeseli keşif ve kesin hesap neticesinde azalan ve hakedişten kesinti yapılan bedel alacağı ile trafonun hiç ve gereği gibi imal edilmemesi ve yapılan imalatta eksik işler bulunması nedeniyle; trafonun imalı için davalı nam ve hesabına yapılan işler bedeli isteminin yerinde olmadığı, bu nedenle birleşen ve karşı davanın reddinin gerektiği, asıl dava yönünden teknik bilirkişi heyeti tarafından “Geçici Kabul eksikliklerinin 07.10.2019 tarihi itibariyle tamamlandığı, bu tarih itibariyle zeyilname gereği 323.934,66 TL alacağının karşılığında 225.000,00TL nin davacı taşerona ödenmesi gerektiği, bu durumda ödenmesi gereken 225.000,00 TL den sadece 323.934,66 TL – 225.000,00 TL = 98.934,66 TL' sinin ödendiği, Geçici Kabul Onay tarihi olan (30.12.2019) itibariyle ödenmesi gereken tutarın 225.000,00 – 98.934,66 = 126.065,34 TL olduğu, bu nedenle birleşen dosyada davacının bu miktarı istemekte haklı olduğu,bu miktar yönünden alacak zeyilname ile mutabakat altına alınmakla belirli, likit olmak ve itiraz haksız olmakla bu miktar yönünden icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği, zeyilnamenin 2. Maddesinin son kısmında bakiye alacağın muacceliyeti kesin kabulün onaylanmasından sonra 2 hafta sonra içinde ödenmeye bağlı ve kesin kabul 25.10.2021 tarihi olmakla bakiye kalan 323.934,66 TL – 225.000,00 TL = 98.934,66 TL yönünden de kabul kararı verilmesi gerekirken sehven muaaceliyet tarihinde hata edilmek suretiyle bu kısım alacak yönünden red kararı verildiği anlaşılmakla, asıl davanın Kısmen Kabulü ile; davalı borçluların Ankara 3. İcra Dairesinin 2020/8182 esas sayılı dosyasında 126.065,34 TL asıl alacak üzerinden itirazının iptaline, bu miktar yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,Taraflar arasındaki mutabakat çerçevesinde hükmolunan alacak likit ve itiraz haksız olmakla asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 25.213,06 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,karşı ve birleşen davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya kazandırılan 04.03.2024 tarihli raporda, Ankara 3.İcra Müdürlüğü’nün 2020/124563 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemidir. ek rapor içeriğinde müvekkilinin karşı yandan, takibe konu edilen miktar kadar yani 223.934,61 TL alacaklı olduğu sonucuna ulaşıldığını, mahkeme kararının gerekçesinde davalı borçlunun takibe yaptığı itirazının yerinde olmadığına değindiğini ve hüküm fıkrasında da kısmen kabul kararı verilerek takibe yapılan 126.065,34 TL lik itirazın iptali ile takibin devamına karar verdiğini, ancak yerel mahkeme kararın gerekçe kısmında, aslında takibe konulan günde davacı müvekkilinin 225.000,00 TL alacaklı olduğu, red edilen 98.934,66 Tl açısından da kabul kararı verilmesi gerekirken bu kararın verilmediğinin, kararın red edilen bu 98.934,66 TL açısından sevhen verildiği ifadelerine yer vermediğini, bu açıklamalar yani yerel mahkemenin her ne kadar hüküm fıkrasında 98.934,66 TL'yi reddetmiş ise de, gerekçesinde sevhen hataya düşülerek kısa kararda hata yapıldığını dile getirmiş olmasına göre haklılıklarını yerel mahkemenin de kabul ettiğini gösterdiğini, nitekim sunulan bilirkişi raporu da alacak haklarını doğruladığını bu açıdan yerel mahkemenin sevhen reddettiği miktar açısından kurulan kararın hatalı olduğunu belirterek, kaldırılması yönünde karar tesis edilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı /karşı ve birleşen davada davacılar vekilleri istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça Ankara 3. İcra Müdürlüğü nezdinde 2020/8182 sayılı dosya ile açılan icra takibi neticesinde müvekkillerinin 08.10.2020 tarihinde icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davanın tarihi 01.12.2021 olup 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, bu nedenle öncelikle huzurdaki davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafından talep edildiğinin aksine müvekkilinin davacıya hiçbir nam ve suret altında bir borcu bulunmadığını davacının, taraflarca akdedilen sözleşmeler kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmediğini müvekkili tarafından söz konusu durumun defalarca davacıya ihtar edilmesine rağmen edimlerinin ifa edilmediğini, eksik ve kusurlu işlerin müvekkili tarafından 3. kişilere davacı nam ve hesabına yaptırıldığını ve ihale makamına teslim edildiğini, müvekkilinin T.C. Toplu Konut İdaresine ait Türk-Alman Üniversitesi 1. Etap Kampüs Binaları İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşlerini'nin yapımını üstlendiğini, bu kapsamda davacı ile 09.01.2017 tarihli sözleşme imzalanarak, davacı "işe ait onaylı Elektrik Projlerde gösterilen Elektrik Tesisat işlerinin proje ve şartnamelere göre" yapılması işini üstlendiğini,davacının somut işte alt yüklenici konumunda olduğunu, hak ve yükümlülükleri yine aynı sözleşme ile belirlenerek işin süresinin 10.01.2017 ve 15.12.2017 tarihleri olarak belirlendiğini, davacıya tarafların hazır bulunması ve tutanak ile 10.01.2017 tarihinde işyeri teslim edilerek müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, bu kapsamda davacının 09.01.2017 tarihli sözleşmeye konu işi taahhüt edilen tarihte tamamlamadığını, işi sözleşmeye aykırı şekilde bırakıp gittiğini, davacıya birden fazla kere hem sözlü hem de noter vasıtası ile ihtarname çekilerek işi teslim edip geçici kabule hazır hale getirmesi için süre verildiğini ancak