Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2344 E. 2026/787 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/2344
- Karar No
- 2026/787
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2344 KARAR NO : 2026/787
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/8 KARAR NO : 2024/475 DAVA TARİHİ : 04/01/2023 KARAR TARİHİ : 05/06/2024 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAİRE KARAR TARİHİ : 16/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/04/2026
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/06/2024 Tarih ve 2023/8 Esas 2024/475 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; şirketin kuruluşu olan 2008 yılında davalı ... Şti.’nin yönetim kurulu başkanı ve... yönetim kurulu ve... AŞ’nin yönetim kurulu eski başkanı olan ...’ın 13.02.2008 tarihinde 1 nolu yönetim kurulu toplantısında davalı .... Şti.’ne ait olan 4.662 m2’lik arsanın 875.000 TL + KDV bedelli davacı şirkete satın alınmasına karar verildiği, ancak bu kararın uygulanmasının mümkün olmadığını, zira ... mevzuatı gereği, faturayla arsa satın alınmasının mümkün olmadığını, faturada (26.09.2008 tarihli 748317 nolu) 1.032.500 TL bedelli arsa satışı olarak gösterildiği, söz konusu arsanın 249 ada 1 ve 2 parsellerin tevhidi ile oluşturulduğu, arsa üzerinde herhangi bir tesis bulunmadığını, davacının, davalı ... Ltd.’nin ortaklarından olmadığını, parselin tahsis devrinin yasak olması nedeniyle davalı şirkete tahsis edilen parsellerin şirkete devrine ilişkin herhangi bir müteşebbis heyet veya yönetim kurulu kararı da alınamadığını, eski yetkili ... hakkında Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/5608 ve 2020/5610 soruşturma sayılı dosyalarıyla suç duyurusunda bulunduklarını, TC Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı’nın 11.10.2021 tarihli 2021/1 sayılı teftiş raporuyla yapılan denetimde... ve Aile şirketi olan davalı şirkete 08.11.2021 tarihinde ihtarname gönderildiğini, müfettiş raporunda davacı şirketin zarara uğradığının tespit edildiğini, davalının bu ihtara cevap vermediği gibi toplantıya da iştirak etmediğini, 08.03.2022 tarihli 2022/1 sayılı teftiş raporunu ve soruşturmaya ilişkin suç duyurularını dosyaya sunduklarını, Menderes Cumhuriyet Başsavcılığını 2022/384 soruşturma numarası ile devam eden dosyada 249 ada 1 ve 2 nolu parsellerin tevhidi ile oluşturulan 245 ada 19 parselin ... tarafından ...’a daha önce tahsis edildiği,....’ın... AŞ’ye bu tahsisi devretmek suretiyle 15.02.2008 tarihinde sözleşme imzaladığı, .... Şti. adına Şüpheli ....’ın ... Bölge Müdürü Şüpheli ... ... ve ...AŞ adına ....un yaptığı sözleşmenin üretime geçilmeyen parselin tahsis devrinin yasak olması nedeniyle bu konuda müteşebbis heyet veya yönetim kurulu kararı alınmadığından ... AŞ’nin 525.350 TL zarara uğradığı, ... ve ...’nun görevi kötüye kullanma ....n ise güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması için soruşturma yapıldığı, ancak zamanaşımı nedeniyle KYOK (takipsizlik kararı) verildiği, davalının tahsisli arsayı üretime geçmediğinden....’ye iade etmesi gerektiği, ancak bunu yapmayıp davacı şirkete fatura ile satıldığı, bu nedenle davalı şirkete yapılan ödemenin usule aykırı olduğundan iadesinin gerektiği belirterek bu amaçla İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2022/3624 E sayılı dosyasıyla yapılan takibe itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve İİK m. 257 gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. YANIT : Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan icra takibi ve davanın 2008 yılında yapılan bir ödemenin iadesine ilişkin olduğunu, ödemenin üzerinden 15 yıl geçtiğini, BK m. 82 gereği davacı tarafından ileri sürülen alacak iddiasının zamanaşımına uğradığını, İzmir 25. İcra Müdürlüğü’nün 2022/3624 Esas sayılı dosyasıyla yapılan takipte alacağın 3.320.261,12 TL olduğunu, ödeme emri, alacağın tamamına itiraz ettiklerini ve icra takibini durdurduklarını, davacı tarafından itirazın iptaline takibin 2.135.000 üzerinden devamına karar verilmesinin talep edildiğini, ....’nin 1999 yılında temelleri atıldığını, şirketin ortağı ve yönetici olan ...’ın 1999 yılında ...’nin kuruluşundan itibaren kooperatif başkanlığını yürüttüğünü, kooperatifin kuruluşu ile ... İlçesi, ... Beldesinde bulunan 250 hektar alanın yaklaşık 120 vatandaştan alımının gerçekleştirildiğini, kilometrelerce alt yapı çalışmasının yürütüldüğünü, kooperatif kurularak şehir içinde düzensiz bir şekilde dağılmış bulunan imalathanelerin bu bölgede toplanmasının amaçlandığını, arazinin alımı ve imar planlarının onaylanması ile altyapı çalışmalarının başlatıldığını, çalışmaların tümünün kooperatifçe kooperatif bütçesinden karşılanarak yapıldığını, 4562 sayılı OSB Kanununda yapılan değişiklikle kooperatiflerin ...’nin kurucusu olmalarının önünün açıldığını, bunun üzerine kooperatif olarak ...’nin kuruluşu için başvuru yapılarak 2002 yılında....’nin tüzel kişilik kazandığını, 2004 yılında yapılan kooperatif genel kurulunda alınan kararla kooperatifin tüm üyelerinin gayrimenkulleri ve mevcut finansı...’ye geçirildiğini, ...’nin 9 nolu müteşebbis heyet kararı ile o tarihte kooperatife kayıtlı tüm üyelerin ...’ne katılımcı olarak kaydedildiğini, yatırımların devam etmesi için kooperatife aylık olarak ödenecek bedellerin yine aylık olarak...’ne ödenmesine devam etmesi kararı alındığını, birçok ... gibi ...’nin de ... santrali kuruluşunda bulunmasıyla, bu durumun değerlendirilmesiyle karar alınarak, iki adet ... çevrim santrali motoru aldığını, alınan karar doğrultusunda... AŞ nin faaliyete geçmesi için ... içinde şirkete ait parselin en uygun konum ve büyüklüğe sahip olması ile bu parselin seçildiğini,... A.Ş’nin söz konusu parselde faaliyete geçmesi için şirketten bu parselin devrinin talep edildiğini, devirden önce söz konusu arsa üzerinde projeye uygun pek çok işlemler yapıldığını, şirket ile ... A.Ş arasında düzenlenen arsa devir sözleşmesinde arsanın içindeki artezyen, elektrik tesisatı, çit ve ağaçlandırma projesi ile birlikte devredildiğinin açıkça belirtildiğini, aynı sözleşmede .... tarafından yaptırılan bina projesinin mevcut olduğu, bu projenin ... üretimi için revize ettirilmesi üzerine ... tarafından kullanılacağı ve....’ın bundan dolayı ilave bedel almayacağının da yazılı olduğunu, davacı tarafından faaliyette bulunduğu 245 Ada 19 numaralı parseldeki taşınmazın tapu devri olmaksızın müvekkili şirkete satıldığı iddialarının asılsız olduğunu, söz konusu taşınmazın 2008 yılında şirket adına tahsisli iken bu parsel üzerindeki tahsisin davacı şirkete devredildiğini, ancak... mevzuatı gereği yapı ruhsatı ve çalışma ruhsatı alan ve akabinde üretime geçen firmalara tapu devri yapılabildiğinden bu tarihte tapu devri yapılamadığını, dava konusu devir sözleşmesinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 01.04.2002 tarihli 24713 