Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1753 E. 2026/574 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1753
- Karar No
- 2026/574
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1753 Esas
KARAR NO : 2026/574
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/09/2024
NUMARASI : 2024/479 Esas, 2024/936 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15/04/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ...'a bir miktar borcunun olduğunu, ekonomik nedenlerle ödeyemediği için alacaklının borcun teminat altına alınmasını istemesi üzerine, ekli protokolde yazılı şahısların 03/01/2019 tarihinde bir araya gelerek, imzalanan protokol uyarınca davacıdan borcuna teminat olarak 4 adet senedi teminat olarak davacının sadece isim ve soyisimi yazıp imzalayarak yediemin ...'a teslim ettiğini, ayrıca protokol gereğince 8200 m2 yüzölçümlü tarla nitelikli taşınmazın ...'a devredildiğini, protokolün 3.maddesi uyarınca vadesi geldiğinde ödenmediği taktirde senetler alacaklı ...'a teslim edilmesi gerekirken yediemin tarafından işleme konularak Bakırköy 11.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, taşınmazın da iade edilmediğini, icra takipleri haksız yere ve kötüniyetli olarak davacı aleyhine açıldığını, icra takipleri sırasında davacının Bahçelievler/Yenibosna'da bulunan dairesinde haciz işlemi yapıldığını ve ihaleye çıkarılarak satıldığını, ...'te bulunan dükkanı ile ilgili ise kıymet takdiri yapıldığını ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine takibin ve iptal edilmesine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlu aleyhine yapılan icra takiplerinin üzerinden 20 ay zaman geçtiğini, huzurdaki davanın haksız ve kötü niyetle açıldığının bir göstergesimim de tam burası olduğunu, müvekkilinin yirmi ay önce icra takibine konu edilmiş takip konusu senetler ile alacaklı olduğunu, davacının var olduğunu beyan ettiği protokolün müvekkil tarafından yapıları icra takipleri ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile bir protokol imza ederek senet almadığını, taşınmazın tapuda satış yoluyla alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında aktedilen protokolde, "...'in ...'a 400.000 USD borçlu olduğu, ...'in bu borcuna karşılık ...'a 115.250 USD bedelli 3 adet senet ile 41.400 Euro bedelli bir adet senet düzenleyerek verdiği, bu senetlerin teminat olarak ...'a teslim edildiği, senetlerin vadesi gelip ödenmediğinde ...'a teslim edileceği, ... adına kayıtlı taşınmazın ...'a devredildiği, ... ...'a 400.000 USD ödediği taktirde bu durumun ...'a yazılı olarak bildirileceği, ...'ın ...'ın onayı ile uhdesindeki 4 adet senedi ...'e teslim edeceği, ...'ın anılan taşınmazı kimseye devretmeyip ...'a olan borç bittiği taktirde ...'e ya da yazılı olarak bildirdiği başta bir şahsa devredeceği, anılan senetlerin vadesinde ödenmediği taktirde senetlerin bağımsız olarak icra takibine konu edileceği gibi taşınmazların da ... tarafından ...'ın yazılı olarak bildireceği kişiye devredileceği..."nin belirtildiği, davalının mahkeme huzurunda alınan beyanında protokol altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, davacının kendisine 500.000 dolar borcunun olduğunu belirttiği, davacı taraf senetten dolayı borçlu olmadığını iddia etmişse de, imzası davacı tarafından ikrar edilen senetten doğan alacağın illetten mücerret olduğu, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı belge ile ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını tekrar ederek; davalının mahkemedeki beyanında, davacının kendisine 500.000 dolar borcu olduğu şeklinde gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, müvekkilin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu husus gerekçeye yazıldığı halde tetkik edilmediğini, müvekkiline masada silah varken senetlerin zorla imzalatıldığını, ancak mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, müvekkilin iradesinin sakatlandığını, adı gecen şahıslar kamuoyunda "..."operasyonu ile yakalanıp gözaltına alındığını, davalı ile diğer şahısların tefecilik, organize suç örgütü kurma ve diğer suçlar kapsamında tutukluluk hallerinin devam ettiğini, mahkemenin bu olayı sanki basit bir borç alma verme gibi olayı değerlendirerek, söz konusu protokolü kendince hatalı olarak basit bir şekilde yorumladığını, dosyada sundukları her türlü belge delil tanık beyanları yok sayarak karar verdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
HMK'nın 357/1.maddesine göre, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceğinden, dava dilekçesinde yer almayıp, istinaf dilekçesinde ileri sürülen, senetlerin davacıya masada silah varken senetlerin zorla imzalatıldığı yönündeki davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının dava dışı ...'a olan borcunun ödenmesi için 03/01/2019 tarihinde bir protokol düzenlendiğini, protokol uyarınca davacının davalıya yediemin olarak, sadece isim ve soyisimi yazıp imzalayarak 115.250 USD bedelli 3 adet senet ile 41.400 Euro bedelli bir adet senet verdiğini, ayrıca bir taşınmazını devrettiğini, ancak davalının protokolün 3.maddesi uyarınca vadesi geldiğinde ödenmediği taktirde senetler alacaklı ...'a teslim edilmesi gerekirken davalı-yediemin tarafından kötü niyetle kendi adına takibe konulduğunu ileri sürmüştür.
