Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2317 E. 2026/1259 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2317
Karar No
2026/1259
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2317 Esas KARAR NO : 2026/1259 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/494 Esas- 2023/644 Karar TARİH: 11/10/2023 DAVA: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) KARAR TARİHİ: 18/06/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirket ile aynı alanda faaliyet göstermekte olduğunu, niteliği itibariyle aynı kullanım özelliklerine sahip kompresörler ürettiklerini, birbirlerine ticari rakip olduklarını, davalı şirketin müvekkilinin ürettiği kompresörlerin kalitesini düşük göstermek amacıyla haricen dava dışı 3. kişi şirketlere test yaptırttığını, yaptırdığı bu testin sonuçlarını müvekkili şirketin müşterisi ve müşterisi olabileceği şirket ve şirket yetkililerine iletişim vasıtaları ile göndererek müvekkili şirketin ticari itibarını zedelemeye çalıştığını, test yaptırılır iken davalı şirketin hangi makinaya, hangi usullerle ve hangi kriterler v.b. hususlar dikkate alınmadan yapıldığını, doğru olmayan test sonuçları ile müşteri veya potansiyel müşterilerin olumsuz yönde etkilediğini bu suretle oluşan haksız rekabetin tespitini talep etmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket ve davacı tarafın satın alma yapacak olan ... isimli müşterinin kompresör tedarik alım ihalesine teklifte bulunduklarını, bu aşamada iki tarafça da saha ziyaretleri ve sunumların yapıldığını, gerçekleşecek olan bu satımda en önemli hususun kompresörlerin enerji tüketimi konusunda müşteri ile paylaşılan verilen %100 gerçeği yansıttığını, müvekkili şirketin ...'ın taahhütlerin yerine getirilmesi konulu e-mail'ine cevaben ... isimli şirkete çeşitli çalışmalar ve sunumlar gönderdiğini, ... tarafından davacı tarafa gönderilen e-mail ile müşterinin davacıdan satın almış olduğu ürünlere dair memnuniyetsizliği bildirdiğini, bunun üzerine bağımsız ve tarafsız test raporunu davacı ile paylaştığını ve tüm bunlar sonucunda davacı tarafça haksız davanın ikame edildiğini, yapılan testlerin hepsinin bağımsız 3. Bir firma gözetiminde yapıldığını ve bu testlere müvekkili şirketin hiçbir şekilde etkisinin olmadığını, davacının haksız davayı açarak tamamıyla kendisinin sebep olduğu müşteri memnuniyetsizliği nedeniyle prestij kaybını müvekkili şirkete yüklediğini, bilimsel sonuçlara dayanılarak reklam yapılmasında hukuken herhangi bir engel veya sakıncanın olmadığını, davacı tarafı zayıf düşürmek ve boşalan pazar payını kapmak gibi amaçlarının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın kendileri tarafından müvekkili şirkete ait kompresörlerinin dava dışı ...'ye test ettirdiğini ve test sonuçlarını müvekkili şirketin çalıştığı şirketlere gönderdiğini kabul ettiğini, müvekkili şirket ile müşteri/müşteri adayı şirketler arasında paylaşılan ve ticari veri olarak da kabul edilmesi gereken bir takım verilerin müvekkili şirketin rızası olmadan hukuka aykırı olarak elde ettiklerini ve bu verile de kullandıklarını açık bir şekilde kabul ettiklerini, davalı şirketin tek gayesinin yapılmış olan bir ticari ilişkiyi sonlandırmak ve müvekkili şirketin piyasadaki ticari itibar ve prestijini zedeleyerek, müvekkili şirketin pazardaki etkinliğini ortadan kaldırmak olduğunu belirterek davalının fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile ... arasında geçen e-mail yazışmalarının davacının cevaba cevap dilekçesinde iddia ettiğinin aksine hiçbir şekilde hukuka aykırı yollarla elde