Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1710 E. 2026/648 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1710
- Karar No
- 2026/648
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1710 Esas
KARAR NO: 2026/648 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/07/2024
NUMARASI : 2021/794 E. - 2024/474 K.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
ASIL DAVA : Menfi Tespit - İstirdat
BİRLEŞEN DAVA : Menfi Tespit - İstirdat
ASIL DAVA TARİHİ: 20/12/2021
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 20/12/2021
KARAR TARİHİ: 16/04/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; dilekçesinde bedeli tanzim tarihi ve vade tarihleri yazılı iki adet senetten dolayı davalı tarafından müvekkili hakkında GOP 6.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine dayalı takip başlattığını, söz konusu bonolarda iki vade bulunduğunu, rakamla 02/01/2021 vadeli olan belgenin yazı ile vadesinin "iki ocak ikibinbir" şeklinde yazıldığını, diğer senette ise vade tarihinin rakamla 01/01/2001 yazılmış iken yazı ile "bir ocak ikibinbir" şeklinde yazıldığını, yasa ve Yargıtay uygulamasına göre bu belgelerin kambiyo senedi vasfında olmadığını, yazı ile yazılan vadeye itibar edilmesi halinde ise vade tarihinin tanzim tarihinden önceye ait olmayacağını, yine çift vadeli düzenlenen senetlerinde bono vasfında sayılamayacağını, buna ilişkin Yargıtay içtihadının bilgilerini dava dilekçesinde verdiğini, takibe konu edilen senetlerin bedelsiz olduğunu, söz konusu senetlerin her iki tarafın ekonomik durumları itibari ile hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hiç kimsenin, hiçbir geliri olmayan maaşlı da olsa bir işte çalışmayan, eşinden boşanmış, yalnız yaşayan, zaafları olan ve akıl sağlığı tam yerinde olmayan, çok düşük seviyede okuryazar olan bir kişiye hiçbir teminat, kefil almadan 1.200.000,00-TL'lik altın verdiğini iddia edip de karşılığında 4 adet "birkaç ay sonrasına, hemen hemen aynı gün vadeli" senet almasının mümkün olmadığını, takibe konu bono/senedin bedelsiz olup, müvekkilinden aldatma, hile, tehdit ve korkutarak alındığını, davalı hakkında yürüyen bir ceza soruşturması ( Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/46754 hz) numaralı dosya olduğunu soruşturmanın devam ettiğini belirterek, GOP 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası nedeni ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip dosyasından tahsil edilen paraların davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, icra takibinin ve dayanak senetlerin iptaline ve davalıdan %20 oranında kötü niyet tazminatının alınmasına karar verişlmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili, birleşen dosyadaki dava dilekçesinde, bedeli tanzim tarihi ve vade tarihleri yazılı iki adet senetten dolayı davalı tarafından müvekkili hakkında GOP 6.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine dayalı takip başlattığını, takibe konu edilen senetlerin bedelsiz olduğunu, söz konusu senetlerin her iki tarafın ekonomik durumları itibari ile hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hiç kimsenin, hiçbir geliri olmayan maaşlı da olsa bir işte çalışmayan, eşinden boşanmış, yalnız yaşayan, zaafları olan ve akıl sağlığı tam yerinde olmayan, çok düşük seviyede okuryazar olan bir kişiye hiçbir teminat, kefil almadan 1.200.000,00-TL'lik altın verdiğini iddia edip de karşılığında 4 adet "birkaç ay sonrasına, hemen hemen aynı gün vadeli" senet almasının mümkün olmadığını, takibe konu bono/senedin bedelsiz olup, müvekkilinden aldatma, hile, tehdit ve korkutarak alındığını, davalı hakkında yürüyen bir ceza soruşturması ( Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/46754 hz) numaralı dosya