Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5015 E. 2026/3292 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5015
Karar No
2026/3292
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1809 E., 2025/1731 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/208 E., 2025/81 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu 16 39... parselin geldisinin 6 32... mera parseli olduğunu, taşınmazın 20.02.1979 tarihli kadastro çalışmalarında davalı ... adına mera olarak tescil edildiğini, akabinde imar uygulamaları ve ifrazlarla davaya konu taşınmazında aralarında bulunduğu parsellerin arsa olarak davalı adına tescil edildiğini, taşınmazın 104/417 payının yolsuz tescil olduğunu, bu payın tapudaki vasfı ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca hak düşürücü sürenin dolduğunu, imar planında konut alanında kaldığını, taşınmazın mera vasfında olmadığını, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun geçici 3. maddesi şartlarının oluştuğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dava konusu edilen taşınmazın evveliyatının kadastro tespitinde "mera" vasfı ile davalı ... Belediyesi adına tescil edildiği, 03.05.2005 tarihi itibariyle belediye sınırları içerisinde, 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşmiş imar planı içerisinde kaldığı, yerleşim yeri olarak işgal edildiği, mera niteliğini yitirdiği, mera niteliği ile kullanılmasının teknik açıdan mümkün olmadığı, yerleşim, işgal ve yapılaşmanın 01.01.2003 tarihinden önce var olduğu, 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddedeki koşulların oluştuğu, dinlenen mahalli bilirkişilerce de doksanlı yıllarda yerleşim yeri olarak kullanıldığının belirtildiği, taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanununu Geçici 3. maddesi kapsamında kaldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dosya içeriği ve toplanan delillere göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; raporun hatalı olduğunu, taşınmazın 4342 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi kapsamında kalmadığını, kök parsel yönünden değerlendirmenin yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5015, K. 2026/3292, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5015-e-2026-3292-k-aea7170c13ea