edilmediğini, müvekkili şirket tarafından ...'ya kötü niyetle ve davacı şirketin itibarını zedeleme amacıyla gönderildiği iddia edilen test sonuçlarından bağımsız olarak ortaya çıktığını, davacının ... ile olan siparişlerinin devam ettiğini, kendi yaptıkları testlerde olumsuz bir sonuca ulaşılmadığını ...'nın da tatmin olduğunu belirttiğini, bu durumda davacı yanın herhangi bir zararının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 11/10/2023 tarih ve 2020/494 Esas- 2023/644 Karar sayılı kararında; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı şirketin ürettiği kompresörlerin daha düşük kalitede olduğunun, davalı şirket tarafından piyasaya yayılmaya çalışılıp çalışılmadığının tespiti ve bu eylemlerin nitelik itibariyle TTK. 59. Maddesi gereğince haksız rekabet oluşup oluşturmadığının belirlenmesi, davalı şirketin yaptırdığı tespitlerin hukuka ve gerçeğe uygun olup olmadığının tespiti, bu raporların davacı müşterileri olan şirket ve şirket yetkilerine iletişim vasıtasıyla gönderilip gönderilmediğinin belirlenmesi, davacı yanın davalıya haksız rekabete son verilmesine ihtarat yapılmasından sonra davalı yanın aynı nitelikli eylemleri yapmaya devam edip etmediği belirlenmesi, yapılan tespit ve davacılar hakkındaki beyan ve yayınların niteliği itibariyle TTK 55, 56. Maddelerinde belirtilen dürüstlük kurallarına aykırı reklam ve satış yöntemleri başkasının veya onların mallarının ürünlerinin fiyat ve faaliyetlerinin ticari işlerinin yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere indirtici açıklamaları kötülemek dürüstlüğe aykırı eylemler niteliğine dönüşüp dönüşmediğinin belirlenmesi, davalı eylemlerinin TTK 54, 55 ve 56. Maddeleri anlamında haksız rekabet niteliğinde eylem olduğunun tespiti halinde bunun nasıl önlenebileceğine ilişkin tespit ve belirlemelerin yapılması niteliğinde olduğu hususlarında toplandığı, taraflarca bildirilen delillerin celbedildiği, uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi heyetlerinden kök ve ek raporlar alındığı, dosyada mevcut tüm bilirkişi raporları, uzman görüşü ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, çelişkilerin giderilmesine yönelik alınan 09/08/2023 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş, bu raporda da açıklandığı üzere, tarafların kompresör üretimi olarak aynı alanda faaliyet gösterdikleri, her iki yanın mezkur makinaların ihalesine katılma amacı taşıdığı, davalının anılan makinalarla ilgili olarak davacının 2014 tarihli ve için dava dışı ... firmasına test yaptırmış olduğu, test sonuçlarında davacının 2014 yılında imal edilen ürünlerinde elektrik tüketiminin yüzde 14 daha fazla olduğunun tespit edildiği, anılan test sonuçlarını davacının ticari faaliyette bulunduğu firmalara göndererek bilgilendirmiş olduğunun görüldüğü, yapılan teste ilişkin dosyada mevcut ...Sertifikasında, ...; ...ve ...kompresörlere ait sertifikalar olduğu ve test sonuçlarının (yapılmasını isteyen) ... N.V. firmasına ve ... adresine yollandığı, sertifika tarihinin 01.02.2020 olduğu, sertifikalarda Veri Bilgilerinde ise (Vidalı Kompresörler): I - ... kompresör için : 15.08.2014 II - ... kompresör için: 15.08.2014 III - ... PLUS kompresör için 15.06.2014 bilgilerinin görüldüğü, bu durumda testin yapıldığı şartlar dışında 2014 imalatı Kompresörlere bu testlerin 2020 yılında tatbik edildiği; bu kompresörlerin nasıl seçildiği (davalı tarafından mı davacının deposundan mı) bunların bulundukları depo durumları ve fiziksel muhafaza şartları belli değildir; davalı tarafından seçilmesi durumunda (...), kompresörlere herhangi