Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/252 E. 2026/645 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/252
Karar No
2026/645
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2026/252 Esas

KARAR NO : 2026/645 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/01/2026

NUMARASI : 2026/6 E. SAYILI ARA KARAR

DAVANIN KONUSU: Patent (Patent İsteme Hakkının Ve Patentin Gaspı İddialı)

KARAR TARİHİ: 16/04/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

TALEP: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili Prof. Dr. ...'ın, Hacettepe Üniversitesi bünyesinde kimya alanında profesör olarak görev yaptığını, kimya alanında akademisyen olarak bugüne kadar birçok başarılı çalışmaya ve araştırmaya imza attığını, müvekillinin, selüloz bazlı deri üretim teknikleri üzerine yapmış olduğu araştırma ve geliştirme çalışmaları sonucunda lignin maddesinden suni deri üretilebilmesini sağlayan bir teknik yarattığını, davacı müvekkilinin geçmiş çalışmaları vasıtası ile tanışmış oldukları ... yetkililerinin, bu yeni teknik buluş üzerine iş birliği teklifinde bulunduklarını, ... ile müvekkili arasında öncelikle şifahen anlaşılan şartlara göre davacı müvekkilinin buluş üzerinde nihai söz sahibi olacağı, buluşu takip eden bütün araştırma-geliştirme işlerinin davacı müvekkilinin kontrolünde gerçekleşeceği, bu buluşa dayalı olarak üçüncü kişilere verilecek bütün mal ve hizmetlerin davacı müvekkilinin onayı dahilinde gerçekleşeceğinin ve buluşun kullanıldığı her satıştan yüzde 10 pay alacağının kararlaştırıldığını, şifahen anlaşılan şartların, herhangi bir hukukçu dahli bulunmadan yazıya döküldüğünü ve "İşbirliği ve Gizlilik Sözleşmesi" başlıklı bir sözleşme tanzim edilerek taraflar arasında imzalandığını, sözleşmenin hiçbir noktasında, davacı müvekkilince icat edilen buluşun patent hakkının davalı şirkete ait olacağına dair bir ibare bulunmadığını, mezkur sözleşmenin "Fikri Sınai Haklar Kullanım Koşulları" başlıklı 6. maddesinde "sözleşme konusu ürünün tamamlayıcısı haricinde yeni bir buluşun geliştirilmesi durumunda buluşu yapılacak ürünün patent isteme hakkının davalı şirkete ait olacağı" hususun hüküm altına alındığını, sonrasında taraflar arasında bir zeyilname hazırlandığını, bu zeyilnamenin 6. maddesiyle eski sözleşme maddesinin bütünüyle ortadan kaldırıldığını ve davacı müvekkili tarafından yapılacak yeni buluşların patent isteme hakkı için ayrı ayrı yeni sözleşmelerle karar kılınacağının hüküm altına alındığını, lignin maddesinden üretilen suni deri üretim tekniği için davacı müvekkilinin, davalı tarafa hiçbir şekilde patent isteme hakkını devretmediğini, devredilen hakkın davacı müvekkilince yaratılacak yeni buluşlara ilişkin olup, bu devredilen hakkın da sonradan imzalanan zeyilname ile ortadan kaldırıldığını, dava konusu buluşun bütün ... süreci, hammaddelerin nasıl kullanılacağı, teorik formülasyonların pratikte nasıl üretileceği, hangi endüstriyel ekipmanların tercih edileceği gibi soruların yanıtlarının bulunması da dahil olmak üzere, bütünüyle müvekkilinin çabası ve bilgi birikimiyle gerçekleştirildiğini, buluşun patentinin davacı müvekkili tarafından yazıldığını, buluşun fabrikada nasıl üretileceğini, hangi tekniklerin kullanılacağı gibi pratik sorunların da müvekkili tarafından çözüldüğünü, davacı müvekkili tarafından yapılan buluş hayata geçirildikten sonra ...'nin sözleşmede belirlenen yükümlülüklerini yer yer eksik yerine getirmeye, yer yer ise hiç getirmemeye başladığını, davacı müvekkilinin herkese açık kaynaklar vasıtasıyla buluşun kendilerinin hiçbir onayı olmadan üçüncü kişilerce kullanıldığını gördüğünü, ilgili buluşa yönelik Türk Patent ve Marka Kurumu'nda ... başvuru numaralı bir patent başvurusu yapıldığının görüldüğünü, ilgili başvurunun ... tarafından yapıldığını, sonrasında ...'ne devredildiğini ve davacı müvekkilinin yalnızca buluş sahibi olarak görüldüğünü, Türk Patent ve Marka Kurumu'nda ... sayılı başvuru numarasıyla kayıtlı patent başvurusunda kayıtlarında buluş sahibinin davacı müvekkili olduğunu, patent isteme hakkını davalı tarafa devretmediğini, davalılara Ankara 47. Noterliğinin 15.12.2025 tarih ... yevmiye numaralı evrakıyla ihtarname gönderildiğini ve yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunun ihtar edildiğini, dava ile öncelikli olarak dava sonuçlanana kadar Türk Patent ve Marka Kurumu'nda ... sayılı başvuru numaralı patentin üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davaya ilişkin karar verilene kadar patentin verilmesi işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesini, patent isteme hakkının davacı müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini, dava devam ederken davalının başvurusuna patent verilmesi halinde, işbu başvurunun gaspı davasının 6769 sayılı Kanun'un 110/9. maddesi gereğince patentin gaspı davasına dönüşerek devamını, Türk Patent ve Marka Kurumu'nda ... sayılı başvuru numarasıyla kayıtlı patent başvurusuna ilişkin patent isteme hakkının 6769 sayılı Kanun'un madde 110 ve diğer ilgili hükümleri çerçevesinde gasp edildiği ve patent isteme hakkının davacı müvekkile ait olduğunun tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE DAİR KARAR: İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 19/01/2026 tarihli 2026/6 E. sayılı ara kararıyla; "...Dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında, esas dosya bakımından tecavüz iddiasına dayalı dava açıldığı, ve dosyada herhangi bir bilirkişi raporu alınmadığı bu hali ile tedbir için istenen yaklaşık ispat koşulunun yerine gelmediği..." gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF BAŞVURUSU: İhtiyati tedbir isteyen vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesinin, davanın konusu patent isteme hakkının gaspı olmasına ve talep edilen ihtiyati tedbirin, patentin üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi ve patent isteme işlemlerinin durdurulması olmasına rağmen, ara kararında davayı patent hakkına tecavüz davası olarak nitelendirdiğini ve tecavüzün önlenmesine yönelik yaklaşık ispat sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebini reddettiğini,

