Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4963 E. 2026/2999 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4963
- Karar No
- 2026/2999
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1719 E., 2025/1663 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/463 E., 2025/204 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına kayıtlı 47 26... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın geldisinin 4 49... sayılı mera vasfındaki taşınmaz olduğunu, davaya konu taşınmazın imar işlemleriyle mera vasfından çıkarılarak arsaya dönüştürüldüğünü, Mera Kanunu'nun geçici 3. maddesi kapsamında kalmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olduğu vasfı ile 66/100 hissesinin Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın mera olarak Belediye adına tescil olduğunu, daha sonra 1986 yılında arsa vasfını kazandığını, imar planlarıyla mera vasfını kendiliğinden kaybettiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini belireterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında belirtilen tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "01.01.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planı dışında kaldığı, taşınmazın teknik olarak mera olarak kullanımının mümkün olmadığı, yerleşim yeri olarak işgal edilmediği, 4342 sayılı Mera Kanununun Geçici 3. maddesinde yazılı koşulların davalı yararına gerçekleşmediği " gerekçesiyle taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile 66/100 hissesinin davacı Hazine adına tesciline, kalan bakiye hissenin ise Karaman Belediyesi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dosya içeriği ve toplanan delillere göre kamu malı iddiasıyla açılacak davalarda 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı, imar planı içindeki meraların, planın onayı ile birlikte hukuki bakımdan mera vasfını yitireceği, davaya konu taşınmazın imar planında kongre ve sergi merkezi alınında kaldığı, genel hizmetlere ayrılan yerlerin belediyeye bedelsiz devri gerekeceği, bu halde tapu iptali ve tescil talebinin reddi gerektiği, (davacının davasının) çoğun içinde azı vardır kuralı gereği davanın kısmen kabulü ile beyanlar hanesine genel hizmet amacıyla kullanılabileceğine dair şerh verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne, Karaman ili, Merkez ilçesi, Yeşilada Mahallesi, 47 26... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine genel hizmet amacıyla kullanılabileceğine dair şerh konulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi gereken yerlerden olduğunu, meraların imar planlarıyla genel hizmetlere ayrıldığından bahisle mülkiyetinin kendiliğinden belediyeye geçtiğinden söz edilemeyeceğini, keza 3194 sayılı Kanun'un 11. maddede yer alan "mera" sözcüğünün madde metninden çıkarıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince talebinin değerlendirilerek reddedilmesi ile yetinilmesi gerekirken dava konusu olmayan hususta hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, evveliyatı mera olan taşınmaza ilişkin yolsuz tescil iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.