Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/237 E. 2026/1234 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/237
- Karar No
- 2026/1234
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/237 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/1234
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/10/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/552 E - 2023/603 K
DAVACI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 30/09/2026 YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile arasında ticari ilişkiye dayalı cari hesap alacağının bulunduğunu, davalı tarafından borcun ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili ; taraflar arasında TTK madde 89 vd. Maddeleri hükmü gereğince yapılmış bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili şirketin, taraflar arısındaki bu alacak borç ilişkisinden kaynaklı olarak, davacı şirket ile hiç bir ilişkisinin kalmadığını düşündüğü bir anda, davacı şirketin, davaya konu takip dosyası ile, müvekkili şirket aleyhinde icra takibi başlattığını, ödeme emrini alan müvekkili şirketin, söz konusu 25.451,92 TL dosya borcuna konu alacağın ne olduğunu anlamaya çalıştığını, davacı şirketin her ne kadar icra takip dayanağı olarak "Cari Hesap Ektresi Bakiye Alacağı" nı göstermiş ise de, taraflar arasında yapılmış bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; alım satım halinde bildirim gereken alacak miktarı olmasına rağmen BA/BS formlarına rastlanmadığı, davalının alacaklı, davacının borçlu olduğu çekin takibe konulmasından dolayı davacının borçlu olduğu çek bedelini icra dosyasına ödemediği, şikayet üzerine davacı şirket yetkilisinin karşılıksız çek keşide etmek suçundan ceza aldığı, davalının şikayetten vazgeçtiği ve cezanın ortadan kaldırıldığı, davalı tanığı avukatın beyanına göre davacının davalıya 90.000 TL kadar borcu olduğu, davacının dosyada örneği bulunan ... Bankasının 30/11/2021 tarihli çekini cirolayıp verdiği, bu çekin vadesinde ödendiği kalan 10.000 TL nin de davalı şirketin banka hesabına ödendiği, davalının bu savunmaları karşısında davacının savunmayı çürütecek delil sunmadığı, maddi vakıaları ve ödemeleri inkar etmediği, kendi alacağının ispatı bakımından sadece kendi defterindeki alacak kaydına dayandığı, davacının dayandığı muavin defterdeki cari hesap özetinde de davacının davalıya verdiği tanık avukatın beyanında geçen 80.000 TL lık çek ve 10.000 TL lık nakit ödemenin ve davalının davacıya düzenlediği aslında dava dışı firmaya verilen hizmete ilişkin olup davacıyı borçlandıran 12.08.2020 tarihli 64.548,08 TL tutarındaki faturanın ( bu miktar aynı zamanda davacının davalıya düzenlediği karşılıksız çıkan 28/02 /2021 keşide tarihli çek bedeli) kayıtlı olduğu, bu kayıtların aslında davalının savunmasını doğruladığı, davacı aleyhine olduğu, davacının defterine kaydettiği borçlu olduğu 64.558,08 TL çek bedelini davalıya zamanında ödemiş olsaydı davalıya 80.000 + 10.000 ödemek zorunda kalmayacağı, aradaki farkın davalının davacıya düzenlediği icra ve ceza masrafları için düzenlemiş olduğu 22.03.2022 tarihli 25.441,92 TL tutarındaki fatura kadar olduğu, davacı bu faturayı defterine işlemiş olsaydı kendi defterine göre de alacağı çıkmayacağı, bu faturaya itiraz etmesinin haksız olduğu, neticede davacının defterlerinde bakiye alacak kaydı bulunmasının davalıyı davacıya borçlu hale getirmeyeceği dosyadaki beyanlar, fatura, icra dosyaları, ba-bs formları, tanık beyanları, bilirkişi rapor ve ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalının davacıya borcu olmadığı, davacının davalı aleyhine takip yapmasında kötüniyetli olduğu gerekçesiyle açılan davanın reddine, davalı lehine kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; bilirkişi raporu ile davalarının ispatlandığını, tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağını, tanıklık sıfatı olmayan kişilerce tanıklık yapıldığını, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; davaya ve takibe konu cari hesap nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, cari hesaba dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan... e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Katip... e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."