bir müdahalede bulunup bulunulmadığının belirli olmadığı göz önüne alındığında davaya konu “Test Sonuçları” nın objektif veriler olmaması nedeniyle dikkate alınamayacağı, böylece davalı ...’nun, ...firmasından yapmış/talep etmiş olduğu test işleminin, davacı ... firması yönünden test yapılan Kompresörler açısından geçerli olmayacağı kanısına varıldığı, ... tarafından yapılan test sonucunun, ihaleyi veren dava dışı ... müşterisi (... kompresörünü kullanan ve bundan sonra sipariş verme ihtimali olan) ...'ya mail yolu ile gönderildiği, mailde "Yatırımlarınızda kullandığınız kompresör markasının testleri bağımsız kuruluşlarca yapıldı. Ekte görebileceğiniz gibi 90 kW bir kompresörde müşterilerimize taahhüt edilen değerden %14'lük sapma var. Firmanın etik yapısını ve inandırıcılığını değerlendirmenize sunar, yeni yatırımlarınızda teklif taleplerinizi bekleriz. " ifadelerine yer verildiği, mailin gönderilmesi üzerine ... A.Ş Proje ve bakım formeni ... tarafından davacıya atılan mailde bahsi geçen test sonuçlarının eline ulaştığı, ciddi bir problem olduğu, alım öncesi elektrik sarfiyatı ile ilgili ifadelerin gerçekleri yansıtmadığı, öncelikli olarak problemi çözümü, aksi halde kompresörün iadesi ve diğer alımın iptalinin söz konusu olabileceği, bu durumun ... ve de kendileri için ciddi prestij kaybı olacağının belirtildiği, bunun üzerine ... ve davacı ... şirketi teknik ekipleri tarafından kompresörler ile ilgili toplantı yapıldığı, davacı ile müşteri ... arasında gerçekleştirilen teknik inceleme ve istişarelerden sonra kompresörlerde iddia edildiği gibi bir sorun olmadığı sonucuna varıldığı ve kompresör satışının devam ettiği, ... Gıdaya satışı yapılan kompresörün CE Belgesine sahip olduğu Anlaşıldığı, bilindiği üzere TKm. 54 hükmünde, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar veya ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu, TKm. 55 hükmünde dürüstlük kuralına aykırı davranışların başlıklarının sayıldığı, TKm. 55/4 hükmünde dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ve hukuka aykırı davranışlar ile özellikle başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işletmelerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici uygulamalarla kötülemek (m. 55/1/a/1) haksız rekabet hali olarak belirtilmiş olup davalı tarafça yukarıda anlatılan testlerin yapılış usulü ve test sonuçlarının davacının müşterisine gönderildiği, ekinde test raporlarının güvenilir olmadığına dair e-mail gönderdiği, e-mailde kullanılan dil de göz önünde bulundurulduğunda, davalı eyleminin TTK m. 55/1,a-1'de yer alan kötüleme haksız rekabet eylemini oluşturduğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne, davalının dava konusu ... model davacı üretimi kompresörlerin davalı tarafından ... firmasına test ettirilerek elde edilen raporların müşterileriyle paylaşması fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının haksız rekabete ilişkin bu fiillerinin durdurulmasına, Mahkememiz iş bu kararın TTK 59. Maddesi uyarınca masrafın davacı şirketten kararın kesinleşmesinden sonra alınmak üzere ulusal çapta yayın yapan gazetede ilanına,' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı HMK M. 190 kapsamında davasını kanıtlayamadığını, işbu dava dosyası kapsamında müvekkil şirket tarafından gönderildiği iddia edilen e-maile ilişkin herhangi bir delil yer almadığını, davalı şirket tarafından davacı tarafın müşterisine gönderildiği iddia edilen e-posta metninin aslında bir e-posta olup olmadığının dahi belirsiz olduğu görüleceğini, söz konusu yazının davalı şirket tarafından