Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1840 E. 2026/570 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1840
- Karar No
- 2026/570
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1840 Esas
KARAR NO : 2026/570
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/07/2024
NUMARASI : 2017/285 Esas, 2024/412 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15/04/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. ile ... A.Ş. arasında Beyoğlu 24. Noterliğinin 02.08.2006 tarih ... yevmiye no'lu Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin ... arasındaki ticari ilişkinin hak ve borçlarını üstlendiğini, müvekkili şirket ile ... A.Ş. arasında Beyoğlu 24. Noterliğinin; ..., ..., yevmiye no'lu sözleşmelerin bulunduğunu, işbu münasebetlere ilişkin iş ve işlemlerin ... tarafından ... AŞ'ye devredildiğini, bu şirket unvanının .... olarak değiştirdiğini, davalının keşide ettiği ihtarname ile müvekkili şirketten var olduğunu iddia ettiği alacağını davalı ... ... A.Ş. ne temlik ettiğini bildirdiğini, davalı ...Ş. tarafından sözleşmelere dayalı olarak davacılar ve dava dışı diğer kefiller hakkında dava ve icra takiplerinde bulunduğunu, dava ve takipler sonucu muhtelif tahsilatlar yaptığını, davalıların ne kadar borç olduğunu hiçbir zaman açıklamadıklarını, borcun ziyadesiyle ödendiğini, döviz bazında borcun uyarlanmasının kaçınılmaz hale geldiğini, borcun Finansal Kiralama Sözleşmesine konu Antalya Merkez ... Köyünde vaki ve kain ... parsel sayılı taşınmazı 1.500.000.- Euro bedel üzerinden ... A.Ş. alacağından takas ve mahsup edildiğinin iddia edildiğini, mezkur taşınmazın 1.775.300.- Euro bedelle 3.şahıs ... AŞ. den satın alındığını, sözleşmelere konu malların davalı ... a iade edildiğini, bedellerini borçtan mahsup edip etmediklerinin belli olmadığını ileri sürerek, davacıların davalı şirketlere borcu olmadığının tespitine, muarazanın men’ ine, davalılarca uygulanan kapital ve temerrüt faizinin ahlaka açıkça aykırı olduğundan mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine, mümkün görülmemesi halinde davacıları iktisaden mahvettiğinden uyarlanmasına, 50.000.TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Kiracı Değişikliği ve ... Sözleşmesinin davacı şirket tarafından devir alındıktan sonra Beşiktaş 3.Noterliğinin 07.07.2010 tarih ... yevmiye numaralı ... Sözleşmesi akdedildiğini, davacı kiracının temerrüde düşmesi sebebiyle ihtarnamelerinin keşide edildiğini, sözleşmelere konu gayrimenkul ve menkullerin müvekkili şirkete teslimi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, alacağın tahsili için davacılar hakkında icra takipleri başlatıldığını, tüm takiplerin kesinleştiğini, davacılardan hiçbir tahsilat yapılamadığını, diğer kefillerden icra yoluyla bir kısım tahsilat yapıldığını, 26/11/2015 tarihli Protokol ile davacılara sözleşmeye konu gayrimenkulün satışı ve borcun ödenmesi konusunda 30/01/2016 tarihine kadar süre verilmesine rağmen davacıların gayrimenkulü satamadığını ve borçlarını ödeyemediğini, taraflar arasındaki borç alacak miktarı ve sözleşmedeki temerrüt oranlarının açıkça belli olduğunu, borcun varlığı ve miktarının açılan İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/478 Esas sayılı menfi tespit dosyasında düzenlenen 20/10/2015 tarihli bilirkişi raporunda inceleme tarihi itibariyle muhatapların 3.013.160,76 Euro borçlu olduklarının tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacılar ile .... arasında 26/11/2015 tarihinde imzalanan protokol ile, KDV hariç 2.700.000.- Euro borcun varılığının taraflarca kabul edildiği, 30/01/2016 tarihine kadar davacıların yetkilendirildiği, finansal kiralama konusu gayrimenkulün 2.700.000.- Euro + KDV bedelden daha fazlasına satılması durumunda fazlasının borçlulara iade edileceği, satılamaması halinde, başkaca hiçbir ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın protokol kendiliğinden münfesih olacağının kararlaştırıldığı, taşınmazın satışının borçlular tarafından protokolde belirlenen şartlar uyarınca gerçekleştirilemediği, protokolün münfesih olması sebebiyle borçlu ile kefiller lehine herhangi bir hak doğurmayacağı, taraflar arasındaki kapatılmış olan icra dosyaları da dahil olmak üzere icra takiplerinde kesinleşen alacak toplamları 1.693.330,37 Euro olduğu, taşınmaz mahsubunun da (1.500.000,00 Euro) icra takiplerinden sonra yapılmış olduğu, davalı şirketçe yaptırılan ekspertiz bedeli olan 1.500.000-Euro tutarındaki mahsup 15/12/2013 tarihinde dikkate alınması ile bilirkişi heyet raporunda ayrıntılı olarak yapılan hesaplama neticesi davacının dava tarihi itibarıyla davalılardan ... şirketine 921.078,37 anapara + 452.642,51 birikmiş faiz olmak üzere toplam 1.373.720,88 Euro kira borcu olduğu ancak davalı tarafça bilirkişi heyetine ibraz