Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/742 E. 2026/1136 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/742
- Karar No
- 2026/1136
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/742
KARAR NO: 2026/1136
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/09/2025
NUMARASI : 2024/620 E. - 2025/583 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Dairesi'nin... sayılı icra dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalı / borçlu tarafından; "Alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı, takip konusu bedelin finansal kiralama sözleşmesinden doğduğunu" belirterek borca itiraz ettiğini, icra takibine konu yapılan bedelin finansal kiralama sözleşmesinden doğduğu iddiasının yazılı belge ile ispatlanması gerekmemesine rağmen, itiraz eden borçlu tarafından iddiasını ispatlar nitelikte bir belge dosyaya sunulmadığını ve itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında imzalanan 07.06.2017 tarihli finansal kiralama sözleşmesine göre kiracı sıfatı ile müvekkili şirketin ve kiralayan sıfatı ile davalı şirketin anlaşması neticesinde davalı şirketin satıcı .... A.Ş. firmasından satın aldığı asansörlerin müvekkili şirkete kiralanması ve müvekkili şirketin ilgili asansörlerin ödemesini davalı şirketten kredi kullanımı ile yapması konusunda anlaşıldığını, ödemelerin 12 ay süre ile Türk Lirası üzerinden ve sabit kira yöntemi ile yapılacağının kararlaştırılmış olmasına ve son kira 16 Mayıs 2018 tarihinde davalı şirkete ödenerek asansörün müvekkili şirkete satışının yapılması aşamasına geçilmiş olmasına rağmen davalının 07.12.2018 tarihinde kestiği fatura ile müvekkil şirketten; davalı şirketin satıcı firmaya yaptığı verim sonrası ödemelerden doğan kur farkı talep ettiğini, .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaya itirazlar bildirilerek 15.12.2018 tarihli ... sıra no.lu 6.682,17 TL bedelli iade faturasının davalı firmaya gönderildiğini, akabinde müvekkil şirketin, mağdur olmamak ve ticari hayatında zedelenme yaşamamak adına haksız yere kesilen 07.12.2018 tarihli faturayı ihtirazi kayıt ile ödediğini, davalının kur farkından dolayı müvekkilinden bir talebinin olamayacağını beyan ile icra takibine itirazın iptalini ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesin talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesine konu mala ilişkin satıcısı .... A.Ş.'ye ait 25/05/2017 tarihli proforma fatura konusu 30.300 USD tutarındaki 1 adet Yolcu Asansörü müvekkil şirketçe satın alınarak davacı/finansal kiracıya teslim edildiğini, asansörünün satış bedelinin %35'inin Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin imzalanmasını müteakip, %50'sinin mala ilişkin malzemeler gümrüğe geldiğinde, %10'unun montajda, %5'inin ise iş bitiminde ödeneceği konusunda anlaşıldığını, mal bedelinin 10.500 USD'lik kısmı 16.06.2017 tarihinde avans olarak ödendiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 20. Maddesi ve müvekkil şirket ile davacı arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin 7.1/c maddesi uyarınca, mal henüz davacıya teslim edilmeden davacı tarafından kira ödemelerine başlanmak istenmesi üzerine mal bedeli ve masraflar üzerinden 15/12/2017 tarihinde; mal bedelinin ödenmeyen kısımları için endikatif kur; 3,955258 baz alınarak Kesin Ödeme Planı oluşturulmuş ve 20/12/2017 tarihinde .... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacıya gönderildiğini, müvekkili şirketçe, kalan satış bedelleri proforma faturada ve sipariş koşullarına uygun olarak; 18/12/2017 tarihinde 15.000 USD (söz konusu ödemenin yapıldığı tarihteki maliyet kuru 3,8730304'dür) ve 06/12/2018 tarihinde 4.800 USD (bu ödemenin maliyet kuru 5,391982'dir) olarak ödendiğini, davacının müvekkili aleyhinde haksız yere takip başlattığını beyan etmiş olmakla, davanın reddi ile davacının % 20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 2020/73 Esas ve 2021/802 Karar sayılı ilamında davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2022/264 esas- 2024/1560 karar ve 26/09/2024 tarihli ilamında; "Taraflar arasında düzenlenen Finansal Kiralama Sözleşmesinin 7/2-g maddesinde; "Madde 7.1.b) kapsamındaki işlemlerde ... tüm mal bedeli üzerinden hesaplanarak kesin ödeme planı oluşturulur ve kira ödemeleri başlar. Sonrasında; akreditif kapsamında vadeli bedelin ödendiği tarih, verim sorası bedelin ödendiği veya verim sonrası bedelin ödenmeyeceğinin kesinleştiği tarih itibarıyla ... madde 7.1/b hükümlerine göre tekrar hesaplanır. Bulunan yeni ... değerinin; j) İİK ... değerinden büyük olması halinde, oluşan fark kiralayan tarafından kiracıya fatura edilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, 15/12/2018 tarihli ... nolu faturada finansal kiralama verim sonrası ödeme farkı açıklaması ile toplam 6.682,17 TL bedelli fatura düzenlendiği anlaşılmıştır.
