İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/36 E. 2026/570 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/36
Karar No
2026/570
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/36 Esas KARAR NO : 2026/570

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 12/01/2026 KARAR TARİHİ : 04/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında iddia edilen çek bedellerine karşılık gelen herhangi bir ticari ilişki veya alım satım sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin, davalıya bu çekleri herhangi bir borcun ifası için verilmediğini, teminat amacıyla verildiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, teminat olarak verilen çeklerin hukuki nitelik olarak birer senede dönüştüğünü ve işbu çeklerin karşılıksız çıksa dahi çekle ilgili icra takibi ve ceza davasına konu edilemediğini, davalının elinde bulundurduğu çeklere dayanarak müvekkili aleyhine haksız icra takibi başlatıldığını ancak müvekkilinin davalıya karşı çeklerin bedeline tekabül eden herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının, hukuka aykırı olarak elinde tuttuğu işbu çekler nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, davalının haksız takiplerine dayanak yaptığı çekler üzerinde yer alan tarih ve miktarların, müvekkilinin el ürününe ait olmadığını, işbu sebeple, müvekkilinin takibe konu edilen miktar yönünden sorumluluğu bulunmadığını belirterek ...bankası ... Şubesine ait; ... seri numaralı, 30.04.2025 keşide tarihli ve keşide yeri ... olan 250.000-TL bedelli çekten borçlu olunmadığının tespitine ve çekin iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemediğini ve davacının arabulucuya başvurmadığından bahisle davanın usulden reddini gerektiğini, dava için gerekli harcın eksik yatırıldığını, davacı tarafından eksik harcın tamamlanmaması halinde davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak; açılan iş bu davada davacının icra takipleri nedeniyle menfi tespit davası açtığını iddia ediyorsa da takip dosya numaraları hakkında bilgi verilmediğini, davacının talep ve istemlerinin anlaşılamadığını, davacının keşideci ve imzasına itiraz etmeyerek çek üzerindeki imzayı inkar ettiğini ve çek üzerinde herhangi bir tahrifatın da bulunmadığını, davacının kötü niyetli olarak borçtan kurmaya yönelik hareket ettiğini, dava konusu çekin müvekkili şirketi tarafından temlik alındığını ve davacının iddia ettiği gibi teminat çeki olarak kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin faktoring işlemleri doğrultusunda çeki hukuka ve mevzuata uygun olarak temlik aldığını, davacının çekteki iç ilişkiye yönelik borçlu ilişkisin tespit etmek gibi bir yükümlüğünün olmadığını, müvekkili şirketin iyi niyetli ve yetkili hamil konumunda olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının iddia ve taleplerini ancak çek lehtarına karşı ileri sürebileceğini, iş bu husumet itirazı gereği müvekkili şirket yönünden davanın reddi gerektiğini, davaya konu çeklerin faktoring işlemine tabi tutulması için müvekkili şirkete getiren ...' a davanın ihbarının gerektiğini beyanla; davacının zararına sebebiyet vermek amacıyla çeki iktisap ettiğinin davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini bu sebeple davanın esas yönünden reddine, davacının %20' den aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesine ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili 29/07/2026 tarihli dilekçesi ile; iş bu davada tarafların sulh olduğunu, bu nedenle davadan feragat ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığı beyanla; taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 03/08/2026 tarihli dilekçesi ile; davacı tarafın feragat dilekçesi ibraz ettiğini, taraflarının da herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan ederek, gereğinin yapılmasını talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Dava Şartı olarak Arabuluculuk'' başlıklı md.5/A-f.1: ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' şeklindedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca, ''Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı vekili feragat dilekçesi sunmuş ise de eldeki davanın dava tarihi itibariyle arabuluculuk dava şartının arandığı davalardan olmasına karşın davacının davayı açmadan önce arabuluculuğa başvurmadığı, dava dilekçesinin içeriğinde de arabuluculuk dosyasından bahsedilmediği, hukuki deliller kısmında da arabuluculuk deliline dayanılmadığı, yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ile dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı HMK'nun 115/2 ile 115/3 maddeleri çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediğinden Mahkememizce 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115/2-3 maddeleri ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer mahiyette içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesinin 20/09/2023 tarih, ...Esas ve...Karar sayılı ilamı) Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-HMK 114/2, HMK 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE 2-Harç peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına, artan 2.806 TL harcın karar kesinleşmesi ile davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 5-Talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 04/08/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/36, K. 2026/570, T. 04.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-36-e-2026-570-k-881f28b98720