Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/981 E. 2026/1041 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/981
Karar No
2026/1041
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/981 Esas

KARAR NO:2026/1041

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI:2025/771 Esas

ARA KARAR TARİHİ:22/05/2026

DAVA:KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

KARAR TARİHİ:09/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Müdahil ... A.Ş. vekili 04/05/2026 tarihli talep dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı ... arasında akdedilen 27/01/2023 tarihli genel kredi sözleşmesi ve 24/07/2024 tarihli temel bankacılık hizmet sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi ürünleri nedeniyle doğan borçların teminat altına alınması amacıyla, Ankara ili Nallıhan ilçesinde bulunan 514 ada 90, 91 ve 92 parsel numaralı taşınmazlar üzerinde müvekkil banka lehine birinci dereceden ipotek tesis edildiğini, ...'in ise kredi ilişkisinden doğan bu borca müteselsil kefil sıfatıyla dahil bulunduğunu, ...'in aynı zamanda ... A.Ş.'nin yetkilisi olmasının, aynı kredi ilişkisi ve aynı ekonomik faaliyet alanı içerisinde şekillenen bir borç yapısı bulunduğunu gösterdiğini, borcun doğumu, kefalet ilişkisi ve ipotek tesis işlemleri tamamlandıktan ve taşınmazın devri gerçekleştirilerek yeni malik ... A.Ş.'nin adına tescil edildikten sonra konkordato geçici mühlet kararı verildiğini, bu itibarla konkordato sürecinin, mevcut ve tamamlanmış ayni hak tesislerini geriye dönük olarak etkilemeyeceği hususunun dikkate alınması gerektiğini, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine borçlular hakkında Ankara Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, ayrıca Ankara Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası üzerinden de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yürütüldüğünü, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yürütülen bu takip öncesinde yapılan tapu ve icra incelemeleri neticesinde, ipotek konusu taşınmazların ... A.Ş. adına tescilli olduğunun, taşınmazın malikinin değişmiş bulunmasına rağmen ipotek yükünün devam ettiğinin tespit edildiğini, bu nedenle taşınmazın yeni maliki olan ... A.Ş.'nin takip dosyasına borçlu sıfatıyla dahil edilerek icra takibinin bu şirket yönünden de sürdürüldüğünü, ancak konkordato gerekçesi ile şirketin borca itiraz ettiğini ve satış işlemlerinin de icra müdürlüğü tarafından durdurularak satış aşamasına geçilmesinin engellendiğini, somut olayda ipotekli taşınmazların işletme faaliyetleri açısından zorunlu bir unsur olmadığının ve dosyadaki kıymet takdir raporlarında da ekonomik faaliyetlerle doğrudan bir bağlantısının bulunmadığının açıkça tespit edildiğini, buna rağmen satışın durdurulmasının, rehinli alacaklıyı tamamen teminatsız bırakmakta ve alacağın her geçen gün faiz ve ferilerle artmasına sebebiyet verdiğini belirterek icra müdürlüğü tarafından konkordato tedbirleri gerekçe gösterilerek satışın durdurulmasına ilişkin işlemin kaldırılmasına ve ipotekli taşınmazların İİK.m. 295/2 kapsamında değerlendirilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla satışına izin verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesi 22/05/2026 tarihli ara kararı ile; talebe konu taşınmazların konkordato projesi kapsamında finansman kaynağı olarak görülmesi ve proje bütünlüğünün korunmasının zorunlu olması gerekçelerine istinaden Ankara ili, Nallıhan ilçesinde bulunan 514 ada 90, 91 ve 92 parsel sayılı taşınmazlara yönelik satışın durdurulmasına ilişkin işlemin kaldırılması, ipotekli taşınmazların İİK m. 295/2 kapsamında değerlendirilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla satışına izin verilmesi taleplerinin reddine dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde müdahil ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.Müdahil ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili banka lehine tesis edilen ipoteklerin, konkordato sürecinden çok önce kurulmuş, geçerliliği ve önceliği tartışmasız olan ayni teminatlar olduğunu, taşınmazların daha sonra, borç ilişkisine müteselsil kefil olan ...'in doğrudan bağlantısı bulunduğu ... A.