Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1575 E. 2026/790 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1575
- Karar No
- 2026/790
- Karar Tarihi
T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1575 KARAR NO : 2026/790
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU :Cismani Zarar Sebebiyle Manevi Tazminat
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ :21/05/2026
Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili; ... tarihinde ... ili ... ilçesinde davalı tarafın ... sayılı sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı ... TL tutarla Manevi tazminat ek teminat klozu ile ... Plaka sayılı araçta meydana gelen ve davalının sigortalılarının %100 kusurlu olduğu tek taraflı trafik kazasında yolcu olarak bulunan ...'ta uzuv kopmasına bağlı olarak % 56 oranında ağır maluliyet oluştuğunu, bu nedenle mesleğini icra edemediği için çalışamadığını ve işsiz kaldığını, bu kaza sebebi ile davacı olan kardeşleri ve annesinin üzerilerinde şok bir durum yaratmış olması yanında, yoğun üzüntü, ruhsal ve sinirsel yönden etkilendiklerini, belli bir dönem sağlıklarının bozulmuş olması, duygusal anlamda yoğun sorunlar yaşadıklarını, neticeten bu olaydan dolayı ruh ve beden sağlıklarının yoğun biçimde etkilendiğini ve duygusal bütünlükleri, kişilik hakları, kişisel değerlerinin zarar görmesi yanında hem maddi, hem de manevi olarak çok zor günler geçirdiklerini, kaza tarihinde bekar olan ve annesi ile kardeşlerinin tüm ihtiyaçlarını karşılayan dava dışı ...'ın kaza sebebi ile işini bırakmak durumunda kalarak onların bakımına ihtiyaç duyar hale geldiğini ve müvekkillerinin de kaza nedeniyle zarar görenle ayrı derecede, hatta daha fazla etkilendiğini, yaşam koşullarının zarar görenle birlikte, sürekli ve kalıcı olarak, az veya çok ya da köklü biçimde değişmiş olması yanında ayrıca bir takım yükümlülükler üstlenilmiş olmaları nedeni ile aile bireyleri için bu kaza ve kazaya bağlı olarak ...'ın sağ kolunun kopması ve çalışamayacak derecede malûl olması sebebi ile ağır bir yük oluşturduğunu, davacıların yaşadığı ve kalan ömürlerinde de yaşayacağı elem, acı ve ızdırabın bir nebze olsun hafifletilmesi için haksız fiil için poliçe kapsamında sigorta şirketinden talep edilen tazminatın davalı tarafından reddedildiğini ileri sürerek müvekkili anne ... için ... TL, müvekkili ... için ... TL, müvekkili ... için ... TL, müvekkili kardeş ... için ... TL, müvekkili kardeş ... için ... TL olmak üzere toplam ... TL manevi tazminatın, davalı sigortanın ret cevabı verdiği temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; dosyada bulunan sağlık kurulu raporunda bildirilen arazlar ile geçirilen trafik kazası arasında illiyet/nedensellik bağının araştırılması gerektiğini, ancak davacı yanın sunmuş olduğu raporda belirtilen arazlar ile işbu dava konusunu oluşturan trafik kazası arasında illiyet bağı araştırması yapılmamış olduğunu, hal böyle olunca davacı yanca sunulan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mevcut raporun kaza tarihi itirabiyle uygulanması gereken yönetmeliğe aykırı bir şekilde düzenlenmiş olduğunu, taraflar arasında bir uzlaşmanın olup olmadığının tespit edilmesini, zira uzlaştırma halinde, davacının CMK md.253 gereği tazminat haklarından feragat ettiğinin kabulü ile davanın reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalıya kusur atfedilmiş ise de atfedilen kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur durumunun bilirkişi aracılığıyla tespitini talep ettiklerini, iddiaya göre anneye maddi destek olunduğu söylenip tazminat talep edilse de, anneye maddi destek olunduğuna yönelik hiçbir delil sunulmamış olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ... tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortacısı olduğu ... plakalı otobüsün tek taraflı trafik kazasına karışması sonucu dava dışı ...'ın yolcu olarak bulunduğu ve kaza sonucunda yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğu, Nüfus kayıt tablosu UYAP'tan çıkartılıp incelendiğinde davacı ...'ın anne, diğer davacıların ise dava dışı ...'ın kardeşleri olduğu, Genç Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında dava dışı ...'ın müşteki olduğu, dava dışı ...'ın sanık olarak taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma suçundan yargılandığı, mahkemece ... tarihinde trafik bilirkişinden alınan kusur raporunda ... plakalı araç sürücüsü sanık ...'