Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2431 E. 2026/761 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/2431
- Karar No
- 2026/761
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2431 KARAR NO : 2026/761
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2023/486 Esas-2024/485 Karar DAVA TARİHİ : 14/06/2023 KARAR TARİHİ : 11/06/2024 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAİRE KARAR TARİHİ : 16/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/04/2026
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/486 Esas 2024/485 Karar sayılı dosyasından verilen 11/06/2024 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı tarafından davalıya abonelik kapsamında elektrik tedariki sağlandığını, ödenmeyen faturalar nedeniyle icra takibi başlatıldığını, toplam alacak tutarının fatura bedeli, gecikme zammı ve KDV’den oluştuğunu, davalının borca haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, takibe konu faturaların belirli tarih ve tutarlarda düzenlendiğini, taraflar arasında ticarethane aboneliğine ilişkin sözleşme bulunduğunu ve bu sözleşme kapsamında elektrik enerjisi sağlanarak fatura tahakkuk ettirildiğini, davalının bu borcu ödemediğini ve itirazının kötü niyetli olduğunu, alacağın ispatı için faturalar ve cari hesap kayıtlarının sunulduğunu, ticari uyuşmazlık kapsamında arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalıya fatura tebliği ve bilgilendirme yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek; Merkezi Takip Sistemi 2022/1206847 Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ve takibin İzmir İcra Dairelerinde devamına, davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı müvekkili şirketin dava konusu dönemlerde davacıdan herhangi bir hizmet almadığını, davacının vermediği hizmet karşılığında haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibi başlattığını, davacının elektrik temin etteğini iddia ettiği Ekim ve Kasım 2022 döneminden önce başka bir şirketle sözleşme yaparak hizmet almaya başladığını, önceki aboneliğin sonlandırıldığını ve güvence bedelinin iade edildiğini, bu durumun borç bulunmadığını açıkça gösterdiğini, ilgili dönemlerde müvekkilin başka şirketten hizmet alıp ödeme yaptığını gösterir belgelerin mevcut olduğunu, davacının hizmet sunmadığı bir dönem için alacak talep ettiğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını aksine hatalı sayaç ölçümü nedeniyle fazla ödeme yaptığını ve bu bedelin iade edilmediğini, buna rağmen davacı tarafından icra takibi başlatıldığını, davacının kötü niyetli hareket ettiğini, dava konusu faturaların fahiş ve gerçeğe aykırı olduğunu savunarak; davanın reddi ile birlikte davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: İlk derece mahkemesince toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin... Mah. ... Cad. No:... adresindeki 11165531 tesisat nolu kullanım yeri için taraflar arasında 13.04.2021 tarihinde “Ticarethane' abone grubundan standart perakende satış sözleşmesine dayalı olarak elektrik enerjisi kullandığı, sözleşmenin 01.08.2021 tarihinde başlamakta ve 31.07.2022 tarihinde sona ermekte olup, süresinin 12 ay olduğu, abonelikte takılı olan ... marka — 23636150 seri nolu elektronik sayacın abonenin fazla tüketim oluşturduğundan kaynaklı şikayeti üzerine sayacın incelemeye alındığı ve sayacın bozuk olduğu, %5 yükte -%7,09 hata payı ile çalıştığı (referans aralığının +/- %2 olduğu) 20220635 seri nolu Sayaç İnceleme Raporu ile tespit edildiği, davacı tarafından takibe konu edilen 14.11.2022 düzenlenme tarihli ve 32.988,82 TL tutarlı faturanın yeni sayacın 16.08.2022 —31.08.2022 tarihleri arasında kaydetmiş olduğu tüketime göre tahakkuk ettirildiğinin belirtildiği, yine takibe konu edilen 18.10.2022 düzenlenme tarihli ve 20.494,56 TL faturanın 8.799,33 TL'sının takibe konu edildiği ve abonelikten sökülen 23636150 seri nolu eski sayacın arızalı olması nedeniyle düzenlenen “ek tüketim” faturası olduğu, bu halde uygulanması gereken Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin “Sayacın Doğru Tüketim Kaydetmemesi Halinde Tüketim Miktarının Tespiti” başlıklı 37/1-b, 37/2, 37/3 ve 37/4 maddeleri uyarınca bilirkişi raporunda hesaplanan toplam miktarın 41.788,15 TL asıl alacak ve 238,65 takip öncesi işlemiş ticari faiz ve 42,96 TL ticari faizin KDV'si olmak üzere toplam 42.069,76 TL olduğu, abonenin bulunduğu yerin ticarethane olduğu bu nedenle ticari faiz uygulanması gerektiği kanaati oluştuğu, alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle; davanın kısmen kabulü ile Merkezi Takip Sistemi