davacı tarafın müşterilerine iletildiği bir yana, “mail” olduğu dahi yalnızca “...” isimli şahsın mesajında yer almakta olup dosyada işbu iddiaya ilişkin başkaca herhangi bir delil de yer almadığını, Yerel mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığını, yargılama kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişsiz görülerek yeniden rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine gönderilmişse de; dosyada mübrez tüm raporların birbirinin tekrarı olan eksik incelemeye dayalı soyut nitelikte raporlar olduğu, teknik inceleme içermediğini, davalı tarafından sunulan uzman görüşü ile raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, dava konusu testlerin “ihale” ile doğrudan bir bağlantısı bulunmadığını, bilirkişilerce itiraz ve açıklamalarının defalarca yok sayıldığını, dosyada mübrez belgeler arasında hiçbir şekilde davalı şirket tarafından test sonuçlarının müşteri ile paylaşıldığına dair bir delil yer almamasına rağmen istisnasız her raporda aksinin kabul edildiği, Mahkemece yapılacak basit bir inceleme ile dahi, taraflarına dilekçelerinde her zaman kabul anlamına gelmemekle birlikte test sonuçları davalı şirket tarafından müşteri ile paylaşılmış olsaydı dahi test sonuçlarının objektif ve güvenilir olması nedeniyle paylaşılan bilginin “aldatıcı nitelikte” olmayacağı ve dolayısıyla TTK m. 55 anlamında “kötüleme eylemi” oluşturmayacağı; müşterinin enerji tasarrufuna verdiği önemin ihale sürecinde davalı şirket tarafından yapılan sunum ve çalışmalarda görülmüş olduğunu, kompresör piyasasında en önemli unsurlardan birinin de bu olduğu ve yine kabul anlamına gelmemekle birlikte test sonuçları ... ile paylaşılmış olsaydı dahi bu hususun rekabet hukuku anlamında adil piyasa İlkesi ile bağdaşan, müşteriyi aydınlatmaya yönelik objektif ve dürüst bir davranış olacağının belirtildiğini, davalı şirket tarafından yapılan testler niteliği itibariyle “karşılaştırmalı performans testi” olup hukuka ve teamüle uygun olduğunu, ancak bilirkişi raporlarında bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, davalı şirket tarafından test edilen davacı taraf ürünleri de bu kapsamda uluslararası güvenilirliği olan bağımsız denetim firması ......gözetiminde gerçekleştirildiğini, yapılan testin mahiyeti, kapsam ve koşulları söz konusu firmanın web sitesinde açıkça yer almakta olduğu gibi işbu dosyada mübrez ...test yönetmeli de göz önünde olduğunu, dava konusu testler nitelik itibariyle performans testi olduğunu, davacı tarafın ürünlerinin teknik standartlara uygun olmadığı taraflarınca hiçbir suretle iddia ve beyan edilmediğini, bilirkişilerce tanzim edilen raporda bahsi geçen mevzuat ise ürünlerin üretimine ilişkin teknik standartları kapsadığını, bir ürünün CE belgesine sahip olması o ürünün piyasaya arz koşullarından biri olduğunu, söz konusu ürünün Avrupa Birliği standartlarına uygun olduğunu belirten bir işaret olduğunu, bu yönüyle CE belgesi, bir ürün ya da hizmetin piyasaya arz edilmesi için alınması zorunlu bir sertifika olduğunu, netice itibariyle ürünün üstün kalitesi veya performansına ilişkin bir sertifika olmayıp insan sağlığına ve güvenliğine uygun bir ürün olduğunu belgelemekten ibaret olduğunu, bilirkişilerce atıf yapılan yönetmelik ve buna bağlı olarak yetkili kuruluş olan Ticaret Bakanlığı nezdinde gerçekleştirilen denetim faaliyeti de en yalın haliyle insan sağlığı için bir güvenlik endişesi oluşturan, tabiri caizse “merdiven altı” ürünlerin denetimi, uygunsuz ürünlerin ilanı ve piyasadan imhasına yönelik olduğunu, bu hususa ilişkin olarak