İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/438 E. 2024/572 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/438
Karar No
2024/572
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/438 Esas - 2024/572 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/438 KARAR NO : 2024/572

DAVA : Endüstriyel Tasarım İle İlgili ... Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 18/02/2019 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2025

Mahkememizden verilen 07/10/2021 tarih ve .... sayılı kararı .... Bölge Adliye Mahkemesi'nin 13/09/2024 tarih ve .... sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi: DAVA: Davacı vekil dava dilekçesiyle; müvekkili şirketin kapı ve pencere profilleri üretim, satım, ithalat ve ihracatı ile iştigal ettiğini, müvekkilinin davalı şirketin .../.... sıra numaralı tasarım tesciline itiraz ettiğini, davalı kurum ... sayılı kararı ile itirazlarının nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu tasarımların itiraza mesnet tasarım ve faydalı model karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını ileri sürerek, ... sayılı ... kararının iptalini ve dava konusu .../ .... sıra numaralı tasarımların tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı şirket vekili, müvekkiline ait .../ .... sıra numaralı tasarımların SMK’da öngörüldüğü üzere yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşıdığını, SMK'nın 56/6. maddesindeki tasarımcının sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesinin dikkate alınması gerektiğini, benzer olan kısımların teknik zorunluluktan meydana geldiğini, tasarımlar yönünden taklit yasak olmakla birlikte, esinlenmenin serbest olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve tasarım tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce,07/10/2021 tarih ve .... sayılı karar ile; ''iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu tasarımların, karşılaştırma konusu diğer tasarımlar ve belgeler karşısında nihai kullanımda görülebilir kısımları yönünden yeni ve ayırt edici olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, ...'nın ... sayılı kararının iptaline, davalıya ait ... kod nolu tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir Kararı, davalı ... vekili istinaf etmiştir. ....'nin 13/09/2024 tarih ve ... sayılı ilamıyla. sayılı ilamıyla; '' Dava, ... tasarım kararının iptali ile tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta da, davacı tarafça davalıya ait .../.... sıra numaralı çoklu tasarımların tescilinin hükümsüzlüğü talep edilmiş ve mahkemece dava konusu 9 adet tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı belirtildikten sonra, davalıya ait ... sayılı tasarımın tümden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Bu şekilde ilk derece mahkemesi kararında gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmuştur. HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, .... Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07/10/2021 tarih ve ... sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,'' şeklinde karar verilmiştir. Dava mahkememizin .... E. Sırasına kaydedilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve tasarım tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dava, cevap, cevaba cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile Alâkalı ticaret sicil kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ....'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; ... A.Ş adına yapılan tasarım tescil başvurusunun ... tescil numarası ile Tasarım Siciline kaydedildiği, tescile ilişkin bilgilerin 24/05/2018 tarih ve 293 Sayılı Bültende yayımlandığı, ilana ... VE SAN. A.Ş adına itiraz edildiği, itirazların ... tarafından incelendiği ve ... ...’nın ... sayılı kararı ile; “Yapılan inceleme ve değerlendirmede; .../.... sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe gösterilen .... sıra numaralı tasarımlar genel izlenim itibariyle farklı görüldüğü gibi, itiraz ekinde sunulan .... 