davacının bu süre içinde de işe geri dönmediğini, davacının tamamlamadığı işler sebebiyle, müvekkilinin söz konusu inşaat işini süresinde bitirebilmek için davacının tamamlamadığı, eksik ve kusurlu bıraktığı işleri 3.kişilere davacı nam ve hesabına tamamlatıp işi teslime ve kabule hazır hale getirdiğini, davacıya toplamda 12.167.474,26 TL ödendiğini, söz konusu ödemelerin tarafların ticari defterleri ile de sabit hale geldiğini, davacı tarafça kendisine verilen süre içinde hiçbir şekilde çalışılmadığını, şantiye sahasında hazır bulunulmadığını eksik ve ayıplar giderilmediğini, müvekkilinin ihale makamı tarafından bu kapsamda ihtar edildiğini, her ne kadar müvekkili tarafından davacıya birden fazla kere işi tamamlayıp, eksik ve ayıpları giderip teslim ve geçici kabule hazır hale getirmesi için süre tanınmışsa da, davacı tarafından hiçbir şekilde eksik ve ayıpların giderilmediğini, müvekkilinin ihale makamı nezdinde kusurlu duruma düşürüldüğünü ve en nihayetinde müvekkillerinin ile davacı arasında imzalanan sözleşmenin 3-9. maddesi ile 7 ve 8. maddeleri kapsamında davacıya söz konusu durum bildirilerek davacının yapmadığı işler ile ihale makamı tarafından eksik ve ayıplı bulunan işler için davacı nam ve hesabına bu işler yaptırıldığını ve işin idareye teslim edildiğini hal böyleyken davacının yapmadığı ve eksik, ayıplı yaptığı imalatlar için alacak talebinde bulunmasının hukuken mümkün olmayıp söz konusu iddiların gerçeklerle de örtüşmediğini, davacı tarafça 323.934,66 TL (KDV dahil) alacak olduğu iddia edilmişse de; söz konusu alacağın hiç bir şekilde muaccel hale gelmediğini taraflar arasında 06.02.2020 tarihinde imzalanan zeyilnamenin 2-2. maddesinde yer alan koşulların açık ve net olduğunu ,her ne kadar davacı tarafça 323.934,66 TL (KDV dahil) alacak olduğu iddia edilmişse de, söz konusu alacağın hem 09.01.2017 tarihli eser sözleşmesi hem de 06.02.2020 tarihli zeyilname kapsamında doğmuş olmasının mümkün olmadığını zira hem 09.07.2017 tarihli ana sözleşmenin hem de zeyilnamenin akdedilme amacının davacı tarafından yapılan imalatların idare'ye kabulünü de içerdiğini oysa ki taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının işi tamamlaması, teslim etmemesi ve kabule hazır hale getirmemesinden kaynaklandığını söz konusu imalatların idare tarafında da kabul edilmediğini, müvekkilinin bu tamamlanmayan işleri 3. kişilere yaptırdığı, eksik ve kusurlu imalatlardaki eksik ve kusurları da giderdiğinin açık olduğunu, 09.01.2017 tarihli sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmenin konusu "... Sözleşmede belirtilen, ayrıca aynı işe ait onaylı Elektrik Projede gösterilen Elektrik Tesisat işlerinin proje ve şartnamelere göre, yürürlükteki tüm kanunlara uygun olmak şartıyla tekniğe ve amacına uygun olarak imalatlarının yapılması, işletmeye alınması, yaptığı iş ve imalatların T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi'ne teslim edilip kabulü yaptırılacaktır." şeklinde belirlendiğini, yine aynı sözleşmenin 5. maddesinde davacıya ödemelerin ne şekilde ve ne zaman yaptırılacağının da belirtildiğini, geçici kabulün davacının kusuru nedeniyle yapılmaması nedeniyle davacının iddia ettiği alacağın doğmuş olmasının mümkün olmadığını, bununla beraber yine zeyilnamede de ödemelerin ne şekilde ve ne zaman yapılacağı kararlaştırıldığını, bu ödemelerin yapılması için öncelikle davacının geçici kabul eksikliklerini tamamlaması ve idare tarafından bunun onaylanması gerekeceğinin belirlendiğini şarta bağlı bu ödemenin, davacının kusuru nedeniyle yapılmamasının pek tabii olduğunu, davacı tarafça dosya kapsamına sunulan ve fakat kendi kayıtlarında bulunmayan ve İhale Makamı nezdinde bir geçerliliği olmayan geçici kabul tutanağındaki tarihin 18.12.2017 olup, davacının Zeyilname tarihine kadar işi geçici kabule hazır hale getirmediğinin açık ve net olduğunu, en basit mantıkla, davacının işi tamamlayıp, işletmeye alıp, teslim etmesi ve idarenin bu işi kabul etmesi halinde taraflar arasında 09.01.2017 tarihli sözleşme haricinde bir başka belge düzenlenmeyeceğinin açık ve net olduğunu, davacının kendi kusuru ile işi tamamlamadığını, bırakıp gittiğini ve müvekkilini mağdur etmişken hala alacağının olduğunu iddia etmesinin gerçeğe aykırı olduğunu, mahkemece %20 icra inkar tazminatına hükmedildiğini, söz konusu kararın hatalı olduğunu alacak likit olmayıp yapılan yargılama neticesinde belirli hale geldiğinden, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ,Yargıtay içtihatları gereğince likit bir alacaktan bahsedebilmek için alacağın tutarının belli ya da belirlenebilir olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için tüm unsurların bilinmesi gerektiğini somut olayda alacağın yargılamayı gerektirir nitelikte olduğunu, mahkemenin kısmen kabül kararı ile icra inkar tazminatına hükmetmesinin durumu birbiri ile çelişki içerisinde olduğunu ortada bir eser sözleşmesi olduğunu taraflar arasındaki uyuşmazlığın ise eser sözleşmesinin gerektiği gibi ifa edilip edilmediğinden, edildi ise ne kadarının edildiğinden kaynaklandığını bilirkişi raporlarıyla da alacağın likit olmadığının sabit olduğunu ,hal böyle iken alacağın likit olduğu tespitine katılmanın mümkün olmadığını taraflarınca kök ve ek rapora karşı itirazda bulunulmuşsa da mahkemece bu itirazlarının karşılanmadığını, bilirkişilerin subjektif yorumları neticesinde hazırlanan raporları kabul etmenin mümkün olmadığının raporların çelişkili olduğunu, asıl davada davacı tarafından, Ankara 3. İcra Müdürlüğü’nün 2020/8182 sayılı dosyası ile davalılar ... ....... Enerji İnş. AŞ. - İnşaat Tic. Müşavirlik Ltd. Şti. Adi Ortaklığı, ... İnşaat ve ............ aleyhine başlatılan takipte asıl alacak: 223.934,66 TL ve işlemiş faiz : 40.308,24 TL olmak üzere toplam 264.242,90 TL tahsili talep edildiği, borcun sebebinin ise 01.10.2018 tarih 039873 nolu faturadan kaynaklı bakiye alacak olarak gösterildiğini, borcun sebebi olarak gösterilen faturanın ilgili olduğu yıl sonu, (31.12.2018) itibariyle tarafların ticari defter kayıtlarına göre, davacının, iş ortaklığından 1.955.176,96 TL alacaklı olduğu ve bu rakamdan bir takım işlemlerden sonra nihayet iki yıl sonunda, 31.12.2020 tarihinde 223.934,61 TL alacaklı olduğu varsayıldığına göre, takibe konu alacağın 01.10.2018 tarih ve 039873 nolu fatura olmadığının açık olduğunu, borcun sebebinin bu fatura olduğunun irdelenmesi gerekirken bilirkişi heyetinin bu talebi ihmal etmiş olmasının önemli bir eksiklik olduğunu, bahsedilen fatura bedelinin ödendiğini, ticari defter kayıtlarındaki göreceli, izafi geçici hakkedişlere bağlı olarak ortaya çıkanborç bakiyesinin 2019 yılında düzenlenen faturalardan, yani başka faturalardan kaynaklandığını, takibe konu edilen 01.10.2018 tarih 039873 nolu fatura nedeniyle borcun varlığının ispat edilemediğini müvekkilinin bu faturadan dolayı borcu bulunmadığını ,taraflar arasında düzenlenen zeyilnamenin Konu başlıklı 2’nci maddesi aynen; “İş bu Zeyilname, Müteahhit ile Taşeron arasında imzalanmış olan ana sözleşmeye ek olarak hazırlanmıştır. İş bu Zeyilnamede belirtilmeyen hususlar ana sözleşmede belirtildiği gibi uygulanacaktır." denildiğini, müteahhit ile taşeron arasında 18.12.2017 tarihinde geçici kabul yapıldığını, bu geçici kabule bağlı olarak taşeron, ana sözleşme kapsamındaki işler ile ilgili toplamda 10.700,000 TL + KDV tutarında hakediş faturasını müteahhite kestiğini, taşeron ile müteahhitin, ana sözleşme kapsamındaki işler dışında kalan birtakım işler için 29.11.2019 tarihinde ve 09.01.2020 tarihinde 2 adet ek iş sözleşmesi imzaladığını taşeronun bu ek iş sözleşmelerinde belirtilen işleri yaptığını ve müteahhite 18.01.2020 tarihli ve 29.000 TL + KDV tutarlı fatura ile 18.01.2020 tarihli ve 50.000 TL + KDV tutarlı faturaları kestiğini, bu maddede tariflenen faturalar sonucunda taşeronun müteahhitten 323.934,66 TL (KDV dahil) tutarında alacağı bulunduğunu, söz konusu bu alacak madde 1’in uygulanması aşamasında taşeron tarafından teslim alınacak çeklere bağlı olarak güncelleneceğini, ortaya çıkacak alacağın ödemesinin " 225.000 TL, İdare ile Müteahhit arasında yapılacak/yapılan geçici kabulün eksiklerinin tamamlanarak İdare tarafından onaylanmasından sonra 2 hafta içinde nakit olarak ödenecektir. * Kalan tutar, İdare ile Müteahhit arasında yapılacak olan kesin kabulün onaylanmasından sonra 2 hafta içinde nakit olarak ödenecektir.” şeklinde düzenlendiğini, bilirkişi heyetinin 04.03.2024 tarihli ek bilirkişi raporunun 25’nci sayfasında “Dosyada mevcut delil durumuna göre, dosyalar kapsamında bulunabilen, İDARE teknik komisyonları tarafından tutulan Geçici Kabul Tutanakları, 6 firma ile yapılan tamamlama sözleşmeleri ve davacı/karşı davalı ile yapılan Taşeron Sözleşmesindeki imalat kalemlerini teknik bilirkişi heyet üyelerinin deneyim ve öngörüsü ile teknik bir kıyaslama yapıldığında 6 firma ile yapılan tamamlama sözleşmelerinde yer alan iş kalemleri davacı/karşı davalı ile yapılan TAŞERON Sözleşmesi kapsamına giren işleri ihtiva ettiği değerlendirilmektedir.” şeklinde yapılan tespit ve değerlendirme ile davacı/karşı davalının edimini tam ve eksiksiz yerine getirmemiş olduğunu teyit ettiğini, zeyilnamenin ilerleyen maddelerinde sözleşme dışı birtakım işlerin daha taşeron tarafından yapılacağı ve buna ilişkin faturaların düzenleneceği hükme bağlandığını bu durumda taraflar arasındaki ticari ilişki açısından bu tarihteki alacağın kesin olmadığını ,nitekim eser sözleşmelerinin yapısı itibariyle, eserin meydana getirilmesi safhasında ödemelere esas olarak düzenlenen hakkediş raporları alelusul avans mahiyetinde ödemeler olduğunu somut uyuşmazlıkta da taraflar arasında asıl işveren idare tarafından düzenlenen bu alelusul hakkedişlerde kullanılan pursantaj oranlarına paralel ödemeler yapılacağı sözleşme ile düzenlendiğini,bu açıklamalar ile, tarafların ticari defterlerinde, zeyilnamenin imzalandığı tarih olan 06.02.2020 ve o yılın sonu (31.12.2020) itibariyle görülen, 323.934,66 TL değil de, 223.934,61 TL davacı alacağının sabit bir değer ifade etmeyeceğini ortaya koyulduğunu, Zeyilnamede borç-alacak rakamı belirlenmiş olmasının yanında bu rakamın ödenmesi de yine aynı madde içerisinde şarta bağlandığını, o şartın idare ile müteahhit arasında yapılacak/yapılan geçici kabulün eksiklerinin tamamlanarak idare tarafından onaylanması olduğunu, bu şartın yerine getirilip getirilmediği, yerine getirildi ise kimin tarafından yerine getirildiğinin, ne kadar masraf yapılarak yerine getirilmiş olduğu irdelenmeden davacının alacaklı olduğuna kanaat getirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zeyilnamenin iligli maddesi içerisinde müvekkillerine yüklenen sorumluluğun mutlak ve kesin olarak kabul edilirken davacıya yüklenen sorumluluğun yerine getirilip