Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/264 E. 2026/576 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/264
- Karar No
- 2026/576
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2026/264 Esas
KARAR NO : 2026/576
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/01/2026 (Ara Karar)
NUMARASI : 2025/902 Esas
DAVANIN KONUSU: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit)
KARAR TARİHİ: 15/04/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ:
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin hesaplarının bulunduğu ... Gaziosmanpaşa Şubesi tarafından yapılan çek ödeme bildiriminin hatırlatılması üzerine, ... çek numaralı, 31/10/2025 vade tarihli, ... çek numaralı, 15/11/2025 vade tarihli ve ... çek numaralı, 29/11/2025 vade tarihli, her biri 1.000.000-TL bedelli 3 adet çekin de sahte imzalarla düzenlenmiş olduğunun anlaşıldığını, dava konusu çeklerin an itibarıyla hamil davalı ...Bankası AŞ'nin elinde olduğunu, sahtecilik iddiaları üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2025/105693 soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, İİK m. 72/2 uyarınca, dava konusu çeklere ilişkin olarak bankaya ödeme yasağı konulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI:
İlk derece mahkemesince 03/12/2025 tarihli ara karar ile; davacının sahtecilik iddiası karşısında davalı tarafça çeklerin takibe konu edilmesi halinde hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından, çeklerin icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir talep etmekle hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle, talebin kabulü ile, %20 teminat karşılığında davaya konu çeklerin icra takibine konu edilmemesine, başlatılan icra takiplerinin durdurulmasına, kararın varsa diğer ciranta 3. kişiler yönünden uygulanmamasına karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ:
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde, davacı tarafın menfi tespit davacı açmasının sebebi olarak ileri sürdüğü çeklerin sahtecilik şüphesi taşıdığı iddiasının iyi niyetli müvekkili bankaya yöneltilebilir nitelikte olmadığını, çeklerin müvekkili bankaya ... tarafından kredi borçlarının ödenmesi amacıyla tevdi edildiğini, davacının soyut iddiaları ile müvekkili bankanın haklarına ulaşmasının önüne geçilmesinin, hem hakkaniyete hem de ticari hayatın gereklerine aykırı olduğunu, bu nedenlerle itirazlarının kabulü ile, tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI:
İlk derece mahkemesince 08/01/2026 tarihli ara karar ile; davacının sahtecilik iddiası karşısında davalı tarafça çeklerin takibe konu edilmesi halinde hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından, çeklerin icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir talep etmekle hukuki yararının bulunduğu anlaşıldığından talebin kabulüne karar verildiği, açıklanan gerekçelerle ihtiyati tedbire itirazın yerinde görülmediği gerekçesiyle, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, ihtiyati tedbire itiraz dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek; davacı tarafından söz konusu çekler üzerinde yer alan imzaların sahte olduğu değerlendirmesi ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, yerel mahkeme tarafından davacının talebi kabul edilmiş ve ihtiyati tedbir uygulanmışsa da, huzurdaki dava kapsamında ihtiyati tedbir uygulanması için kanunda aranan şartların gerçekleşmediğini, yerel mahkemece yaklaşık ispatın sağlandığı kabul edilirken, bu sonuca hangi somut ve kesin olgularla ulaşıldığı ortaya konulmadığını, imza sahteciliği iddiasının mahiyeti gereği teknik bilirkişi incelemesi gerektiren ağır bir vakıa olduğunu, henüz bilirkişi incelemesi yapılmadan, imzaların keşideciye ait olmadığı yönünde kesin veya kuvvetli bir emare bulunduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığını, somut olay bakımından ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığı ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, menfi tespit davasıdır.
Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık, ihtiyati tedbire itirazın reddine dair 08/01/2026 tarihli ara karara ilişkindir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu çeklerdeki atfedilen imzaların davacıya ait olduğunun ispat yükünün davalıya ait olduğu, mutlak def'i olan sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, davacının imza inkarı nedeniyle ilk derece mahkemesince İİK'nın 72/2.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/04/2026