Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/69 E. 2026/1292 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/69
- Karar No
- 2026/1292
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/69 Esas
KARAR NO : 2026/1292 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2021/248 Esas - 2023/1084 Karar
TARİHİ: 25/10/2023
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 25/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında faturalara dayalı olarak ticari faaliyet olduğunu, davalı borçlunun bakiye 36.991,68TL borcunu ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinde bulunulduğunu, takibe haksız itiraz edildiğini, itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu icra takibinin açıldığı Büyükçekmece 1. İcra Dairesinin yetkisiz olduğunu, yetkili olan icra dairelerinin Sakarya İcra Dairesi olduğunu, müvekkili şirketin Giresun'da ... A.Ş.'nin sahibi olduğu otel için yangına dayanıklı kapılar üretmek ve kapıları otel odalarına takmak konusunda ... A.Ş. ile anlaştığını, yapılan anlaşmaya göre müvekkilinin kapıları ürettiğini, kapıların üretilmesinden sonra, kapıların üzerine takmak üzere davacı şirketten yüzeyleri kaplanmış mdfler satın alındığını, alınan bu mdfler üretilen kapılara preslenerek kapıların üretimi tamamlandığını, montaja hazır hale getirilen kapılar sözleşme konusu otelin odalarına takıldığını, bir süre sonra davacıdan satın alınıp kapılara takılan mdflerin yüzeylerinde ve kenarlarında atmalar ve kopmalar olduğunu, kapıların ayıplı hale geldiğini, müvekkilinin davacı şirketin ayıplı mal üretmesinden dolayı asıl işi yaptığı şirkete karşı sorumlu olduğunu ve zarara uğradığını, müvekkilinin ayıpların giderilmesini istediğini, davacı tarafın, sattığı mallardaki ayıplardan haberi olmasına rağmen bu ayıpları gidermediğini, müvekkilini zarara soktuğunu, kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, beyanla anılan sebeplerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 25/10/2023 tarih ve 2021/248 Esas - 2023/1084 Karar sayılı kararında;
"....Taraflar arasında ahşap nitelikteki kapılara ilişkin satım ilişkisinin olduğu, ilgili defter ve belgeler üzerinde yapılan denetime elverişli muhasebeci bilirkişiler tarafından yapılan incelemelerde davacının ürün satımına ilişkin davalıdan 36.991,68 TL alacaklı görüldüğü, davalının takip öncesi dönemde temerrüde düşürülmediği, davalı tarafından ayıp savunmasında bulunulmuşsa da bilirkişi tarafından yerinde yapılan incelemelerde; yüzeylerde herhangi bir çökme, ezilme, darbe gibi derin hataların görülmediği, yüzeylerde oluşan izlerin üretim sonrası paketleme, nakliye esnasında yükleme, boşaltma, montaj alanına nakliyesi ve montaj sırasında oluşabilecek küçük çaplı darbeler sonucu dolgu verniği ezilmesinden kaynaklı açık kusur niteliğinde olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından satılan ürünlerin demontaj olarak teslim edildiği, açık nitelikteki ayıplara ilişkin süresinde ihbar yapılamadığı gibi davalı tarafından kapıların dava dışı otele monte edildiği dikkate alındığında davalının ayıp savunmasını ispatlayamadığı anlaşılmakla faturaya dayalı likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile,
''Davanın kısmen kabulü ile; 36.991,68 TL asıl alacak yönünden davalının Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına; Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili ile gerekçeli karar da ilişkili kişi olarak gösterilen ....Şirket Vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi 14/12/2023 tarih ve 2021/248 Esas - 2023/1084 Karar sayılı ek kararı ile; ''...Mahkeme dosyasında ... ... A.Ş.' nin taraf sıfatı olmadığı,'' gerekçesi ile ... t A.Ş. vekilinin istinaf talebinin reddine, karar verilmiş, verilen ek karar ilgili şirket vekiline 19/12/2023 Tarihinde tebliğ edilmiş, verilen ek karara karşı ilgili şirket vekili 18/12/2023 tarihinde uyap sisteminden gönderdiği dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu icra takibi yetkisiz icra dairesinde açılmasına rağmen bu hususun mahkeme tarafından incelenmediğini, taraflar arasında bulunan uyuşmazlığın para alacağına ilişkin olduğunu, açılacak ilamsız icra takiplerinde genel yetkili icra dairesi borçlunun ve davalının takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesi olduğunu, davacı tarafından açılan icra takibinin açıldığı tarihte müvekkil şirketin yerleşim yerinin Sakarya ili olduğunu, dolayısıyla davacı tarafından müvekkile karşı açılan icra takibinin Sakarya'da açılması gerekirken Büyükçekmece'de açılmasının hatalı olduğunu,
