Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1409 E. 2026/5911 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1409
- Karar No
- 2026/5911
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/618 E., 2025/2145 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tirebolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/314 E., 2025/10 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili; tarafların ...'ın torunları olduğunu, müvekkillerinin annesi ... ve davalıların babası ... ...'ın, ...'ın ilk eşi... ...'dan olma çocukları olduğunu, 1958 yılında meydana gelen yangın sonucu nüfus kayıtları tahrip olduğundan ne müvekkillerinin annesi ...in ne de dayısı ...'ın anneleri ...'ın nüfus kayıtlarında görünmediğini, müvekkillerinin Tirebolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/526 Esas, 2023/492 Karar sayılı dosyasından alınan veraset ilamından anlaşılacağı üzere ...'ın yasal mirasçısı olduklarını, ... ... ile ilgili herhangi bir beyan olmadığı için bu veraset ilamında ... ...'ın ismi veya kendisinin mirasçıları olmadığını, ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın halen tapuda müteveffa ... ... adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın 25.08.1970 tarihinde muris ... tarafından müteveffa ... ...'a satış suretiyle temlik edildiğini, muris ... tarafından gerçekleştirilen satış işleminin aslında bağış maksatlı olduğunu, işlemin muris ...arafından diğer mirasçılarından mal kaçırma amaçlı yapıldığını ve muvazaalı olduğunu, müvekkillerinin miras haklarından yoksun bırakıldığını, gizli işlem olan bağışlama işleminin şekil şartları yerine getirilmediğinden anılan taşınmazın tapusunun iptali gerektiğini beyanla ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek müvekkillerinin yasal miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili; dava konusu taşınmazın davalıların babası ... ...'a devrinin muvazaalı satış olmadığını, kök muris ...’ın önce ilk kocası ...ile evlendiğini, o evliliğinden ... ve .... isimli iki çocuğu olduğunu, ilk kocası... çok genç yaşta öldürülünce ...’ın dul kaldığını, bir süre sonra ikinci eşi ... ile evlendiğini, o evliliğinden de ...ve ... adında iki oğlu olduğunu, ...ın en büyük oğlunun ... ... olduğunu, çocuklar arasında sabit bir işte tek para kazanan kişinin ... ... olduğunu, ... ...'ın sürekli annesine, kardeşlerine ve yeğenlerine para gönderdiğini, para göndermek ile kalmayıp davacıların da bakımlarını da üstlendiğini, davaya konu olan ve ... tarafından müvekkillerinin babası ...'a yapılan devir işleminin karşılığının hem parasal olarak ödediğini hem de ...’ın, annesi ...'a ve ...'ın tüm çocuklarına öz-üvey farketmeden manevi ve bedensel olarak baktığı için yapıldığını, devirin ivazlı olduğunu, diğer taşınmazlardan davacılara hisse kaldığını, ...'ın diğer çocuklarından mal kaçırma kastı olsaydı kendisine ait diğer taşınmazlardaki hisselerini de ...'a devretmesi gerekeceğini, hayatın olağan akışına göre davacıların 43 yıl boyunca bu temlik için dava açmamalarının da belirttikleri hususları doğruladığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraf tanıklarının ortak anlatımlarında muris ...'ın davacılar murisi Şöhret ile arasında mal kaçırmasını gerektirecek husumetin bulunmadığının bildirildiği, muris ...'ın sağlığında torunu olan davacı ... ile kaldığı ve davacının yanında vefat ettiği, devrin gerçekleştirildiği 1970 yılından vefat tarihi olan 12.06.1980 tarihine dek geçen dönemde muris ...'ın taşınmazın iadesine ilişkin herhangi bir dava açmadığı, yargılamanın taraflarının murisin ilk evliliğinden dünyaya gelen çocuklarının alt soyu oldukları, dava konusu edilen taşınmaz dışında muris ... ile birlikte taraf murisleri..ve ...'ın da malik olarak yer aldıkları ...köyü 1 24... parsel sayılı taşınmazın mevcut olduğu, davalı tanıkları ... ..., ....nun beyanlarında muris ...'ın annesi ... ve yeğenlerine destek sağladığına ilişkin anlatımları dikkate alındığında murisin mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini gösterir delile rastlanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile, 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar dava konusu miktarı itibarıyla temyiz kanun yoluna açık olmakla davacı yanın iddiasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md.6, HMK md.190 gereği ispatlanamadığı gibi taraflarca getirilme (hazırlama) ilkesine tabi davalarda bilirkişi beyanlarına başvurulmayacağına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.