ın 2918 sayılı KTK md. 51, 52/A ve 47/C maddelerini ihlal ettiğinden asli ve tek kusurlu olduğunun rapor edildiği, Genç Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile dava dışı ... için manevi tazminat davası olarak yargılamanın yürüdüğü ve tam kabul kararı verildiği, kararın henüz istinaf aşamasında olduğu, anılan dosyada ATK 3. İhtisas Kurulundan maluliyet raporu alındığı ve rapora göre davacının sağ ön kol amputasyon arızası nedeniyle %56 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının tespit edildiği, anılan dosyalarda düzenlenen kusur ve maluliyet raporlarının yeterli görülerek hükme esas alındığı, tanık beyanları ve dosyaya alınan sosyal durum araştırmaları ile ... plakalı araca ait birleşik kasko sözleşme sigorta poliçesinde manevi tazminatın ek teminat kapsamında olması, ağır bedensel zarar veya ölüm halinde ölenin veya zarar görenin yakınları da manevi tazminat isteyebileceği, dava dışı ...'ın maluliyet oranı, davacıların sosyal ve mali durumları, olay tarihindeki paranın alım gücünün bir bütün olarak değerlendirilmesinde davacı ...'in oğlunun, diğer davacıların kardeşi olan ...'ın olay nedeni ile kolunun kopması nedeni ile davacılar ile kardeşlerinin dava dışı kişide oluşan bu durum nedeni ile manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle davacıların yaşadığı acı ve elemin bir nebze olsun dindirilebilmesi amacı ile davanın kabulüne, davacı anne ... için ... TL, kardeş ... ve ... için ... TL, davacı kardeş ... için ... TL, davacı kardeş ... için ... TL manevi tazminatın davalı sigortalının temerrüte düştüğü ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; kaza tarihi olan ... tarihi itibari ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin yürürlükte olduğunu, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun ise kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre hazırlandığını, ihtiyari mali mesuliyet teminatında Türk Ticaret Kanunu 1427. maddesi uyarınca ihbar tarihi itibariyle 45 günlük sürenin sonunda temerrüde düşüleceği, ancak kararda davacıların başvuru tarihi olan ... tarihinin 8 iş günü sonrası olan ... tarihinden itibaren müvekkilinin temerrüte düştüğü belirtilerek kanuna aykırı olarak temerrüt tarihinin yanlış belirlendiğini, Türk Hukukunda manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, iddiaya göre anneye maddi destek olunduğu söylenip tazminat talep edilse de, anneye maddi destek olunduğuna yönelik hiçbir delil sunulmadığını, aynı şekilde kardeşlere destek olunduğuna dair de dosya kapsamında bir delil bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava; dava dışı ...'ın maluliyeti dolayısıyla annesi ve kardeşleri olan davacıların, davalı sigorta şirketinden Kasko poliçesi kapsamında manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Uyuşmazlık; dava dışı ...'ın maluliyet oranının belirlenmesine ilişkin raporun yasal düzenlemelere uygun olup olmadığı, Mahkemece manevi tazminat miktarlarının yerinde belirlenip belirlenmediği ve davalının temerrüt tarihinin doğru belirlenip belirlenmediği hususlarından doğmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava dışı ...'a ait ... plaka sayılı otobüs cinsi aracın davalı sigorta şirketi tarafından ... sayılı Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile ... - ... tarihleri arasındaki dönem için sigortalandığı, sigorta poliçesinde manevi tazminat klozu ile manevi tazminat istemlerinin teminat altına alındığı, ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların oğlu ve kardeşi olan dava dışı ...'ın yaralandığı ve sağ kol kopmasına bağlı olarak malul kaldığı, davacıların söz konusu kaza nedeniyle malul kalan dava dışı ... dolayısıyla davalı sigorta şirketinden manevi tazminat talep ettikleri ve davalı sigortaya ... tarihli dilekçe ile başvuruda bulundukları, davalı sigorta şirketinin ise ... tarihli yazı ile başvurunun reddedildiğini bildirdiği, bunun üzerine davacılar tarafından manevi tazminat istemli eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56. maddesi uyarınca; hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Manevi tazminat, maddi bir zararın tazmini niteliği taşımayıp zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu itibarla manevi tazminat, cezalandırma aracı olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması olarak da nitelendirilemez. Yargıtay'ın 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına, yerleşik uygulamalarına ve çağdaş hukuk anlayışına göre; manevi tazminat miktarı belirlenirken zarar görenin duyduğu acı, üzüntü, keder gibi duyguları hafifletmenin ve dindirmenin yanında, zarar vereni gerekli dikkat ve özeni gösterme konusunda etkileyecek ölçüde caydırıcı olması da gözetilmelidir. O hâlde takdir olunacak miktar belirlenirken, bir yandan maddi tazminatı tamamlayan bir denkleştirme unsuru olarak zarara uğrayanın tatmin edilmesi, diğer yandan zarar verenin daha dikkatli ve özenli davranması, bundan böyle zarar verici eylemlerden sakınması için caydırıcı etki sağlayacak bedel ödettirilmesi göz önünde tutulmalıdır. Dava konusu olayla ilgili olarak Genç Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ve ... tarihli kararında; ceza mahkemesinde aldırılan ... tarihli trafik bilirkişisi raporunda sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 52/A, 51 ve 47/C maddelerini ihlal etmesi sebebiyle asli ve tek kusurlu olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağına göre sürücü ...'