Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/3124 E. 2026/1081 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/3124
Karar No
2026/1081
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/3124

KARAR NO : 2026/1081

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/06/2024

NUMARASI : 2020/606 E - 2024/448 K

DAVANIN KONUSU: Alacak

KARAR TARİHİ: 16/04/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişkilerden doğan borcun icra marifetiyle

ödendiği ve her hangi bir borç bulunmadığını, müvekkiline ait ... Plakalı araç, müvekkile ait ... A.Ş’nın borcuna karşılık 23.11.2016 tarihli sözleşmeye istinaden .... Ltd. Şti’ne teslim edildiğini, sözleşmeden doğacak alacak hakkı 01.04.2017 tarihinde .... Ltd. Şti’ne temlik edildiğini, sözleşmenin 2.maddesinde açıkça borca karşılık aracın satışını devredilme şartını düzenlediğini, sözleşme şartlarında aracı alacaklı 120 gün süre ile bedelsiz olarak kullanacak, bu süre içinde müvekkili aracın devrini vermediği takdirde sözleşme gereği vade farkıyla birlikte ödemeyi kabul edeceği denildiğini, sözleşme gereği aracın kasko, trafik sigorta bedelinin alacaklıya ait olacağı, hasar kaza gibi her türlü zararlar alacaklıya ait olacağını, alacaklı sözleşmeden vazgeçerse aylık 500 TL ödeyeceğini, ayrıca aracın her türlü bakım ve onarım bedeli alıcıya ait olacağını, sözleşme tarihinden itibaren araçta meydana gelecek her türlü bakım onarım, arıza ve yakıt gideri alacaklıya ait olacağı denildiğini, müvekkili alacaklıya araç devrini zamanında gerçekleştiremediğinden dolayı, alacaklı müvekkilinin borcundan dolayı protokole aykırı olarak 120 günü beklemeden İstanbul 13 İcra Md. ... E sayılı dosyasıyla icra takibine geçtiği ve tüm alacağını tahsil ettiği ve müvekkilinden her hangi bir alacağı kalmadığını, müvekkilinin borcunu ödemesine rağmen aracın kendisine iade edilmediğini, Beyoğlu 8 Noterliğinin 04.12.2017 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi ile 19.04.2017 araç kullanım bedeli talep edildiğini ve aracın teslimi ihtar edildiğini, ancak davalı taraf aracı iade etmediği gibi müvekkiline karşı İstanbul 34 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, borca itiraz sonucunda İstanbul 4 ATM 2017/1053 E sayılı dosyasından kısmen kabul, kısmen red kararı verildiğini, borçların ödendiğini, davalının müvekkiline ait aracı iade etmemesi üzerine İstanbul C. Başsavcılığına 2017/84918 Soruşturma dosyası ile şikayette bulunulduğunu, savcılığın hukuki İhtilaf olduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin aracının İstanbul 19 İcra Md. ... E Sayılı dosyasında bir başka alacaklı tarafından haczedildiğini ve yediemin parkına çekildiğini, müvekkilinin borcunu ödeyip aracı teslim aldığını, gelişen süreç içinde müvekkilinin davalı tarafından mağdur edildiğini, aracı İstanbul 19 İcra Md ... E Sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile durumunun tespiti yapıldığını, müvekkilinin aracının kullanılmasından dolayı aylık 500 TL'den aracın yedieminden teslim alınmasına kadar olan süre içindeki bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, araçta meydana gelen ve İstanbul 19 İcra Md ... E sayılı dosyasındaki bilirkişi raporuyla mevcut durumu göz önüne alınarak hasarın 2.000 TL olarak tazminine, yine aracın vergi sigorta anahtar bedeli olarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini isteme zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalının haksız yere müvekkile ait aracı kullanmasından dolayı aylık 500 TL ‘den aracın teslim alınmasına kadar geçen süre için 20.000 TL, araç vergi, sigorta bedeli olarak 2.000 TL, araçta oluşan hasar bedeli olarak 3.000 TL olmak üzere toplamda 25.000 TL alacağın, Beyoğlu 8 Noterliğinin 04.12.2017 tarih ... yev. sayılı ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, iddialarının kabulü anlamına gelmemek üzere, daha önce aynı konuda İstanbul 1 İcra Müdürlüğünün ... E Sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine duran takip için itirazın iptali davası açılmadan aynı konuda yeni bir dava açılmasının doğru olmadığını, davanın esasına girilmeden davanın reddi gerektiğini, davacının kendi edimlerini yerine getirmediği için sözleşme hükümlerinin uygulanmadığını, davacının araç üzerindeki rehin ve hacizlerden ve diğer kısıtlamalardan dolayı aracın devrini veremediğini, müvekkili firmanın da aracı kullanamadığını ve dolayısıyla müvekkili tarafından zilyetliği devir alınamadığını, hukuken ve fiilen hakimiyeti altında olmayan bir araç için müvekkilinin kira ödemesi veya sigorta yaptırmasının mümkün olmadığını, aracın taraflar arasındaki sözleşme gereği 120 gün bedelsiz olarak kullanılacak ancak bu arada da davacının aracın devrini müvekkili şirkete vermesi gerekir iken davacının aracın devrini vermediğini, müvekkilinin kullanımına sunamadığını, müvekkilinin davacıyı direk icraya vermediğini, sözleşme hükümlerini yerine getirmediği için alacağını tahsil etmek üzere uzunca bir süre beklediğini ve akabinde alacağını almak için hukuki yollara başvurduğaunu, söz konusu takiplerin sözleşme ile ilgisinin bulunmadığını, davacının keşide edip müvekkiline verdiği çeklerden 05.07.2016 keşide tarihli 5.150 USD bedelli çeki ödememesi üzerine müvekkili aleyhine İzmir 2 İcra Md. ... E Sayılı dosyasından takibe geçildiğini, davacının borcu ödememesi üzerine dosya borcunun müvekkili tarafından ödendiği ve daha sonra davacıya rücu edildiğini, davacının iddia ettiği diğer takipte protokolden çok sonra davacının protokol hükümlerine uymaması neticesinde 14.06.2017 tarihinde yapılmış olup, protokole her hangi bir aykırılık olmadığını (araç devrinin verilmemesi nedeniyle protokolün yürürlüğe girmediği) davacının işbu icralara itiraz etmesi neticesinde itirazın iptali davası açıldığını ve alacakların mahkeme kararı neticesinde tahsil edildiğini, işbu icra dosyalarının ve tarafların davacıyla ve dava konusu sözleşme ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, aracın müvekkili tarafından kullanılamadığını, otopark kayıtlarından HGS / OGS kayıtlarından da anlaşılabileceğini, ayrıca sözleşmede 120 günden sonra kira bedelinin işlemesi, aracın devrinin verilmesine bağlandığını, araç devri verilmediği için sözleşme gereği her hangi bir kira bedeli veya her ne ad altında olursa olsun bir bedel talep edilemeyeceğini belirterek, öncelikli olarak aynı konuda yapılan icra takibine ilişkin itirazın iptali davası

açılmadığı için davanın usulden reddini, aksi takdirde zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin göz önüne alınmasını, haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme,davacının sahipliğindeki ... Plakalı araç 23.03.2017 tarihinden 09.01.2020 tarihine kadar (33 ay 17 gün ) davalı ... Ltd Şti'nin uhdesinde kaldığı, 33 ay x 500 TL/ay = 16.500 TL + 283 TL(17 gün için) = 16.783.00 TL'lık aracın davalı tarafından geç teslimi nedeniyle, davalıdan talep edilebileceği gerekçesi ile;

"1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; -16.783,00-TL nin, 06/11/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 mad. Gereğince değişen oranlarda işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE" karar vermiştir.

Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; bilirkişi raporu ile talep edilen sözleşme aslı, süresinde dosyaya sunulmamış olup daha sonra dosyaya sunulmasına ve değerlendirilmesine muvafakatleri bulunmadığının bildirilmesine rağmen bu hususun hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, (davacı iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte) davacı tarafından daha önce aynı konuda İstanbul 1 İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış olup , itiraz üzerine duran takip için itirazın iptali davası açmadan aynı konuda yeni bir dava açılmasının usulen mümkün olmadığından davanın reddi gerektiği, davacı taraf aracın devrini vermediği gibi araç üzerinde ki haciz ve rehinleri de kaldıramamış ve aracı hiçbir zaman ayıpsız olarak müvekkilinin kullanımına sunamadığını,hukuken ve fiilen hakimiyeti altında olmayan bir araç için müvekkilinin kira ödemesi veya sigorta yaptırmasının mümkün olmadığını,araç, taraflar arasındaki sözleşme gereği 120 gün bedelsiz olarak kullanılacak ancak bu arada da davacı aracın devrini müvekkili şirkete vermesi gerekir iken , davacı aracın devrini verememiş olup, müvekkilin kullanımına sunamamış ve araç icra marifetiyle bağlanmış olup ,müvekkili şirketin aracı kullanamadığını,sözleşmede kira alacağının doğması 120 gün içinde takip yapılması şartına bağlanmış olup, müvekkili tarafından davacı tarafın icraya verilmediğini,müvekkili şirket davacıyı direk icraya vermemiş tam aksine davacıya ait çekler yüzünden 3, şahıslar tarafından müvekkili şirkete haciz yapıldığını,davacının keşide edip müvekkiline verdiği çeklerden olan 05/07/2016 keşide tarihli,5,150 USD bedelli çeki çeki , keşideci davacının ödememesi üzerine müvekkili aleyhine İzmir 2 .İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile takibe geçilmiş ve müvekkili şirket hakkında icra işlemleri uygulandığını,bu tarih protokolden çok önce olup , keşideci davacının borcu icra dosyasına ödememesi neticesinde dosya borcunu müvekkili ödemek durumunda kalmış ve daha sonra davacıya rucü edildiğini,gerekçeli kararda bahsedilen takipler protokolden çok sonra olup , davacının, protokol hükümlerine uymaması neticesinde 14/06/2017 tarihinde yapılmış olup ,protokole herhangi bir aykırılık söz konusu olmadığını( araç devrini veremediği için protokol yürürlüğe girmediğini)müvekkili aleyhine kira bedeli hesaplamalarını kabul etmediklerini, sözleşmede 120 günden sonra kira bedelinin işlemesi aracın devrinin verilmesine bağlanmış olup , araç devri verilmediği için sözleşme gereği herhangi bir kira bedeli veya her ne ad altında olursa olsun bir bedel talep edilemeyeceğini,kararda her ne kadar takiplerle ilgili bilgiler verilse de, takibe konu firmalar ayrı firmalar olup tamamı yönünden inceleme yapılarak tamamının kabul edilmeyen sözleşmeyle bağlantı kurulmasının hukuken mümkün olmadığını,müvekkilinin süresinden önce yapmış olduğu bir takip olmadığı gibi kayıtlardan da anlaşılacağı üzere üzerindeki takyidatlardan dolayı hukuki ve fiili engellerden dolayı aracın devri müvekkili firmaya verilemeyecek durumda iken ve verilememişken söz konusu dönem için kira bedeli hesaplanmasının hukuken mümkün olmadığını ve kabul etmediklerini belirterek, 120 gün içinde aracın devri davacı tarafından gerçekleştirilmediği için, kira ile ilgili ve diğer sözleşme hükümlerinin devreye girmesi mümkün olayıp, davanın reddi gerekirken, davanın kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;

Dava,protokol gereği aracın haksız kullanımı iddiasına dayalı alacak talebine ilişkindir.

Davacı taraf ,davacıya ait aracın protokol hükümlerine aykırı olarak davalı tarafça haksız kullanıldığı iddiasıyla aylık 500,00 TL den aracın teslim alınma tarihine dek 20.000,00-TL , davalı tarafından karşılanmadığı ileri sürülen araç vergi ve sigorta bedeli 2.000,00-TL , araçtaki hasar nedeniyle anahtar bedeli 3.000,00-TL olarak toplam 25.000,00-TL alacak talebinde bulunulmuştur.

Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde; borçlusunun..., alacaklısının .... Ltd. Şti. olduğu, 23.11.2016 tarihli sözleşme ile tarafların 21.000-TL borca karşılık olarak ...plakalı aracın devrine ilişkin mutabık kaldıkları ve anılan sözleşmenin 4. maddesinde yer verilen özel şartların:"1- Araç alacaklı tarafından 120 gün süre ile bedelsiz şekilde kullanabilecek, bu üre içerisinde borçlu araç devrini alacaklıya verecektir. 2- Aracın trafik ve kasko sigortası alacaklıya aittir.3-Hasar ve kazadan alacaklı sorumludur.

4-Alacaklı aracı almaktan vazgeçerse, aylık 500-TL ödeyecektir. 5-Aylık ödeme olan 500-TL toplam borç olan 21.000-TL’den düşülecektir. 6-Alacaklı, alacağını 120 günü beklemeden tahsil etme yoluna giderse aylık 500-TL ödeyecektir. 7- Borçlu sözleşmedeki edimlerini ifa ederse, alacaklı elinde bulundurduğu çekler nedeniyle kur farkı talep etmeyecek ve aracın devri sırasında bunları iade edecektir. "hükümlerini içerdiği , borçlunun 21.000-TL borcuna karşılık, alacaklıya ...plakalı aracın devri hususunda mutabık kalındığı, devir için 120 günlük bir süre belirtildiği, taraflar arasında bu hususta ihtilaf olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ise , sözleşmede belirlenen 120 günlük süre beklenmeden takip yapılması nedenine dayalı olarak zararın tazminine yönelik bulunduğu görülmüştür.Yargılama sırasında bilirkişi incelemeleri yapılmıştır.Alınan 12/01/2022 tarihli raporunda; ticari defter ve belgeler sunulmadığından inceleme yapılamadığı belirtilmiş,daha sonra davacı tarafından sözleşmenin okunaklı bir sureti ibraz edilmiş, bilirkişi heyetinden alınan 08/09/2022 tarihli ek raporunda özetle ;" Ticari defter ve belgeler sunulmadığından sözleşme, hasarı tespit bilirkişi raporu, davalının araç kullanılan süresi bitimi olan araç Teslim tutanağı, ödenen vergi ve sigorta masrafları, anahtar bedeli ödemesi dair belgeler istenmesine rağmen sunulmadığından bu bağlamda mali yönden bir inceleme yapılamadığını, Sözleşme Yönünden Değerlendirmeler;

Borçlusunun..., alacaklısının ... Ltd. Şti. olduğu, 23.11.2016 tarihli sözleşme ile taraflar, 21.000-TL borca karşılık olarak ...plakalı aracın devrine ilişkin mutabık kaldıklarını, anılan sözleşmenin 4. maddesinde birtakım özel şartlara yer verildiği görüldüğünü, bu özel şartların" Araç alacaklı tarafından 120 gün süre ile bedelsiz şekilde kullanabilecek, bu

üre içerisinde borçlu araç devrini alacaklıya verecektir. Aracın trafik ve kasko sigortası alacaklıya aittir,Hasar ve kazadan alacaklı sorumludur. Alacaklı aracı almaktan vazgeçerse, aylık 500-TL ödeyecektir. Aylık ödeme olan 500-TL toplam borç olan 21.000-TL’den düşülecektir. Alacaklı, alacağını 120 günü beklemeden tahsil etme yoluna giderse aylık

500-TLödeyecektir.Borçlu sözleşmedeki edimlerini ifa ederse, alacaklı elinde bulundurduğu çekler nedeniyle kur farkı talep etmeyecek ve aracın devri sırasında bunları iade edecektir. " şeklinde olduğunu, sözleşmenin bu hükümleri incelendiğinde; borçlunun 21.000-TL borcuna karşılık, alacaklıya ...plakalı aracın devri hususunda mutabık kaldıkları, öte yandan, devir için 120 günlük bir süre de öngörüldüğü tespit edilebildiği, taraflar arasında bu hususta ihtilaf da bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmede öngörülen 120 günlük sürenin beklenmeden takip yapılması ve bu sebeple meydana gelen zararın tazmini hususu olduğu, başka bir anlatımla, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme konusu alacağın muaccel olup olmadığı noktasında toplandığı, TBK m.74 hükmüne göre kural, borcun ifasının, doğar doğmaz (derhal) talep

edilebilmesi olduğu, ancak bu kural “emredici” bir hukuk kuralı olmadığı, taraflar yapacakları bir anlaşma ile bir vade kararlaştırabilecekleri gibi, işin mahiyeti veya bir kanun hükmü de ifanın vadeye bağlı olmasını gerekli kılabileceği, borcun ifası için vade kararlaştırılmış olması, aslında borcun doğum anı ile ifa zamanının birbirinden ayrılması sonucunu

doğurduğu, böylece vade kararlaştırılan durumlarda alacaklının, borcun ifasını ancak ifa zamanı gelince (vade dolunca) talep edebileceği, borcun bu şekilde alacaklı tarafından talep edilebilir hale gelmesinin “muacceliyet” kavramı ile açıklandığı, diğer bir ifadeyle borcun kararlaştırılan vadenin gelmesi ile birlikte muaccel hale gelmiş olduğu, aracın devri hususunda tarafların 120 günlük bir süre öngörmüş olmakla birlikte bunun borcun muacceliyeti için zorunlu bir unsur olmadığı, alacaklıya tek taraflı olarak alacağı muaccel hale getirebilme imkanı tanındığı görüldüğü, nitekim sözleşme ile alacaklı, alacağını 120 günü beklemeden tahsil etme yoluna giderse aylık 500-TL ödeyeceğinin kararlaştırılması bunun en açık göstergesi olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşme bir kül halinde incelendiğinde, alacaklının 120 gün beklemesinin hukuken zorunlu olmadığı kanaatine ulaşıldığı, ancak nihai takdir ve kanaatin bütünüyle ve münhasıran mahkemeye ait olduğu, mahkeme, sözleşmenin imza tarihinden itibaren 120 gün içerisinde borcun

talep edilemeyeceği kanaatinde ise, meydana gelen zararın tazmin edilmesi gerekeceği, taraflar sözleşmede dolar tutarlı çeklerden bahsedilmekteyse de, bunların keşide yeri, keşide tarihi, tutarı gibi spesifik bilgilere yer verilmediğinden, takibe konu 05.07.2016 keşide tarihli 5.150,00 USD bedelli çekin ile sözleşmedeki çeklerden birisi olup olmadığının tespit edilemediği, mahkeme, takibe konu çekin, sözleşmede öngörülen çekler olduğu kanaatindeyse, davalı 120 günlük süreyi beklemeden takibe giriştiğinden aylık

500,00 TL kira bedeli ile birlikte sigorta ve kasko bedelleri ile hasar ve kaza sebebiyle meydana gelen zararı da karşılamak zorunda olduğu, buna göre, 23.11.2016 tarihli sözleşmeye istinaden 01.04.2017 tarihinden, İstanbul 19. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile 09.01.2020 tarihinde fiilen haciz edilerek muhafaza altına alındığı tarihle ilgili olarak aylık 500-TL’den toplam 34 ay (500,00 TL x 34 ay=) 17,000,00 TL birikmiş kira alacağının bulunduğu ve bunun sözleşme hükmü uyarınca, 21.000,00

TL’den mahsubunun gerekeceği, buna göre kira alacağının olmayacağı" belirtilmiştir. görüşüne ulaşıldığı hususları tespit ve rapor edilmiştir.Daha sonra itirazlar, ödemeler ve 4.ATM mahkeme ilamı çerçevesinde alınan 24/05/2023 tarihli 2. ek raporda 08/09/2022 tarihli raporu tekrar edilmiştir.Bundan sonra yeni bilirkişi heyetinden alınan 09/10/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "Taraflar arasında İmzalanan 23.11.2016 tarihli sözleşmeye konu edilen ... Plakalı aracın, davalı tarafından geç teslim nedeniyle davalıdan sözleşmenin 4.maddesinde kabul edilen hüküm gereğince, 16.783.00 TL’nın 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda işleyecek ticari avans faiz ile birlikte talep edilebileceği, davacının sözleşme uyarınca davalıdan talep edilen MTV, Trafik ve Kasko sigorta bedelleri ile aracın bakım, onarım hasar vb masraflara ilişkin her hangi bir somut belge ve bilgi sunulmadığında işbu talepler yönünden her hangi bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı, tarafların diğer taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğu" bildirilmiştir.

Bu bilirkişi heyetinden alınan 05/02/2024 tarihli ek raporunda özetle; "Taraflar arasında İmzalanan 23.11.2016 tarihli sözleşmeye konu edilen ... Plakalı aracın, davalı tarafından geç teslim nedeniyle davalıdan sözleşmenin 4.maddesinde kabul edilen hüküm gereğince, 16.783.00 TL’nın 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda işleyecek ticari avans faiz ile birlikte talep edilebileceği, davacının sözleşme uyarınca davalıdan talep edilen MTV, Trafik ve Kasko sigorta bedelleri ile aracın bakım, onarım hasar vb masraflara ilişkin her hangi bir somut belge ve bilgi sunulmadığında işbu talepler yönünden her hangi bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı, tarafların diğer taleplerinin mahkemenin takdirlerinde olduğu" belirtilmiştir.Bu doğrultuda davacı tarafça davalı tarafa taraflar arasındaki borcun yapılanmasına dair 23.11.2016 tarihli sözleşmeye konu ... Plakalı aracın teslim edildiği,ancak davalı tarafça davacı hakkında takip yapıldığı,borcun tahsil edildiği,buna rağmen aracın davacıya teslime edilmediği,hatta bu aracın davalı hakkındaki bir takipten dolayı haczedilmesi sonrası davacı tarafça geri alındığı,... Plakalı aracın 23.03.2017 tarihinden 09.01.2020 tarihine kadar (33 ay 17 gün ) davalı ... Ltd Şti'nde kaldığı,aylık 500 TL dan yapılan hesaplamada ise,bu doğrultuda 33 ay x 500 TL/ay = 16.500 TL + 283 TL(17 gün için) = 16.783.00 TL nın aracın davalı tarafından geç teslimi nedeniyle davacıya ödenmesi gerektiği açıklığa kavuşmuştur.Söz konusu aracın davalıya teslimi ile geri alınması arasındaki zaman zarfında davacının 16.783,00 TL sözleşme hükümlerine göre alacağının bulunduğu son bilirkişi heyeti kök ve ek raporu ile belirlenmekle,son bilirkişi heyetinin kök ve ek raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli ,mahkemenin kararı ise hukuk ve usule uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,

Alınması gereken 1.146,45 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 531,05 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)

İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/3124, K. 2026/1081, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-3124-e-2026-1081-k-c0da09c3eaec