detaylı açıklama önceki tarihli itiraz dilekçesi ile uzman mütalaasında mübrez olduğunu, ek olarak yerel mahkemeye söz konusu mevzuatın kapsam ve uygulama alanının pratikteki bir örneğini açıkça izah etmek üzere konuya ilişkin güncel tarihli bir haber metnini 05.09.2023 tarihli itiraz dilekçesinin dipnotu olarak sunduğunu, mahkemece yapılacak basit bir inceleme ile görüleceği üzere, bilirkişilerce tanzim edilen raporda davalı şirket tarafından uygulanması gerekli görülen yöntem somut olayla katiyen bağdaşmadığını sırf bu husus dahi dosya kapsamının anlaşılmamış olduğunun kanıtı olduğunu, söz konusu raporları tanzim eden heyette makine ve elektrik mühendisleri de yer almasına rağmen heniz ilgili testin niteliğinin dahi saptanmamış olması eksik incelemenin en belirgin göstergesi olduğunu, test konusu kompresörlere ilişkin fatura işbu dava dosyasında mübrez olduğunu makinelerin sıfır ürün olduğu açıkça belgelendirilmesine karşın, bilirkişiler tarafından ısrarla ürünlerin mevcut durumunun belirsizliğinin vurgulandığını, bu hususun, yine, herhangi bir teknik temeli olmaksızın salt davacı taraf beyanları üzerine kurulu olduğunu, davacı tarafın ... tesislerinde teknik ekiplerce testleri yinelemiş olduğu ve sonucun ...gözetiminde yapılan testlerdeki sonuçla örtüşmediği, bu sebeple de dava konusu testlerin objektif olmadığı kanaatine ilişkin, tekrar ve tekrar izah ettiği ve dosyadaki mübrez belgelerde görüldüğü üzere; davacı tarafın teknik ekibi tarafından test ettiğini iddia ettiği ürün “..." isimli ürün olduğunu, bu hususun davacı tarafından da dilekçelerinde ikrar edildiğini, “test sonuçları” olarak dilekçe ekinde ibraz ettikleri kompresör plakasında da görüldüğünü, dava konusu testler ise ..., ...plakalı kompresörler üzerinde yapıldığını, bu noktada “test edilen ürünler aynı değilken söz konusu test sonuçlarının ...raporunda yer alan sonuçların aksini nasıl kanıtlar nitelikte olduğunu, temel bir soru işbu rapor kapsamında da değerlendirmeye alınmaksızın ezbere tespitlere yer verilmeye devam edildiğini, davacı tarafın yeniden test ettiğini iddia ettiği ürünlerin sonucu olarak ibraz edilen görselin niteliği dosyada mübrez uzman mütalaasında “belirli bir amperaj, devir sayısı ve frekansta ölçülmüş olan güç değerini veren bir görseldir, test sonuçları olarak sunulan bu görsellerin bir rapor olarak verilmemiş olması ve teknik bir sonuç niteliğinde olmaması nedenleriyle, yukarıda verilmiş olan görselleri bir kabul testi değeri olarak değerlendirmek tarafımızca mümkün görülmemiştir.” şeklinde teknik değerlendirmeye tabi tutulduğunu teknik anlamda test sonucu olarak değerlendirilemeyeceğini, işbu dava konusu testler özellikle “enerji tasarrufu, elektrik sarfiyatı” hususlarına ilişkin olarak gerçekleştirildiğini, sunulan görsellerde buna ilişkin teknik bir veri dahi yer almadığını, bu hususun dahi bilirkişiler tarafından rapor kapsamında hiçbir teknik inceleme yapılmadığını kanıtlar nitelikte olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan testlerin test tarihi itibariyle sirkülasyonda olan veri kataloglarında yer alan teknik değerler baz alınarak gerçekleştirildiğini, bilirkişiler tarafından da belirtildiği üzere, davacı taraf söz konusu detaylı teknik dokümanlarının web sitesinde yayınlamamakta olduğunu, davalı şirket tarafından ürünleri temin eden firma vasıtasıyla edinildiğini, davacı taraf, söz konusu ürünlerin performanslarında ya da teknik dokümanlarında herhangi bir geliştirme ya da iyileştirme yapmadığını, söz konusu ürünlerin bugün dolaşımda olan teknik data sheetleri ile 2014 yılındaki ilgili dokümanda yer alan verilerin birebir aynı değer ve niteliklerde olduğu taraflarınca internet üzerinden yapılan basit bir incelemeyle dahi saptandığını, ilgili ürünlere ilişkin davacı tarafa ait güncel olarak dolaşımda bulunan teknik dokümanlar işbu dilekçesi ekinde ibraz edilmekte olduğunu, aksi bir iddianın HMK m. 190 kapsamında davacı tarafından kanıtlanmadığını, taraflarınca izah edilen işbu belgelere internet üzerinden kolaylıkla erişilebilmekte olduğunu, bilirkişiler tarafından yalnızca “... firmasının güncel web sitesinde bu bilgiler bulunmamaktadır." denmek suretiyle söz konusu ürünlere geliştirmeler yapıldığını, bu kapsamda 2014 teknik verileri baz alınarak yapılan testin objektif sonuç vermeyeceği üzerine varsayımsal bir değerlendirme gerçekleştirildiğini, kovuşturmaya yer olmadığı kararı kapsamında verilmiş ve haksız rekabetin oluşmadığını tespit eden bilirkişi raporunun işbu dava dosyasında tanzim edilen raporlar kapsamında hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını ve eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; haksız rekabetin tespiti, men'i ve kararın ilanına karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı tarafından ileri sürülen ve yukarıda belirtilen istinaf sebepleri yargılama aşamasında cevap dilekçesinde, bilirkişi raporlarına beyan ve itiraz dilekçelerinde ileri sürülmüş, Mahkemece gerekçeli kararda değerlendirilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davalı tarafından davacının ürettiği kompresörün kalitesini düşük göstermek amacıyla davacının müşterisine teklif verdiği kompresörden farklı kompresörler üzerinde test yaptırarak davacının müşterisine gönderdiğini, böylelikle davacının ürününü kötülemek ve müşterisi ile aralarındaki sözleşmeyi sonlandırarak kendisi ile sözleşme yapmaya yöneltmeye çalıştığı ve davalı tarafından gönderilen maile istinaden müşterisi tarafından aralarındaki ilişkinin askıya alınmasının talep edildiği ileri sürülerek davalının haksız rekabet fiilinin tespiti ve önlenmesi talep edilmiştir. Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde ise dava dilekçesi ekinde sunulan davalının davacının müşterisine gönderilen mail içeriğinin inkar edilmediği, davacıya ait ürüne ilişkin kendisi tarafından test yapıldığının ve bu testin davacının müşterisi ile paylaşıldığının kabul edildiği, davacının müşterisi tarafından davacıya gönderilen mail içeriğinin de kabul edilerek müşterinin memnuniyetsizliğini belirttiğine ilişkin cevabına dayanak oluşturduğu, tarafların iştigal konusundaki piyasa şartlarında tarafların ürünlerinin bu şekilde karşılaştırılmasının olağan olduğu, yapılan test sonucunun yanlış, yanıltıcı ve mail içeriğinin incitici nitelikte olmadığı gerekçesiyle haksız rekabet koşullarının oluşmadığını savunmuştur. Davalı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan mail içerikleri inkar edilmediğinden ve davacının ürünleri üzerinde tespit yaptırılarak test sonucunun davacının müşterisi ile paylaşıldığı kabul edildiğinden davalı tarafından dava dışı müşteriye gönderilen mail içeriğinin dosyada bulunmadığı ve davacının iddiasını ispat edemediğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı tarafından davacının müşterisine gönderilen mail içeriği "... Bey merhaba, yatırımlarınızda kullandığınız kompresör markasının testleri bağımsız kuruluşlarca yapıldı. Ekte görebileceğiniz gibi 90 kW bir kompresörde, müşterilerimize taahhüt edilen değerden % 14'lük sapma var. Firmanın etik yapısını ve inandırıcılığını değerlendirmenize sunar, yeni yatırımlarınızda teklif