2017 fiyat listeleri ve .... Teknik Şartname’de yer alan ve itiraza gerekçe gösterilen ürünler de genel izlenim itibariyle farklı görülmüş olup itiraz konusu tasarımlar yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip bulunmuştur.’’ şeklinde karar verildiği, eldeki davanın 60 günlük yasal süre içerisinde 18/02/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle:davalıya ait .... nolu tasarım tescillerin davacıya ait mesnet tasarım başvuruları, Fm belgesi ve davacıya ait ürün kataloglarında yer alan ..., ... ve ... kodlu ürünler karşısında, nihai kullanımda görülebilir kısımları yönünden yeni ve ayırt edici olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bilgilenmiş kullanıcının ara kullanıcı olarak görülmesi halinde ise yenilik ve ayırt edicilik kriterine haiz olacağı,takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE: Tescilli bir tasarımın sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Yenilik ve ayırt edicilik” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 56. maddesi; "Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir: a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır. b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır. Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder. Bir tasarımın aynısı; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." şeklindedir. Aynı Kanun'un "Kamuya sunma" başlıklı 57. maddesi ise; "Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez." şeklindedir. 6769 sayılı SMK'nın 58. maddesine göre tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu kanundan doğan haklarını kullanabilir. Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. Bir tasarımın yeni olabilmesi için, onun aynısının, tescil tarihinden evvel dünyanın her hangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekmektedir. Tasarımların aynı olup olmadığının tespiti için yapılacak benzerlik testinde; aynı izlenimi uyandırma, aynı etkiyi yapma, karıştırılma tehlikesi veya olasılığı incelenemez. Bunlar ikinci aşamaya yani ayırt edicilik tetkikine aittir. Tasarımın yeniliği yoktur diyebilmek için, hükümsüzlüğü istenilen tasarımın, önceden kamuya sunulan (faydalı model, marka ve) tasarım belgelerindeki tasarımlar ile aynı olması şarttır. Terkini talep edilen tasarım öncekinden sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilecektir. Yenilik önceki tasarıma göre belirlenecektir. Aynı kabul edilmeye engel olamayan küçük ayrıntılarda farklılık hâkimin takdirine göre belirlenecektir. Burada şu ölçü verilebilir; fark, aynı olmayı ortadan kaldırmıyor, mevcut önceki tasarım görünümünü sürdürüyor, fark sadece mevcut görünüme, yani mevcut tasarıma ek, onda bir değişiklik, ondan bir sapma niteliği taşıyorsa, yani farklılık o (mevcut tasarım) esas alınarak ondan hareketle yapılmışsa küçüktür. Bunun dışında kalan farklar ise büyüktür. Yenilik ne özgünlük, ne eşsizlik, ne estetiğe sahip bulunma, ne de estetiğin ve kalitenin basamağıdır. Başvurusu yapılan bir tasarım yenilik testini geçebilirse ikinci olarak ayırt edicilik incelemesine tâbî tutulur. Bu test bir kıyaslama incelemesidir. Bir tasarımın ayırt ediciliğe sahip bulunması demek, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile kıyaslanan tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunması demektir. Bilgilenmiş kullanıcı ise, tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı ara veya nihaî tüketicidir. Ancak asla bir uzman değildir. Mahkememiz de bilgilenmiş kullanıcı konumunda bulunan ilgililerin katılımıyla oluşturulmuş bilirkişi heyetinden mütalâa almıştır. Kıyaslama, tescili istenen tasarım ile kıyaslanan tasarımların tam karşılaştırılması ve değerlendirilmesidir. Ayırt edici niteliğin incelenme ve değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilmesini ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alınmasını emredici bir ifadeyle istemiştir. Bilgilenmiş kullanıcının fark edebileceği değişiklikler ise daima göz önünde tutulmalıdır. Seçenek özgürlüğü ibaresiyle kastedilen, tasarımcıya tasarımına ayırt edicilik vermesi için bir serbest hareket alanının bulunmasıdır. Bunun değerlendirilmesi nesnel olup kişiden kişiye değişmez. Bu nesnel değerlendirmede tekdüze özellik ve nitelikler göz önünde tutulur. Bazı biçimler (=görünümler) nesnenin işlevine sıkı surette bağımlıdırlar. Böyle tasarımlarda tasarımcının hareket alanı pek dardır. Meselâ, bir otomobilin, ütünün ve şişenin şekli gibi. Her otomobil, ütü ve şişe birbirine benzer. Ayırt edicilik için tasarımcının muhakkak nesnenin işlevine ters düşen tasarımlar geliştirmesi beklenemez. Dolayısıyla işlevin yerine getirilebilmesi için zorunlu olan alan dışında yapılabilecek olan tasarımların korunması mümkün olabilecektir. Seçenek özgürlüğünün hiç bulunmadığı hâllerde ise tasarım zaten korunamaz. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

DAVA KONUSU İTİRAZA GEREKÇE DAVALI TASARIMI DAVACI TASARIMLARI ... sayılı tasarım ... sayılı tasarım (.... nolu tasarım)

Profillerin ara mamul olması çoğu zaman nihai tüketicinin profilin salt dışı görünümü ile muhatap olmasına sebep olmaktadır. Bu tür ürünlerle sıradan tüketiciler profilin kullanıldığı ürünlerin(pencere, kapı vs.) iç kısmı değil dış kısmı ile temas etmektedir. Bu açıdan bakıldığında somut olayda bilgilenmiş kullanıcı bitmiş ürünleri kullanan nihai kişilerdir. Tasarım hukukun doğası gereği görünmeyen kısım yönünden inceleme yapılması mümkün görülmemiştir. Davalıya ait .... numaralı tasarım ile davacıya ait ... numaralı tasarım karşılaştırıldığında; her iki profil iki yüze (face) sahip odacıklı profillerdir. Davacı profilindeki vida oyuğu (...) odacık içerisindeyken davalı profilinde odacık dışındadır . Sağ taraftaki davacı ve davalıya ait profiller de benzer değildir. Nitekim davacıya ait tasarımda orta kısımdaki C şekline benzer tırnağın alt ucu şekle zıt yönde uzadığı görülmüştür. Davacı ürününde ayak kısmı daha kalın ve içerisi odacık halini andırırken davalıya ait tasarımın kalınlığı içerisinde odacık olup olmadığı hususu tam olarak anlaşılamamaktadır. Bu meyanda Davacıya ait .... nolu tasarım ile davalıya ait .... nolu tasarımlar bilgilenmiş kullanıcının ara kullanıcı olarak görülmesi halinde farklı ve birbirinden bağımsız tasarımlar olarak algılanabileceği, nihai kullanımda görünen kısımlar üzerinden bilgilenmiş kullanıcının nihai kullanıcı olduğu faraziyesinden hareketle değerlendirme yapıldığında ise yeni ve ayırt edicilik kriterini sağlamayacağı anlaşılmıştır. Davalıya ait .... nolu tescil ile davacıya ait.... nolu tescil karşılaştırıldığında; her iki profil de “Z” harfinin ters kullanıma benzeyen bir form şeklinde oluşturulmuştur. Her iki profilin ayak kısmında yer alan çıkıntı ucunda tırnak olarak tabir edilen bölge bulunmakta, davacı profilindeki tırnak ile davalı profilindeki tırnaklar ihtiva ettikleri geometrik şekil olarak ayrışmaktadır. Keza aynı durum profillerin üst kısmında bulunan tırnaklarda da yer almakta olup her iki profil genel form, dizayn ve bütün olarak benzer görülmemiştir. Bu meyanda davacıya ait .... nolu tasarım ile davalıya ait ....nolu tasarımlar bilgilenmiş kullanıcının ara kullanıcı olarak görülmesi halinde farklı ve birbirinden bağımsız tasarımlar olarak algılanabileceği nihai kullanımda görünen kısımlar üzerinden bilgilenmiş kullanıcının nihai kullanıcı olduğu faraziyesinden hareketle değerlendirme yapıldığında ise yeni ve ayırt edicilik kriterini sağlamayacağı anlaşılmıştır. Davalıya ait ... nolu tescil ile davacıya ait ... nolu tescil karşılaştırıldığında, her ikisinin “T” harfine benzer bir yapıda oldukları, her iki profilinde