Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/527 E. 2026/1477 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/527
- Karar No
- 2026/1477
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/527 KARAR NO : 2026/1477
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/11/2023 NUMARASI : 2022/369 E. 2023/647 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 02.10.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 02.10.2026
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.11.2023 tarih 2022/369 E. 2023/647 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, davalı tarafından, kötü niyetli şekilde müvekkilleri adına düzenlenen 26.12.2019 tanzim tarihli 30.01.2020 ödeme tarihli 45.400,00-TL bedelli senet hakkında, 45.400,00-TL Asıl Alacak, 317,04-TL Protesto Masrafı, 6.951,49-TL İşlemiş Faiz iddiasıyla Akhisar İcra Müdürlüğü 2021/1375 E sayılı icra dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, ancak davalı yana belirtildiği şekliyle bir borcu bulunmadığını, iş bu takibe konu senedin boş olarak verilen teminat senedi olduğunu, davalı yanın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkillerinin 45.400,00-TL'lik bir borç kaydının olmadığının görüleceğini, davalı ile davacının ilişkilerinin gübre, akaryakıt, ilaç gibi malzemelerin alım satımı olduğunu, iş bu satışlar davalı yanca veresiye karşılığı yapıldığından davaya konu senedin boş şekilde davalıya teminat olarak verildiğini, ancak müvekkilinin bu boş teminata ilişkin veresiye alışverişi çok az yaptığını ve bunların karşılığını da davalı tarafa peşin olarak ödediğini, müvekkili ... ile davalının ise herhangi bir alışverişleri tanışıkları dahi bulunmadığını, davalı hakkında iş bu senet ile ilgili Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/7442 soruşturma dosyası ile şikayette de bulunulduğunu belirterek, müvekkillerinin senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. CEVAP :Davalı vekili, davacı; dilekçesinde takibe konu senedin teminat senedi olduğu, senedin boş olarak verildiği ve davalı tarafından doldurulduğunu iddia etmişse de bu iddiaların asılsız olduğunu, fotoğrafları dosyaya sunulan veresiye fişlerinin de dava konusuyla bir ilgisi bulunmadığı gibi, ıslak imzalı da olmadığını, yapılan takibin dayanağı veresiye fişleri değil, bono olduğunu, ayrıca davacıların bonodaki imzaya itirazlarının da söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu senedin incelenmesinde keşidecinin ..., lehdarın davalı şirket olduğu, ...'in müteselsil borçlu olarak imzasının bulunduğu, "malen" ya da "nakden" kaydının olmadığı, bedel kaydı senedin zorunlu unsurlarından olmayıp, bulunmamasının senedi geçersiz kılmadığı, bedel kaydı kısmının boş olması halinde senedin nakit karşılığı verildiğinin kabul edileceği, senedin teminat amaçlı verildiği iddiasının senedin ta'lili niteliğinde olduğundan senedi ta'lil eden davacıların iddialarını senede karşı senetle ispat kuralı karşısında, yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği, yazılı delil sunulamadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, davalının ticari defter ve kayıtlarında müvekkillerin 45.400,00-TL'lik herhangi bir borç kaydının olmadığının görüldüğünü, davalı şirket yetkilisinin Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu ifadesinde; müvekkillerin davalı şirkete borçları olduğunu buna karşılık kendilerine senet verildiğini ikrar ettiği, bu suretle senet nedeninin talil edildiğini, davalı ile davacı ... olan mevcut ilişkileri gübre, akaryakıt, ilaç gibi malzemelerin alım satımı olduğunu, iş bu satışlar davalı yanca veresiye karşılığı yapıldığından davaya konu senedin boş şekilde davalı yana teminat olarak verildiğini, bu boş senede ilişkin veresiye alışverişinin karşılığını da davalı tarafa peşin olarak ödendiğini, davalının müvekkillerine nakdi olarak hiç bir şekilde para vermediğini, davalının ticari defter kayıtları ile nakdi çıkışını yapmak ve senedi defterlerine işlemek zorunda olduğunu, şirket defterlerinde incelendiğind A-037992 no.lu 25.12.2019 tarihli 33.642,40 TL ve 25.12.2019 tarihli A-037993 no.lu 11.773,40 TL'lik fatura ve BS bildirim formlarında senetteki bedel ile aynı tutarın düzenlendiği, ancak faturalarda teslim imzası olmadığını, bu şekilde fatura konusu malın teslim edildiğinin ispat edilmediğini, irsaliye olmadığının da davalı yanca beyan edildiğini, davalının taraflar arasındaki alım satıma ilişkin fişler haricinde ayrıca bonodaki meblağı ödediğini ispat etmesi gerektiğini, alacağın nedeninin ekte sunulu olan fişler olduğu iddia edilmişse de, fişlerin altında bulunan imzaların bir kısmının müvekkillere ait olmadığını, Ankara Ticaret Odasının almış olduğu teammül kararı gereğince veresiye teslim fişinin fatura olduğu ve faturanın üst kısmına imza atıldığında bedelin alınmadığına, alt kısmına imza atıldığında ise bedelin peşin olarak alınmış olduğuna delalet ettiğini, işlemiş faizin fahiş olarak belirlendiğini, bilirkişi marifetiyle yeniden tespiti gerektiğini, sözleşme bulunmaması karşılık günlük reeskont avans talep edildiğinden bu günlük faiz oranın ve işlemiş faizin işletilmemesi gerektiğini belirtmiştir. GEREKÇE : Dava, icra takibine konu kambiyo senedi nedeniyle İİK'nun 72. Maddesi uyarınca menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, davalı tarafından, davacılar adına düzenlenen 26.12.2019 tanzim tarihli 30.01.2020 ödeme tarihli 45.400,00-TL bedelli senet dayanak gösterilerek davacılar aleyhine 45.400,00-TL asıl alacak, 317,04-TL protesto masrafı, 6.951,49-TL işlemiş faiz iddiasıyla Akhisar İcra Müdürlüğü 2021/1375 E sayılı icra dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, eldeki davanın İİK'nun 72. Maddesi gereğince söz konusu senede dayalı icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere; bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için; ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiği belirtilmeli, ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması sağlanmalıdır. Senet üzerine yazılacak olan "teminattır" ibaresi tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandırmaz. "teminat senedidir," "devredilemez", "ciro edilemez", ibareleri tek başına geçersiz olup, hiç yazılmamış kabul edilir. Aynı yönde (Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 2014/11410 E. 2014/13843 K. sayılı ilamı). Bir senedin teminat senedi olduğunu ileri süren taraf bunu yazılı bir belge ile ispatlamalıdır. Somut olayda takip konusu bononun teminat senedi olarak düzenlendiği hususunda senet metninde herhangi bir ibare bulunmadığı gibi, bu hususta sunulan ayrı bir sözleşmenin de bulunmadığı, bu şekilde senedin teminat senedi olarak düzenlendiği konusunda davacı tarafça dosyaya herhangi bir yazılı belge sunulamadığı, bu nedenle senedin teminat senedi olduğunun yazılı ve kesin delillerle ispatlanamadığı, davacının senetteki imzaya itirazı bulunmadığı gibi, davalının bu yönde bir kabulünün de bulunmadığı, bu durumda HMK'nun 200. Maddesine göre senede karşı senetle ispat yükümlülüğü altında bulunan davacı tarafça senedin teminat amacıyla verildiği hususunun kanıtlanamadığı, bu yöndeki mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik veya usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda söz konusu istinaf sebepleri yerine görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacıların yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.02.10.2026