Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/562 E. 2026/565 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/562
Karar No
2026/565
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/562

KARAR NO: 2026/565

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09.02.2026 tarihli ara karar

NUMARASI: 2026/106 Esas (Derdest)

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin gerçek kişi tacir olup nakliye işi yaptığını, müvekkilinin davalı firma ile kum malzemesini tedarik etmek üzere anlaştığını, müvekkiline verilen siparişlerin istenilen yerlere/projelere/depoya teslimatları yapılıp malzemenin teslim edildiğini, fakat teslim ettiği ürünlerin ödemesinin yapılmadığını, bunun üzerine İstanbul .... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının İstanbul .... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazlarının haksız olup, itirazında kötü niyetli olduğunu, davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturaya konu borcun Kasım 2024, Aralık 2024, Ocak 2025 tarihinde davalıca ödenmesi gerekirken bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının icra takip dosyasına sunulan faturadan dolayı borçlu olduğunu, davalının icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini, faturaya itiraz etmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını beyanla davanın kabulü ile itirazı iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili esasa ilişkin taleplerinin yanında, davalının uygun görülecek teminat karşılığında taşınır veya taşınmazları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 09.02.2026 ara kararla; "...İhtiyadi tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunun 389/1 maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakim elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.İhtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunmasıdır.HMK'nun 390/3 maddesine göre tedbir talebi eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığının yaklaşık olarak yasal delillerle ispat etmek zorundadır.Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise "yaklaşık ispat" kuralına göre belirlenir.Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunun kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir.Bu nedenle ihtiyati tedbire karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkaten alınarak talepte bulunandan kurul olarak teminat alınır .Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyadi tedbir kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbir kararı verirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacının gözetilmesi gerekli ve zorunludur. Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, hakim her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gekçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. HMK'nun 389. maddesindeki şartlarının mevcut olması ve talep halinde ihtiyati tedbire karar verilmelidir. HMK 389/1 md uyarınca sadece uyuşmazlık konusu hakkında tedbire hükmedilebileceğinden ve dava konusu para alacağına ilişkin olduğundan "gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyaya ticari ilişkiye dayalı faturaların, hakediş ve işlem dökümlerinin, icra takip dosyasının, ticari kayıt ve teslim belgelerinin sunulduğunu, alacağın varlığının yaklaşık ispat seviyesinde ortaya konulduğunu, davalının faturaya süresi içinde itiraz etmediğini, iade faturası düzenlemediğini ve herhangi bir ödeme belgesi de ibraz etmediğini, HMK'nın 389’da para alacakları yönünden tedbiri yasaklayan bir düzenleme bulunmadığını, davalı şirketin aktif ticari faaliyette bulunduğunu, araçlarını devretmesinin, banka hesaplarını boşaltmasının, taşınmazlarını satmasının, şirket varlıklarını üçüncü kişilere aktarmasının mümkün olduğunu, mahkemece tedbir uygun görülmese dahi somut olayda İİK'nın 257 vd. maddeleri gereği ihtiyati haciz şartlarının da oluştuğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve davalının taşınır ve taşınmaz kayıtları, banka hesapları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf başvurusu ise ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine dair 09.02.2026 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; davacının taşıma sözleşmesi kapsamında davalıya taşıma hizmeti verdiğini ve taşımanın gerçekleştirildiğini, taşıma bedeline ilişkin faturalar düzenlediğini, ancak davalının ödeme yapmadığını, bu sebeple icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davacı alacağının teminat altına alınması, tahsilinin sağlanması için davalının taşınır ve taşınmaz kayıtları, banka hesapları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine tedbir kararı verilmesini gerektiğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir gelişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanun'un 391. maddesine göre, mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.

Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan şeyler hakkında tedbir kararı verilemez. İhtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur. Konusu para alacağı olan bir davada, koşullarının bulunması halinde İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar varsa, talep halinde ihtiyati haciz kararı verilebilir. Para alacağının talep edildiği bir davada uyuşmazlık konusu olmayan davalı/borçlunun araçları ve taşınmazları, banka hesapları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları hakkında tedbir kararı verilemez. Ara karar sonucu itibariyle yerinde olup kararın kaldırılmasına gerek görülmemiş ve davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Öte yandan davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, dosyanın incelenmesinde; davacı vekilinin 19.02.2026 tarihli dilekçesi ile ilk derece mahkemesinden ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince 23.02.2026 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği, ancak davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin 09.02.2026 tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararının kaldırılması için istinaf başvurusunda bulunduğu, 23.02.2026 tarihli ihtiyati haciz isteminin reddine dair ara karara karşı istinaf başvurusunun bulunmadığı anlaşılmakla, bu ara karara ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,

3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.03.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/562, K. 2026/565, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-562-e-2026-565-k-e2d85acf13e4