olduğunu belirterek, GOP 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası nedeni ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip dosyasından tahsil edilen paraların davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, icra takibinin ve dayanak senetlerin iptaline ve davalıdan %20 oranında kötü niyet tazminatının alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVA VE BİRLEŞEN DOSYAYA CEVAP: Davalı vekili asıl ve birleşen dosya kapsamında sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davacı yanın Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasındaki bonoların kambiyo senedi vasfı taşımadığı iddiasının mahkemece dinlenilir nitelikte olmadığını, zira davacının beyan ettiği gibi bir aykırılık varsa ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 5 gün içerisinde bu itirazın icra hukuk mahkemesine yapılması gerektiğini, söz konusu takipteki tebligatların hukuka uygun olduğunu ve herhangi bir şekilde de itiraz edilmediğini, bu sebeple bunun huzurdaki asliye ticaret mahkemesiyle bir alakası bulunmadığını, davacı yanın müvekkilinin memur olması sebebiyle çok parası olmadığını, müvekkilinin bu miktarlarda maddi değerleri davacıya temin edemeyeceğini ve bu sebeple senetlerin bedelsiz olduğunu iddia etmesinin, tüm dünyadaki kambiyo rejimini sona erdirecek bir yaklaşım olduğunu, böyle olması durumunda senet sebepten mücerettir ilkesinin de rafa kalkmış olacağını, müvekkilimin gerek kendi ailesinin, gerek eşinin ailesinin varlıklı olduklarını, alacağın temelini oluşturan döviz ve altın ziynet eşyasını müvekkilinin eşiyle oturacağı bir ev alabilmesi için müvekkiline verdiklerini, müvekkilinin de davacının kendisine uygun fiyatlı bir ev veya arsa alabilmesi için bu miktarlarda döviz ve altını davacıya verdiğini, ellerinde davacı ...'in imzası bulunan protokolün de bulunduğunu, davacının akıl sağlığıyla alakalı olarak da herhangi bir problemi olduğunun taraflarınca veya davacının çevresi tarafından bilinmediğini, bu iddianın dinlenebilir olmadığını, davacının hile, hata ve korkutma iddialarını ispatlayacak delili bulunmadığını, kambiyo senetlerinin temel ilişkiden mücerret olduklarını, dava konusu senetlerin kesinleşmiş icra takiplerine konu senetler olduklarını, ayrıca müvekkili ve davacı borçlu arasında yapılmış olan, açık şekilde borçlu davacının ismi/imzası bulunan ve aslı da davacıda olan ve nedense davacı tarafça hiç bahsedilmeyen bir protokol de bulunduğunu, bu protokolde anlaşma altına alındığı üzere alacağın kökünün müvekkilinin davacıya verdiği döviz ve altına dayandığını, ayrıca bu borçla alakalı olarak müvekkiliyle davacının telefon görüşme kayıtlarının da mevcut olduğunu, davacının ve akrabalarının müvekkiline gönderdiği tehdit ve hakaret mesajlarının görüntülerini Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına sunduklarını ve söz konusu durumla alakalı olarak şikayetçi olduklarını, 2021 yılında otel alıp işleten, yıllarca banka hesabı kullanabilen, kredi çekebilen, noterlerden vekaletname veren, kendisine vekalet verilen, boşanma davası açabilen, boşanan, aile binasının kiralarını toplayan birinin akıl hastası olduğunu düşünmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu konuda tanık da dinleteceklerini belirterek, davacının asıl ve birleşen davasının reddine ve %20 kötü niyet tazminatının davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi 04/07/2024 tarihli 2021/794E. -2024/474 K. sayılı kararıyla; "...Toplanan tüm delilere göre asıl dosyanın dava konusu olan senetlerde çift vade olduğu, davalı tarafın senetler karşılığında davacıya altın, ziynet verdiğini iddia etmesi nedeniyle, senet metninde nakden yazılmasından dolayı, davalının senet nedenini talil ettiği bu