Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/898 E. 2026/1018 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/898
Karar No
2026/1018
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/898 Esas

KARAR NO:2026/1018

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

ARA KARAR TARİHİ:21/05/2026

NUMARASI:2025/202 Esas

TALEBİN KONUSU:KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

KARAR TARİHİ:02/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Alacaklı ... TAŞ 05/02/2026 tarihli dilekçesi ile;Davacı .... Şti. adına kayıtlı ve müvekkili bankaya rehinli ... Plaka sayılı aracın İstanbul Anadolu 2. Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından menkul rehinin paraya çevrilmesi yolu ile satışına izin verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece 06.02.2026 tarihli ara kararı ile; Mühlet içinde rehinli malların mahkemenin izniyle satılabileceği öngörülmekle birlikte bu satışın 295 maddenin birinci fıkrasında öngörülen cebri icra yasağının bir istisnası olarak cebri icra yoluyla satışı düzenlememekte cebri satış yoluyla aracın elden çıkarılması yasağı baki kalmakla birlikte madde fıkrasında 297 nci maddenin ikinci fıkrasına yapılan atıf nedeniyle borçlunun mühlet içinde kendi rızasıyla rehinli malların satış yoluyla devrine ilişkin bir düzenleme olduğu, aksi takdirde ihale yoluyla yapılan satışta malın gerçek değerinin % 50 si gibi bir oranda satışı ne borçlunun ne de rehinli alacaklının lehine bir durum yaratır ki kanun koyucunun buradaki muradının cebri satış değil, iradi satışlar için olduğu, ihale yoluyla satış yine bir cebri icra işlemi olup, bu satışı yapan müdürlük işlemine karşı İİK.nun 16 madde hükümleri uyarınca süresiz şekilde alacaklının İcra Mahkemesine başvurarak memur muamelesini şikayet yoluyla gidermesi gerektiği de dikkate alındığında bu hususta görev sorunu da ortaya çıkabileceği, İİK.nun 295. F.1 hükmünde muhafaza ve satış yasağı öngörülmüşken , aynı maddenin ikinci fıkrasında " Şu kadar ki " ile başlayan cümlede satış yasağına izin verilebilecek haller düzenlendiğinden satışa izin hususunun cebri satışları da kapsamadığı kanaatiyle bu şekilde cebri satış yoluyla satışa izin talebi yerinde görülmediği gibi bu şekilde her icra takibi yapan rehinli alacaklıya cebri icrada satışın bu şekilde izin verilmesi alacaklılar arasında eşitsizlik yaratma riski doğuracağı belirlendiğinden alacaklı ... T. A.Ş. vekilinin davacı .... Şti. adına kayıtlı ve müvekkili bankaya rehinli ... Plaka sayılı aracın İstanbul Anadolu 2. Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından menkul rehinin paraya çevrilmesi yolu ile satışına izin verilmesine ilişkin talebinin koşulları bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.Ara Karar yasal süresinde alacaklı banka vekili tarafından istinaf edilmiştir.

