Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2834 E. 2026/2533 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/2834
- Karar No
- 2026/2533
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2834 KARAR NO : 2026/2533
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2024 NUMARASI : 2022/252 Esas, 2024/425 Karar
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 12/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/10/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.05.2024 tarih ve 2022/252 Esas, 2024/425 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.09.2019 tarihinde davalı Şirket’e Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı davalı ... ... isimli sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, ... plakalı araçla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanmak suretiyle maddi zarara uğradığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacının 10 TL geçici iş göremezlik nedeniyle, 10 TL kalıcı iş göremezlik nedeniyle maddi tazminatının davalıların temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, yargılama giderlerinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH : Davacı vekili 05.12.2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini tüm davalılar yönünden olmak üzere 285.129,05 TL'ye artırmış olup, bu dilekçeden sonra sunduğu 08.03.2024 tarihli dilekçesi ile ise; sigorta şirketi yönünden 390.000,00 TL'ye, diğer davalılar yönünden ise 415.475,74 TL'ye arttırmıştır. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olarak öngörülen sigorta şirketine başvuru koşulu gerçekleşmediğini, usulü itirazlarının yanı sıra esas yönünden geçici iş göremezlik ve maluliyet için Erişkinler için engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliği’ne göre alınmış kalıcı maluliyetin alındığını gösterir raporun olması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından, geçici bakıcı ve sair tedavi masraf ve giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte TRH-2010 ve %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, davacıya SGK’dan maaş bağlanıp bağlanmadığının sorulması gerektiğini, davacının belgelendirilmiş gelirine göre hesaplama yapılması gerektiğini, dosyada buna dair bilgi bulunmadığını, taraflar arasında Cumhuriyet Savcılığı soruşturma dosyasında uzlaşma olup olmadığının sorulmasını, uzlaşmanın sağlandığının tespiti halinde davanın esastan reddini, aksi kanaatte ise sorumluluğun azami poliçe limitiyle sorumlu olunmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş davalı şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri, faize karar verilmesini talep ve itiraz ettiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğini, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile, 12.840,48 TL geçici iş göremezlik ve 402.635,26 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 415.475,74 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 06.09.2019 tarihinden itibaren, davalı ...Ş.'den temerrüt tarihi olan 15.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek müteselsil tahsili ile alınarak davacıya verilmesine, (davalı ...Ş. Yönünden poliçe limiti 390.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında görüleceği üzere araçta istiap haddi aşımı bulunduğunu, sürücü dahil 5 kişi kapasiteli araçta 8 kişinin yolculuk yaptığını, bu durumun müterafik kusur indirimi gerektirdiğini, Yargıtay kararları uyarınca yolcunun istiap haddini bilerek araca binmesinin tazminattan indirim sebebi olduğunu, İtiraz Hakem Heyeti tarafından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığını, bu nedenle tazminat hesabı yapılamadığını ve temerrüdün gerçekleşmediğini, usulüne uygun başvuru olmaması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, yargılama aşamasında alınan maluliyet raporu esas alınsa dahi faiz başlangıç tarihinin rapor tarihi olan 08.06.2023 tarihinden önce olamayacağını, hatalı faiz başlangıç tarihine hükmedildiğini, ilgili gerekçeli kararın bozulmasını ve davanın reddini talep ettiklerini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddedilmemesi durumunda ise poliçe limiti, sigortalının kusur oranı ve davacının müterafik kusurunun dikkate alınarak hüküm kurulmasını, reddedilen kısım için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle kalıcı iş göremezlik ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ...Ş. vekilinin müterafik kusur indirimine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı vekilince davacının yolcu olarak bulunduğu araçta istiap haddinin aşılmış olduğu, bu nedenle hükmedilen tazminat miktarından müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması gerektiği iddia edilmiş, mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52.maddesi (818 sayılı BK 44) gereğince desteğin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve tazminattan indirim yapılıp yapılmaması gerektiği hususu tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususun değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmıştır. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve trafik mevzuatı uyarınca sürücü ve yolcuların araçların kullanılması sırasında koruyucu tertibatları kullanması zorunludur. Yargıtay 4. H.D'nin 20.02.2023 tarihli 2021/23184 E. 2023/2035 K. Sayılı ilamı ile; "2918 sayılı Kanun'un "Sürücülerin ve yolcuların koruyucu tertibat kullanma zorunluluğu" kenar başlıklı 78 inci maddesi şöyledir; "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur. Kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir." Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının yolcu olarak seyahat ettiği araçta ilave 3 kişi ile istiap haddinin aşılmış olduğunun kaza tespit tutanağında belirlenmiş olduğu, maluliyet raporu ve hastane evrakları incelendiğinde davacının kalçasını kapıya çarpmış olması sebebiyle sol kalça kemiği kırığının oluştuğu, buna göre istiap haddi aşılan araçta davacının yaralanması da nazara alındığında emniyet kemerinin takılı olmadığı anlaşılmakla bu durumun müterafik kusur oluşturduğunun kabul edilmesi ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin istikrarlı uygulamalarına göre BK.nın 52. maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Dairemizin kabulüne göre de, hüküm yalnızca davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmiş olduğundan davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu yerinde görülmekle, hesaplanan 415.475,74 TL maddi tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davalı sigortanın bakiye 332.380,60 TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına ve hükmü istinaf etmeyen diğer davalılar yönünden hükmün aynen devamına karar vermek gerekmiştir. Davalı ...Ş. vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde ya da başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı ... şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Davalı ... vekili her ne kadar mahkemesince hükmolunan tazminata uygulanan faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ve temerrüte düşmediklerini ileri sürmüş ise de, davalı ... şirketine 30.12.2019 tarihli başvuru dilekçesi ve ekinde mevcut kaza tespit tutanağı, epikriz raporu ve tedavi evrakları ile birlikte başvuru yapılmış olup başvuru dilekçesi ve eklerinin davalıya 02.01.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu ancak davalı ... tarafından davacıya ödeme yapılmadığı anlaşıldığına göre, hükmolunan tazminata başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarih olan 15.01.2020 tarihinden itibaren faiz uygulanmış olmasında herhangi bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu yönüyle istinaf başvurusu yerinde görülmemiş, reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hesaplanan tazminat miktarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak sonuç miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, (yalnızca hükmü istinaf eden davalı ... yönünden uygulanmak üzere, diğer davalılar yönünden hükmün aynen devamı ile) davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının düzelterek yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.05.2024 tarih ve 2022/252 Esas, 2024/425 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 12.840,48 TL geçici iş göremezlik ve 402.635,26 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 415.475,74 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının (Davalı ...Ş.'nin sorumluluğunun 332.380,60 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 06.09.2019 tarihinden itibaren, davalı ...Ş.'den temerrüt tarihi olan 15.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek müteselsil tahsili ile alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-a) Kabul edilen değer üzerinden hesaplanan 28.381,14 TL ilam ve karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL harç ile 1.343,00 TL tamamlama harcı toplamı 1.423,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.957,44 TL karar ve ilam harcının davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile hazineye irat kaydına, (davalı ...Ş. yönünden 22.704,91 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) b-)İlk derece mahkemesince 09.05.2024 günlü karar ile davalı taraftan tahsiline karar verilen harcın tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, c-)Harcın tahsil edilmiş olması halinde ise dairemiz kararına göre sadece davalı ...Ş.'den tahsil edilecek miktar azaldığından, talep edilmesi ve fazla harç tahsil edilmiş olması halinde davalı ...Ş.'den fazla tahsil edilen miktarın bu davalıya iadesi hususunda müzekkere yazılması ile aynı miktarın diğer davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-a-)6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi uyarınca arabuluculuk aşamasında Devlet tarafından sarf edilen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalı ... Sigortadan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 09.05.2024 günlü karar ile davalı taraftan tahsiline karar verilen arabulucuk ücretinin tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, c-)Arabuluculuk ücretinin tahsil edilmiş olması halinde ise dairemiz kararına göre belirtilen miktardan fazla tahsil edilmiş olması halinde davalı ...Ş.'den fazla tahsil edilen miktarın bu davalıya iadesi hususunda müzekkere yazılmasına, 4-Davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 1.343,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.504,40TL harç ile davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 3.880,00 TL (bilirkişi gideri, tebligat ve posta ücreti ) olmak üzere toplam 5.384,40 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ...Ş. Yönünden 4.807,52 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, 6-İstinaf edenin sıfatı dikkate alınarak aleyhine sonuç doğurmayacak şekilde olmak üzere; kabul edilen dava değeri üzerinden ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 64.166,60 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, (davalı ...Ş. Yönünden 51.857,09 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) İstinaf giderleri açısından; 7-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 8-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-Davacı tarafın avansından yapılan karar sonrası gerekçeli karar tebligatına ilişkin toplamda 390,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı ...Ş. tarafından yapılan istinafa dosya gönderimine ilişkin 798,00 TL posta ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 12.10.2026
... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.