ın kaza yerindeki hız limiti olan 50 km'nin üzerinde 95 km ile kazayı gerçekleştirdiği, kazadan önce kaza noktasına belirli mesafede bulunan trafik uyarı işaretlerinden olan tehlikeli viraj yön levhası ile sağa tehlikeli viraj levhalarına riayet etmediği gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nun 89/4 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına ve mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar ... tarihinde kesinleşmiştir. Dava dışı ...'ın açtığı Genç Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınan ... tarih ve ... sayılı maluliyet raporuna göre; davacının olay tarihinde yürürlükte bulunan 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve bu yönetmelikte yer almayan Ek-2, Ek-3 bölümleri için 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında E cetveline göre %56 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı mütalaa edilmiş, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ve ... tarihli kararı ile görev yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesi üzerine dosya ... Esasa kaydedilerek Tüketici Mahkemesi sıfatıyla davanın kabulüne karar verilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ve ... tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. İlk derece Mahkemesince Genç Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına sunulan kusur raporu ile Genç Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına sunulan maluliyet raporu hükme esas alınmıştır. Genç Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ATK'dan alınan raporda, kaza tarihine göre ... tarihinden sonra yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri yerine önceki tarihli Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının maluliyet oranı belirlenmiş ise de; davacılar talebinin trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, her ne kadar dava dışı ...'ın maluliyet oranı manevi tazminat miktarının takdirinde gözetilmekte ise de davacıların maluliyete dayalı maddi tazminat talebinin bulunmadığı, bu durumda maluliyetin manevi tazminatın belirlenmesinde matematiksel bir etkisinin bulunmadığı, dava dışı ...'ın malul kaldığının ve bir kolunun ampute olduğunun sabit olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin maluliyetin tespitine esas yönetmeliğe yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminat şartlarının davacılar lehine oluştuğu, kazanın oluş şekli, kaza tarihi, olayda davalının sigortalısı araç sürücüsünün tek ve asli kusurlu olması, tek taraflı kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunan dava dışı ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmması, kaza sonucu davacıların oğlu ve kardeşi olan dava dışı kişinin yaralanması, yaralanmanın ağırlığı , maluliyet oranı, İlk Derece Mahkemesince emniyet vasıtasıyla yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması, tanık anlatımları, manevi tazminatın amacı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, davacının bu şekilde yaralanma sebebiyle davacıların maruz kaldığı üzüntü, elem, ıstırap, keder, sıkıntı, manevi çöküntü, manevi tazminatın amacı, zenginleştirme ve fakirleştirme amacı taşımaması, caydırıcı olması, özendirici olmaması ve Yargıtay'ın 22/06/1966 tarih 1966/7 E., 1966/7 K. Sayılı içtihadi birleştirme kararındaki kriterler gözetildiğinde davacı için İlk Derece Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete ve dosya kapsamında uygun olduğu değerlendirildiğinden davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bununla birlikte her ne kadar davalı vekilince temerrüt tarihinin belirlenmesinde Mahkemenin hataya düştüğü iddiasıyla istinaf isteminde bulunulmuş ise de Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi ve Trafik Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi uyarınca üçüncü kişilerin uğradığı zararlar yönünden davalı sigorta şirketinin başvurudan 8 iş günü geçtikten sonra temerrüte düşmüş satılacağı belirlenmiş olduğundan, bu hususa değinen istinaf isteminin de reddi gerekmiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacı vekili ile davalılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-)6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4. maddesi uyarınca Dairemiz kararının temyiz yolu açık olması nedeniyle dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,