edilen icmale göre davalı alacağının 1.326,528,00 olduğu tespit edilmiş olduğu nazara alınarak davacının davalı tarafa dava tarihi itibari ile 1.136,528,00 TL borçlu olduğundan davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespiti yönündeki menfi tespit istemlerinin ve buna bağlı diğer taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının davalıya dava tarihi itibarıyla 1.136.528,00-EURO borçlu olduğunun tespiti ile davacının menfi tespit isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki ve yargılama sırasındaki beyanlarını tekrar ederek; 10/102018 tarihli celsenin 1.no'lu ara kararı ile dava değerinin 5.062.444,15 TL. olduğu gerekçesiyle eksik harcın yatırılması için süre verildiğini, 17/10/2018 tarihinde harç ikmalinin yapıldığını, menfi tespit dava değerinin 1.294.312,41 Euro olduğunu, mahkemenin "davacı tarafın davalı tarafa 1.136.528,00 Euro borcu olduğunu tespiti ile davanın reddine" karar verdiğini, dava değeri ile karara da hükmolunan değer arasındaki fark 1.294.312,41 - 1.136.528 = 157.784,41 Euro olup, kabul anlamına gelmemek kaydıyla menfi tespit davasının kısmen kabulü ve kısmen reddine karar verilmesi gerekirken, menfi tespit isteminin reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin kapital faizi ve temerrüt faizinin mutlak butlanla batıl olması ve uyarlanması istemleri konusunda bir karar vermediğini, bilirkişi raporuna itirazlarına ilişkin inceleme yapılmadığını, bilirkişi kök ve ek raporlarının eksik inceleme ve isabetsiz nitelendirmeye dayalı olup birbirleri ile çelişki halinde olduğunu, her üç raporun dayanak, kurgulama niteleme, yönelme, yaklaşım, metodoloji, inceleme, irdeleme ve ulaşılan sonuçlar yönünden birbiri ile örtüşmediğini, en önemli hususun ödeme miktarları, mahsup miktarları ve mahsup tarihleri konusundaki uyumsuzluklar olduğunu, bilirkişi raporlarında muhtelif seçenekler bulunduğunu, mahsuplaşmanın en geç 15/12/2013 tarihi itibarı ile, taşınmaz ile üzerindeki üzerindeki muhtesata ve muhtesatın gerçek değeri üzerinden yapılması gerektiğini, mahsuplaşmanın acz haline göre yapılması gerektiğini, temerrüt faiz oranının kanuna ve ahlaka açıkça aykırı olduğunu, 9000026 numaralı sözleşmede -evveliyatı ... nolu sözleşme- temerrüt oluşmadığını, mürekkep faiz konusunda bir inceleme yapılmadığını, icra takiplerin hangi sözleşmeye dayalı alacağa ilişkin olduğunun belli olmadığını, cezaevi harçlarının borçtan düşülmediğini, davacı tarafından keşide edilmeyen faturaların KDV'si tenzil edilmeden yapılmış hesaplamaya göre karar verildiğini, davacı tarafın iskonto itirazının değerlendirilmediğini, zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, borç azalması konusunda bir inceleme yapılmadığını, mahkermenin Yeşilova Burdur Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/132 E. Sayılı dosyasını, sigorta bildirimlerini ve İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/478 E. dosyasını incelemediğini ve hükme esas almadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, menfi tespit, alacak, uygulanan faizin mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine, mümkün görülmemesi halinde uyarlanması talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinin netice-i talep bölümünde;
"1-Davacıların davalı şirketlere borcu olmadığının tespitine,
2-Muarazanın men'ine,
3-Davalılarca uygulanan kapital ve temerrüt faizinin ahlaka açıkça aykırı olduğundan mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine, mümkün görülmemesi halinde davacıları iktisaden mahvettiğinden uyarlanmasına,
4-50.000-TL alacağın dava tarihiden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillere tediyesine" karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince hüküm fıkrasının 1.bendinde; "1-Davacının davalıya dava tarihi itibarıyla 1.136.528,00-EURO borçlu olduğunun tespiti ile davacının menfi tespit isteminin reddine" karar verilmiş, davacının diğer talepleri hakkında herhangi bir karar verilmemiştir. Menfi tespit davasında hüküm kısmında davalı lehine alacağın tespiti şeklinde hüküm kurularak menfi tespit davasının reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının menfi tespit talebi dışında kalan talepleri bakımından inceleme yapılarak sonucuna göre herhangi bir hüküm kurulmaması da doğru görülmemiştir. Ortada davacının tüm talepleri hakkında verilmiş istinaf denetimine uygun bir karar bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne,
2-İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2024 gün ve 2017/285 Esas, 2024/412 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacılara iadesine,
5- İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 1.490,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.659,40 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/04/2026