Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/7 E. 2026/10 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/7
- Karar No
- 2026/10
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
71. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
ESAS NO : 2026/7
KARAR NO : 2026/10
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/05/2023
NUMARASI : 2019/537 Esas 2023/419 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 30/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin Almanya'da ikamet ettiğini, 04.07.2017 olan olay tarihinde Türkiye'de izinde olan müvekkiline ait ... plakalı ... marka şahsi aracı ile İstanbul ili, ... ilçesi, ... Cad., ... istikametinde seyir halindeyken davalı ... sevk ve idaresindeki ve mülkiyeti diğer davalı ...'a ait olan... plakalı kamyonet sürücüsünün aracının kontrolünü kaybetmesine müteakip müvekkilinin aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin Almanya'da ikamet etmesi ve izni bitip Almanya'ya dönmesi gerektiğinden aracı Almanya'da tamir ettirdiğini, bu sebeple doğmuş olan hasar bedelinin Euro olarak ödendiği, müvekkilin doğmuş maddi zarar kalemleri... servisi raporundan anlaşılacağı üzeri KDV dahil 8.709,85-Euro tamir masrafi, 1.000-Euro Değer Kaybı, aracın 7 gün kullanılmamasından kaynaklanan (günlüğü 79-Euro'dan) 553-Euro olduğu ayrıca 766.36-Euro bilirkişi ekspertiz ücret faturası olmak üzere bir takım zarara davacı müvekkilin kusuru olmadığı halde katlandığını belirterek davalı ... AŞ'nin sorumluluğunun poliçe teminatı kapsamı ile sınırlı olmak üzere: tamir masrafı için şimdilik 150-Euro, değer kaybı için şimdilik 5000-Euro, aracın 7 gün kullanılamamasından kaynaklanan zarar için şimdilik 50-Euro, bilirkişi ekspertiz ücret faturası için şimdilik 10-Euro'nun kaza tarihi olan 04.07.2017 tarihinden itibaren 3095 S.lı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 23.06.2021 tarihinde talebini 11.174,85 Euro'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı ... AŞ vekili; kaza tespit tutanaklarının bilirkişi raporu niteliğinde olmadığını, kaza tespit tutanağı beyanına dayanılarak hüküm kurulamayacağını, kusur derecesi ve dağılımı hatta olayın oluş biçimi açısından gerekçelendirilmesi için özel ve teknik bir çözümleme gerektirdiğini, değer kaybının tespitinin ZMMS Genel Şartları ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, aracın kaza tarihindeki ortalama piyasa bedeli, onarım görmesi gereken parçalar ve diğer işlem gören aksamlar göz önünde bulundurulduğunda aracın davacı tarafın iddia ettiği bedelde bir değer kaybına uğramadığının görüleceğini, davanın dayanağının bulunmadığını, meydana gelen kaza haksız fiil niteliği taşıdığından müvekkili şirket hakkında avans faizi değil haksız fiilden kaynaklı yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davanın kabulü ile; 11.174,85Euro'nun fiili ödeme günündeki T.C. ... Bankası Euro döviz efektif kuru üzerinden TL karşılığının tahsili kaydı ile davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı ile sınırlı olmak üzere dava, diğer davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 04/07/2017 tarihi itibariyle 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli Euro cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi alınarak davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sigortacıya karşı davalarda faiz başlangıcı mahkemece yanlış tespit edildiğini, haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahip olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ... AŞ vekili; müvekkili tarafından yapılan ödemeler tenzil edildiğinde bakiye teminat limitinin 30.096-TL olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunu 30.096-TL üzerindeki zarara ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın talepleri arasında müvekkili şirketin sorumlu olacağı belirtilen araç mahrumiyet tazminatı yansıma ve dolaylı giderler kapsamında olduğundan teminat dışı bulunduğunu, eksper ücreti talebinin reddinin gerektiğini, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz isteyebileceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
GEREKÇE: Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar tazminatı, araç değer kaybı, araç mahrumiyeti ve ekspertiz ücreti istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
04.07.2017 tarihinde davacıya ait ... plakalı ... marka şahsi araç İstanbul ili, ... ilçesi, ... Cad., ... istikametinde seyir halindeyken davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu mali mesuliyet trafik sigortacısı olduğu... plakalı kamyonetin, sürücüsünün aracının kontrolünü kaybetmesine müteakip davacının aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında kusur yönünden; "... plakalı aracın sürücüsü ...'in meydana gelen trafik kazasında %100 oranında kusurlu, davacı sürücünün kusuru olmadığı, tazminat talepleri yönünden ise davaya konu aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kazanın meydana geldiği ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybı hesaplanması konusunda ele alınmasını, 7 iş günü davacı tarafından yapılan masrafların uygun olduğunu, davacı tarafından yapılan masrafların Almanya şartlarına göre uygun ve rayiç değerde bulunduğunu, onarım,değer kaybı- araç mahrumiyeti (euro) için toplam 10.150,85 Euro, onarım/değer kaybı/araç mahrumiyetinin 19.07.2019 dava tarihi itibariyle 64.508,57 TL olduğunu, ekspertiz rapor bedeli 1.024,00 Euro, ekspertiz rapor bedelinin 6.507,52 TL olduğu" belirtilmiştir.
Kaza yeri Türkiye olsa bile yurt dışında kayıtlı aracın meydana gelen kaza nedeniyle tamir ettirilmeden yurt dışına götürülmesi halinde, tamir bedelinin yurt dışındaki malzeme ve işçilik fiyatları ile değerlendirilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı taraf bu açıdan aracını Türkiye'de tamir ettirmeye ya da Türkiye koşullarındaki hasar bedeli ile tazmine zorlanamayacağından aksi yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.6.2013 tarih, 2013/8078 Esas ve 2013/9341 Karar sayılı kararı).
6098 sayılı TBK'nın 99. maddesine göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.
Bununla birlikte kayıtlı olduğu ülke koşullarına göre talep ettiği onarım bedelinin tespiti, yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş ekspertiz raporuna göre yapılacaktır. Bilirkişi raporunda yabancı plakalı aracın aracın hasarlı parçaları, kaza ile uyumluluğu ve gerekliliği değerlendirilerek tercüme edilmiş ekspertiz raporundaki hasarların kaza ile uyumlu olup olmadığı da açıklanarak hasar bedeli belirlenmelidir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde aracın tamirine ilişkin tercümesi yapılmayan bir kısım belgeler sunulmuştur. Bu durumda davacının taleplerine ilişkin evrakların yeminli noter tercüme evraklarının dosyaya kazandırılarak ek rapor alınması gerektiğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmüştür.
Ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup ekspertiz raporunun alındığı tarihteki Euro kuruna göre Türk Lirasına çevrilerek
yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekirken, asıl alacak içerisinde hükmedilmesi yerinde olmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerindedir
Öte yandan davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin hasar dosyası getirilerek neye ilişkin olduğunun tespit edilmemesi de hatalıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olacaktır. Zarar miktarının limiti geçmesi halinde trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu tutulmalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/5147 E. ve 2020/7081 K., 2020/1864 E. ve 2020/6061 sayılı kararı). Mahkemenin davalı sigorta şirketini yargılama giderlerinden sorumluluğunu poliçe limiti sınırlı tutmaması da hatalı olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerindedir.
KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. İlk Derece Mahkemesince davacıların davalı ... AŞ'ye başvuru evrakları getirtilerek başvuru tarihine göre davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi belirlenmelidir. Mahkemece faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesi doğru olmamıştır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerindedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı ... A.Ş. vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatıranlara iadesine,
Davalı ve davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/09/2026