Dava dilekçesinde açıkça görüleceği üzere, davanın patent isteme hakkının gaspı davası olup, talep ettikleri ihtiyati tedbirin de tecavüzün önlenmesine yönelik değil; dava konusu patentin üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi ve patent isteme işlemlerinin durdurulması olduğunu,

Ek olarak, talep ettikleri ihtiyati tedbirlerin; davada tarafların hak ve menfaat dengeleri nazara alınarak, dava konusu çekişme ve uyuşmazlığın bulunduğu aşama dikkate alındığında, tedbir talep edilen davalı adına kayıtlı patent tescilinin üçüncü kişilere devredilmek suretiyle taraf teşkilinde sorunlar yaşanmaması ve usul ekonomisi prensipleri gereği tedbir kararı verilmesinin gerek ilk derece mahkemesi kararları, gerekse Bölge Adliye Mahkemesi kararları ile yerleşik uygulama haline geldiğini, dava konusu patent başvurusunun üçüncü kişilere devri yahut temliki halinde taraf teşkilinde telafisi zor sorunlar yaşanacak olup, patent verilmesi işlemlerinin durdurulmaması halinde, davalı tarafın patentin içeriği üzerine gerçekleştirebileceği tasarruflar sonucu davacı müvekkilinin telafisi imkansız güçlüklerle karşılaşacağını belirterek, arz ve izah olunan ve re'sen dikkate alınacak gerekçelerle, İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2026/6 sayılı dosyasındaki 19.01.2026 tarihli ara kararının kaldırılarak, Türk Patent ve Marka Kurumu'nda ... sayılı başvuru numarasıyla kayıtlı patent başvurusunun üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi ve patent verilmesi işlemlerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararları verilmesini, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

G E R E K Ç E :Dava, patent isteme hakkının gaspı davasıdır.

Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına ilişkin olup, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosya incelendiğinde, davanın patent isteme hakkının gaspı davası olduğu, davaya konu patent tescil başvurusunun yargılama sırasında davalı tarafça üçüncü bir kişiye devredilmesi halinde, davada taraf teşkili sağlanmasının zaman alacağı, davacının talebinde haklı olması halinde hakkını elde etmesinin gecikebileceği, HMK’nın 389/1. maddesinde sayılan ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olduğu anlaşılmakla, Mahkemece dosyada yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle patent tescil başvurusunun devrinin tedbiren durdurulması talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Paten tescil işlemlerinin durdurulması için, bu aşamada dosyada yeterli delil bulunmadığından, davacı vekilinin patent tescil işlemlerinin durdurulmasına ilişkin tedbir talebinin reddine karar verilmesi ise, yerindedir.

Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesince uygun bir teminat karşılığında, davaya konu patent tescil başvurusunun dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,

2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 19/01/2026 tarihli, 2026/6 E. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam edilmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,

4-İstinaf yargılaması sırasında davacı tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 500,00TL tebligat ve posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 16/04/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/252, K. 2026/645, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-252-e-2026-645-k-22a694cf27eb