taleplerini bekleriz..." şeklinde olup, davacının müşterisi tarafından bu maile ve davalı tarafından gönderilen teste istinaden davacıdan bu durumun çözümü için açıklama isteyerek kompresör kurulumunu askıya aldığı, problemin çözülmemesi halinde ise kompresörün iadesi ve diğer alımların iptalinin söz konusu olacağı bildirilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalı tarafından yaptırılan testte davacının 2018 ve 2019 yıllarında ürettiği kompresörlere 2014 yılı “datasheet” ürün teknik verileri kullanılarak sonuca gidildiği ve % 14,12 fazla güç çektiği, testlerde elde edilen sonuçların ilgili ürünün datasheet'i ile karşılaştırılması gerektiği, ayrıca davalı tarafından üzerinde test yaptırılan ürünlerin saklama koşullarının bilinmediği ve hangi koşullarda test yaptırıldığı tespit edilemediğinden test sonuçlarının sağlıklı olmadığı, davacı tarafından teknik dokümanları web sitesinde yayımlamadığı tespit edilmiştir. Davalı vekili tarafından testin kullanılmamış ürünler üzerinde yapıldığı ve detaylı teknik dokümanların ürünleri temin eden firma vasıtasıyla edinildiğini, davacının ürünlerin performanslarında ya da teknik dokümanlarında herhangi bir geliştirme ya da iyileştirme yapmadığını, söz konusu ürünlerin bugün dolaşımda olan teknik data sheetleri ile 2014 yılındaki ilgili dokümanda yer alan verilerin birebir aynı değer ve niteliklerde olduğunu internet üzerinden yapılan basit bir inceleme ile tespit edildiğini, aksinin davacı tarafından ispat edilmediğini ileri sürülmüş ise de, söz konusu ürünlerin 11/02/2019 tarihinde satın alındığı, test rapor tarihi olan 01/02/2020 tarihine kadar hangi koşullarda muhafaza edildiğinin belirsiz olduğu, neticeten testin davalı tarafından yargılama aşamasında sunulan güncel teknik dokümanlara göre yapılmadığı, kaldı ki davalının maili üzerine müşteri ile davacı arasında yapılan incelemeler ve mail yazışmalarında davacının müşterisi ile aralarındaki sözleşmeye aykırı davranmadığının ve tarafların ticari ilişkiye devam ettiğinin anlaşıldığı, bu nedenle söz konusu teste itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafından davacının ürünlerinin teknik standartlara uymadığının düşünülmesi halinde Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik hükümlerine göre yetkili makamlara haber vermek yerine davacının bilgisi olmadan tek taraflı olarak davacının müşterisine sattığı kompresörden farklı ürünlere ilişkin test yaptırdığı, davacıya itiraz hakkı tanınmayan ve teyit edilmeyen ve bu haliyle itibar edilmesi mümkün olmayan testin davacının hali hazırda müşterisi olan şirkete gönderildiği ve davacının müşterisi ile ticari ilişkisini bitirme noktasına getirdiği ve müşteriyi kendisi ile sözleşme yapmaya yönlendirdiği gözetildiğinde davalının iyi niyetli olmadığının ve dürüstlük kuralına aykırı davrandığının açık olduğu, davalının davacının ürünleri hakkında yanlış ve yanıltıcı bilgi verdiği, aksinin düşünülmesi halinde dahi mailde kullanılan "...Firmanın etik yapısını ve inandırıcılığını değerlendirmenize sunar..." ifadeler gözetildiğinde gereksiz yere incitici açıklamada bulunduğu ve davalının eyleminin TTK'nın 55/1-a1 maddesi ve 55/1-b1 maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin sabit olduğu, bu sebeplerle davalı tarafından sunulan uzman görüşü ve soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilmemesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 18/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2317, K. 2026/1259, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2317-e-2026-1259-k-f20f2b1f432b