Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/757 E. 2026/1278 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/757
Karar No
2026/1278
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/757 Esas

KARAR NO: 2026/1278

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/03/2026

NUMARASI: 2026/173 E. - 2026/289 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı takip alacaklısı ... Anonim Şirketinin, takip borçlusu ... .... Ltd. şirketinin davacı şirketten alacağı olduğu iddiası ile 3.735.651,63-TL alacağı için 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine ikinci ihbarname tebliğ edildiğini, davacının, takip borçlusu ... .... Ltd. Şirketine borcu bulunmadığını, aksine davacı şirketin takip borçlusu ... .... ... Şti.'den ... Nolu 17/09/2024 Vade ve 17/09/2024 ibraz tarihli 184.395,00-TL bedelli çekten kaynaklı alacağı bulunduğunu, işbu alacak ile ilgili ....İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığını, ayrıca takip borçlusu şirketin Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/848 Esas sayılı dosyası ile konkordato talep etmesi sebebiyle davacının yine takip borçlusundan alacaklı olduğu ...nolu, 21.10.2024 vade tarihli ve 230.000,00-TL bedelli ve ... nolu, 23.10.2024 vade tarihli ve 230.000,00-TL çeklerin karşılıksız kalan kısımlarına ilişkin (Toplamda 441.460,00-TL) alacakları hakkında takip başlatılamadığını, konkordato dosyasına müdahale edildiğini, davanın, borçlu şirketin feragati sebebiyle reddedildiğini, davacının takip borçlusundan alacaklısı olduğu halde haksız yere icra takibine dahil edilerek davalı ... Anonim Şirketi tarafınca kazanç sağlanmaya çalışıldığını belirterek , davacı şirketin takip borçlusu ... .... Ltd. şirketine borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesince; Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde davacı tarafa tensip zaptı ile arabuluculuk son oturum tutanağını ibraz etmek üzere kesin süre verildiği bu süre içerisinde tutanağın sunulmadığı, davada arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden, "Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından verilen usulden ret kararının usul, yasa ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, yerel mahkemenin 02.03.2026 tarihli ara kararı ile arabuluculuk son oturum tutanağını ibraz etmek üzere bir haftalık kesin süre verildiğini, söz konusu ara kararın 03.03.2026 tarihinde UETS hesabına ulaştığını, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca tebligatın 08.03.2026 tarihinde yapılmış sayıldığını, bu durumda kesin sürenin son gününün 16.03.2026 Pazartesi mesai bitimi olduğunu, ancak mahkemenin bu süre dolmadan 11.03.2026 tarihinde davanın usulden reddine karar verdiğini, 12.03.2026 tarihinde tanzim edilen gerekçeli kararın hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin kendi belirlediği kesin süreye riayet etmemesinin yargılama sürecinin öngörülebilirliğini ortadan kaldırdığını, arabuluculuk dava şartının aslında yerine getirildiğini, bu durumun müvekkili şirketin hukuki dinlenilme hakkını ve savunma haklarını ağır biçimde ihlal ettiğini, Yargıtay içtihatlarına göre süre dolmadan kurulan hükmün bozma nedeni teşkil ettiğini, arabuluculuk anlaşmama son tutanağının dikkate alınması suretiyle dosyanın mahkemeye gönderilerek yargılamaya devam edilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olmasına rağmen davacı tarafça kötü niyetli ve haksız olarak istinafa konu edildiğini, davacının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davanın konusu İİK 89 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.

7155 sayılı yasanın 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.maddesiyle eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesinde "(1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmüne yer verilmiştir.

7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinde "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.

(2)Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.

Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." düzenlemesi getirilmiştir.

Davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, Dairemizin 2025/1588 esas 2026/96 karar sayılı kararında, somut olayda, davacı davasını takip alacaklısı dışında takip borçlusuna da karşı yöneltmiş olduğundan, takip borçlusu ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğu, bu nedenle davada Asliye Hukuk Mahkemesinin değil Ticaret mahkemesinin görevli olduğu, görevsizlik kararı verilmesinin hukuka uygun olduğu bu itibarla istinaf talebinin reddi gerektiği belirtildiği dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda, mahkemece 02/03/2026 tarihli ara kararı ile, davacının dava dilekçesinde arabuluculuk dava şartının gerçekleştiğine yönelik belge sunmadığı görülmekle davanın açıldığı tarihte arabuluculuk dava şartının sağlandığına yönelik son oturum tutanağını ibraz için davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin sürede belge sunulmadığı takdirde davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddedileceğine karar verildiği ara kararın davacı vekiline, 0803/2026 tarihinde tebliğ edildiği davacı tarafından arabuluculuk bürosuna 04/03/2026 tarihinde başvurulduğu, anlaşamama tutanağının 12/03/2026 tarihinde tutulduğu, mahkemece ibraz için verilen1 haftalık kesin süre dolmadan 11/03/2026 tarihinde karar verildiği, arabuluculuk tutanağının ibraz süresinin en son gününün 16/03/2026 tarihi olduğu mahkemece verilen kesin mehil süresine riayet edilmeyerek öncesinde karar verilmesinin yerinde olmadığı ve davanın önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, Dairemizin önceki kararına istinaden dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği de gözetildiğinde, davacı tarafından arabuluculuk tutanağının süresi içinde ibraz edildiği anlaşılmıştır.

Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2- Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2026 tarih, 2026/... E. 2026/... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/757, K. 2026/1278, T. 06.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-757-e-2026-1278-k-7949d93b9583