Ş. tarafından ipotek yüklü olarak devralındığını, buna rağmen sonradan verilen konkordato mühleti gerekçe gösterilerek daha önce usulüne uygun şekilde kurulmuş rehin hakkının fiilen kullanılamaz hale getirilmesinin, rehinli alacaklının kanundan kaynaklanan öncelikli hakkını ortadan kaldıran ve hakkaniyetle bağdaşmayan bir sonuç doğurduğunu, mahkemece, taşınmazların konkordato ön projesinde yer aldığı ve finansman kaynağı olarak gösterildiği gerekçesiyle talepleri reddedilmiş ise de, bir taşınmazın konkordato projesinde malvarlığı unsuru olarak yer almasının tek başına İİK'nun 295/2 maddesi kapsamında satış talebinin reddini gerektiren bir neden olmadığını, tesis edilen kararda, taşınmazların konkordato projesi bakımından neden vazgeçilmez olduğu, satışının konkordato projesini ne şekilde akamete uğratacağı veya konkordatonun başarı şansını hangi somut sebeple ortadan kaldıracağı hususlarında herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, yine mahkemece, satış talebine konu taşınmazların işletmenin faaliyetlerinin devamı bakımından ne şekilde önem arzettiğinin ortaya konulmadığını, satışın gerçekleştirilmesi halinde elde edilecek bedelin doğrudan doğruya teminat altına alınan borcun tasfiyesine hizmet ederek borç yükünün azaltılmasına katkı sağlayacağını, dolayısıyla satış işleminin konkordato sürecine zarar veren değil, borç miktarının azalmasını sağlayan ve mali yapının iyileştirilmesine katkıda bulunan bir sonuç doğuracağını, satışın engellenmesi sonucunda alacak miktarının, işlemeye devam eden faiz ve ferileri ile sürekli arttığını, buna karşılık müvekkili bankanın ayni teminat hakkının belirsiz süreyle kullanılamaz hale geldiğini, bu durumun rehinli alacaklı bakımından ağır hak kayıplarına yol açtığını belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Konkordato talep edenler vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Talep, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.Derdest yargılama sırasında müdahil ... A.Ş. vekili ipotekli taşınmazların satışının durdurulmasına ilişkin işlemin kaldırılmasını ve satışa izin verilmesini talep etmiş olup mahkemece talebin reddedilmesi üzerine ara karar adı geçen müdahil vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Uyuşmazlık, talep konusu ipotekli taşınmazların satışına izin verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Konkordato komiser heyeti 18/05/2026 tarihli görüş yazısında; müdahil banka vekili tarafından satışına izin verilmesi talep edilen Ankara ili Nallıhan ilçesinde bulunan 514 ada 90, 91 ve 92 parsel sayılı taşınmazların dosya kapsamındaki konkordato projesi kapsamında "250 Arazi ve Arsalar" kalemi altında gösterildiği, söz konusu taşınmazların malvarlığı unsuru olarak projeye dahil edildiği ve konkordato kapsamında alacaklılara yapılacak ödemelerin finansal kaynakları arasında değerlendirildiği, dolayısıyla söz konusu taşınmazların konkordato projesi içerisinde tamamen işlevsiz veya ekonomik değerden yoksun malvarlığı unsurları olarak değerlendirilmesinin mümkün görülmediği, her ne kadar taşınmazların şirket faaliyetlerinde fiilen üretim alanı veya operasyon merkezi olarak kullanılmadığı ileri sürülmüş ise de, konkordato hukukunda korunması gereken hususun yalnızca fiili kullanım olmadığı, malvarlığının proje içerisindeki ekonomik ve finansal fonksiyonunun da dikkate alınması gerektiği, projede açıkça finansal kaynak olarak öngörülen bir taşınmazın, münferit bir alacaklı tarafından cebri icra yoluyla tasfiye edilmesinin konkordato projesinin öngördüğü mali dengeyi bozabileceğini ve projenin uygulanabilirliği üzerinde doğrudan etkili olabileceği, özellikle cebri icra yoluyla gerçekleştirilecek satışların uygulamada çoğu zaman rayiç bedelin altında sonuçlanabildiği dikkate alındığında taşınmazların konkordato süreci dışında ve kontrolsüz şekilde tasfiyesi hâlinde borçlu malvarlığının önemli ölçüde azalabileceği ve diğer alacaklıların tahsil imkânlarının zayıflayabileceği, yine müdahil banka tarafından, taşınmazların kıymet kaybına uğradığı veya muhafazasının olağanüstü masraflı olduğu yönünde soyut iddialarda bulunulmuş ise de, dosya kapsamında bu hususları ortaya koyan somut, teknik ve objektif nitelikte yeterli bir tespitin bulunmadığı, taşınmazların niteliği itibarıyla "tarla/kıraç tarla" vasfında olduğu, doğaları gereği kısa sürede bozulan, ekonomik değerini hızla kaybeden veya muhafazası yüksek maliyet gerektiren mallardan olmadığı, aksine, mevcut ekonomik koşullar ve taşınmaz piyasasının genel durumu dikkate alındığında, taşınmazların zaman içerisinde değer kaybettiğinin değil, değer artışı potansiyeli taşıdığının değerlendirilebileceği, bu nedenle yalnızca faiz işlemesinin devam etmesi gerekçesiyle satış yasağının kaldırılmasının İİK.m.295/2 kapsamında öngörülen istisnai şartların oluştuğu anlamına gelmeyeceği kanaatine varıldığı, İİK.m.295/2 hükmünün atıf yaptığı İİK.m.297/2 kapsamında değerlendirme yapıldığında satış yasağının kaldırılmasının ancak istisnai ve zorunlu hâllerde başvurulabilecek bir tedbir niteliğinde olduğu, mevcut dosya kapsamında ise satış izni verilmesini