Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/899 E. 2026/1626 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/899
Karar No
2026/1626
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/899 KARAR NO : 2026/1626

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/01/2026 NUMARASI : 2025/971 E. 2026/35 K. DAVANIN KONUSU : Tespit KARAR TARİHİ : 15.10.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 15.10.2026

Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.01.2026 gün ve 2025/971 E. 2026/35 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili bankanın 04/09/2015 tanzim ve 07/12/2017 vade tarihli ve 595.000,00 TL bedelli bono nedeni borçlular ..... A.Ş.,.... ve ....aleyhine 13.12.2017 tarihinde İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2017/17874 E sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalılar tarafından icra takibi devam ederken, TTK 778 ve 749. Maddeleri uyarınca dosyada işlem yapılmadığından icra mahkemesine başvurularak İzmir 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/658 E-2024/186 K sayılı ilamı ile icranın geri bırakılması kararı alındığını, kararın taraflarına 09.04.2023 günü tebliğ edildiğini, karara karşı istinaf başvurusu yapılmadığından 19.04.2023 tarihi itibari ile kesinleştiğini, müvekkili ... Bankası A.Ş. İle kredi borçluları arasındaki temel borç ilişkisinin 18.06.2014 tarihli ve 750.000,00 TL ve 04.09.2015 tarihli 1.000.000 TL bedelli kredi sözleşmeleriyle başladığını belirterek, müvekkilinin alacağının zaman aşımına uğramadığının tespitini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili, davanın dayanağı olan, İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2017/17874 Esas sayılı dosyası zamanaşımına uğramış olduğundan İzmir 12.İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/658 E., 2024/186 K. sayılı kararıyla zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, verilen karar kesinleştiğini, İzmir 27.İcra Müdürlüğünün 2017/17874 E sayılı takibin kambiyo senedine dayalı bir takip olup, dosyanın 3 yıllık zamanaşımı süresince işlemsiz bırakıldığının mahkeme kararıyla sabit olduğunu, alacaklı bankanın kredi alacağı olduğunu, genel zamanaşımına tabi olduğunu, bunun dolmadığını iddia etmiş ise de, dava konusu edilen icra takibinin dayanağının banka kredi sözleşmeleri olmayıp kambiyo senedi olduğunu, davacı bankanın kredi alacaklarına yönelik başlattığı bir takip olmayıp, kambiyo senedine dayalı olarak başlattığı bir takipten kaynaklı davada bunun tartışılamayacağını, zamanaşımına uğramadığı iddia edilen takibin kambiyo senetlerine özgü olarak başlatılmış bir takip olduğunu, davacı bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklı bir alacağı var ise bu konuda yasal yollara ayrıca başvurabileceğini, davacı banka müvekkillerinden olan alacağını tahsil amacıyla 595.000 TL bedelli 07/12/2017 vade tarihli kambiyo senedine dayalı olarak takip başlatıp, takibin 3 yıl takipsiz bırakıldığı için zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda; davacı banka 04/09/2015 tanzim ve 07/12/2017 vade tarihli ve 595.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davalı/borçlular hakkında alacağın İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2017/17874 E sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı, davalılar tarafından TTK 778 ve 749. Maddeleri uyarınca dosyada işlem yapılmadığından İzmir 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/658 E, 2024/186 K sayılı ilamı ile icranın geri bırakılması kararı alındığı, davacı banka ile kredi borçluları/davalılar arasındaki temel borç ilişkisinin 18.06.2014 tarihli ve 750.000,00 TL ve 04.09.2015 tarihli 1.000.000 TL bedelli kredi sözleşmelerinin imzalanması ile başladığı ve bu nedenle davacı bankanın davalılardan olan alacağının zaman aşımına uğramadığının tespit edilmesi ve İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2017/17874 E sayılı icra takibinin devamını talep edildiği anlaşılmış olup, İİK.nun 33/a-2. madde madde başlığının “İlamın zamanaşımına uğradığı iddiası” şeklinde olduğu ve bu cünedenle İİK 33/a maddesinin ilama dayalı takiplere mahsusu olup genel, kambiyo, rehin vb sair takip muameleleri hakkında tatbik ve tahahkuku mümkün olmayan bir kanun maddesi ve müessese olması nedeniyle dava konusu hadisede uygulanma şartları oluşmaması münasebeti ile davanın hukuki yarar yokluğundan HMK 114/h maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ:Dairemizce, İİK'nun 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına dair kesinleşmiş kararın alacaklı vekiline tebliğ edilip edilmediğinin ve İİK'nın 33/a maddesi gereğince yasal 7 günlük içerisinde davanın açılıp açılmadığı hususunun mahkemece denetlenmediği gerekçesiyle Dairemizce ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 09.04.2024 te 2023/658 E-2024/186 K sayılı ilamın mahkemesince taraf vekillerin tebliğ edildiği, İzmir 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin cevabi yazı ekinde UETS kapalı tebligat mazbataları yerine ilk tebligat mazbatası gönderilmiş ise de, dosyanın hüküm kanunyolu bilgisinin incelenmesi ile; 27.03.2024 tarihli hükmün 10 günlük istinaf müddetine tâbi olarak verildiği, bu doğrultuda 09.04.2024 te ki tebliğ ve 10 günlük kesinleşme süreleri hesabının 5 gün UETS genel müddeti ve ilave 10 gün hesabı ile neticeten 24.04.2024 tarihine tekabül edeceği, 24.04.2024 tarihinin de Çarşamba gününe denk gelmesi münasebeti ile müddeti tehir ve tevali edecek başkaca bir