İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/413 E. 2026/408 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/413
- Karar No
- 2026/408
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/413 Esas KARAR NO :2026/408
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/06/2025 KARAR TARİHİ:02/06/2026
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kraft kağıt ve torba alanında faaliyet gösteren, işlerini dürüstlükle yürüten ve muhasebesel olarak tüm ticari faaliyeti yüzde yüz oranında kayıt altında bulunan, ticari defter ve kayıtları düzenli tutulan bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkiye dayalı mal alım satımlarının gerçekleştirildiğini, cari hesap ilişkisi içerisinde son olarak 01.04.2024 tarihli 150.466,19- TL'lik(4.315,68 Euro) fatura ve sevk irsaliyesi düzenlendiğini, tüm cari hesap ile birlikte faturaların davalının bilgisinde ve kabulünde olduğunu, davalının bakiye 74.620,87-TL fatura dayalı bakiye borcu kaldığını ve bu borcun ödenmediğini, ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla .... Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... E. sayılı dosyası ile davalıya karşı takip başlatıldığını, karşı yan tarafından yapılan yetki itirazı sonucunda .... Genel İcra Dairesi yetkisizlik kararı vererek icra dosyasını .... İcra Dairesine tevzi ettiğini, .... İcra Dairesi 2025/... E. Sayılı dosyasıyla devam eden takibe karşı da davalı tarafından tamamen haksız ve kötü niyetli olarak itiraz yaptığını ve takibin durdurulduğunu belirterek; .... İcra Dairesi'nin 2025/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, takip alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yasaların emredici hükmü gereği davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evraklar sunulmadığını, sunulan belge ve evrakların hangi iddiaya dayanak oluşturduğuna açık şekilde yer verilmediğini, davacı yanın dava dilekçesine ekli olmayan ve yasal süresi içinde sunulmayan herhangi bir delil sunmasına ve tanık ismi bildirmesine, usul hükümleri hilafına delil ibraz edilmesi ve/veya tanık isimlerini bildirmesi halinde; ibraz edilen delillerin dosya ve değerlendirme kapsamına alınmamasını, müvekkilinin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde borcunun bulunmadığını, takibe konu faturaların içeriğinden dolayı müvekkilinin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı şirkete borcunun bulunmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine alacağın %20’ si oranında icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, faturanın tek başına alacağın kanıtı olamayacağını, faturanın taraflardan birini borç altına sokabilmesi için; borç doğurucu bir hukuki işlemin bulunmasının gerektiğini, faturanın bir akit olmayıp, ihdası muteber bir borç ilişkisinin varlığına bağlı olduğundan bu bağlamda, davacının müvekkili adına fatura düzenlemek suretiyle alacaklı olduğu iddiasının müvekkili açısından herhangi bir bağlayıcılığının olamayacağını, fatura verenin ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliğini de ispat etmesinin gerektiğini ancak davacının hizmeti verdiğini ispat edemediğini belirterek; davanın reddine, davacı taraf aleyhine % 20' den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Dava: Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/.... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 12.05.2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 08.05.2025 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 13.05.2025 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık; taraflar arasında gerçekleştiği iddia edilen mal satım sözleşmesi nedeniyle, davacı tarafça teslim edildiği iddia edilen fatura içeriklerinin karşılığının davalıdan talebine ilişkindir. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (4721 sayılı TMK m. 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (6100 sayılı HMK m. 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (6100 sayılı HMK m. 191). Davada ispat külfeti fatura nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacının üzerinde olup, davacının faturalara konu mal veya hizmeti davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir (Yargıtay 19. HD'nin 22/02/2016, E. 2015/13357, K. 2016/2695 tarih ve sayılı ilâmı). 6102 sayılı TTK'nun 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay 19. HD'nin 19/09/2016 tarihli ve 2016/680 E., 2016/12480 K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve 2017/(19)11-3085 E., 2021/680 K. sayılı kararı). 6098 sayılı TBK'nın 211/1 maddesi uyarınca Aksine sözleşme veya âdet yoksa, ölçme ve tartma gibi devir giderleri satıcıya, satılanı devralmak üzere yapılan giderler ve satılanın ifa yerinden başka yere taşınması gerektiğinde, taşıma giderleri alıcıya aittir. Malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını ispatı için yeterli olmayıp, alacağın varlığının başka delillerle alacaklı tarafından kanıtlanması gerekir. (Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin 2016/7819 Esas ve 2017/2738 Karar- sayılı 2014/12574 Esas - 2014/16692 Karar sayılı içtihatları)Somut olayda, davacı tarafça sunulan sevk irsaliyesinde, şoför ... yazmakta ise de, ona ait bir imza olmadığı gibi, davalı tarafça da malın teslim alınmadığı ileri sürülmektedir. ... isimli kişi davalı şirket nezdinde çalışan kişi de değildir. Bu doğrultuda davacı şirket teslim iddiasını ispatlayabilmiş değildir. İspat yükümü üzerinde bulunan davacının, davasını ispatlayamadığı, davalının bu koşullarda ticari defterlerini sunmak zorunda da olmaması, davacının münhasıran davalının ticari defterlerinin içeriğini kabul edeceğine dair bir beyanın da olmayışı karşısında davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan davacının açıkça kötü niyetli oluşu da söz konusu değildir. Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, Davalının tazminat talebinin reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın peşin yatırılan 1.346,84-TL harçtan mahsubu ile bakiye 614,84-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davalı tarafından 16,00-TL yapılan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/06/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır