Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/302 E. 2026/605 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/302
Karar No
2026/605
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2026/302 Esas

KARAR NO : 2026/605

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/02/2026 ARA KARAR

NUMARASI : 2026/95 ESAS

DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)

KARAR TARİHİ: 15/04/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ :

İhtiyati haciz talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkili aleyhine İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senedine mahsus icra takibi başlatıldığını ancak takip konusu çekin keşidecisi olan ... Anonim Şirketi’nin keşideci olduğu ve vadesi gelmiş olan çekin, müvekkili şirket tarafından daha önce ... Şirketi’ne ciro edildiğini ve ...’in elinde iken kaybolduğunu, bu sebeple İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/748 Esas sayılı dosyasında çek iptal davası açıldığını ve bu dava neticesinde çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini, davalının ödeme yasağı bulunan çeki haksız ve kötü niyetle takibe koyduğunu, davalı faktoring şirketi ile müvekkili şirketi ve diğer cirantalar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalının alacağı doğuran temel ilişkiyi fatura veya benzeri belgelerle tevsik edemediğini, ayrıca aynı cirantalardan devraldığını ve yine ödeme yasağı konulan başka bir çek hakkında da farklı bir icra takibi başlattığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve davalının kötü niyetini gösterdiğini, bu nedenlerle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin durdurulmasına ve ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ayrıca haksız takipten dolayı %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.

İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI:

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/95 Esas sayılı dosyaından verilen 05/02/2026 tarihli ara kararı ile;"...Davacı vekili 02/02/2026 tarihli dilekçesi ile; davalı tarafça müvekkili aleyhine İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senedine mahsus icra takibi başlatıldığını ancak takip konusu çekin keşidecisi olan ... Anonim Şirketi’nin keşideci olduğu ve vadesi gelmiş olan çekin, müvekkili şirket tarafından daha önce ... Şirketi’ne ciro edildiğini ve ...’in elinde iken kaybolduğunu, bu sebeple İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/748 Esas sayılı dosyasında çek iptal davası açıldığını ve bu dava neticesinde çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini, davalının ödeme yasağı bulunan çeki haksız ve kötü niyetle takibe koyduğunu, davalı faktoring şirketi ile müvekkili şirketi ve diğer cirantalar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalının alacağı doğuran temel ilişkiyi fatura veya benzeri belgelerle tevsik edemediğini, ayrıca aynı cirantalardan devraldığını ve yine ödeme yasağı konulan başka bir çek hakkında da farklı bir icra takibi başlattığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve davalının kötü niyetini gösterdiğini, bu nedenlerle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin durdurulmasına ve ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ayrıca haksız takipten dolayı %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. İİK'nun 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla dahi icra takibinin durdurulması yönünde tedbir kararı verilemeyeceğinden, icra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin icra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin İİK'nun 72/3 maddesi gereğince REDDİNE,... '' karar verilmiştir.

İSTİNAF TALEBİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 21. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyası (“İcra Dosyası”) kapsamında müvekkili şirket aleyhine kambiyo senedine mahsus takip yolu ile bir icra takibi başlatıldığını, zayi olması sebebiyle üzerinde ödeme yasağı bulunan ve çek zayi olduktan sonra haksız şekilde çek'i devralarak cirolayan üçüncü kişiler ve davalı ile davacı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmaması sebebiyle çek’in tahsilinin hukuken mümkün olmayıp tamamen haksız olduğunu, üzerinde ödeme yasağı bulunan çek’in gerekli araştırmaları yapmadan doğrudan takibe koyması haksız olduğunu, davacı şirket'in çek kapsamında davalı alacaklıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı şirket’in ticari defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelenmesini talep ettiklerini, mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, dosyada yaklaşık ispatın ötesinde neredeyse kesin ispat koşulunun sağlandığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava, Menfi tespit davasıdır.

Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir isteminin reddine dair 05/02/2026 tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dava menfi tespit istemine ilişkin olup, davacı tarafından davalının ödeme yasağı bulunan çeki haksız ve kötü niyetle takibe koyduğunu, davalı faktoring şirketi ile davacı şirket ve diğer cirantalar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalının alacağı doğuran temel ilişkiyi fatura veya benzeri belgelerle tevsik edemediğini ileri sürerek icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş ise de İİK'nun 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ilk derece mahkeme ara kararı usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2- Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/302, K. 2026/605, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-302-e-2026-605-k-af5811d97363