Mahkemece davalı savunmaları üzerinde durularak, davaya konu alacağın ileri sürülen sözleşme hükümlerine göre talep edilip edilemeyeceği üzerinde durulması, bu hususta bilirkişilerden ek rapor alınması gerekirken, faturaya konu alacağın niteliği üzerinde değerlendirme yapılmaksızın kur farkı alacağı olduğundan hareketle değerlendirme yapılarak eksik inceleme ile sonuca gidilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına..." şeklinde kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafından davalıya karşı .... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası ile 7.059,61 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, davacı vekili tarafından düzenlenen dava dilekçesinde davacı ile davalı arasında sözleşme kapsamında dava dışı satıcı konumundaki .... AŞ.'den satın alınan asansörün davacı şirkete kiralanması ve ödemelerin yapılması hususunda 07/06/2017 tarihli finansal kiralama sözleşmesi düzenlendiğinin, sözleşme ve ödeme planı kapsamında davacının yükümlülüklerini yerine getirdiğinin, son kira bedelinin 16/05/2018 tarihinde ödendiğinin, davalı tarafça düzenlenen 07/12/2018 tarihli 6.682,17 TL bedelli fatura ile kur farkı talep edildiğinin, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında kur farkı talep edilemeyeceğinin davacının bu fatura bedelini ödemek zorunda bırakıldığının, ödenen bedelin iadesi talepli icra takibinin başlatıldığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, davalı tarafından düzenlenen 07/12/2018 tarihli 6.682,17 TL bedelli faturada finansal kiralama verim sonrası ödeme farkı açıklamasının bulunduğu, bu fatura doğrultusunda davacı tarafından davalıya 31/12/2018 tarihinde 7.059,61 TL ödeme yapıldığı, davacı ile davalı arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesinin 7/2-g maddesinde "Madde 7.1.b) kapsamındaki işlemlerde ... tüm mal bedeli üzerinden hesaplanarak kesin ödeme planı oluşturulur ve kira ödemeleri başlar.
Sonrasında; akreditif kapsamında vadeli bedelin ödendiği tarih, verim sorası bedelin ödendiği veya verim sonrası bedelin ödenmeyeceğinin kesinleştiği tarih itibarıyla ... madde 7.1/b hükümlerine göre tekrar hesaplanır. Bulunan yeni ... değerinin; i) İlk ... değerinden büyük olması halinde, oluşan fark kiralayan tarafından kiracıya fatura edilir." düzenlemesinin bulunduğu, sözleşmedeki bu düzenleme kapsamında alınan ek raporlarda da tespit edildiği üzere fiili ithal tarihi dikkate alınarak belirlenecek kredi dönemi başlangıç tarihine göre oluşan fiyat farkının müşteriye yansıtılacağı hususunun açıkça kararlaştırılmış olduğu, finansal kiralama sözleşmesine konu asansörün 30.300 USD bedel ile satın alındığı, satın alınan bu asansöre davalı tarafça son olarak 06/12/2018 tarihinde 4.800 USD ödeme yapıldığı, 25/06/2025 tarihli ek raporda yapılan hesaplamada 06/12/2018 tarihinde yapılan 4.800 USD ödemeden kaynaklı 6.896,28 TL fiyat farkı olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmede temerrüt faiz oranının %60 olarak belirlendiği, 07/12/2018 tarihli faturada son ödeme tarihinin 10/12/2018 olarak düzenlendiği, son ödeme tarihi, sözleşmede belirlenen temerrüt faiz oranı, raporda yapılan hesaplama ve davacı tarafından yapılan ödeme tarihi birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça yapılan davaya konu ödemenin taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında uygun olduğu anlaşıldığından," davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 07.06.2017 tarihinde akdedilen finansal kiralama sözleşmesi uyarınca asansörlerin kira bedellerinin 12 ay boyunca Türk Lirası üzerinden sabit kira yöntemiyle eksiksiz ödendiğini, son