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ....Uygulama Yönetmeliği uyarınca kendisine arsa tahsisi yapılmış, ancak henüz üretime geçmemiş katılımcılara tapu verilmesinin mümkün olmadığın... Mevzuatı gereğince zaten tapu tescilinin henüz mümkün olmadığı dönemde taşınmaz üzerindeki tahsisin devrinin yapılmadığını, arsadaki tahsisin devrine ilişkin olarak sözleşmenin akdedildiği ve devir bedelinin ödendiği tarihte, tapu devrinin yapılmamasının nedeninin Organize Sanayi Bölgeleri Mevzuatı gereği olduğunu, mevzuat gereği doğrudan tapu devrinin yapılamadığını, tapunun devrine kadar adına tahsis yapılan firmanın parsel üzerinde her türlü tasarrufta bulunma hakkı bulunduğunu, bu nedenle parselin tapusunun devri değil, parsel üzerindeki tahsisin devrinin söz konusu olduğunu, ...’de bulunan firmaların tamamına, tahsis bedelleri karşılığında parsel tahsisi yapıldığını, ilerleyen zamanda üretime geçilmesinden sonra bu firmalar adına tapu devrinin gerçekleştiğini, dava konusu tahsis devrinin yapıldığı tarihte tapu devri yapılması gibi durumun mevzuat gereği mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından, ...’ye tahsis bedelinin ödenerek bu tahsisin ... A.Ş.’ye devredildiğini, dava dilekçesinde, şirketin kendi adına tahsisli arsayı ...’ye iade etmesi gerekirken,...’ne devretmiş olmasının usulsüz olduğunun ileri sürüldüğünü, devir tarihinde, arsanın ...’ye iade edilmesini gerektirir hiçbir durumun mevcut olmadığını, parsel tahsisinin 2007 yılında yapıldığını, mevzuat gereği tesis kurulması ve ruhsat alınması için katılımcılara tanınmış olan sürenin henüz dolmadığını, şirket tarafından öncelikle, mevzuat gereği henüz üretime geçilmemesi nedeni ile tapunun alınması mümkün olmadığı için tapunun alınamadığını, sonrasında söz konusu arsa üzerinde ... tarafından kullanılan kredi gereği ipotek tesis edilmiş olduğu için tapunun alınamadığını, davacı şirketin şuan ki yönetimi tarafından, bankaya olan kredi borcunun bitmesinden ve ipoteğin kalkmasından sonra,...’ye başvurularak tapunun verilmesi istenebilecekken bunun yapılmadığını, davacı şirketin faaliyet gösterdiği ve üzerinde binasının olduğu parsel için, çoktan üretime geçilmiş olduğu ve mevzuat gereği aranan tüm şartlar mevcut olduğu halde,....’ye başvurarak taşınmazın tapuda... A.Ş. adına tescilini talep etmek yerine, 2008 yılında yapılan devrin geçersiz olduğu ileri sürülerek davacı şirketin kullanımında olan parsel için ...’ye bugünkü birim bedel üzerinden arsa bedelinin ödenmek istendiğini, davacı şirkette çoğunluğun (yaklaşık % 97) hisse ......’ne ait olduğunu, ...başkanı ile davacı şirketin yönetim kurulu başkanı aynı kişi olduğunu, yapılan tahsis devrinden hemen sonra, arsa üzerinde bina inşaatı yapıldığını, alt yapıların tamamlandığını, ... üretim tesisi kurulduğunu ve tesisin faaliyete geçirildiğini, spekülatif bir devir işlemi yapılmadığından, mevzuat gereği istenmeyen ve tedbir alınmasını gerektirir bir durum olmadığını, davacı tarafından şirkete gönderilen Karşıyaka 5. Noterliği’nin 33392 yevmiye no’lu ihtarnamesine şirket tarafından söz konusu ihtarnameye karşı İzmir 38. Noterliği’nin 25.11.2021 tarihli ve 35602 yevmiye no’lu ihtarnamesi ile cevap verildiğini, dava dilekçesinde belirtilen savcılık şikayetlerinin davanın konusu ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen Menderes Cumhuriyet Savcılığı’nın 2020/5608 Sor no’lu dosyanın konusunun, bu davanın tarafı olmayan .... A.