Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/376 E. 2026/633 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/376
- Karar No
- 2026/633
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2026/376 Esas
KARAR NO : 2026/633 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/02/2026
NUMARASI : 2025/117 E. SAYILI ARA KARAR
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 16/04/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, ....A.Ş. Olarak “... ...” markası ile işletilen dünyaca ünlü hastanenin sahibi olduğunu, markanın tanınmış marka olduğunu, “...” ibaresi bulunan 28 adet markaları olduğunu, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2015/239 E. 2017/106 K. Sayılı kesinleşmiş kararı ile markalarının tanınmış olduğu, davalının “...” “... ...” ibarelerini içeren bir hastane açtığını, bu ibarenin geçtiği ticaret unvanını tescil ettirdiği, davalının hem fiili kullanımının hem ticaret unvanındaki kullanımının marka haklarını ihlal ettiğini, davalının marka hakkına tecavüz oluşturan tüm fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının "..." ve "... ..." markası ile sunduğu tüm hizmetin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının "..." ve "... ..." ibaresini içeren tüm tabela, ambalaj, ilan, reklam, yayın, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıt, internet adresi, sosyal medya hesapları, fatura ve sair her türlü evrak üzerinde kullanım da dahil olmak üzere tüm materyallerine el konulmasına ve emin bir yerde muhafaza altına alınmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve kötü niyetli olarak açılmış bulunan davanın reddine, şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI:
İlk derece mahkemesinin 06/01/2026 tarihli ara kararı ile;"... somut olaya bakıldığında; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, talimat raporu, rapora karşı beyan - itiraz dilekçeleri ile birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunduğu ve ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu kanaatine varılmakla; SMK'nın 159 ve 6100 sayılı HMK'nın 389-390. maddeleri gereğince ihtiyati tedbir talebinin kabulüne" karar verildiği görülmüştür.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin 06/02/2026 tarihli ara kararı ile;"...Dava dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, bilirkişi raporu, davalı yanın sunmuş olduğu beyan ve itiraz dilekçeleri, mürafaa duruşmasındaki taraf vekillerinin beyanları ve bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğine; ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu, teminatın ve tedbirin ölçülü olduğu kanaatine varılmakla; HMK'nın 394/2. maddesi kapsamında yerinde görülmeyen davalı vekilinin ihtiyati tedbire yönelik itirazının reddine" karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalılar vekili istinaf isteminde özetle;
Tedbir kararına dayanak bilirkişi raporunun detaylı ve marka hakkına tecavüzü kanıtlar nitelikte bir rapor olmadığını, dilekçelerinde belirtmiş oldukları hususların tamamı değerlendirilmeden eksik ve hatalı rapor düzenlendiğini, müvekkilinin ... ibaresini davacı yandan daha önce kullanmaya başladığını, müvekkilinin ... ibaresini uzun yıllardır kullandığını ve davacı yanın bu duruma bir itirazının bulunmadığını, iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece takdir edilen teminat bedelinin çok düşük kaldığını, ihtiyati tedbir kararının müvekkili hastanenin telafisi imkansız zararlara uğramaması ve talepte bulunanların haksız yere kazanç elde etmemesi adına ivedi şekilde kaldırılmasını, ihtiyati tedbir devamı yönünde karar verilecek ise %20 den aşağı olmamak üzere teminat miktarının belirlenmesini, istinaf aşamasında yapılan değerlendirmede davacının kötü niyetli olmadığı hususu da göz önünde bulundurularak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi, davalının ticaret ünvanından ... ... ibaresinin çıkarılması, mümkün değil ise ticaret ünvanının iptali ile sicilden terkini ile hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; 06/01/2026 Tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; dosyada mevcut bilirkişi raporunda; "davalı yanın kullanımlarının davacı yanın tanınmış marka olarak kabul edilen ... ... asli unsurlu markalarına tecavüz teşkil ettiğinin değerlendirilebileceği" yönünde görüş bildirildiği dikkate alındığında mevcut delil durumuna göre yaklaşık ispat koşulları oluştuğundan ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00TL harçtan, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 16.04.2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.