DAİREMİZİN 2026/376 E-2026/55 K SAYILI 16/04/2026 TARİHLİ KARARI İLE;Somut olayda, İİK'nın 295/2. fıkrasında 297/2. maddesine yapılan atıf nedeniyle Mahkeme rehinli malın satışına izin verilmesi talebi hakkında karar vermeden önce komiserin görüşünü alınmadan ara karar tesis edilmesi ve Mahkemece yazılı gerekçeyle satışa izin verilmesi talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmadığı gerekçesi ile müdahil banka vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece Mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemenin 21/05/2026 tarihi ara kararı ile; Mühlet içinde rehinli malların mahkemenin izniyle satılabileceği öngörülmekle birlikte bu satışın 295 maddenin birinci fıkrasında öngörülen cebri icra yasağının bir istisnası olarak cebri icra yoluyla satışı düzenlememekte cebri satış yoluyla taşınmazın elden çıkarılması yasağı baki kalmakla birlikte madde fıkrasında 297 nci maddenin ikinci fıkrasına yapılan atıf nedeniyle borçlunun mühlet içinde kendi rızasıyla rehinli malların satış yoluyla devrine ilişkin bir düzenleme olduğu, aksi takdirde ihale yoluyla yapılan satışta malın gerçek değerinin % 50 si gibi bir oranda satışı ne borçlunun ne de rehinli alacaklının lehine bir durum yaratır ki kanun koyucunun buradaki muradının cebri satış değil, iradi satışlar için olduğu, ihale yoluyla satış yine bir cebri icra işlemi olup, bu satışı yapan müdürlük işlemine karşı İİK.nun 16 madde hükümleri uyarınca süresiz şekilde alacaklının İcra Mahkemesine başvurarak memur muamelesini şikayet yoluyla gidermesi gerektiği de dikkate alındığında bu hususta görev sorunu da ortaya çıkabileceği, İİK.nun 295. F.1 hükmünde muhafaza ve satış yasağı öngörülmüşken , aynı maddenin ikinci fıkrasında " Şu kadar ki " ile başlayan cümlede satış yasağına izin verilebilecek haller düzenlendiğinden satışa izin hususunun cebri satışları da kapsamadığı kanaatiyle bu şekilde cebri satış yoluyla satışa izin talebi yerinde görülmediği gibi bu şekilde her icra takibi yapan rehinli alacaklıya cebri icrada satışın bu şekilde izin verilmesi alacaklılar arasında eşitsizlik yaratma riski doğuracağı, kaldı ki; Satış talep edilen araç yönünden şirket tarafından esas faaliyet alanı olan yük taşımacılığı hizmetlerinde aktif bir şekilde kullanıldığı, konkordato projesinde satışı öngörülen araçlar arasında yer almadığı, yük taşımacılığı hizmetlerinde aktif bir şekilde kullanılan bu aracın İİK m.295, f.2 uyarınca cebri satışına izin verilmesi koşulları oluşmadığı belirlendiğinden alacaklı ... T. A.Ş. vekilinin davacı .... Şti. adına kayıtlı ve müvekkili bankaya rehinli ... Plaka sayılı aracın İstanbul Anadolu 2. Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından menkul rehinin paraya çevrilmesi yolu ile satışına izin verilmesine ilişkin talebinin koşulları bulunmadığı gerekçesi ile alacaklı ... T. A.Ş. vekilinin satışa izin verilmesine ilişkin talebinin koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Ara Karar yasal süresinde alacaklı banka vekili tarafından istinaf edilmiştir.Alacaklı banka vekili istinaf nedenleri olarak; ... plakalı rehinli aracın projede kullanılmadığı bilindiği gibi dosyaya sunulan konkordato komiseri ara raporlarına eklenen sözleşmelerin ifası için rehinli araçların kullanılmasının elzem olmadığı, kiralanmak suretiyle uygun bir maliyetle ikamesinin mümkün olduğunun anlaşıldığını, zira davacının lüzumu halinde eğer kullanacak ise araç kiralama suretiyle sözleşmeleri ifa edebileceğini, davacının, işin ve konkordato projesinin ifasında kullandığı araçların maliki olmak zorunda olmadığını, aksinin kabulünün; ödeyemeyeceği halde kredi kullanan ve araca malik olan bir konkordato davacısının; yeterli bütçesi olmadığını öngörerek kredili araç almayan, kiralama suretiyle işini ifa ederek daha basiretli davranan bir konkordato davacısına karşı avantajlı bir duruma getireceğini, yine bu durumun basiretli davranmayan kredi borçlusuna taşıt kredisi kullandıran bankaların da menfaatlerine aykırılık teşkil edeceğini, rehinli aracın satışının uzaması halinde kıymetinin, borçlu ve alacaklı müvekkili aleyhine günden güne azalacağını, konkordatoda rehinli alacaklar için faiz işlemeye devam etmesi hususunun da dikkate alınması gerektiğini, zira rehinli alacak bakımından işlemeye devam eden faizlerle malın düşen değeri