nedenle ispat yükünün davalı tarafa düştüğü , davalı tarafın bu durumu ispat edemediği, mahkememiz tarafından dinlenen tanık beyanları , davacıya vasi tayin edilmiş olması , davacının dava açılmadan önce tedavi gördüğü hastanelerden alınan hastane kayıtlarına göre davacının akıl zayıflığından, saflığından faydalanmak sureti ile hileli işlemler ile davalının davacıyı aldatarak senet aldığı sübut bulmuş olup ayrıca ceza dosyası kapsamı da bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının davalıya söz konusu senetler ve bu senetlerin konu edildiği icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığı, senetlerin lehtar/davalı tarafından ciro edilmediği de anlaşıldığından senetlerin iptali gerektiği, asıl davada dava konusu olan icra takibinde dava açılmadan önce 11/11/2021 tarihinde davacının 26.462,28TL ödediği davacı vekilince dava dilekçesinde takip dosyasından yapılan ödemelerin istirdadının istenildiği ancak dava tarihinden önce yapılan ödemeye ilişkin istirdat istenilmiş ise de faiz talebi bulunmadığı hususu da dikkate alınarak ödenen bu miktarın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı vekili dava dilekçesi ile birlikte her ne kadar icra takiplerini iptali talebinde bulunulmuş ise de takibin iptaline karar verme merciinin İcra Hukuk Mahkemeleri olması sebebiyle bu talebinin reddine, söz konusu senetlerin takibe konulmasında davalı taraf haksız ve kötü niyetli olduğundan icra takip miktarları dikkate alınarak %20'si oranında kötü niyet tazminatına aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
A-Asıl Dava Yönünden ;
1-Davacının davasının kabulü ile,
Keşidecisi ... lehtarı ... olan 300.000,00TL bedelli 21/07/2020 tanzim tarihli , rakamla 02/01/2021 yazı ile İki Ocak İkibinbir vade tarihli ve Keşidecisi ... lehtarı ... olan 300.000,00TL bedelli 21/07/2020 tanzim tarihli, rakamla 01/01/2021 , yazı ile Bir Ocak İkibinbir vade tarihli senetlere dayalı olarak başlatılan GOP icra Müdürlüğünün ... esas (önceki esası GOP 6 İcra Müdürlüğünün ... esas) nolu icra dosyasından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin iptaline, 11/11/2021 tarihinde icra dosyasına ödenen 26.462,28TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İİK 72/5 maddesine göre 134.860,00TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının icra takibinin iptaline yönelik talebi açısından mahkememiz görevli olmadığından davacının bu talebinin reddine,
B-Birleşen Dava Yönünden ;
1-Davacının davasının kabulü ile,
Keşidecisi ... lehtarı ... olan 300.000,00TL bedelli, 01/11/2020 tanzim , 01/01/2021 vade tarihli senet ve Keşidecisi ... lehtarı ... olan 300.000,00TL bedelli 01/09/2020 tanzim 01/10/2020 vade tarihli senetlere dayalı olarak başlatılan GOP İcra Müdürlüğünün ... (önceki esası GOP 6 İcra Müdürlüğünün ... esas ) esas sayılı takip dosyasından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin iptaline,
İİK 72/5 maddesine göre 135.050,00TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının icra takibinin iptaline yönelik talebi açısından mahkememiz görevli olmadığından davacının bu talebinin reddine... " karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı ... vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; yerel Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, çift vade sebebiyle menfi tespite ilişkin olarak davanın kabulüne karar verilmişse de, yerel Mahkemenin bu konuda yetkili olmadığını,
Davaya konu kambiyo senetlerindeki nakden/malen kaydının dava dilekçesinde bu kadar irdelenmemesine rağmen yerel mahkeme gerekçesinde hükme esas alınmasının hukuka uygun ve akla yatkın olmadığını, bu gibi tali bir sebeple davaların kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, yerel mahkemenin gerekçede belirttiği Yargıtay kararlarının tümünün eski tarihli olduklarını,