getirilmediğinin araştırılmadan, bu zeyilnameye dayanılarak davacı alacağı hesap edilmesi ve bu alacağa hak kazanıldığının beyan edilmesinin hatalı olduğunu ,diğer taraftan asıl işveren idare TOKİ, işin müşaviri ve müvekkillerinin oluşturduğu iş ortaklığı tarafından 18.12.2020 tarihinde düzenlenen tutanak (Zeyilname düzenlenmesinden yaklaşık 11 ay sonra)ile davacının yükleniminde bulunan iş ve işlemlerde bir takım eksiklik ve kusurlar bulunduğu tespit edildiğini, Zeyilname ile getirilen düzenlemenin hiçbir yerinde, davacı taşeronun, eseri meydana getirme ve teslim etme yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir hüküm bulunmadığı gibi Zeyilnamede, 09.01.2017 tarihli sözleşmenin zeyilname hükümleri ile çelişmeyeceğinin de kabul edildiğini,18.12.2020 tarih itibariyle asıl işveren idare TOKİ tarafından eksik ve kusurlarıyla kabul edilen ve eksik ve kusurların giderilmesi için süre verilen ve davacının/karşı davalının yükleniminde olan iş konusunda düzenlenen sözleşmeye riayet edilip edilmediğine bakılmaksızın, işin kesin hesabına bakılmaksızın asıl dava yönünden davacının alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmesinin olayın gerçek mahiyetine uygun düşmediğini dolayısıyla sözleşmenin davacı/karşı davalıya yüklemiş olduğu yükümlülüklerin tamamen ifa edilmemiş olduğu anlaşılmakla, davacının/karşı davalının sözleşme ile belirlenen ücreti hak etmemiş olduğunun tutanakla tespit edildiğini, karşı dava ve birleşen dava yönünden istinaf sebepleri, davacı/karşı davalının kusuru ve işi tamamlamadan terk etmesi nedeniyle müvekkiline ihale makamı tarafından gecikme cezası tahakkuk ettirildiğini, davacıya tarafların hazır bulunması ve tutanak ile 10.01.2017 tarihinde işyeri teslim edilerek müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, bu kapsamda davacının 09.01.2017 tarihli sözleşmeye konu işi taahhüt edilen tarihte (10.01.207 VE 15.12.2017 tarihleri) tamamlamadığını, işi sözleşmeye aykırı şekilde bırakıp gittiğini, bu kapsamda davacıya birden fazla kere hem sözlü hem de noter vasıtası ile ihtarname çekilerek işi teslim edip geçici kabule hazır hale getirmesi için süre verildiğini ancak davacı bu süre içinde de işe geri dönmediğini,davacının tamamlamadığı işler sebebiyle, Müvekkilinin söz konusu inşaat işini süresinde bitirebilmek için davacının tamamlamadığı, eksik ve kusurlu bıraktığı ileri 3. kişilere davacı nam ve hesabına tamamlatıp işi teslime ve kabule hazır hale getirdiğini ancak bu süre içerisinde müvekkilinin oldukça mağdur olduğunu, davacı/karşı davalnın işi tamamlamaması, eksik ve kusurlu bırakması sebebiyle İhale Makamı olan İdare tarafından müvekkiline gecikme cezası verildiğini müvekkili davacı/karşı davalı nedeniyle ayrıca 106.571,75 TL'yi İhale Makamı olan idareye ödemek zorunda kaldığını bu tutarın da karşı taraftan tahsil edilmesi gerektiğini, müvekkilleri tarafından davacı/karşı davalıya gerek sözlü gerek yazılı uyarılarda bulunulmasına rağmen davacı/karşı davalı tarafça yükümlülüklerin yerine getirilmemesinde ısrar edildiğini , mahkemece bu konuda "mahkeme eliyle tespit yaptırılmadığı" gerekçesi ile karşı davanın reddinin hatalı olduğunu, müvekkili tarafından ilk olarak davacı/karşı davalıya 09.08.2019 tarihinde Ankara 57. Noterliği vasıtası ile 24368 yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek, özetle 09.01.2017 tarihli eser sözleşmesi kapsamında "yükümlülük altında bulunan iş ve imalatların tamamlanmadığı ve yapılan iş ve imalatlarda eksik ve ayıpların bulunduğu ve bu nedenle İhale Makamı tarafından teslim ve kabul işlemlerinin yapılamadığı, ilgili sözleşmenin 3-09 maddesi gereğince cezai şart uygulanacağı, 3-07 maddesi gereğince işi tamamlanmadan bırakıldığı takdirde herhangi bir hak talebinde bulunulamayacağı, işe devam mecburiyetinin bulunduğu" bildirildiğini ve ihtarnamenin devamında onaylı proje ve şartnameye aykırı, eksik ve ayıplı olan kalemler bildirilerek, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde imalatlarda yer alan eksik ve ayıpların giderilerek teslim ve kabule uygun hale getirilmesi, aksi halde varsa teminatın kullanılacağı, günlük cezai şart tahakkuk ettirileceği, işlerin nam ve hesaba yaptırılabileceğinin ihtar edildiğini ,daha sonra yine Müvekkilleri tarafından 30.10.2019 tarihinde Ankara 57. Noterliği vasıtası ile 32074 yevmiye numaralı bir başka ihtarname gönderilerek, bu ihtarname ekinde İhale Makamı tarafından inşaat kapsamında yapılan incelemeler neticesinde imalat ve malzeme eksik listesi ile bunların parasal karşılığının da davacı/karşı davalıya ihtar edildiğini, ihtarnamede yer alan hususların yerine getirilmemesi halinde eksik ve ayılı imalatların davacı/karşı davalı nam ve hesabına yaptırılacağının beyan edildiğini, söz konusu ihtarname incelendiğinde İhale Makamı tarafından davacı/karşı davalının yapması gereken imalatlar kapsamında eksik ve kusurlu işlerin bildirildiğini davacının bu kalemlerin teker teker neler olduğundan haberdar olduğunu ,daha sonra 05.05.2020 tarihinde Ankara 57. Noterliği vasıtası ile 07092 yevmiye nolu ihtarname ile geçici kabul işlemlerinin başlatıldığı 07/10/2019 tarihinden geçen 180 gün boyunca davacı/karşı davalının yükümlülüğündeki eksik ve ayıplı imalatları gidermediği, İhale Makamı tarafından müvekkillerine verilen geçici kabul eksiklerinin tamamlanması süresinin dolduğu ve bu nedenle müvekkilleri adına