hukuki sebebin de bulunmadığı, ancak özü itibari ile istinaf ilamında da tebliğden itibaren 7 günlük yasal sürede davanın açılması cümlesinden olarak; 09.04.2024 te ki tebliğ ve 7 günlük dava süreleri hesabının 5 gün UETS genel müddeti ve ilave 7 gün hesabı ile neticeten 21.04.2024 tarihine tekabül edeceği, 21.04.2024 tarihinin Pazar gününe denk gelmesi münasebeti ile müddeti tehir ve tevali edecek başkaca bir hukuki sebebin de bulunduğu, 22.04.2024 tarihinin Pazartesi gününü dava açmaktaki nihai müddet olacağı, ayrıca icra müdürlüğü tebliğinin de esasa müessir olamayacağı nazara alınarak; İİK'nın 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmiş olup, söz konusu kararın kesinleşip kesinleştiği ve davacı alacaklı vekilince söz konusu hükmün tebliğinden itibaren 7 günlük yasal sürede davanın açıldığı, dolayısıyla alacağın zaman aşımına uğradığını tespit eden İcra Hukuk Mahkemesi kararının İİK'nın 33/a maddesinin 2 fıkrasının son cümlesi uyarınca kesin hüküm halini alması münasebeti ile; kesin hüküm ve hak düşürücü süre dava engelinin mevcudiyetine cihetiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, İİK'nun 71 ve 33/a maddesi gereğince, alacağın zamanaşımına uğramadığının tespiti ve takibe devam edilmesi istemiyle açılan davada, mahkemece, İİK 33/a.2 gereği icranın geri bırakılması kararının kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, İzmir 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/658 E, 2024/186 K sayılı ilamı ile icranın geri bırakılmasına karar verildiği, verilen kararın kendilerine 09.04.2024 günü tebliğ edildiği, karara karşı istinaf başvurusu yapılmadığından, kararın 19.04.2024 tarihinde kesinleştiğini, söz konusu kararın zaten kesinleşmesi gerektiği, yerel Mahkemece bu hususun göz ardı edilerek hukuken hatalı nitelendirme yapıldığını, kambiyo takibinde, zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, alacaklının 7 gün içinde genel mahkemelerde dava açabileceği, dava neticesine göre de takibe devam edebileceğini, mahkemece yanlış değerlendirme yapıldığını belirtmiştir. GEREKÇE:Dava, İİK'nın 33/a maddesi gereğince icra takibine konu alacağın zamanaşımına uğramadığının tespiti istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf incelemesi, istinafa başvuran tarafın istinaf başvuru dilekçesinde bildirdiği sebeplerle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak yapılmıştır. İİK'nun 71. maddesinde takibin iptali ve talikinin düzenlendiği, borcun zamanaşımına uğradığı iddiasında ise İİK 33/a maddesinin kıyasen uygulanması gerektiği, her ne kadar İİK 33/a ilamların icrası için düzenlenmiş ise de İİK 71/2 göndermesiyle kambiyo senetlerine özgü takiplerde de kıyasen uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, İzmir 12. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/658 E, 2024/186 K sayılı ilamıyla “Davanın kabulü ile; İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2017/17874 E sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin İİK'nun 71/2 Maddesi delaletiyle aynı yasanın 33/a maddesi uyarınca zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına” hükmedildiği, mahkemece, iş bu kararın kesinleştiğinin taraflara tebliğ edilip edilmediği ve tebliğ tarihinden itibaren yasal 7 günlük sürede davacı tarafça dava açılıp açılmadığı hususunun usulüne uygun olarak araştırılmadığı gerekçesiyle dairemizce ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, kaldırma ilamından sora mahkemece yapılan yargılama sonucunda, mahkemece İzmir 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/658 E, 2024/186 K sayılı dosyasının kanunyolu bilgisinin incelenmesi ile; 27.03.2024 tarihli hükmün 10 günlük istinaf müddetine tâbi olarak verildiği ve davacının davayı 22.04.2024 tarihine dek açmadığı, ayrıca icra müdürlüğü tebliğinin de esasa müessir olamayacağı gerekçesiyle İİK'nın 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kesin hüküm ve hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de, İİK'nun 33/a-2 maddesinde "alacaklının icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde genel mahkemelerde dava açacağı" belirtildiğinden, mahkemece iş bu İzmir 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/658 E, 2024/186 K sayılı kararının 20.04.2024 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleşme şerhinin davacı tarafa tebliğ edilip edilmediği ve tebliğ edilmiş ise tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde eldeki davanın açılıp açılmadığının araştırılması gererkirken, mahkemece söz konusu kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kesin hüküm ve hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı değerlendirilmiştir. Öte yandan, İzmir 12. İcra Hukuk Mahkemesine yazılan yazı yanıtında; İzmir 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/658 E-2024/186 K sayılı dosyasında gerekçeli karar tebliğ işlemleri sonrasında yasa yoluna başvurulmaması üzerine kararın kesinleşmesine karşın, kararın kesinleştiğine dair kesinleşme şerhinin davalı ... A.Ş.vekiline tebliğ edilmediğini bildirildiği, bu durumda davanın İİK'nın 33/a.2 maddesi gereğince yasal 7 günlük süre içerisinde açıldığı kabul edilerek, davanın esası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı değerlendirilerek, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.01.2026 gün ve 2025/971 E. 2026/35 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/899, K. 2026/1626, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-899-e-2026-1626-k-2fa85670e62d