Yerel mahkemece davacının fiil ehliyeti durumuna ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan aldığı raporlar lehlerine gelmesine rağmen, herhangi bir sebeple hükme esas alınmadığını, tüm bu olgular üst üste konulduğunda verilen kabul kararlarında hukuktan ziyade başka kriterlerin dikkate alındığını düşündürdüğünü, gerekçede davacının sanki akıl geriliği sebebiyle tedavi gördüğü gibi bir durumdan bahsedilmişse de, dosyaya böyle bir tedavi kaydının da gelmediğini,
Müvekkilinin davaya konu eylemler sebebiyle kesinleşmiş bir ceza kararı olmamasına rağmen, gerekçede bunun zikredilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu,
Hükmün gerekçesinde müvekkilimin maddi durumunun senede konu bedelleri borç vermeye yetmeyeceği zikredilmişse de,yerel mahkemeye sundukları müvekkilinin annesinin malvarlığı, düğününde elde ettiği takılar vs. müvekkilinin bu miktar bir borcu verebileceğini de açıkça ortaya koyduğunu,
Gerekçeli kararda taraflarına, protokol aslını dosyaya ibraz etmeleri için süre verildiği ve bu süre içerisinde de protokol aslını sunamadıkları beyan edilmişse de, böyle bir sürenin söz konusu olmadığını ve bu hususun yargılamanın esasına etki edecek bir durum da olmadığını, kaldı ki söz konusu protokolün İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/420 Esas sayılı dosyasında mübrez olduğunu,
Taraflar arasındaki senet-borç ilişkisinin varlığını açık bir şekilde ortaya koyan GSM yazışmalarının ve görüşmelerinin, ayrıca davacı taraf ve birtakım yakınlarının müvekkiline yapmış oldukları tehdit fiili sebebiyle almış oldukları cezanın yerel mahkemece herhangi bir şekilde dikkate alınmadığını ve hükmün hatalı şekilde kurulduğunu,
Davacı taraf tanıklarının hiçbirinin görgüye dayanan bilgi sahibi olmadıklarını, tüm tanıklarının ifadelerinin çelişkili ve duymaya dayalı olduğunu, bu sebeple bu tanık beyanlarının dikkate alınmaması gerekirken, hükme esas alınmış olmasının yerel mahkeme yargılamasının ne kadar yanlış yapıldığının açık kanıtı olduğunu,
Yerel mahkemenin gerekçeli kararında müvekkilinin ne şekilde hile yapıp davacının iradesini fesada uğrattığının delillendirilemediğini, bu sebeple gerekçenin haksız bir gerekçe olduğunu belirterek, açıklanan ve Mahkemece resen nazara alınacak gerekçelerle, yerel Mahkemenin asıl ve ve birleşen davada verdiği kabul kararının, belirttikleri yönlerden, istinaf incelemesi sonucunda bozulmasına karar verilmesini, istinaf incelemesi sebebiyle yerel Mahkeme kararının davalı yan açısından geri bırakılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinden sonra dosyaya sunduğu dilekçeleri ile, davacı hakkında daha önce verilmiş olan vesayet kararının kaldırıldığını, yine müvekkili hakkında İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının da istinaf kararı ile bozulduğunu beyan etmiş, ilgili mahkeme kararlarını dosyaya sunmuştur.
DELİLLER: GOP icra Müdürlüğünün ... esas, (önceki esası G.O.P 6. İcra Müdürlüğü ... Es.) Dosyası UYAP üzerinden incelendiğinde; alacaklının ..., borçlusunun ... olduğu, 300.000,00 TL bedelli, 01/11/2020 tanzim tarihli, 01/01/2021 vade tarihli ve 300.000,00 TL bedelli 01/11/2020 tanzim tarihli, 01/10/2020 vade tarihli iki adet bono yönünden işlemiş faiz ve diğer masraflarla birlikte toplam 675.250,00 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Takibe konu bono örnekleri incelendiğinde; alacaklının ..., borçlusunun ... olduğu, 300.000,00 TL bedelli, 01/11/2020 tanzim tarihli, 01/01/2021 vade tarihli ve 300.000,00 TL bedelli, 01/11/2020 tanzim tarihli, 01/10/2020 vade tarihli bonolar oldukları, bedellerinin nakden ahzolunduğunun yazıldığı tespit edilmiştir.