cezai şart tahakkuk ettirildiğinin ihtar edildiğini ve ayrıca teslim ve geçici kabule engel olan eksik imalat listesinin bir kere daha bildirildiğini,bir kere daha 14.05.2021 tarihinde Ankara 57. Noterliği vasıtası ile 07576 Yevmiye Numarası ile ihtarname gönderilerek; İhale Makamı tarafından müvekkiline yükletilen 72.611,44 TL +KDV ile 2.753,49 TL+KDV reaktif bedelin davacı tarafa ait olduğu, bu ve kusuru nedeni ile tahakkuk eden benzeri bedellerin davacı tarafa rücu edileceği bildirildiğini ilgili tutarın da davacı/karşı davalıdan tahsili gerektiğini,akabinde 20.05.2020 tarihinde İhale Makamı tarafından müvekkile Bakırköy 49. Noterliği vasıtası ve 6853 Yevmiye Numarası ile bir ihtarname gönderildiğini ve 30.12.2019 tarihinde Geçici Kabul Tutanağı onaylandığını ve fakat bu onaydan sonra da yapımı tamamlanan yapıların Üniversiteye tesliminden sonra kullanım esnasında oluşan ve kullanıma engel teşkil eden kusurlarda dahil problemlerin oluştuğu ve bunların 20 gün içerisinde giderilmesi gerektiği aksi halde Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 48. maddesi kapsamında fesih işlemlerinin tesis edileceğinin ihtar edildiğini söz konusu durumun davacı/karşı davalının yarattığı tahribatın açık bir göstergesi olduğunu, İhale Makamının gönderdiği ihtarnameden de açıkça anlaşılacağı üzere davacı/karşı davalının kendi kusurı ile işi tamamlamadığını, eksik ve kusurlu işleri gidermediğini, sadece işbu durumun bir mahkeme eliyle tespit ettirilmemesinin söz konu işlerin tam ve eksiksiz yapıldığı anlamına gelmeyeceğini bunun kabulünün mümkün olmayıp o halde neden 3.kişilerle sözleşme yapıldığının da mahkemece irdelenmediğinin araştırılması gerektiğini, ihale makamı tarafından müvekkilerine yapılan ihtar üzerine müvekkillerinin eksik ve ayıplı imalatları davacı/ karşı davalı nam ve hesabına yaptırmak üzere 3. kişilerle sözleşme akdettiği ve ödemeler yaptığını nilirkişi raporlarında ve gerekçeli kararda karşı davada yer alan talepleri yokmuş gibi hareket edilerek karar verildiğini, raporda irdelenmeyen bir diğer hususun, ki bu hususun aynı zamanda karşı ve birleşen davanın da konusunu teşkil etmekte olan, geçici ve kesin kabul eksikliklerinin davacı nam ve hesabına 3. kişilere yaptırılmış olması olduğunu, 3. kişiler tarafından iş ortaklığı adına düzenlenen faturalar rapor ile tespit ve kabul edilmişken, davacı/karşı davalının edimini sözleşme ahkamına uygun olarak yerine getirdiği kabulünden hareketle davacının alacaklı olduğunu ileri sürmek sözleşmeyi ihmal ve ihlal etmek olacağını, burada dikkat edilmesi gereken bir başka hususun, geçici ve kesin kabul eksikliklerinin kimin tarafından tamamlanmış olduğuna ilişkin olarak, davacı tarafın ticari defterlerinde her hangi bir tespit yapılmamış olması olduğunu, zira eğer bu eksikliklerin davacı tarafından tamamlanmış olsaydı, davacı tarafın ticari defter kayıtlarında buna ilişkin maliyet unsurlarının ayrı bir hesapta (193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunun Madde 42-44 ve Türkiye Muhasebe Standartlar ve Muhasebe Uygulama Genel Tebliği gereği)takip edilmiş olması, eksiklikleri gidermek için istihdam edilen personelin SGK kayıtları veya davacı tarafından bu eksik işlerile alakalı hizmet alımı var ise bu hizmet alımına ilişkin maliyet unsurlarının da tespit edilmesi gerektiğini bu tespit yapılmadan geçici ve kesin kabul eksikliklerinin davacı tarafından giderildiği kabulünden hareketle taraflar arasındaki ticari ilişkinin nihai sonucunu hesap edebilmenin mümkün olmadığını , buna mukabil davalılar/karşı davacılar tarafından teşkil edilen iş ortaklığının, geçici ve kesin kabul eksikliklerinin tamamlanması için dava dışı üçüncü şahıslarla sözleşme imzaladığı ve bu sözleşmeler tahtında ödemeler yaptığının bilirkişi heyetince tespit edildiğini, itirazın iptali davasında, takip borçlusu müvekkillerinin borca itiraz ettiğini bu noktada sözleşmenin bir bütün halinde uygulanıp uygulanmadığına bağlı olarak borcun varlığından veya yokluğundan bahsedilebileceğini, burada yapılması gerekenin takip borçlusunun, taraflar arasındaki ayakta olan sözleşmeye göreborçlu olup olmadığının, borcun likit olup olmadığının tespiti olduğunu , bilirkişi heyeti zeyilnamede belirlenen 323.934,66 TL rakamı üzerinden hesap yapmasına rağmen takibin, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle tutulan muhasebe kayıtlarındaki ekstrede (cari hesapta) belirlenen 223.934,66 TL üzerinden başlatıldığını raporda bu çelişkinin irdelenmediğini , çelişkinin giderilmediğini, Bilirkişi heyetinin taleple bağlı kalmadığını , Bilirkişi Heyetinin 04.03.2024 tarihli Ek Bilirkişi Raporunun 25’nci sayfasında “Dosyada mevcut delil durumuna göre, dosyalar kapsamında bulunabilen, İDARE teknik komisyonları tarafından tutulan Geçici Kabul Tutanakları, 6 firma ile yapılan tamamlama sözleşmeleri ve davacı/karşı davalı ile yapılan Taşeron Sözleşmesindeki imalat kalemlerini teknik bilirkişi heyet üyelerinin deneyim ve öngörüsü ile teknik bir kıyaslama yapıldığında 6 firma ile yapılan tamamlama sözleşmelerinde yer alan iş kalemleri davacı/karşı davalı ile yapılan TAŞERON Sözleşmesi kapsamına giren işleri ihtiva ettiği değerlendirilmektedir.” şeklinde yapılan tespit ve değerlendirme ile davacı/karşı davalının edimini tam ve eksiksiz yerine getirmemiş olduğunu kabul etmiş, zeyilnamede yer alan“….. Ortaya çıkacak alacağın ödemesinin* 