kira bedelinin 16.05.2018 tarihinde ödenerek sürecin tamamlandığını, davalı şirket tarafından 07.12.2018 tarihinde haksız ve mesnetsiz bir kur farkı faturası düzenlendiğini, müvekkil şirketin ticari itibarını korumak adına bu faturayı ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığını, başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın iptali için açılan davada yerel mahkemenin hatalı bilirkişi raporlarına dayanarak davanın reddine karar verdiğini, taraflar arasındaki sözleşmede kur farkı talep edilebileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığını, finansal kiralama sözleşmelerinin özü gereği kiracının döviz kuru dalgalanmalarından etkilenmemesi gerektiğini, yerel mahkemenin bozma öncesi kararında da sözleşmede kur farkı yansıtma düzenlemesi olmadığının tespit edildiğini, müvekkilin ödeme planına uygun hareket ederek temerrüde düşmediğini, davalının Türk Lirası cinsinden yapılan ödemeleri ihtirazi kayıtsız kabul ettiğini, davalının satıcı firmaya yaptığı ödemelerden kaynaklanan kur farkının müvekkile yansıtılmasının haksız olduğunu, ticari defter kayıtları ile müvekkilin borcunun bulunmadığının sabit olduğunu, faturada kur farkının dayanağı olan döviz cinsi ve miktarının usulüne uygun gösterilmediğini, sözleşmede maliyet değerine kur farkının dahil olacağına dair bir hüküm bulunmadığını belirterek İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/620 Esas esas ve 2025/583 Karar karar sayılı 23/09/2025 tarihli ilamının istinaf incelemesi neticesinde müvekkil lehine kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizin iade kararında; "Taraflar arasında düzenlenen Finansal Kiralama Sözleşmesinin 7/2-g maddesinde; "Madde 7.1.b) kapsamındaki işlemlerde ... tüm mal bedeli üzerinden hesaplanarak kesin ödeme planı oluşturulur ve kira ödemeleri başlar. Sonrasında; akreditif kapsamında vadeli bedelin ödendiği tarih, verim sorası bedelin ödendiği veya verim sonrası bedelin ödenmeyeceğinin kesinleştiği tarih itibarıyla ... madde 7.1/b hükümlerine göre tekrar hesaplanır. Bulunan yeni ... değerinin; j) İİK ... değerinden büyük olması halinde, oluşan fark kiralayan tarafından kiracıya fatura edilir." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, 15/12/2018 tarihli ... nolu faturada finansal kiralama verim sonrası ödeme farkı açıklaması ile toplam 6.682,17 TL bedelli fatura düzenlendiği anlaşılmıştır. Mahkemece davalı savunmaları üzerinde durularak, davaya konu alacağın ileri sürülen sözleşme hükümlerine göre talep edilip edilemeyeceği üzerinde durulması, bu hususta bilirkişilerden ek rapor alınması gerekirken, faturaya konu alacağın niteliği üzerinde değerlendirme yapılmaksızın kur farkı alacağı olduğundan hareketle değerlendirme yapılarak eksik inceleme ile sonuca gidilmesi usul ve yasaya uygun görülmediği" belirtilmiştir.
Dairemizin iade kararı üzerine mahkemece bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi ... ile Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi ... tarafından sunulan 24.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davalının kur farkı talebinin haklı görülebilmesi için, bu konuda taraflar arasındaki sözleşmede açık bir hüküm bulunması ya da asıl faturada açıkça döviz karşılığının yazılması gerektiği, taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinde, fiili ithal tarihi dikkate alınarak belirlenecek kredi dönemi başlangıç tarihine göre oluşan fiyat farkının müşteriye yansıtılacağı hususunun açıkça kararlaştırılmış olduğu, bu bakımdan davalının tahsil etmiş olduğu vade farkının sözleşmeye uygun olduğu, sonuç ve kanaatine ulaşıldığı"belirtilmiştir.
25.05.2025 tarihli bilirkişi Heyet ek raporunda özetle;" Davalının kur farkı talebinin haklı görülebilmesi için, bu konuda taraflar arasındaki sözleşmede açık bir hüküm bulunması ya da asıl faturada açıkça döviz karşılığının yazılması gerektiği ve taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinde, fiili ithal tarihi dikkate alınarak belirlenecek kredi dönemi başlangıç tarihine göre oluşan fiyat farkının müşteriye yansıtılacağı hususunun açıkça kararlaştırılmış olduğu, bu bakımdan davalının tahsil etmiş olduğu vade farkının sözleşmeye uygun olduğu ve Davacı tarafa karşı düzenlenen ve ödemesi yapılıp davacı tarafça iadesi istenilen davaya konu fatura bedelinin uygun olduğu, sonuç ve kanaatine ulaşıldığı" belirtilmiştir.
Taraflar arasında finansal kiralama sözleşmesi tanzim edildiği, sözleşmede öngörülen ödeme planına göre davacının borçlarını ödediği hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafından, davalı tarafından düzenlenen kur farkı faturasının sözleşmeye aykırı olduğunu bu nedenle ihtirazi
kayıtla ödemek zorunda kaldığı fatura bedelinin iade edilmesi gerektiğini ileri sürdüğü, davalı tarafından ise, davacının sözleşmeye konu malın tesliminden önce ödeme yapmak istemesi üzerine sözleşmenin düzenlendiğini, malın daha sonra teslim edildiğini, bu bakımdan malın teslim edildiği andaki kur farkının dikkate alınması gerektiğini ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki Finansal Kiralama Sözleşmesi incelendiğinde sözleşmenin 7.2. (g) maddesine göre “madde 7.1 b kapsamındaki işlemlerde ... (kiralamaya esas maliyet) tüm mal bedeli üzerinden hesaplanarak kesin ödeme planı oluşturulur ve kira ödemeleri başlar. Sonrasında akreditif kapsamında vadeli bedelin ödendiği tarih, verim sonrası bedelin ödendiği veya verim sonrası bedelin ödenmeyeceğinin kesinleştiği tarih itibarıyla ... madde 7.1 b hükümlerine göre tekrar hesaplanır. Bulunan yeni ... değerinin; İlk ... değerinden büyük olması halinde oluşan fark kiralayan tarafından kiracıya fatura edilir.
İlk ... değerinden küçük olması halinde kesin ödeme planı yeni ...’e göre tekrar hesaplanarak kiralayan tarafından kiracıya bildirilir”. Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin 7.1 b maddesine göre de;“kredi dönemi başlangıç tarihi (KDBT); vadeli akreditifli işlemlerde fiili ithal tarihi verim sonrası ödemeli işlemlerde ise verim ödemesinden önce yapılan son kısmi mal bedeli ödeme tarihi olarak belirlenir”.Düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendiğinde, davacı tarafından, davalı tarafından düzenlenen kur farkı faturasının sözleşmeye aykırı olduğunu bu nedenle ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığı fatura bedelinin iade edilmesi amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği, taraflar arasında ki uyuşmazlığın, hangi tarihteki kurun esas alınması gerektiği noktasında toplandığı, Finansal Kiralama Sözleşmesinde açıkça kur farkının maliyete dahil olacağına dair hüküm bulunmamakla birlikte, dosyadaki belgelerde kiralamaya konu ürün bedelinin USD olduğu, ödeme planının TL olarak hazırlandığı, Finansal Kiralama Sözleşmesi 7.2 (g) maddesi ve 7.1.b maddesinde fiili ithal tarihi dikkate alınarak belirlenecek kredi dönemi başlangıç tarihine göre oluşan fiyat farkının müşteriye yansıtılacağı açıkça kararlaştırılmıştır. USD olarak bedeli ödenen kiralamaya konu ürünün davalı açısından maliyetine kur farkının etkisi olduğu, bu bakımdan davalının tahsil ettiği vade farkının sözleşme hükümlerine uygun olduğu, mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../09/2025 tarih ve 2024/... E., 2025/... K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026