GOP İcra Müdürlüğünün ... esas (önceki esası G.O.P. 6. İcra Müdürlüğü ... Es.) Dosyası UYAP sistemi üzerinden incelendiğinde; keşidecisi ..., lehtarı ... olan 300.000,00 TL bedelli, 21/07/2020 tanzim tarihli, rakamla 02/01/2021, yazı ile İki Ocak ikibinbir vade tarihli ve keşidecisi ..., lehtarı ... olan 300.000,00 TL bedelli, 21/07/2020 tanzim tarihli, rakamla 01/01/2021, yazı ile Bir Ocak ikibinbir vade tarihli senetlere dayalı olarak faiz ve diğer masraflarla birlikte 674.300,00TL üzerinden kambiyo senetlerin özgü icra takibi başlatıldığı, 11/11/2026 tarihinde icra dosyasına borca karşılık 26.462,28 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Takibe konu bono örnekleri incelendiğinde; keşidecisi ..., lehtarı ... olan 300.000,00 TL bedelli, 21/07/2020 tanzim tarihli, rakamla 02/01/2021, yazı ile İki Ocak İkibinbir vade tarihli ve keşidecisi ..., lehtarı ... olan 300.000,00 TL bedelli, 21/07/2020 tanzim tarihli, rakamla 01/01/2021, yazı ile Bir Ocak ikibinbir vade tarihli bonolar oldukları, bedellerinin nakden ahzolunduğunun yazıldığı tespit edilmiştir.
Davalı tarafça dosyaya delil olarak fotokopisi sunulan belge incelendiğinde; "...'den alacaklı olduğum ve son senet vadesi 02.01.2021 ve diğerleri 01.01.2021 + 01.01.2021 + 01.10.2020 vadeli toplamda 1.200.000 değerinde 4 adet senet; 545 gr Altın, 112.800 ABD Dolarının değeri olarak sabitlenerek hesaplanmıştır. ... Son Senet vade tarihine kadar ...'a alacağını vaad ettiği, 1.200.000 değerinde bir taşınmaz almadığı takdirde ... her türlü yasal hakkını kullanacaktır. Bu protokolün Aslı ...de nüshası ...'ta kalacaktır. 01.11.2020 - Sıralı Maddeleri okudum. Bütün şartları kabul ediyorum ... (imza)" yazılı olduğu tespit edilmiş, protokol aslı davalı tarafça dosyaya sunulmamıştır.
İlk derece mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan alınan 07/10/2022 tarihli rapor incelendiğinde; "…...'in Dairemizce 03/10/2022 giriş ve 07/10/2022 çıkış tarihleri arasındaki müşahedesi, muayeneleri, tetkikleri sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların değerlendirilmesinden; halihazırda fiil ehliyetini etkileyecek, kişide bilinç ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve/veya zeka geriliği tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde menfaatlerini idrak edebileceği ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği, işlem tarihinde fiil ehliyetini ve algılama yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arıza içinde olduğuna işaret edecek herhangi bir tıbbi bulgu veya belgeye rastlanmadığı, bu duruma göre; Süleyman oğlu, 1963 doğumlu, ...'in bonoların düzenlendiği tarihler olan 21/07/2020, 01/09/2020 ve 01/11/2020 tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olduğu…" yönünde kanaat ve mütalaamızı bildirildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan alınan 27/03/2024 tarihli rapor incelendiğinde; "…Yukarıda sıralanmış tıbbi belgeler ile dava dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; görülmekte olan “Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)” davası nedeniyle “bonoların düzenlendiği tarihler olan 21/07/2020, 01/09/2020, 01/11/2020 tarihleri ve muayenenin yapıldığı tarih itibarı ile ayrı ayrı hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığı” sorulan, Süleyman oğlu, 1963 doğumlu ...’in Kurulumuzca 17/08/2022 ve 03/01/2024 tarihlerinde yapılan muayeneleri sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; hâlihazırda fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekât serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, zekâ geriliği veya organik defisiter araz tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde sorulan işlem tarihlerinde herhangi bir akli arıza içinde olduğunu gösteren tıbbi bir bulguya rastlanmadığı, işlem tarihlerinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre; ...’in bonoların düzenlendiği 21/07/2020, 01/09/2020 ve 01/11/2020 tarihlerinde ve hâlihazırda fiil ehliyetine haiz olduğu oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince 16/06/2022 tarihli bilirkişi raporu ile dosyaya sunulan ses kayıtlarının çözümünün yaptırıldığı tespit edilmiştir.
İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/10/2023 tarihli, 2022/420 Esas, 2023/454 Karar sayılı kararı incelendiğinde; yapılan yargılama sonucunda "…Her ne kadar sanıklar sabit olan eylemlerini kabul etmemiş iseler de, sanık ...'nın senetleri katılan ...'a vermiş olduğu o zamanki değeri toplamda 1.200.000 TL olan altın ve doların karşılığında düzenlendiğini iddia etmiş olsa da, sanık ...'nın Adalet Bakanlığı'na sunmuş olduğu mal bildiriminde ilgili ziynete yer verilmediği gibi mal bildirimi ile senetlerdeki toplam tutar arasında ciddi bir fark olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar tanık ...'ın beyanında sanık ...'nın katılan ...'a siyah bir poşet verdiğini, katılan ...'ın da sanık ...'ya sözleşme, senet gibi bir şeyler verdiğini gördüğünü beyan etmiş olsa da, söz konusu senetlerde yer alan borç miktarının yalnızca soyut beyanlarla ispatlanamayacağı, alacak-borç ilişkisini ispatlayacak somut delilin dosyaya sanıklar tarafından sunulamamış olduğu, dosya kapsamında dinlenilen tanık anlatımlarında (Tanıklar: ..., ..., ..., ..., ...), sanık ...'nın kendisini savcı olarak tanıttığını beyan ettikleri, 30.12.2021 tarihli ... cevabi yazısında; katılan ...'in 12.03.2021 tarihinde 40.000 TL tutarlı kredi kullandığı ve aynı gün bunun 38.980 TL'sini şubeden çektiğinin tespit edildiği, 04.01.2022 tarihli ... Bankası cevabi yazısında; katılan ...'in 18.06.2021 tarihinde 65.000 TL tutarlı kredi kullandığı ve aynı gün bunun 63.450 TL'sini şubeden çektiğinin tespit edildiği, 14.12.2021 tarihli ... cevabi yazısında; katılan ...'in 24.06.2021 tarihinde 50.000 TL tutarlı kredi kullandığı ve aynı gün bunun 54.950 TL'sini şubeden çektiğinin tespit edildiği, 02.12.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda katılan ...'ın mental retardasyon adlı akıl zayıflığının olduğunun tespit edildiği, 19.10.2021 tarihli tutanakta; sanık ...'ya ait ''...'' isimli hesaptan ''....'' şeklindeki açıklamayla sosyal medyada paylaşılan görselde katılan ...'ın sanık ... ve sanık ... ile birlikte olduğunun anlaşıldığı, tüm dosya kapsamında katılan beyanları, sanıkların savunmaları, tanık beyanları, banka cevabi yazıları, sağlık kurulu raporu ve dosya kapsamına alınan tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; sanık ...'nın katılan ...'ın akıl zayıflığı olduğunu farkettiği, kendini savcı olarak tanıttığı, bu şekilde güvenini kazandığı, katılan ...'ın sanık ... ile sanık ... aracılığı ile tanıştığı, sanıkların ''babamız sana bütün kapıları açacak'', ''... ...'tir, ... ... ...'ın akıl zayıflığından ve ruhsal yapısından yararlanıp kendisini yönlendirerek katılan ...'ın zararına ve kendi yararlarına çıkar sağladıkları, katılan ...'a evini sattırıp bir kısım parayı kendilerinin aldıkları yine çeşitli bankalardan katılan ...'a kredi çektirerek bir kısım parayı kendilerinin aldıkları, katılan ...'a her biri 300.000 TL tutarında olmak üzere dört adet senet düzenlettirerek bunları icraya koydukları, her ne kadar sanık ...'nın katılan ...'a 1.200.000 TL değerindeki altın ve dövizini verdiğini ve senetleri de buna karşılık olarak katılan ...'ın hazırladığını savunmuş ise de sanık ...'nın adalet bakanlığına sunmuş olduğu mal bildirimi incelendiğinde katılan ...' a bahsi geçen parayı borç olarak vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağı, söz konusu borcun miktarı dikkate alındığında varlığının yalnızca soyut beyanlarla ispatlanamayacağı ve sanıkların borcun varlığının ispatına yönelik somut bir delili dosyaya sunamadıkları, sanıkların birbirileri ile samimiyetlerinin olmadığı şeklindeki savunmalarına karşılık sanık ...'ya ait ''...'' isimli sosyal medya hesabından yapılan ve ''....'' şeklindeki açıklamayla paylaşılan görselde katılan ...'