225.000 TL, İdare ile Müteahhit arasında yapılacak/yapılan geçici kabulün eksiklerinin tamamlanarak İdare tarafından onaylanmasından sonra 2 hafta içinde nakit olarak ödenecektir. * Kalan tutar, İdare ile Müteahhit arasında yapılacak olan kesin kabulün onaylanmasından sonra 2 hafta içinde nakit olarak ödenecektir.” şeklindeki düzenlemede, davacı/karşı davalının 225.000 TL talep edebilmesi için gerekli şart olan geçici kabul eksikliklerinin tamamlanarak idare tarafından onaylanması işleminin yapılması gerektiğini irdelemediğini, heyet tarafından da tespit edildiği üzere, dava dışı üçüncü kişilerle yapılan sözleşmelere konu olan iş ve işlemler davacı/karşı davalının sözleşme kapsamında yapmakla yükümlü olduğu işler olduğunu, eksikliklerin giderilmesi için yapılan 6 ayrı sözleşmenin tarihleri 29.05.2020 – 29.05.2020 – 23.06.2020 – 02.06.2020 – 20.01.2022 – 21.01.2022 olup, bu tarihlerde davacı/karşı davalının edimini sözleşme ve zeyilnameye göre eksiksiz ve kusursuz yerine getirmemiş olduğunun açık olduğunu ve yine bilirkişi heyetince tespit edildiğini, bu bakımdan, zeyilnamede düzenlenen şartların yerine getirilmediğinin tespiti yapılan bir olayda tasarruf kabiliyeti olan bir alacaktan bahsedilemeyeceğinin açık olduğunu zira ödeme şartının yerine getirilmesi halinde kararlaştırılan alacağın talep edilebilecek, tasarruf edilebilecek bir alacak olabileceğini, davacı/karşı davalının eser sözleşmesi kapsamında türk borçlar kanunu'ndan kaynaklı yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getirmediğini bu nedenle davacı/karşı davalının müvekkilinden alacaklı olması iddiasının olağan ve gerçek dışı olduğunu davacı/karşı davalının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin alacaklı olduğunu, gerek davacı/karşı davalı ile imzalanan eser sözleşmesi gerekse türk borçlar kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler kapsamında alt yüklenici işe zamanında başlamak ve devam edip işi özen ve sadakatle bizzat kendisi yapmak ile yükümlü olduğunu, müvekkilinin defalarca hem sözlü hem de yazılı şekilde davacı/karşı davalıyı makul süre içinde işe devam etmeye, eksik ve ayıplı imalatları gidermeye davet etmişse de; davacı/karşı davalı işe devam etmediğini, müvekkilinin ihale makamı nezdinde maddi ve manevi mağduriyetine sebep olduğunu davacı/karşı davalının bu kapsamda işi tamamlayamayacağı açık olduğundan müvekkilinin işi 3. kişilere yaptırdığını ve eksik ve ayıpları teslim ve kabule uygun hale getirdiğini, davacının/karşı davalının gerek sözleşme gerek tbk kapsamındaki bir diğer borcu "işi teslim" etmek olduğunu davacı/karşı davalının işi teslim ettiğine dair bir delil sunmadığını davacının sözleşme konusu işi tamamlayarak eksiksiz şekilde müvekkiline teslim etmesi gerektiğini kaldı ki davacının bu yükümlülüğe aykırı davranmasının müvekkilin değil kendi kusurundan kaynaklandığını zira müvekkili tarafından yer tesliminin 10.01.2017 tarihinde yapıldığını, davacı/karşı davalının sözleşme ve TBK kapsamındaki bir diğer yükümlülüğünün ayıptan sorumluluk olduğunu, alt yüklenicinin yüklendiği işi sözleşmeye uygun olarak ayıpsız ve eksiksiz şekilde tamamlamak ve yükleniciye teslim etmek zorunda olduğunu alt yüklenicinin yapımını üstlendiği işin alt yüklenicilik sözleşmesiyle taahhüt edilen veya TMK md.2 dürüstlük kuralı gereği olması gereken vasıfları taşımaması halinde ayıp söz konusu olduğunu ,somut olayda davacı/karşı davalının ayıplı imalatları İhale Makamının tespitleri ile sabit olduğunu , yapılan imalatların bir kısmı gerekli vasıfları taşımadığından teslim ve geçici kabul yapılamadığını ,ayrıca davacı/karşı davalının bir kısım imalatlarının gizli ayıplı olduğu da yine İhale Makamı tarafından Müvekkiline gönderilen ihtarname ile sabit olduğunu zira, ihtarnamede "kullanım esnasında oluşan ve kullanımdan sonra meydana gelen" kusurlar olduğu açıkça ifade edildiğini, reaktif bedel alacağı yönünden yapılan değerlendirmeler yönünden mahkemenin kararının hatalı olduğunu, reaktif bedel oluşumuna ilişkin ayrıntılı açıklamalar ve itirazlar yapılmış olsa da bilirkişi heyetince bu itirazların da dikkate alınmadığını ,elektrik abonelerinin reaktif tüketin bedeli (reaktif ceza) ödememek için özel bir sistem olan kompanzasyon sistemi kurduğunu, bu sistemin projesine uygunmontajı ve proje ile belirlenen parametrelere uygun olarak çalışır bir vaziyette bulunması halinde reaktif tüketim bedeli ortaya çıkmayacağını zira bu sistemin bunun için kurulduğunu ,davacı/karşı davalı tarafından kurulan sistem görevini ifa etmediğinden müvekkillerinin ceza ödemek zorunda kaldıklarını ortada olan sonucun, müvekkillerinin herhangi bir kusuru, sorumluluğu olmaksızın ceza ödemek zorunda kalmaları olduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin tabii eki olan ana sözleşme ve ekleri içinde yer alan yapım işleri genel şartnamesi mucibince proje hatasından bahsedebilmesi için 15 gün içerisinde yazılı olarak bu durumun muhatabına bildirilmesi gerektiğini ,bu yapılmadığı takdirde sorumluluğun uygulamacı üzerinde kaldığını ,ek raporun 26’ncı sayfasında 08.12.2019 Tarihli İş Emri başlığı altında, “Davalı/karşı davacı, Reaktif Tüketime yol açtığı anlaşılan alt yapıya ilişkin olarak, davacı tarafından projeye göre kurulan trafo sisteminin yetersizliği nedeniyle revizyon yapılması ihtiyacına yönelik olarak aşağıdaki İş Emrini imzalayarak davacıya