arasındaki makasın açıldığını, bu nedenle malın paraya çevrilmesinin her iki tarafın da menfaatler dengesinin sağlanması açısından uygun olacağını, İİK 295/2 gereği 2022 Model ... plakalı araçların İstanbul Anadolu 2. Banka Alacakları İcra Dairesi .... sayılı dosyasından menkul rehininin paraya çevrilmesi yolu ile satışına izin taleplerinin somut olay bağlamında değerlendirilmemesi suretiyle verilen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, rehinli aracın icra müdürlüğü kanalıyla satışına ilişkin emsal bir kararda satışın hem borçlu hem de alacaklı menfaatine olduğunun belirtildiği ve satış yasağının mutlak olmadığı; bilakis kıymeti düşen, muhafazası masraflı olan ve işletme açısından vazgeçilmez nitelik taşımayan rehinli araçlar bakımından satışın hem ekonomik gerçeklik hem de menfaat dengesi bakımından zorunlu hale geldiğinin kabul edildiğini, işbu dosya bakımından da rehinli araçların uzun süre muhafaza altında tutulması; amortisman, piyasa daralması, yaşlanma, muhafaza giderleri ve işlemeye devam eden faiz yükü nedeniyle hem borçlu şirket hem de rehinli alacaklı aleyhine sonuç doğuracağını, bu nedenle rehinli araçların icra müdürlüğü kanalıyla paraya çevrilmesi; konkordato masasının korunması, aktiflerin erimesinin önlenmesi ve alacaklılar arasındaki menfaat dengesinin sağlanması bakımından hukuken ve ekonomik açıdan en uygun çözüm niteliğinde olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesinin 21/05/2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, konkordato mühlet kararı verilen borçlu şirket aleyhine başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, rehinli araçların satışına izin verilmesi isteğine ilişkindir.Mahkemece, talep reddedilmiş, alacaklı banka vekili ara kararı istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; konkortadota talep şirkete ait rehinli aracın paraya çevrilmesi için yapılan takipte, rehinli aracın satışına izin verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK'nın 295. maddesi; "Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.(Ek fıkra:9/6/2021-7327/3 md.) Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır." hükmünü düzenlemektedir.İİK'nın 295/2. fıkrasında 297/2. maddesine yapılan atıf nedeniyle Mahkeme rehinli malın satışına izin verilmesi talebi hakkında karar vermeden önce komiserin görüşünü almak zorundadır.Somut olayda, ilk derece Mahkemesince Dairemizin kaldırma kararından sonra komiser görüşü alınmıştır.20/05/2026 tarihli komiser heyeti raporunda; ... T.A.Ş. tarafından satış izni kararı verilmesi istenen ... plakalı aracın ... marka çekici nitelikli araç olduğu, aracın üzerinde ... T.A.Ş.'nin rehninin bulunduğunu, ... T.A.Ş. tarafından satış izni istenen aracın şirket tarafından esas faaliyet alanı olan yük taşımacılığı hizmetlerinde aktif bir şekilde kullanıldığını, ... T.A.Ş. tarafından cebri satışına izin verilmesi istenen araç konkordato projesinde satışı öngörülen araçlar arasında yer almadığını, yük taşımacılığı hizmetlerinde aktif bir şekilde kullanılan bu aracın İİK m.295, f.2 uyarınca cebri satışına izin verilmesi koşullarının oluşmadığını, ... T.A.Ş. vekili tarafından Mahkemeye dilekçe sunulduktan sonraki süreçte ... T.A.Ş.'ye olan rehinli borç (yani konkordatoya tabi olmayan) yapılandırılmış olup yapılandırma protokolüne göre ödemelerin gerçekleştirildiği yönünde görüş bildirmiştir.Buna göre söz konusu aracın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılmasının öngörüldüğü anlaşıldığından, Mahkemece İİK'nın 295/2 fıkrasında belirtilen koşulların bulunmadığı gerekçesiyle aracın satışına izin verilmesi talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi ara kararında hukuka aykırılık bulunmadığından müdahil alacaklı banka vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/202 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 21/05/2026 tarihli ara kararının usul ve yasaya uygun bulunduğundan müdahil alacaklı banka vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları müdahil alacaklı banka tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-Müdahil alacaklı banka tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02.07.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/898, K. 2026/1018, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-898-e-2026-1018-k-e75adf47205e