Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1545 E. 2026/1754 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1545
- Karar No
- 2026/1754
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1545 - 2026/1754 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1545 KARAR NO : 2026/1754 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2024 NUMARASI : 2024/26 E. - 2024/205 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/05/2024 tarih ve 2024/26 E. - 2024/205 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2021/163003 sayılı “...” kelime ibareli başvurunun itiraz üzerine kısmen reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin 2021/163003 sayılı “...” kelime ibareli başvuru markası bakımından müktesep hak sahibi olduğunu, YİDK'nın 2023-M-13926 sayılı kararının eksik ve hatalı kurulduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, başvuru konusu marka ve redde mesnet marka arasında güçlü bir işitsel benzerlik bulunduğunu, davacı vekilinin müktesep hak hususundaki söz konusu iddiasının hukuka uygun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, markalar arasında benzerlik bulunduğunu, davacı vekilinin müktesep hak hususundaki söz konusu iddiasının da hukuka uygun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/C maddesinde; "Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesinin kararları Kurumun nihai kararlarıdır. Bu kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir." hükmünün bulunduğu, Kanun'da belirtilen bu sürenin hak düşürücü süre olup, taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, hukuki niteliği itibari ile def'i olmayıp itiraz mahiyetinde olduğu, davaya konu 2023-M-13926 sayılı YİDK kararının, davacı marka vekiline 14/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın 18/01/2024 tarihinde açıldığı, buna göre; iki aylık hak düşürücü sürenin son gününün 15/01/2024 gününe tekabül ettiği (14/01/2024 günü Pazar gününe denk gelmektedir.), hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, elektronik tebligatların 5. günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacağını, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde, “Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” hükmünün bulunduğunu, YİDK kararının, müvekkiline 14/11/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, YİDK kararına itiraz yönünden 19/01/2024 tarihine kadar dava açma süresi olduğundan davanın 18/01/2024 tarihinde açılmış olmasının süresi içinde olduğunu, sonraki tarihli ve lehe olan hukuk kuralının öncelikle uygulanması gerektiğini, uyuşmazlık konusu markaların benzer olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava,YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 160/6. maddesinde açıkça; "Bu Kanun'un uygulanması kapsamında yapılacak tebligatlar, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesinde düzenlenen elektronik tebligata ilişkin usullere bağlı olmaksızın, tebligat yapılacak kişinin onayı alınmak şartıyla ve Kurum tarafından gerçek veya tüzel kişi için tahsis edilen elektronik posta kutusuna konulmak suretiyle elektronik ortamda tebliğ edilir. Bu şekilde yapılan tebligatlar, tebligat konusu belgenin posta kutusuna konulmasını müteakip muhatabın, posta kutusuna ilk giriş yaptığı tarihte ve her hâlde belgenin posta kutusuna konulduğu tarihi izleyen onuncu günün sonunda yapılmış sayılır." hükmünün yer aldığı, bu maddeye dayalı olarak anılan Yasa kapsamındaki tebligatların, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından oluşturulan ETEBS (Elektronik Tebligat Sistemi) Uygulaması üzerinden yapıldığı, bu durum karşısında 6769 sayılı SMK kapsamında yapılacak tebligatlarda, elektronik tebligat işlemlerinin PTT A.Ş. tarafından kurulan ve işletilen UETS (Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi) Uygulaması üzerinden yürütülmesini esas alan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi hükmünün somut uyuşmazlıkta uygulanması imkanının bulunmadığı, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/C maddesine göre, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesinin kararlarının Kurumun nihai kararları olduğu ve bu kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabileceğinin düzenlendiği, Kanun'da belirtilen bu sürenin hak düşürücü süre olduğu, somut olayda da YİDK kararının, davacı tarafa 14/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın 18/01/2024 tarihinde açıldığı, buna göre; iki aylık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.