İlk derece mahkemesince, kararın gerekçesinde açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, imzası inkar edilmeyen senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddianın yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, senetten doğan alacağın illetten mücerret olduğu, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı belge ile ispatlanamadığı, davacı iddiasının sübut bulmadığı davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince davacının delil olarak dayandığı 03/01/2019 tarihinde bir protokolün8.maddesine kadar içeriği gerekçeli karara yazılmış, davalını da mahkeme huzurunda alınan beyanında protokol altındaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiği belirtilmiş, ancak söz konusu protokole neden itibar edilmediği açıklanmamıştır. Hükmün kapsamını düzenleyen HMK’nın 297/1-c maddesine göre, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin kararda gösterilmesi gerekir. Bu nedenle davacının delil olarak dayandığı 03/01/2019 tarihli protokol tartışılıp değerlendirilmeden verilen karar HMK’nın 297/1-c maddesine aykırı görülmüştür.
Davaya konu 03/01/2019 tarihli protokolde, "...'in ...'a 400.000 USD borçlu olduğu, ...'in bu borcuna karşılık ...'a 115.250 USD bedelli 3 adet senet ile 41.400 Euro bedelli bir adet senet düzenleyerek verdiği, bu senetlerin teminat olarak ...'a teslim edildiği, senetlerin vadesi gelip ödenmediğinde ...'a teslim edileceği, ... adına kayıtlı taşınmazın ...'a devredildiği, ... ...'a 400.000 USD ödediği taktirde bu durumun ...'a yazılı olarak bildirileceği, ...'ın ...'ın onayı ile uhdesindeki 4 adet senedi ...'e teslim edeceği, ...'ın anılan taşınmazı kimseye devretmeyip ...'a olan borç bittiği taktirde ...'e ya da yazılı olarak bildirdiği başta bir şahsa devredeceği, anılan senetlerin vadesinde ödenmediği taktirde senetlerin bağımsız olarak icra takibine konu edileceği gibi taşınmazların da ... tarafından ...'ın yazılı olarak bildireceği kişiye devredileceği..." belirtilmiştir. Davalı tarafından da imzası kabul edilen söz konusu protokolün 3.maddesinde; protokole konu 115.250 USD bedelli 3 adet senet ile 41.400 Euro bedelli bir adet senet, davacı tarafından dava dışı ...'a olan borcun teminatı olarak verildiği, senetlerin vadesinde ödenmemesi halinde davalının senetleri dava dışı ...'a teslim edeceği kararlaştırılmıştır. Yine söz konusu protokolün 5.maddesinde; davacının dava dışı ...'a olan 400.000 $ borcunu ödemesi halinde davalının senetleri davacıya iade edeceği edeceği kararlaştırılmıştır. Söz konusu protokolde sadece senet bedellerine yer verilmiş, lehdar, vade vb.herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir.
Davalının davalı aleyhine, 115.250 USD bedelli 3 adet senede dayalı olarak Bakırköy 11.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile; 41.400 Euro bedelli bir adet senede dayalı olarak Bakırköy 11.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığı görülmektedir. Dolayısıyla davacı, davalı tarafından da kabul edilen 03/01/2019 tarihli protokol ile, davacının dava dışı ...'a olan borcuna teminat olarak, 115.250 USD bedelli 3 adet senet ile 41.400 Euro bedelli bir adet senedi davalıya verdiğini yazılı olarak ispat etmiştir. 115.250 USD bedelli 3 adet senet ile 41.400 Euro bedelli bir adet senedin, Bakırköy 11.İcra Müdürlüğünün ... E. ve ... E. sayılı dosyalarıyla davacı tarafından davalı aleyhine takibe koyduğu dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda davacı işbu davaya konu 115.250 USD bedelli 3 adet senedi dava dışı 3.kişinin borcuna karşı teminat olarak verdiğini yazılı olarak ispat ettiğine göre, ispat yükü davalıya geçmiştir. Bu durumda davalı; 03/01/2019 tarihli protokolün 5.maddesi uyarınca protokolde bahsi geçen senetleri davacıya iade ettiğini veya söz konusu senetlerin protokolün 3.maddesi uyarınca teslim etmesi gereken dava dışı ... tarafından teslim alınarak ayrıca icra takibine konulduğunu, böylece işbu davaya konu 115.250 USD bedelli 3 adet senedin protokolde yazılı senetler olmadığını, kendi borcu için davacıdan aldığı başka senetler olduğunu ispatlaması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, ispat yükünün davalıda olduğu kabul edilerek, davalının dosyada mevcut delilleri incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne,
2-Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/09/2024 gün ve 2024/479 -936 E-K.sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine,
5- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 528,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.697,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/04/2026