Ş. tarafından,...ye tahsis bedelinin ödenip ödenmediğine ilişkin olduğunu, söz konusu şikayetin şirket ile ya da bu dava ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, Menderes Cumhuriyet Savcılığı’nın 2020/5610 Sor no’lu dosyanın ... A.Ş.’de yapılan sermaye artışlarında,.... tarafından konulan sermayenin daha sonra yapılan sermaye artışı ile pay verilmek suretiyle yapılmasına ilişkin olduğunu, soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, dava dilekçesinde, talep konusunun neden 2.135.000.-TL olduğu, bu bedelin ne kadarının ana para, ne kadarının faiz olduğu konusunda açıklama bulunmadığını, icra takibi ile talep edilen faizin fahiş bir şekilde hesaplandığını, müvekkili şirketin tüzel kişiliği bulunan sermaye şirketi olduğunu, yaptığı her türlü alım, satım, devir ve sair faaliyeti fatura ile yapması gerektiğini, müvekkili tarafından, yapılan arsa tahsisi devri karşılığında tahsil edilen meblağa ilişkin olarak fatura düzenlendiğini ve bu faturanın hukuka uygun bir şekilde vergilendirildiğini belirterek davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, HMK m. 31 uyarınca davacıya kesin süre verilerek, dava dilekçesindeki talep sonucunu ve 2.135.000.-TL olan alacak talebinin hangi hukuki nedene dayandığını, ne kadarının ana para ne kadarının işlemiş faiz olduğu konularında açıklama yapmasının istenmesine, davanın reddine, davacının dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın bu süre içerisinde açılmamıştır. Bu nedenle zamanaşımı geçmiştir. Davacı bu süreyi geçirdiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı zamanaşımını geçirmiş olması nedeniyle davasını takip ettiremediği, şahsi defi olan zamanaşımı define bağlı kaldığından kötü niyetli olduğu da ispatlanamamış olmakla, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; -.. mevzuatı gereği fatura ile arsa satımı yapılamadığını, - sözde satım işlemlerinin taraflarının tamamının yetkilisi ... olup tüm tarafların tek yetkilisinin tek kişi olması sebebiyle bu hukuka aykırı husus gerçekleştiğini, fatura karşılığı sözde satımı yapılan arsa yapılan işlem tarihleri döneminde şirketin mülkiyetine geçmediğini, -Dava konusu 748317 nolu 26/09/2008 tarihli 1.032.500,00 bedelli faturanın muhteviyatı ARSA SATIŞI olup ve fatura karşılığı sözde satımı yapılan arsa, yapılan işlem tarihleri döneminde şirketin mülkiyetine geçmediğini, -Tapu kayıtlarından anlaşılacağı üzere, söz konusu arsa; 2.118.-m² yüzölçümlü 249 Ada, 1 parsel ile 2.474.-m² yüzölçümlü 249 Ada, 2 parsel arsaların tevhidi suretiyle oluşturulduğunu, -İlgili tarihlerde söz konusu arsa üzerinde herhangi bir tesis bulunmamakta olup, .... A.Ş.nin de davalı şirket ...'nın ortaklarından olmadığını, - söz konusu durum eski yetkili ... hakkında yapılan bir kısım suç duyuruları neticesinde (Menderes CBS 2020/5608-5610) ...'de denetim gerçekleştirmiş T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın özellikle 11.10.2021 tarihli ve 2021/1 sayılı teftiş raporu ile tespit edilmiş olup, işbu hususlara ilişkin olarak 08.11.2021 tarihinde .... ve aile şirketi olan davalı ... Ltd şirketine Karşıyaka 5. Noterliği'nin 33392 yev no numarası ile ihtar çekildiğini, davalı şirket ve yetkilisi tarafından ihtara cevap verilmediğini, -TBK M. 82. maddesi uyarınca, zamanaşımının başlangıcı dava açmaya yetkili makamın öğrenme tarihinden itibaren başlayacağını, -davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarının nispi değil maktu olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, dava dışı ...'ye ait davalı şirkete tahsis edilen taşınmazlar davacı şirkete devrine ilişkin ödenen bedelin tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Davacı ve davalı şirketin 13.02.2008 tarihli yazılı sözleşmeyle dava konusu mülkiyeti ...'ye ait, davalı şirkete tahsisli olan taşınmazın tahsis devri için anlaştıkları, bu anlaşma gereği davacı tarafından davalıya bedelin ödendiği ancak tapuda devrin yapılmaması nedeniyle tahsis devir sözlşemesi gereği davalıya ödenen bedelin faiziyle tahsili için davacı tarafça davalı aleyhine takip yapıldığı, mahkemece 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığından zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiği, arsa tahsisisin devrinin iptal edilmediği ve 249 ada 1 paselin tapuda hala dava dışı .. .adına,249 ada 19 parselin ise 06.01.2023 tarihli satışla davacı şirket kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Esasen, taraflar arasında bu hususlarda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık,davacının ödediği satış bedelini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere, tapulu taşınmazlarının satışına ve satış vaadine ilişkin sözleşmeler resmi biçimde (TMK md.706, BK md 213, Tapu Kanunu md 26 ve Noterlik Kanunu md 60) yapılmadığı takdirde hukuken geçersizdir. Geçersiz sözleşmeye göre, taraflar verdiklerini birbirlerine iade ile yükümlüdürler. Somut olayda; taraflarca imzalanan 13.02.2008 tarihli sözleşme resmi biçimde yapılmadığı gibi ... yönetmeliği ilgili hükümlerine göre yönetim kurulundan da karar alınmadığından geçersiz olup, davacı, geçersiz sözleşmeye dayanarak ödediği bedelin tahsilini istemektedir. Bu durumda, 7.6.1939 günlü ve 1936/31 esas 1939/47 karar sayılı içtihadı birleştirme kararında açıklandığı üzere, BK. nun 66. (TBK. nun 82.) maddesindeki zamanaşımı süresi uygulanmaz. Aynı kanunun 125. (TBK. nun 146.) maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Zamanaşımı süresinin başlangıcı ise, ferağdan cayma ve imtina (ifanın imkansız hale gelme) tarihidir. Kaldı ki davalı tarafça taşınmazların zilyetliğinin de davalıya devredildiği iddia edilmektedir. ( Yarg. 3hd.E: 2014/9401-K: 2014/9228) O halde, mahkemece; taraflarca imzalanmış olan sözleşmenin geçersiz olduğu gözetilerek, taşınmazların zilyetliklerinin sözleşme tarihinden sonra davalıya devredilip devredilmediği de aaştırılaak, ifanın imkansız hale geldiği tarihin dava tarihi olduğu ve bu haliyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, bununla birlikte taşınmazlardan da birinin devrinin yapıldığı uyap sisteminden yapılan kontrolde görülmekle, öncelikle taşınmazların tapu kayıtlarının satışa dayanak tüm belgelerle birlikte temini ile işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde zamanaşımından reddine karar verilmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Hmk 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulüne karar verilerek dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/06/2024 Tarih ve 2023/8 Esas 2024/475 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Belirtilen eksiklikler giderilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi için dosyanın mahkemesine İADESİNE, İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince kurulacak hükümde dikkate alınmasına, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 16.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.