Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2576 E. 2026/3003 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2576
- Karar No
- 2026/3003
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/463 E., 2025/862 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/745 E., 2024/614 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 47 26... parsel sayılı taşınmazın arsa vasfı ile ... Belediyesi adına tescilli bulunduğunu, geldisinin mera vasfındaki 4 49... parsel sayılı taşınmaz olduğunu, kadastro tutanağı ile ... Belediyesi adına tescil edilen taşınmazda davalı Belediyece yapılan ifraz işlemi ve sonrasındaki imar uygulaması ile farklı parseller oluştuğunu, bu işlemlerin müvekkili İdare tarafından öğrenilmesi üzerine inceleme başlatıldığını, davalının 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca imar uygulaması yapmak suretiyle taşınmazı mera vasfından çıkartarak arsa vasfına dönüştürdüğünü, ancak belediyelerin meraları özel mülkiyete dönüştürme ve satma yetkilerinin bulunmadığını, belediye adına tescilin kanunen mümkün olmadığının Yargıtay kararlarında da açıkça gösterildiğini, dava konusu taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanununun Geçici 3. maddesi kapsamında kalmadığını belirterek geldisi mera olmakla birlikte ... Belediyesince imar uygulaması yapılmak suretiyle res'en ifraz edilerek 47 28... parsel numarası ile ... adına arsa vasfı ile tescil edilen taşınmazın tapusunun iptali ile tapuda kayıtlı olduğu vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın evveliyatında mera olarak tapuda müvekkili Belediye adına tescil olduğunu, 1986 yılında arsa vasfını kazandığını, o tarihte yürürlükte olan 3194 sayılı Kanunun 11/4 hükmünün eski hâli uyarınca dava konusu edilen gayrimenkulün arsa vasfını kazandığı tarihte geçerli olan imar planı uyarınca mera vasfını kaybettiğini, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, ayrıca davanın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 hükmünde belirtilen hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın tedavüllü tapu kaydı, mahallinde harita mühendisi, ziraat mühendisi ve GDU bilirkişiler eşliğinde yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporları, hava fotoğrafları, 4342 sayılı Mera Kanunun Geçici 3. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede; dava konusu edilen taşınmazın evveliyatında kadastro tespiti ile "mera" vasfı ile davalı ... Belediyesi adına tescil edildiği, 03.05.2005 tarihi itibariyle belediye sınırları içerisinde, 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşmiş imar planı içerisinde kalmadığı, imar planında "Teknik Altyapı" alanında kaldığı, teknik açıdan mera olarak kullanımının mümkün olmadığı, taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanununu Geçici 3. maddesi kapsamında kalmadığı, bu nedenle aynı nitelikle davacı adına tescili gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 47 26... parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ... ili, ... Mahallesi 4 49... parsel sayılı 825.346,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazın 1978 yılında yapılan tapulama sırasında ... Belediyesinin mera olarak tasarrufunda bulunduğu gerekçesiyle 1580 sayılı Kanunun 159. maddesine istinaden mera olarak tespit ve tescil edildiği, 18.02.1986 tarihli ve yevmiye numaralı işlemle hali arazi vasfına dönüştürüldüğü, 14.03.1986 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlem ile arsa vasıflı parsellere ifraz edilerek dava konusu 47 26... parsel sayılı taşınmazın arsa vasfıyla ... Belediyesi adına tapuya kayıtlandığı, dosya içeriği ve toplanan delillere göre kamu malı iddiasıyla açılacak davalarda 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı gözetildiğinde mahkemece yazılı gerekçe ile imar planında genel hizmetler dışında özel mülkiyete konu olabilecek konut, sanayi ve ticaret alanı olarak belirlenmiş alanlarda kalan meraların bu vasıflarını yitirmeleri halinde Hazine adına tescilinin gerekeceği dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği gerekçesiyle davalı tarafın istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığını, kamu malı iddiasıyla açılacak davalarda hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı yönündeki Daire gerekçesinin herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını, 2. Dava konusu taşınmazın kök parselinin kapsadığı alan yönünden 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinin uygulama alanı bulacağını, taşınmazın hem İmar Planında hem de fiilen kamu alanı olarak düzenlendiğini, üstelik üzerinde Belediye tarafından inşa edilmiş bir kamu binasının yer aldığı dikkate alındığında, özel mülkiyete konu edilemeyecek nitelikteki bu taşınmazın tapuda davacı adına tescil edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, 3. Davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, imar planında teknik altyapı alanı üzerinde kalan taşınmazın, bu kamusal niteliği itibariyle, 3194 sayılı İmar Kanununun 11/1. maddesi gereğince, Hazine mülkiyetinde olsaydı bile, Belediyeye bedelsiz devredilmesi gereken bir parsel konumunda olduğunu, dava konusu taşınmazın kamusal vasfı üzerinde hiç durulmayarak taşınmazın sanki bir konut veya ticari arsa niteliği taşır gibi değerlendirildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, öncesi mera olan taşınmaza ilişkin yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.