Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1460 E. 2026/1703 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1460
- Karar No
- 2026/1703
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1460 Esas
KARAR NO:2026/1703 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2021/719 Esas - 2024/445 Karar
TARİHİ:05/06/2024
DAVA:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:24/09/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunduğunu ve ticari ilişki nedeniyle davacının davalıdan 53.944,76-TL cari hesap alacağı bulunduğunu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından reddedilmediğini ve yasal sekiz günlük süre içerisinde faturalara itiraz edilmediğini, fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını fakat yapılan haksız itiraz sonucu icra takibinin durduğunu beyanla davalının Antalya 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarındaki merkez adresinin "... Bayrampaşa İstanbul" olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu ayrıca davaya konu edilen faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair herhangi bir delil bulunmadığını, davalının icra takibine yaptığı itirazdan 4 yıl sonra açılmış olduğunu beyanla öncelikle dosyanın yetkisizlik kararı verilerek yetkili İstanbul Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, sonrasında davanın reddi ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 05/06/2024 tarih ve 2021/719 Esas - 2024/445 Karar sayılı kararında;"......Mahkememizce yapılan yargılama, dosyada mevcut tüm deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davaya konu ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, bu nedenle lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre, davacı şirketin davalı şirkete hizmet verilmesi şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye 53.944,76-TL tutarında davalı şirketten alacağının kayıtlı olduğu 07/04/2022 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olup, davalının ticari defter ve kayıtlarını inceleme için sunmadığı da nazara alındığında; bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve davacı tarafça faturalara konu hizmetlerin yerine getirildiğine ilişkin sunulan belgeler dikkate alınarak, davanın kabulü ile davalının Antalya 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 53.944,76-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,''DAVANIN KABULÜ İLE,
1-Davalının Antalya 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 53.944,76-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçesinin kabulünün mümkün olmadığını, taraflarınca ileri sürülen hiçbir hususa ilişkin değerlendirmede bulunulmadığını, aleyhe icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekçesinin yazılmadığını, bilirkişi raporunda iddia edilen alacağın konusunu oluşturan faturaların teslimine ve taraflarınca sunulan itirazlara ilişkin yapılan tespitlere neredeyse hiç değinilmediğini, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, dosya içerisinde faturaların taraflarına tebliğ edildiğine dair herhangi bir delil bulunmadığını, ayrıca takibe konu faturaların müvekkil şirketin fatura teslim almaya yetkili bir çalışanı tarafından da teslim alınmadığını, bu hususun hükme esas alınan 07/04/2022 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, yerel mahkemece yeterli olmayan bir araştırma ve eksik inceleme ile hukuka aykırı şekilde karar verildiğini, bu minvalde şirkete teslim veyahut tebliğ edilmemiş evrakların borcun konusunu oluşturamayacağını, bilirkişi kök raporunda davacı defterlerine göre müvekkil şirketin borçlu olduğu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafından geçerlilik şartları sağlanmadan düzenlenen faturaların bu hali ile borcun varlığını kanıtlar nitelikte olmadığını, lakin ortada davalı müvekkil şirketin ödeme yapmasını gerektirecek ne bir borç ne de usulüne uygun düzenlenmiş bir fatura bulunmadığını,Davaya konu icra dosyasının 2017 yılında başlatıldığını, taraflarınca yapılan itirazdan yaklaşık 4 yıl sonra işbu davanın açıldığını, süresinde açılmayan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini,Hükme esas alınan bilirkişi raporu da göz önünde bulundurulduğunda, yerel mahkemenin iddia edilen asıl alacağa ilişkin faiz uygulanmasına karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında ki uyuşmazlığın yargılamayı ve araştırmayı gerektirir bir konu olduğunu, müvekkil aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, 16 adet faturadan kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı tarafın, davaya konu icra takibi ile 16 adet faturadan kaynaklı 53.944,76 TL. Asıl alacak + 2.611,99 TL. İşlemiş faiz olmak üzere toplam: 56.556,75 TL. Alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine 53.944,76 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali davası açılmıştır.Dava, itirazın iptali davası olup İİK. 67 maddesi uyarınca 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açılması gerekir. Hakdüşürücü süre itiraza tabi olup, mahkemece de resen gözetilmesi gerekmektedir, mahkemece, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı konusunda değerlendirme yapılmaması yerinde görülmemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı tarafın dava dilesinde müvekkili ile davacı arasında bayilik ilişkisi bulunduğu ve davacının müvekkilden 53.994,76-TL cari hesap alacağı olduğu iddia edildiğini ancak müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, ek olarak sunulduğu iddia edilen faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, tebliğ edildiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Talimat mahkemesince davacının ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle SMMM ...'den alınan 06/04/2022 tanzim tarihli raporda; Davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye 53.944,76 TL tutarında davalı şirketten alacağının kayıtlı olduğu, davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği faturalar üzerinde yapılan incelemede dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların davalı şirkete teslim edildiği ile ilgili olarak tesvik edici bir belgenin ibraz edilmediği belirtilmiştir.HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Fatura içeriği hizmetin verildiği ve faturadan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacıya aittir. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da hizmetin verildiği sonucunu doğurmayacaktır.Somut olayda, davacı iddiaları davalı tarafça kabul edilmediğinden, dava ve icra takibine konu fatura içeriği komisyon hizmetinin verildiği ve takibe konu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacıya aittir. Talimat mahkemesince davacının ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle SMMM ...'den alınan raporda; davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği faturalar üzerinde yapılan incelemede dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların davalı şirkete teslim edildiği ile ilgili olarak tesvik edici bir belgenin ibraz edilmediği belirtildiğinden, teslim alan imzası bulunmayan faturanın hizmetin verildiğine ilişkin ispata yeterli olmadığından, mahkemece bilirkişi incelemesinden sonra 28/02/2024 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı gereğince; davacı vekiline davaya konu faturalarda belirtilen komisyon hizmetlerinin yerine getirildiğine ilişkin kayıt ve belgeleri (bilet, plaka, servis listesi vb.) sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilip davacı vekilince 11/03/2024 tarihli dilekçe ekinde, delillerini ibraz ettiğini bildirmiş ise de, mahkemece bu deliller aralarında sektör uzmanı bilirkişininde bulunduğu heyete inceletilmek suretiyle rapor alınmadığı gibi davacı tarafın ibraz ettiği bu deliller tartışılıp değerlendirilerek ne şekilde hizmetin verildiğine kanaat getirildiğine ilişkin istinaf denetimine elverişli gerekçe yazılmadan ve davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine ibraz etmesi hususunda HMK. 222/3 madde uyarınca sonuçları da hatırlatılmak suretiyle usulüne uygun ihtarat yapılmadığı halde davalının ticari defter ve kayıtlarını da inceleme için sunmadığı gerekçesi ile yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Bu durumda mahkemece, mal ve hizmet alımına ilişkin davalı tarafın ilgili döneme ait BA formlarının ilgili vergi dairesi müdürlüğünden getirtilip dosya arasına alındıktan sonra, davacı vekilince 11/03/2024 tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen taraflar arasında imzalanan Antalya ... Noterliğinin 16/01/2015 tarih ve... yevmiye numaralı Acentelik Sözleşmesi ve eki belgeler ile taraflara HMK. 222/3 madde uyarınca usulüne uygun ihtar yapılıp tarafların ticari defter ve kayıtlarının ibrazı sağlanmak suretiyle aralarında sektör uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosyaya ibraz edilen deliller inceletilerek taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi uyanınca davacının ne oranda komisyon aldığı, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi uyarınca davacı tarafın icra takibine dayanak ''komisyon bedeli'' açıklamalı faturalardan kaynaklı davalı taraftan alacaklı olup olmadığı ve miktarı yönünden istinaf denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna göre taraflara yemin delili de hatırlatılmak suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/06/2024 Tarih ve 2021/719 Esas - 2024/445 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,
6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.