İcra Dairesinin 2022/1206847 esas sayılı dosyasında davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 41.788,15 TL asıl alacak ve 238,65 takip öncesi işlemiş ticari faiz ve 42,96 TL ticari faizin KDV'si olmak üzere toplam 42.069,76 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, haksız itiraz edildiği kabul edilen asıl alacak miktarı olan 41.788,15 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 8.357,63 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda davacının ilgili dönemlerde müvekkili şirkete herhangi bir hizmet vermediğinin açıkça tespit edildiğini, buna rağmen davanın kısmen kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, -taraflar arasındaki sözleşmenin belirli bir dönemle sınırlı olduğunu ve bu süreden sonra davalının başka bir şirketten elektrik hizmeti aldığını, davacının icra takibine konu ettiği dönemlerde davalının davacıdan hizmet almadığını ve ödemelerini başka şirkete yaptığını, buna ilişkin belgelerin dosyada bulunduğunu, -bilirkişi raporunda faturaların niteliğinin açık ve denetime elverişli şekilde ortaya konulmadığını, faturaların son tedarik ve ek tüketim kapsamında olduğunun ispatlanamadığını, -davacının alacağın kaynağını açıklayamadığını ve yazılı belge ile ispat edemediğini, yerel mahkemenin bilirkişi raporunun hangi kısmına hangi gerekçeyle itibar ettiğini açıklamadığını ve kararın denetime elverişli olmadığını, -davalı şirketin davacıya borcu bulunmadığını aksine fazla ödeme nedeniyle alacaklı olduğunu, hatalı sayaç ölçümü nedeniyle yüksek bedelli fatura ödendiğini ve iade yapılmadığını, buna rağmen yeni faturalar düzenlenerek icra takibi başlatıldığını, dava konusu faturaların fahiş ve gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, -icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını, davalı lehine reddedilen miktar üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, -ayrıca davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, iki adet elektrik faturasına dayalı elektrik kullanım bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile Merkezi Takip Sistemi İcra Dairesinin 2022/1206847 esas sayılı dosyasında davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 41.788,15 TL asıl alacak ve 238,65 takip öncesi işlemiş ticari faiz ve 42,96 TL ticari faizin KDV'si olmak üzere toplam 42.069,76 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, haksız itiraz edildiği kabul edilen asıl alacak miktarı olan 41.788,15 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 8.357,63 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. Mahkemece elektrik mühendisi bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki “İkili Anlaşma'nın süresi dolduğundan 01.08.2022 tarihinden itibaren davacı tarafından davalıya son kaynak tedariki kapsamında EPDK Ulusal Tarife Birim fiyatları ile enerji tedarikine başlandığı, takibe konu edilen 14.11.2022 düzenlenme tarihli 32.988,82 TL tutarlı faturanın sökülen arızalı sayaç yerine takılan yeni sayacın 16.08.2022 -31.08.2022 tarihleri arasında kaydetmiş olduğu tüketime göre tahakkuk ettirilmiş olup, bu fatura yönünden ihtilaflı bir husus bulunmadığı, davalı vekili 14.11.2022 tarihli bu fatura hakkında ‘müvekkilinin 03.08.2022 tarihinde dava dışı ... A.Ş. ile sözleşme düzenlediği ve bu tarihten itibaren enerjisinin dava dışı şirketten temin ettiği, davacı şirketten enerji tedarik edilmediği’ beyan edilmekte ise de bu tür ikili anlaşmalar sözleşmenin düzenlenmesini takip eden ayın başında yürürlüğe girdiğinden 03.08.2022 tarihli sözleşme 01.09.2022 tarihinde yürürlüğe gireceğinden dava dışı ... A.Ş. tarafından 01.09.2022 tarihinden itibaren enerji tedariki başladığı, takibe konu edilen 18.10.2022 düzenlenme tarihli 20.494,56 TL'lık bu faturanın 8.799,33 TL'sı takibe konu edilmiştir) faturanın ise sayacın kaydetmiş olduğu tüketim karşılığında düzenlenmemiş olup, bu fatura abonelikten sökülen 23636150 seri nolu eski sayacın arızalı olması nedeniyle düzenlenen “ek tüketim” faturası olup Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin “Sayacın Doğru Tüketim Kaydetmemesi Halinde Tüketim Miktarının Tespiti” başlıklı 37. Maddesine göre ve taleple bağlı kalınarak 18.10.2022 düzenlenme tarihli ek tüketim faturası 20.494,56 TL olmasına karşılık bu faturadan.... A.Ş. tarafından davalının bu abonelikte mevcut güvence bedelinin güncel değeri olan 11.695,23 TL mahsup edilerek bakiye 8.799,33 TL takibe konu edildiği, ancak sayacın incelenmesi sonucu fazla tüketim kaydettiği değil, %7,09 oranında eksik tüketim kaydettiği tespit edildiğinden davalı şirketin itiraz ettiği 2022/07 dönem faturasında bu eksik tüketim miktarına göre düzeltme yapılmasının davalının aleyhine olacağı, davalı şirketin itirazına konu olan eski sayaç, 2022 yılı Temmuz döneminde günlük 650 kWh tüketim kaydederken, bir önceki yılın aynı döneminde günlük 850 kWh kaydetmiş olup, sayaç şikayet edilen dönemde yüksek değil, düşük tüketim kaydettiği, tüketimin düşük olmasına karşılık, 2022/07 döneminde faturanın yüksek olmasının nedeni; 01.08.2021 – 31.07.2022 tarihleri arasında taraflar arasındaki ‘Kurumsal Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma’da EPDK tarafından yayımlanan ulusal tarifenin geçerli olmaması, bunun yerine 01.08.2021- 31.07.2022 tarihleri arasında geçerli olan Taraflar arasındaki İkili Anlaşmanın ‘Satış Birim Fiyatı ve Fatura Tutarının Hesaplama Yöntemi’ başlıklı 5. Maddesinde ABFd= (PTFd + YEKDEM) x K formülünün uygulanacağının belirtilmesi nedeniyle piyasada oluşan PTF ve YEKDEM bedellerine göre davalının satın aldığı elektrik enerjisinin birim fiyatının piyasa koşullarına göre her ay düşme yada yükselme riski bulunduğu, 2022 yılında Rusya- Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle tüm dünyada doğalgaz ve kömür fiyatlarında olağandışı artışlar yaşanmış, elektrik üretiminde bu hammaddelerin yoğun kullanımı nedeniyle ülkemizde serbest piyasada oluşan elektrik enerjisi birim fiyatlarında (PTF =Piyasa Taka Fiyatında) yüksek artışlar meydana geldiği, sözleşmenin de PTF üzerinden hesaplanması nedeniyle, sözleşme başlangıç ayı olan 2021 yılı 8 Ayında ortalama PTF 555,28 TL/MWh iken, davalının şikayetine konu 2022 yılı 7. Ayında ortalama piyasa takas fiyatı 2.378,64 TL/MWh seviyesine ulaşmış olup, faturanın yüksekliği de bundan kaynaklandığı, takibe konu faturalar ait olduğu 2022/08 ayı dönemde taraflar arasındaki ikili anlaşma sonlanmış olup, davalı şirket davacıdan "son kaynak tedariki" kapsamında enerji Aldıkları, takibe konu edilen faturaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine ve faturaların düzenlendiği tarihte geçerli EPDK tarifelerine göre kontrol edildiğinde doğru olarak hesaplandıklarının tespit edildiği, ticari faiz oranları uygulandığında davalının icra takip tarihi itibariyle asıl alacak olarak 41.788,15 TL, ticari Faiz olarak 238,65 TL , ticari Faiz KDV’si olarak 42,96 TL olmak üzere toplam borcu 42.069,76 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan elektrik mühendisi bilirkişi raporunda ayrıntılarıyla belirttiği üzere davalı şirketin 03.08.2022 tarihinde dava dışı .... A.Ş. ile düzenlediği sözleşmenin düzenlenmesini takip eden ayın başında 01.09.2022 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle dava dışı ... A.Ş. tarafından 01.09.2022 tarihinden itibaren enerji tedariki başladığı, sayacın arızalı olduğu dönemde yüksek değil düşük tüketim kaydettiği, 01.08.2021 – 31.07.2022 tarihleri arasında taraflar arasındaki ‘Kurumsal Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma’da EPDK tarafından yayımlanan ulusal tarifenin geçerli olmaması, bunun yerine 01.08.2021 – 31.07.2022 tarihleri arasında geçerli olan Taraflar arasındaki İkili Anlaşmanın ‘Satış Birim Fiyatı ve Fatura Tutarının Hesaplama Yöntemi’ başlıklı 5. Maddesinde ABFd = (PTFd + YEKDEM) x K formülünün uygulanacağının belirtilmesi nedeniyle tüketimin düşük olmasına karşılık 2022/07 döneminde faturanın yüksek olduğu, değerlendirme ve hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu, bilirkişi raporunda fatura tarihinde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 37.maddesi hükümlerine ve dosya kapsamına uygun hesaplama yapıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla; ilk derece mahkemesince bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. İcra takibine dayanak fatura bedelleri likit olduğundan icra inkar tazminat koşulları da oluşmuştur. Davacının davalı hakkında kötü niyetle takip yaptığı da ispatlanamadığından davalı lehine reddedilen miktar üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi ve AAÜT 13. maddesi gereğince red edilen miktarı geçemeyeceğinden red edilen miktar üzerinden davalı lehine red vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerinde takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/486 Esas 2024/485 Karar sayılı dosyasında verilen 11/06/2024 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talebinde bulunan davalı taraftan alınması gereken 2.873,78 TL istinaf nispi karar harcından, davalı tarafından yatırılan 722,60 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 2.151,18 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.