Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/263 E. 2026/627 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/263
- Karar No
- 2026/627
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2026/263 Esas
KARAR NO : 2026/627
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2026/24 Esas, 08/01/2026 Tarihli ara karar
DAVANIN KONUSU: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 16/04/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile 680.000 usd bedelli bonoya dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin talep konusu senedin varlığından haberdar olmadığını, dolandırıcılık suçlarından dolayı Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2025/7879 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını, ayrıca borca ve imzaya itiraz sebebiyle Küçükçekmece 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/86 esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, söz konusu senedin bilgisayar ortamında hazırlandığını, senetteki müvekkilinin imzasının bulunduğu yerlerde yapıştırıcı kalıntılarının bulunduğunu, müvekkilinin senet imzalama iradesi olmadan, kandırılarak ve iradi fesada uğratılarak imzalatıldığı durumunun açık olduğunu, müvekkilinin yüzyüze hiç tanışmadığı, kızı ...'ın erkek arkadaşı olan davalıdan böyle bir borç almasının mümkün olmadığını, bu sebeplerle teminatsız olarak veya uygun bir teminat karşılığında dava sonuna kadar icra takibin durdurulmasına ve müvekkilinin dava konusu senet sebebiyle davacıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin 08/01/2026 Tarihli ara kararı;
"Davacı taraf, icra takibi başlatıldıktan sonra takibin tedbiren durdurulmasını talep etmektedir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği hususu açık ve emredici olduğundan;
-Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf isteminde;
Bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, imzanın müvekkilimize ait olduğu tespit edildiği takdirde ise müvekkilimizin böyle bir imza atma iradesi olmadan, iradesi fesada uğratılarak, davalı ve onunla işbirliği halinde olan 3. Kişilerin müvekkilimize bir trafik kazası tutanağı imzalatıyormuş gibi yaparak, tutanağın altına yapıştırdığı başka bir kağıda imzasını attırıp, sonra da bilgisayar ortamında bu imzalı kağıdın bonoya dönüştürüldüğünü ve müvekkilimizin herhangi bir borçlanma veya bono imzalama iradesi olmadan, iradesi fesada uğratılarak, hile ile böyle bir bono tanzim edilerek borçlandırılmaya çalışıldığını,
Küçükçekmece 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/86 Esas sayılı dosyasına Adli Tıp Kurumu tarafından gönderilen 30.07.2025 tarihli rapora göre, 680.000,00 USD Bedelli ... müvekkili ...'ın imzasının bulunduğu bölgede yapıştırıcı kalıntıları olduğu ve bononun bilgisayar ortamında düzenlendiğinin belirtildiğini,
Tedbiren takibin durdurulması isteminin reddine karar verilmesi haksız ve ileride telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacak bir durum oluşturduğunu, Yerel Mahkeme İİK-72,73. Madde gereğince menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden bahsetmiş olsa da , İİK-72/3. Son cümlede borçlunun ,İcra dosyasına borcun tamamı ile yüzde 15 teminatını yatırarak icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbir alabileceğini mahkeme ara kararında belirtmediğini,
Ancak bizim dava konusu olan ... sahtecilik yapılarak düzenlendiği konusunda yukarıda bahsettiğimiz Adli Tıp Kurumu raporu ve diğer delillerde göz önüne alındığında , HMK-209/1. Madde gereğince teminatsız veya uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebimizin İİK 72. Madde kapsamında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, takibin durdurulması kararı verilmesi gerektiğini, aksi halde ileride telafisi mümkün olmayacak zararlar oluşacağını, 08.01.2026 tarihli olan İhtiyati Tedbir Talebi'nin Reddi'ne ilişkin kararın kaldırılarak, teminatsız olarak veya uygun bir teminat karşılığında ihtiyati Tedbir Kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ihtiyati tedbir isteminin reddine dair 08/01/2026 Tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, dava dilekçesi ile birlikte icra takibinin durdurulmasını talep etmiştir. Dosyada mevcut delil durumuna göre bu aşamada icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi yerinde olup davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davacı vekili İİK 72/3.maddesi son cümlesine göre "icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbir" kararı verilmesi hususunun değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, davacının talebinin takibin durdurulmasına ilişkin olup İİK 72/3.maddesi son cümlesine göre talepte bulunulması halinde ise talep üzerine ilk derece mahkemesince bu yöndeki tedbir talebi değerlendirilebilecektir.
Açıklanan nedenlerle dosyada bu aşamadaki delil durumuna göre ilk derece mahkemesinin ara kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.16/04/2026