üst yüzeyleri ucunda geri büküm (...) bulunmamaktadır. Geri bükümlerin ucunda yer alan tırnakların farklılaştığı görülmektedir. Davacıya ait profilin odacık duvarlarının dış kısmında yer alan ve profil ile paralel uzayan çıkıntının var olduğu, buna karşın dava konusu tasarımda böyle bir çıkıntının olmadığı gözlenmiştir. Bu meyanda davacıya ait ... nolu tasarım ile davalıya ait ... nolu tasarımlar bilgilenmiş kullanıcının ara kullanıcı olarak görülmesi halinde farklı ve birbirinden bağımsız tasarımlar olarak algılanabileceği nihai kullanımda görünen kısımlar üzerinden bilgilenmiş kullanıcının nihai kullanıcı olduğu faraziyesinden hareketle değerlendirme yapıldığında ise yeni ve ayırt edicilik kriterini sağlamayacağı anlaşılmıştır. Davalıya ait ... nolu tescil ile davacıya ait ... nolu tescil karşılaştırıldığında; davalıya ait profilin sağ kısmı üstten tırnaklı başka bir parça ile iç içe geçmişken, davacıya ait profilde ise üç katmanlı ve iki aralıklı tırnak setinin var olduğu görülmüştür. Davalıya ait profilin sol tarafında, üst kısımdan başlayarak ortada yer alan duvar ile birleşme suretiyle bir odacık yaratılmıştır. Bu meyanda davacıya ait ... nolu tasarım ile davalıya ait ... nolu tasarımlar bilgilenmiş kullanıcının ara kullanıcı olarak görülmesi halinde farklı ve birbirinden bağımsız tasarımlar olarak algılanabileceği, nihai kullanımda görünen kısımlar üzerinden bilgilenmiş kullanıcının nihai kullanıcı olduğu faraziyesinden hareketle değerlendirme yapıldığında ise yeni ve ayırt edicilik kriterini sağlamayacağı anlaşılmıştır. Davalıya ait ... nolu tescil ile davacıya ait ... nolu tescil karşılaştırıldığında; her iki profilinde aşağı yönlü ters dönmüş ve ucunda geri büküm (...) bulunan “U” harfini andırdığı görülmüştür. Davalıya ait profilin sağ tarafındaki çıkıntı ucunda başka bir geri büküm (...) bulunduğu halde davacıya ait profilindeki çıkıntının düz şekilde uzadığı ve bu noktada farklılaşmış olduğu görülmektedir. Bu meyanda davacıya ait ... nolu tasarım ile davalıya ait ... nolu tasarımlar bilgilenmiş kullanıcının ara kullanıcı olarak görülmesi halinde farklı ve birbirinden bağımsız tasarımlar olarak algılanabileceği nihai kullanımda görünen kısımlar üzerinden bilgilenmiş kullanıcının nihai kullanıcı olduğu faraziyesinden hareketle değerlendirme yapıldığında ise yeni ve ayırt edicilik kriterini sağlamayacağı anlaşılmıştır. Davalıya ait ... nolu tasarım tescili ile davacıya ait ... nolu tasarım tescili karşılaştırıldığında; her iki profilin “T” harfine benzer şekilde oluşturulmuş bir ana forma sahip olduğu ve ana formun sol taraflarına eklenen iç bükey yarım çember şeklindeki odacık formunun var olduğu görülmüştür. Davalıya ait iç bükey geçiş noktasının ucunda ve üst kısmında eklentiler mevcut olduğu ancak davacı yana ait mesnet tasarımda bu veya benzeri bir eklentinin var olmadığı görülmekle davalıya ait tasarımın davacıya ait tasarımdan farklılaştığına kanaat getirilmiştir. Ayrıca davacıya ait profilde yer alan iç bükey geçiş noktasının alt kısmında içeri girintili halde bulunan geçiş noktası mevcutken aynı durum davalıya ait üründe bulunmamaktadır. Bu meyanda davacıya ait ... nolu tasarım ile davalıya ait ... nolu tasarımlar bilgilenmiş kullanıcının ara kullanıcı olarak görülmesi halinde farklı ve birbirinden bağımsız tasarımlar olarak algılanabileceği nihai kullanımda görünen kısımlar üzerinden bilgilenmiş kullanıcının nihai kullanıcı olduğu faraziyesinden hareketle değerlendirme yapıldığında ise yeni ve ayırt edicilik kriterini sağlamayacağı anlaşılmıştır. Davalıya ait .... nolu tescil ile davacıya ait 2016 / 2017 yıllarına ait fiyat listelerindeki ... nolu ürün karşılaştırıldığında; davalıya ait tasarımın “U” ve aşağı yönde ters çevrilmiş “U” harflerine benzer bir birleşiminden meydana geldiği görülmüştür. Dosya kapsamına sunulmuş ve davacıya ait deliller