Müvekkil şirketin davacı şirketten aldığı ... yüzey kaplamalarıyla ilgili inceleme yapılması konusunda kapıların bulunduğu yer olan Giresun'a talimat yazılarak 14.09.2021 tarihli bilirkişi raporu alındığını, işbu bilirkişi raporunun uyuşmazlığın temeli olan ... yüzey kaplamalarından anlamayan bilirkişiler tarafından düzenlenmesi ve söz konusu raporunun mahkeme tarafından hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin müvekkile sattığı ... yüzey kaplamalarının ayıplı olduğunu, bu ayıpların tespit edilebilmesi için ... yüzey kaplamalarından anlayan bir bilirkişinin atanarak ... yüzey kaplamalarında bulunan ayıpların tespit edilmesi gerektiğini, ... yüzey kaplamalarından anlamayan bilirkişiler tarafından uyuzşmazlık hakkında rapor alınmasının hatalı olduğunu, işbu hatalı bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini,
Müvekkil şirketin davacı şirketten satın alıp Giresun'da bulunan otele taktığı ... yüzey kaplamalarının ayıplı çıkmasından sonra davacı şirkete gerekli bildirimleri birçok yolla yaptığını, müvekkil şirketin mallardaki ayıplar konusunda davacı şirkete yaptığı tüm bildirimlere rağmen davacı şirketin mallardaki ayıpları gidermediğini, davacı tarafın ... yüzey kaplamalarındaki ayıpları gidermemesine rağmen müvekkile karşı icra takibi başlatarak işbu davayı açmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının müvekkile sattığı malların ayıplı olması nedeniyle müvekkilin zarara uğradığını, müvekkilin kendisini zarara uğratan davacıya karşı hiçbir borcu bulunmamakla birlikte, Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından hükme esas alınabilecek bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLİŞKİLİ KİŞİ ....ŞİRKET VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;
Bakırköy 7. ATM'nin 2021/248 E. 2023/1084 K. 14.12.2023 tarih "istinaf talebin reddi" konulu istinaf değerlendirme kararında, gerekçeli kararın dava konusu uyuşmazlıkta ilgili kişi olunması nedeniyle istinafa konu edilmeyeceği hüküm altına alınarak istinaf talebinin red edildiğini,
Anılan kararda her ne kadar müvekkili Şirketin ilgili kişi olsa da, gerekçeli kararının gerekçe başlıklı kısmında hüküm altına alınan olay ve olgular somut vakıalarla uyarlı olmayıp ilerleyen aşamalarda müvekkili Şirket açısından olumsuzluklar doğuracak mahiyette olup, anılan gerekçe ile istinafa konu edildiğini,
Açıklanan nedenlerle, iş bu dilekçe ile Yerel Mahkemece tesis edilen 14.12.2023 tarihli "istinaf talebin reddi" konulu istinaf değerlendirme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili ile gerekçeli karar başlığında ilişkili kişi olarak gösterilen ....Şirket Vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi 14/12/2023 tarih ve 2021/248 Esas - 2023/1084 Karar sayılı ek kararı ile; ''...Mahkeme dosyasında ... ... A.Ş.' nin taraf sıfatı olmadığı,'' gerekçesi ile ... ... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin reddine, karar verilmiş, verilen ek karar ilgili şirket vekiline 19/12/2023 Tarihinde tebliğ edilmiş, verilen ek karara karşı ilgili şirket vekili 18/12/2023 tarihinde uyap sisteminden gönderdiği dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekilinin istinaf sebepleri incelendiğinde,
Mahkemece 02/06/2021 tarihli duruşmanın ara kararı ile; Davalının icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın TBK 89 ve HMK 10.maddeleri gereğince reddine karar verilmiş, verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin takibin yetkisiz icra müdürlüğünde yapıldığına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Somut olayda davacı taraf, taraflar arasında kurulan ticari ilişki kapsamında faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının olduğu, bu alacağın tahsili talebiyle icra takibi başlattığı, takibe itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davası açıldığını beyan ettiği, davalı taraf ise, davacı tarafın faturalarına konu olan ...'lerin ayıplı olduğu ve bu nedenle zararının oluştuğunu ileri sürmüştür.