ın sanık ... ve sanık ... birlikte olduğunun görüldüğü, sanıkların geçmişte benzer başka bir eylemden birlikte yargılandıklarının da tespit edildiği, böylelikle sanıkların savunmalarının hayatın olağan işleyişine aykırı olduğu ve soyut nitelikte kaldığı kanaatine varılarak sanık savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu katılan ...'ın zararına çeşitli yalanlar ve gerçek dışı beyanlarda bulunarak katılan ...'ın dinî inanç ve duygularını istismar ederek, katılan ...'ın algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanarak, çeşitli bankalardan kredi çektirerek ve senetleri icraya koyarak banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullandıkları ve kendilerini "savcı" olarak tanıtarak kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle iştirak halinde işledikleri ve katılan ...'ı mağdur ettikleri anlaşılmakla, üzerlerine atılı Türk Ceza Kanunu 158/1.a-c-d-l, son maddesi kapsamında düzenlenen dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle ve kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri …" gerekçesiyle atılı davalı hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan neticeten 6 yıl 3 ay hapis ve 171875 gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına, söz konusu adli para cezasının çevrilerek 3.437.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, UYAP üzerinden Dairemizce yapılan incelemede; kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 22. Ceza Dairesinin 24/11/2025 tarihli, 2023/2939 Esas, 2025/3554 Karar sayılı kararı ile; "…dosya içerisinde katılan ...'ın Adli Tıp Gözlem İhtisas Dairesinin 07/10/2022 tarihli fiil ehliyetine haiz olduğuna dair raporu, ilk derece mahkemesinin gerekçesine konu ettiği Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 19/11/2021 tarihli hafif mental retardasyon tanısına ilişkin raporu, sanıklar tarafından istinaf dilekçe ekinde Gaziosmanpaşa 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/1907 esas 2022/534 karar sayılı vesayetin kaldırılmasına esas alınan Adli Tıp Raporu birlikte değerlendirildiğinde çelişkilerin giderilmesi amacıyla Adli Tıp 4.İhtisas Dairesinden katılanın algılama yeteneğinin zayıf olup olmadığının belirtilmediği ve raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığının anlaşılması sebebiyle suç tarihi itibariyle katılanın adı geçen sağlık raporunda belirtilen rahatsızlığının nitelik ve derecesinin tespiti, sanığın kendisine karşı işlediği dolandırıcılık suçunun unsurlarını oluşturan hileli söz ve davranışları kavrayıp anlayabilecek ve denetim imkanını sağlayacak düzeyde olup olmadığının belirlenmesi ile rahatsızlığın objektif kriterler dikkate alınarak üçüncü kişiler tarafından ilk bakışta anlaşılabilecek mahiyette bulunup bulunmadığının tespiti bakımdan tam teşekküllü hastaneden rapor alınarak sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde sanıklar hakkında TCK.nın 158/1-c maddesinden de hüküm mahkumiyet hükmü kurulması ,Sanıkların istinaf dilekçe ekinde sundukları flash bellek içindeki ses kayıtlarının dinlenmesinde sanık ... ile Katılan ... arasında geçtiği iddia edilen görüşmede katılan ...'ın ev alımı konusunda sanık ... ile konuştuğunun anlaşılması karşısında ses kaydının taraflara ait olup olmadığı, inkar halinde ses analizi yaptırılarak görüşmenin aidiyeti saptandıktan sonra sanık ... ve katılan ...'nın hazır bulunduğu oturumda taraflara dinletilerek konuşmalarda bahsedilen evin alımına hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığının , ayrıca sanığın katılan ...'dan 4 adet senet aldığını senetlerden bir adedini yırttığını bahsetmesine rağmen senedin neden yırtıldığının , istinaf dilekçe ekinde görünüm itibariyle aslı gibi gözüken dosyada fotokopisi bulunan 01/11/2020 tarihli protokolün Katılan ...'a gösterilerek altındaki imzayı kabul etmesi halinde ne amaçla imzaladığının açıklattırılmadan yokluklarında yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmakla CMK 289/1-e maddesinde "Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" şeklinde düzenlenen yasa hükmü kapsamında hukuka kesin aykırılık yapılması,Kabule göre de; Sanık ...'nın senetleri katılan ...'a vermiş olduğu o zamanki değeri toplamda 1.200.000 TL olan altın ve doların karşılığında düzenlendiğini iddia etmiş olsa da, sanık ...'nın Adalet Bakanlığı'na sunmuş olduğu mal bildiriminde ilgili ziynete yer verilmediği gibi mal bildirimi ile senetlerdeki toplam tutar arasında ciddi bir fark olduğunun anlaşıldığı gerekçede belirtilmiş ise de kişilerin mal beyanında bildirmediği kabul edilen ziynetin düğünde takılan takılar olduğunun iddia edilmesi karşısında sanık ...'dan düğüne ait görüntü, video temin edilerek , temin edilmesi halinde ziynet miktarının yaklaşık olarak tespiti yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması..." gerekçesiyle kararın bozulmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verildiği tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E : Asıl ve birleşen davalar, icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır.
Mahkemece her iki davanın da kabulüne karar verilmiş, her iki karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya incelendiğinde, Mahkemece birleşen davada davalının davacıya kendisine ev alması için 1.200.000,00 TL tutarında döviz ve altın verdiğini, karşılığında davaya konu bonoları aldığını beyan ederek senet nedenini talil ettiği, ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalının dosyaya fotokopisini sunduğu protokolün aslını sunmadığı ve bu iddiasını kanıtlayamadığı, davacının akıl zayıflığından ve saflığından yararlanarak bonoların alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, İstanbul BAM 22. Ceza Dairesinin 24/11/2025 tarihli, 2023/2939 Esas, 2025/3554 Karar sayılı bozma kararının gerekçesine ve davalı vekilinin protokol aslının ceza dava dosyasında olduğuna dair beyanlarına göre, Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin diğer istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece protokol aslının ceza dosyasında mevcut olup olmadığının araştırılması, aslı mevcutsa bu konuda değerlendirme yapılması, ceza mahkemesince davaya konu bonoların davacıdan kandırılarak alınıp alınmadığına ve davacının fiil ehliyetiyle ilgili de yeniden araştırma yapılacağından, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılaması devam eden ceza davasının sonucu beklenerek, buna göre değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 04/07/2024 tarihli 2021/794 E. - 2024/474 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harçlarının talebi halinde iadesine,
5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 16/04/2026 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.