zorunlu kılan ölçüde ağır ve istisnai şartların somut şekilde ortaya konulamadığı, bu nedenle İİK.m.295/2 kapsamında satış izni verilmesini gerektirir istisnai şartların oluşmadığı bildirilmiştir.Konkordato talebinde bulunanlara 05/09/2025 tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, geçici mühletin 05/12/2025 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatıldığı, akabinde kesin mühlet talebinin kabul edilerek 05/02/2026 tarihinden itibaren ise 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiği anlaşılmıştır. Mahkemenin 05/09/2025 tarihli tensip ara kararı ile "İİK'nın 206. maddesinin 1. sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabileceğine, Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabileceğine veya başlamış olan takiplere devam edilebileceğine, ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınmamasına ve rehinli malın satışının yapılmasının tedbiren önlenmesine..." dair karar verilmiştir.İİK'nun 295. maddesi "Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. (Ek fıkra:9/6/2021-7327/3 md.) Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır." hükmünü düzenlemektedir. İİK'nun 287/1. fıkrasında, 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hallerde dahil olmak üzere, mahkemenin, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı belirtilmiştir. Bu hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere, malvarlığının muhafazası için alınabilecek tedbirler sınırlı değildir. Konkordato talebi üzerine kanunda öngörülmeyen muhafaza tedbirleri dışında, mahkemece verilebilecek ihtiyati tedbirlerin amacı, konkordato talep eden borçlunun malvarlığı veya işletmesinin bütünlüğünün korunması ve konkordatonun amacına ulaşmasının sağlanmasıdır.Konkordatonun başarıya ulaşması için borçlunun malvarlığının korunması gerekli olduğundan İİK'nun 295. maddesi de bu amaca hizmet eden bir hüküm içerir.Müdahil banka ile dava dışı ... arasında genel kredi sözleşmesi akdedilmiş olup bu kapsamda satışı talep edilen Ankara ili Nallıhan ilçesinde bulunan 514 ada 90, 91 ve 92 parsel numaralı taşınmazlar üzerinde banka lehine ipotek tesis edilmiştir. İpoteğin tesis edildiği tarihten sonra 90 parsel sayılı taşınmazın 6/7 hissesi, 91 parsel sayılı taşınmazın 5/7 hissesi ve 92 parsel sayılı taşınmazın 6/7 hissesi konkordato talep eden .... A.Ş. tarafından satın alınmıştır. Müdahil banka tarafından asıl alacak ferileri olmak üzere toplam 2.069.492,84 TL'nin tahsili amacıyla borçlular ... ve .... A.Ş.'ye karşı Ankara Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmıştır. Borçlu şirketin itirazı üzerine icra müdürlüğünce, konkordato kararı uyarınca satış ve muhafaza işlemlerinin durdurulmasına, diğer işlemlerin devamına karar verilmiştir.Somut olayda, komiser heyetinin görüşüne ilişkin raporda, satışına izin verilmesi talep edilen taşınmazların malvarlığı unsuru olarak projeye dahil edildiğinden bahisle finansal kaynak niteliği taşıdığı ve İİK'nun 295/2 maddesi kapsamında satış izni verilmesini gerektirir istisnai şartların oluşmadığı belirtilmiş ise de, salt bu hususun talebin reddine yönelik gerekçe yapılamayacağı, raporun, söz konusu taşınmazların İİK'nun 295/2 maddesinde belirtildiği üzere, işletme tarafından kullanılmasının öngörülüp öngörülmediği veya kıymeti düşecek yada muhafazası masraflı olup olmadığı hususlarında somut tespitler içermediği gibi raporda genel ifadeler kullanılmak suretiyle bir değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla, İİK'nun 295/2 maddesinde belirtilen hususları karşılar şekilde konkordato komiser heyetinden görüş alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken İİK'nun 295/2 maddesi gereğince gerekli değerlendirmeleri içermeyen komiser raporuna atıf yapılmak suretiyle talebin reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, müdahil ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nun 353/1-a.6 bendi gereğince 22/05/2026 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Müdahil ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,

2-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/771 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 22/05/2026 tarihli ara kararın 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,

4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harcı müdahil ... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

5-Müdahil ... A.Ş. tarafından karşılanan istinaf harçları ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.9/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/981, K. 2026/1041, T. 22.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-981-e-2026-1041-k-65ca5fb1b6b6