bildirmiştir.” şeklinde değerlendirmenin devamında İş Emri metni aynen rapora dercedildikten sonra “İş Emrinden anlaşıldığı üzere, davacı proje kapsamında bir alt yapı kurmuş, bu alt yapının yetersizliği davalı tarafından tespit edilmiş ve revizyon yapılması istenmiş, davacı bu revizyon neticesinde ortaya çıkabilecek olumsuzlukları davalıya (sözlü olarak) bildirmiş, davalı bunun üzerine İş Emri ile her türlü sorumluluğu üstlenerek revizyonun yapılması talimatı vermiştir. Fakat davacı bu İş Emri kapsamındaki revizyonu yapmamıştır.” şeklinde tespit ve değerlendirme yapıldığını, bilirkişi heyetince "sözlü yapıldığı" iddia edilen bir bildirime riayet edilmesinin oldukça şaşırtıcı olduğunu, taraflar arasında kurulan sözleşme ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde, iş sahibinin işin yapılması sırasında proje değişikliğine gidebileceğini, buna hakkı olduğu ve yüklenicinin de işverenin talebine uygun davranmak zorunda olduğundan hareketle, bu talimatı yerine getirmeyen davacı/karşı davalının sözleşmeye aykırı davranışının da ek rapor ile tespit edildiğini, ek raporun 28’nci sayfasının ikinci paragrafında, “Bu revizyon ihtiyacı ortaya çıktığında davacının kurmuş olduğu altyapının sözleşme ile bağıtlanan projeye uygun olmadığına yönelik bir tespit ve ihbarın davalı tarafından davacıya yapıldığına yönelik bir bilgi ve belge tarafımızdan dosya kapsamında bulunamamıştır. Revizyon gerekliliğinin davalının idare ile yaptığı koordinasyon sonucunda mı, kendi yaptığı değerlendirmelerden mi, projelendirme hatasından mı, davacının projeye uygun imalat yapmamasından mı kaynaklandığı tespit edilememiştir.” şeklinde yapılan değerlendirmenin sonucu değiştirmediğini, heyet tarafından burada sayılan hususların hiç birisinin konu ile alakası bulunmadığını, iş emri ile talep edilen “revizyon” olduğunu , bu kelime mevcut bir durumun, projenin yeni ihtiyaçlara göre değiştirilmesi, eski tabirle tadil edilmesini ifade eder ki, uygulanan veya henüz uygulanmamış projenin tadil edilmes talep edildiğini ve bunun davacı tarafından sözleşmeye aykırı bir şekilde yerine getirilmediğini, keza revizyon ihtiyacının davalı tarafından veya asıl işveren idare tarafından tespit edilmesinin dava ile ilgisi olmadığını, kim tarafından tespit edilirse edilsin, yapım işler genel şartnamesine göre ortaya çıkacak olumsuzluğun yüklenici tarafından tespit edilerek 15 gün içerisinde işverene bildirmesi gerektiğini aksi davranışta meydana gelecek olumsuzluktan sorumlu olacağını ,işveren müvekkili tarafından, davacı taşerona verilen ve davacı tarafından yerine getirilmemiş olan talimata uygun olarak, müvekkili tarafından dava dışı symsan şirketine 02.06.2020 tarihli sözleşme ile “trafo binası başlığı altında yer alan bu konuya ilişkin olduğu anlaşılan işler de yaptırılmıştır.” ve bu hususun tespitinin raporda yer aldığını, yapılması zarureti ortada olan ve fakat davacı/karşı davalı tarafından yapılmayan bir iş ve işlem daha sonra üçüncü bir firmaya yaptırıldığını, kök rapora yapılan itirazlarımızın çoğunluğu ek raporda irdelenmediğini bu kapsamda tüm itirazların karşılanması için yeni bir heyet oluşturularak bu heyetten rapor alınmasının zorunlu hale geldiğini, birleşen davanın reddinin hatalı olduğunu ,bilirkişi heyetinin, ortada ayakta olan bir sözleşme varken varsayıma ve kabule dayalı olarak asıl davada yapmış oldukları hesaplama neticesinde ulaşmış oldukları sonucun olay ile örtüşmediği, birleşen davada ise hesaplama yapılabilmesi için eksikliklerin sıralanması şeklindeki değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, velev ki asıl davada 31.12.2020 tarih itibariyle ticari defter kayıtlarına göre davacının alacaklı olduğundan hareket edilse bile, birleşen davada; eserin yapılması ve teslimi noktasında asıl dava davacısına tereddüp eden yükümlülüklerin hesap edilmesi, en azından taraflar arasındaki ticari ilişkinin nihai kesin hesabının çıkarılması gerekirken bu yapılmadan asıl davada sözleşme ahkamına aykırı bir şekilde sonuç ortaya konulması, birleşen davada ise sonucun geleceğe yayılmasının hatalı olduğunu, ispat yükünün müvekkili aleyhine ters çevrilmesinin hukuken kabul edilemez olduğunu ,hem doktrin hem içtihatlar gereği eseri teslim ettiğini davacı ispatlamak durumunda iken bilirkişi heyetinin yanlı değerlendirmeleri neticesinde ispat yükü taraflarına aitmiş gibi bir izlenim yaratılmasının kabul edilemez olduğunu kaldı ki dosyada davacının işi terk ettiği ve teslim etmediğine ilişkin her türlü delilin mevcut olduğunu , yine belirtmek gerekir ki; "yüklenicinin işi ve işyerini terk etmesi ve iş sahibinin iş yeri, şantiye ve tamamlanmayan esere el koyması ve fiilli hakimiyeti altına almak hukuki anlamda bir teslim sayılmaz." (Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, Muammer Öztürk (Yargıtay 15. Hd Başkanı), Zeki Gözütök (Yargıtay HGK Üyesi), 138.) şayet söz konusu imalatlar davacı tarafından sözleşmelere uygun şekilde inşa edilip, müvekkiline teslim edildi ise davacının bu hususu hiç değilse bir tutanak ile ispatlayabilmesi gerektiğini oysaki dosya içerisinde davacı yanın teslime ilişkin sunduğu bir delile rastlamak bir yana, davacının eserin teslim tarihine ilişkin bir beyanı da olmadığını , davacı/karşı davalının sözleşme konusu işleri sözleşmeye uygun şekilde tamamlamış olsaydı müvekkilinin ayrıca davacı nam ve hesabına bu işleri yaptırmayacağını aksi