Davacı tarafından davalıya satılan ürürlerin davalı şirketçe imal edilen kapılarda kullanıldığı, davalı da ürettiği kapıları dava dışı ... Ltd Şti' ne sattığı, bu firma tarafından da diğer dava dışı ... AŞ'ye satılmış ve bu firma otelinde kullanılmıştır. Davacının İstanbul' da faaliyet gösterdiği, davalı şirketin Sakarya'da faaliyet gösterdiği, kapıları alıp otelinde kullanan ... AŞ.'nin ise Giresun'da olduğu, mahkemece, davalı tarafın ayıplı olduğu ileri sürülen kapılar üzerinde talimat mahkemesi kanalıyla teknik bilirkişi marifetiyle yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen raporda; kapılarda yapılan incelemede yüzeylerde her hangi bir çökme, ezilme, darbe gibi derin hataların görülmemekte olduğu, ancak yüzeylerde oluşan izlerin üretim sonrası paketleme, nakliye esnasında yükleme, boşaltma süreçlerinde, montaj alanına nakliyesi ve montaj sırasında oluşabilecek küçük çaplı darbeler sonucu dolgu verniği ezilmesinden kaynaklı hatalar olduğunun belirtildiği, davalı tarafça, davacı tarafından satılan ürünlerin ihtirazi kayıtla teslim alınmadığı gibi, ayıplı olduğuna ilişkin süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığı, davalı tarafından davacı tarafa iade faturasının düzenlenmediği ve davalı tarafın davacı tarafından ayıplı ürün satıldığı iddiasının ispat edilemediği anlaşılmıştır.
Davalı Ticari Defterlerinin talimat mahkemesince mali müşavir bilirkişiye inceletilmesi sonucu düzenlenen raporda; Davacının, davalının ticari defterlerine göre, takip ve dava tarihi itibariyle 22.991,68 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden alınan raporda; davacı defterlerinde davalı borcunun 36.991,68 TL olarak görüldüğü, davalı defterlerinde davalının davacıya 22.991,68 TL borcu göründüğü, taraf ticari defterleri arasındaki farkın davalı defterinde kayıtlı 30.06.2020 vadeli ... no.lu 20.000,00 TL çekin davacı kayıtlarında yer almadığı, bunun yanı sıra davacı defterlerinde kayıtlı 6.000,00 TL tutarındaki havalenin de davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, belirtilmiştir.
Mahkemece, davalı ticari defterlerinde ödeme olarak kayıtlı çekin akıbeti ilgili banka şubesinden sorulmuş, gelen cevabi yazı doğrultusunda çekin ibraz edildiği ...Bankası ilgili banka şubesine müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazı doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişi ek raporunda; davalı defterlerinde yer alan bahse konu çekin ciro silsilesinde davacı şirketin yer almadığı, ibraz olunan çek suretinden davacıya çekin verildiğine karine teşkil edecek ciro bulunmadığı ve çekin tahsil edeni de davacı şirket olmadığından, kök raporunda bu çek bedeli hariç bakiye olarak tespit edilen 36.991,68 TL asıl alacağın takipte talep edilebileceği belirtilmiş, davalı tarafça ticari defterlerinde kayıtlı bu çekin ticari ilişkiye istinaden davacı tarafa teslim edildiğine ilişkin delil ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK.'nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterlerinde davalı borcunun 36.991,68 TL olarak görüldüğü, davalı defterlerinde davalının davacıya 22.991,68 TL borçlu gözüktüğü, taraf ticari defterleri arasındaki farkın davalı defterinde kayıtlı 30.06.2020 vadeli ... no.lu 20.000,00 TL çekin davacı kayıtlarında yer almadığı, bunun yanı sıra davacı defterlerinde kayıtlı 6.000,00 TL miktarlı havalenin davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, ibraz olunan çek suretinden davacıya çekin verildiğine karine teşkil edecek ciro bulunmadığı, çekin tahsil edeni de davacı şirket olmadığı, davalı tarafça ticari defterlerinde kayıtlı bu çekin ticari ilişkiye istinaden davacı tarafa teslim edildiğine ilişkin delil ibraz edilmediği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 36.991,68 TL asıl alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu durumda ispat külfeti davalı tarafta olup tüm bu değerlendirmeler ışığında, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturaya dayalı malların, ayıplı olduğunu ve borcu ödediğini ancak yazılı delillerle ispat edebilir. Davalı tarafça yazılı delillerle malların ayıplı olduğu ispat edilemediği gibi davacı tarafa ödeme yapıldığına dair ödeme belgesinin de sunulmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, İlk Derece Mahkemesinin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin davacı tarafından müvekkiline teslim edilmesi gereken ürünlerin ayıplı olarak teslim edildiği, borcu olmadığı ve eksik inceleme ile karar verildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında ilişkili kişi olarak gösterilen ....Şirket Vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de, dosyanın tarafı olmadığı gibi davaya feri müdahil olarak da katılmamıştır. İlk derece mahkemesince verilen gerekçeli karar başlığında "İlişkili Kişi " olarak yazılı ....Şirketinin gerekçeli karara karşı istinaf başvurusunda bulunmasına olanak bulunmadığından ilk derece mahkemesince verilen ek karar usul ve yasaya uygun olduğundan ek karara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle; davalı vekilinin gerekçeli karara yönelik istinaf başvurusu ile gerekçeli karar başlığında ilişkili kişi olarak gösterilen ....Şirket vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının gerekçeli karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili kişi ...'in ek karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 2.526,90 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 631,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.895,18 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden ilgili kişi ... tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin ilgili kişiden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.