arasındaki ürün listelerinde alınan ... kodlu ürünün sol kenar duvarında alt kısım bir ayak şeklinde dışarı doğru uzamışken aynı bölgede davalıya ait üründe çıkıntı bulunmamaktadır. Davacıya ait profilin orta duvarında içeri girintili forma tırnak yer alırken davalıya ait tasarımın orta duvarı düz şekilde uzadığı ve dik açı ile bir geçişin mevcut olduğu görülmüştür. Bu farklılıkların varlığı karşısında davalıya ait dava konusu tasarımın mesnet delildeki üründen bilgilenmiş kullanıcının ara kullanıcı olarak görülmesi halinde farklılaştığı, nihai kullanımda görünen kısımlar üzerinden bilgilenmiş kullanıcının nihai kullanıcı olduğu faraziyesinden hareketle değerlendirme yapıldığında ise yeni ve ayırt edicilik kriterini sağlamayacağı anlaşılmıştır. Davalıya ait ... nolu tescil ile davacıya ait 2016 / 2017 yıllarına ait fiyat listelerindeki ... nolu ürün karşılaştırıldığında, dosya kapsamına sunulmuş ve davacıya ait deliller arasındaki ürün listelerinde alınan ... kodlu ürünün sağ ucunda yer alan çıkıntı noktasında davalıya ait üründen ayrıldığı görülmüştür. Davacıya ait ürünün orta duvarında içe girintili bir tırnak bulunurken davalı ürünün ilgili duvar kısmının düz uzadığı görülmektedir. Son olarak davacıya ait ürünün üst kısmındaki formun kenarları dik şekilde birleşen bir form almışken davalı ürününde bu kısım bir çanı andıran köşeleri dik olamayan şekilde tasarlanmıştır.(III) Bu farklılıkların varlığı karşısında davalıya ait dava konusu tasarımın bilgilenmiş kullanıcının ara kullanıcı olarak görülmesi halinde farklılaştığı, nihai kullanımda görünen kısımlar üzerinden bilgilenmiş kullanıcının nihai kullanıcı olduğu faraziyesinden hareketle değerlendirme yapıldığında ise yeni ve ayırt edicilik kriterini sağlamayacağı anlaşılmıştır. Davalıya ait ... nolu tescil ile davacıya ait 2016 / 2017 yıllarına ait fiyat listelerindeki ... nolu ürün karşılaştırıldığında, her iki tarafa ait tasarımın birbiri içerisine geçmiş iki farklı parçadan oluştuğu görülmektedir. Davacıya ait üründe üstte kalan kalan parçanın ucunda geri büküm (...) bulunduğu halde davalı ürünün düz bir formda olduğu görülmektedir. Üst parçanın orta kısmında davacıya ait üründe bir tırnak bulunmaktadır. Son olarak davacıya ait üründe altta kalan parçanın burnu içeri doğru uzarken üstten gelen parçanın ucu uzayan burnun yapısına uygun olarak tasarlandığı görülmektedir. Davalıya tasarımda ise ilgili kısım uzamamakta ve her iki profilde bulunan parçaların birleşim noktalarında ciddi oranda farklılık bulunmaktadır. Bu farklılıkların varlığı karşısında davalıya ait dava konusu tasarımın bilgilenmiş kullanıcının ara kullanıcı olarak görülmesi halinde farklılaştığı, nihai kullanımda görünen kısımlar üzerinden bilgilenmiş kullanıcının nihai kullanıcı olduğu faraziyesinden hareketle değerlendirme yapıldığında ise yeni ve ayırt edicilik kriterini sağlamayacağı anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; dava konusu tasarımların, karşılaştırma konusu diğer tasarımlar ve belgeler karşısında nihai kullanımda görülebilir kısımları yönünden yeni ve ayırt edici olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmış ... ... sayılı kararın .... sıra numaralı çoklu tasarımlar bakımından İPTALİNE, .... sıra numaralı çoklu tasarımların HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-... ... sayılı kararın .... sıra numaralı çoklu tasarımlar bakımından İPTALİNE, .... sıra numaralı çoklu tasarımların HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 3.059,75‬-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/12/2024

Katip .... Hakim .... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ İLK MASRAF : 168,30-TL GİDER AVANSI :2.891,45‬-TL TOPLAM :3.059,75‬-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/438, K. 2024/572, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-438-e-2024-572-k-5ddc3bf0a0e1