hali hayatın olağan akışına aykırı olan bu durumun bilirkişi heyeti tarafından göz ardı edilmesinin kabul edilebilir olmadığını, gerek TBK gerek taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 2. maddesi gereğince, sözleşmenin konusu imalatların yapılması, işletmeye alınması, yapılan iş ve imalatların toki'ye teslim edilip kabulünün yaptırılması olduğunu ancak somut olayda, davacı/karşı davalı işi teslim edip kabulünü yaptırdığını ispatlayamadığını, davacı/karşı davalının oldukça kötüniyetli olduğunu, davacının ortağı ve müdürü olan umut keçelioğlu'nun, müvekkiline karşı ayrıca mesnetsiz ve gerekçesiz bir iş davası ikame ettiğini davacı yanın tacir mi yoksa iş kanunu kapsamında işçi mi olduğuna ilişkin belirleme yapmanın mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesince bu konuda hiç bir değerlendirme yapılmadığını, davacı/karşı davalı ortak ve müdürü olan Umut Keçelioğlu, müvekkili aleyhine ankara 64. iş mahkemesinde 2021/657E. Sayılı dosya ile iş davası ikame ettiğini bir kısım işçilik alacakları talep edildiğini oysa ki Umut Keçelioğlu'nun tacir sıfatını haiz bir kimse olduğunu ,haksız bir kazanç elde etme amacıyla hem ticaret mahkemesi nezdinde hem de iş mahkemesi nezdinde taleplerde bulunmak davacı/karşı davalının kötüniyetinin göstergesi olduğunu, Medeni Kanun'un 2. maddesine de açıkça aykırı olduğunu, asıl davanın, karşı dava ve birleşen dava yönünden bilirkişi heyetince yapılması talep edilmeyen ve fakat irdelenmeyen aşağıdaki hususların irdelenemesi ve tüm delillerin değerlendirilerek yargılamanın tamamlanması gerektiğini, sözleşme ile tarafların yükümlülüklerinin ortaya konulması, davacı tarafından yapılan işlerin ve bedellerinin tespiti ve hesaplanması, tarafların edimlerine sadakatinin ölçülmesi için eksik ve kusurların ortaya konulması, varsa eksik ve kusurların giderilip giderilmediği, kimin tarafından giderildiği, eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi için yapılan masrafın kime ait olacağı ve bu masrafların tarafların ticari defterlerinde ne şekilde yer almış olduğu, her ne kadar iki ayrı dava konusu olmasına rağmen, itirazın iptali davasında, sözleşme kapsamında takip alacaklısının alacağının olup olmadığının hesaplanması için sözleşmeye riayet ve sadakatin asıl davaya etki edip etmeyeceği, takip alacaklısının sözleşmeye göre alacaklı olması için sözleşme uyarınca eseri eksiksiz ve kusursuz yapıp yapmadığının, teslim edip etmediğinin, eksik ve kusurlu teslimin hukuki mahiyeti ve sonuçlarının ortaya konulması.''gerektiğini yukarıda yazan hususların itirazları doğrultusunda değerlendirilmediğini ilk derece mahkemesince yeni bir heyetten rapor alınması taleplerinin de reddedildiğini, yukarıda sıralanan hususlar detaylı ve objektif bir şekilde belirlenmeden söz konusu yargılama kapsamında kurulan hükmü kabul etmenin mümkün olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Asıl dava itirazın iptali, karşı dava giderim bedeli, gecikme cezası ve tazminatı ile birleşen dava alacak istemlerine ilişkin olup, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde asıl davada taraf vekilleri, karşı dava ve birleşen davada davacılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşme ve zeyilname kapsamında davacı tarafça, edimlerinin eksiksiz ve süresinde teslim edildiğinin , davacının bakiye alacağının KDV dahil 323.934,66 TL olduğunun taraflarca açıkça kabul edildiğinin, zeyilname kapsamında bakiye borcun ödenmesine ilişkin düzenlemeler dikkate alınarak, davacının takip tarihi itibariyle 225.000,00TL alacağı talep hakkının bulunduğu, mahkemesince bu miktardan davalı tarafından yapılan ve ihtilafsız olan 98.934,66TL'nin mahsubu ile 126.065,34 TL kısmen kabul kararı verilmiş olmasına ve bu kabule uygun hüküm kısmında yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğinin anlaşılmasına, mahkemece bu gerekçenin yanında zeyilname kapsamında davalının toplam alacağı talep edebileceği yönündeki gerekçenin kurulan hüküm ve dosya kapsamına göre sonuca etkili olmadığının anlaşılmasına asıl davada taraf vekillerinin, karşı dava ve birleşen davada davacılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davada taraf vekilleri, karşı dava ve birleşen davada davacılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince asıl davada davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın asıl davada davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince asıl davada davalılardan alınması gereken 8.611,52 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 4.305,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.305,76 TL harcın asıl davada davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Harçlar Kanunu gereğince karşı davada davacılardan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 855,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 123,20 TL harcın talep halinde karşı davada davacılara iadesine, 5-Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada davacılardan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 855,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 123,20 TL harcın talep halinde birleşen davada davacılara iadesine, 6-İstinaf başvurusu nedeniyle asıl davada taraflar, karşı dava ve birleşen davada davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan . Üye . Üye . Katip . e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır