Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1828 E. 2026/573 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1828
- Karar No
- 2026/573
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1828 Esas
KARAR NO : 2026/573
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/10/2024
NUMARASI : 2023/354 Esas, 2024/677 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15/04/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı hakkında İstanbul 32. İcra Müdürlüğü' nün ... Esaslı dosyasında senede dayalı takip başlattığını, senetteki imzanın davacıya ait olmadığını, bu nedenle icra takibe konu 20/06/2018 keşide 10/01/2019 vade tarihli keşide yeri İstanbul olan, 9.000-USD bedelli bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile davalının %20 tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kendilerine dava dilekçesinin usulü uygun tebliğ edilmediğini, senedin davacı tarafından düzenlendiğini, borcun ödenmediğini, davanın reddini, %20 tazminat ile %10 para cezasının uygulanmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının dava konusu bonodaki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını iddia ettiği, davalının söz konusu bonoyu senedi ciro ile değil keşideciden alan lehtar olduğu, dolayısıyla keşideci imzasının davacıya ait olmaması halinde bunun davalıyı bağladığı, ATK Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu senedin davacı tarafından düzenlenmediği anlaşıldığından, davanın kabulü ile, davacının İstanbul 32. İcra Müdürlüğü' nün ... E. takip dosyasına konu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı takipte haksız ve kötü niyetli olduğundan İİK 72/5 maddesi gereğince takip konusu alacağın %20' si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin gerekçeli karar başlığı ile ele alarak yazdırdığı metnin içeriğinde dahi davanın anlaşıldığına dair bir sebep gösterememiş olması nedeniyle, vermiş olduğu bu kararın hukuken tam anlamıyla geçersiz olduğunu, bilirkişi raporunun denetime uygun olmayan, konusunda uzman bir grofolog tarafından değil bir fizikçi tarafından hazırlandığını, kurul içerisinde, imza incelemesi konusunda yetkili olabilecek tek ihtisas sahibi olarak alanında uzman bir grafolog bulunmadığını, yeterli bir imza incelemesinin alanında uzman bir grafolog da içeren bir heyet ile yapılabilecekken, söz konusu raporun değerlendirmeye esas alınamayacağını, raporun Yargıtay'ın denetlenebilirliğe ilişkin kriterlerine de uygun olmadığını, itirazlarına rağmen mahkeme tarafından konusunda uzman bir grafolog bilirkişi atanmadığı gibi, taleplerimiz doğrultusunda üst kurula gönderilmediği gibii konusunda uzman bir mütehassıs tarafından her hangi bir üniversiteden de ikinci bir rapor alınarak eksikliklerin dahi tamamlatılmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dava, takip dayanağı bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
"İmza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, karşılaştırmaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise borçlunun duruşmada alınan medarı tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkâr edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir." (YHGK 2017/12-328 E-2019/387 K)Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunun; davacının mahkemede alınan imzalarının dışında resmi kurumlardan getirtilen iki adet mukayese imza aslının incelenmesi ile hazırlandığı; davaya konu senedin düzenleme tarihinin 10/01/2019 olduğu, mukayese imzaların tarihlerinin ise 10/07/2014 ve 06/06/2023 olduğu, söz konusu belgelerdeki iki imzadan birinin senedin düzenleme tarihinden çok eski tarihli, diğerinin ise senedin düzenleme tarihinden çok sonraki tarihli olduğu, ATK raporunda emsal imza olarak bahsi geçen "17/08/2023 tarihli, 2 adet dekont fotokopisi ile 02/02/2021 düzenlenme tarihli, ... yevmiye numaralı vekaletname fotokopisi"nin fotokopi belgeler olması nedeniyle imza incelemesine esas alınamayacağı gibi, söz konusu fotokopi belgelerinin de senedin düzenleme tarihinden çok sonraki tarihli olduğu, dolayısıyla imza incelemesinin senedin düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın yeterli emsal imza toplanmadan hazırlandığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için, resmi kurumlardan davaya konu bononun düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın, davacının imzasının bulunduğu yeteri kadar mukayeseye esas imza toplandıktan sonra, üniversitelerden seçilecek grafolog bilirkişilerden oluşacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf talebini kısmen kabulüne,
2-İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2024 gün ve 2023/354 E- 2024/677 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine,
5- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 313,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.482,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/04/2026