Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2315 E. 2026/1258 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2315
Karar No
2026/1258
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2315 Esas

KARAR NO : 2026/1258 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI : 2022/32 Esas- 2023/678 Karar

TARİH: 12/10/2023

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 18/06/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında davalının kesilen faturalardan kaynaklı borcunu ödemediğini, borcun tahsili amacıyla davacı tarafından İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu bildirdiğinden bahisle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenen faturaların usule uygun şekilde düzenlenmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 12/10/2023 tarih ve 2022/32 Esas- 2023/678 Karar sayılı kararında;

Davanın hukuki niteliği itibariyle, İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibaret olduğu, davanın yasal süre içerisinde açıldığı, Mahkemece kök ve ek bilirkişi raporu alındığı, her iki tarafın defter kayıtlarında dava konusu faturanın kayıtlı olduğu ve tarafların Ba-Bs Formlarında faturanın beyan edildiği ve beyanların uyumlu olduğu, tarafların tacir olduğu ve basiretli davranma yükümlülüklerinin bulunduğu, davacının faturalara konu işlerin davalıya yaptığının, bizzat davalı tarafından vergi dairesine sunulan Ba formları ile sabit olduğu, bu hususun davalı tarafın ticari defterlerinden de anlaşıldığı, davalının davacı tarafından düzenlenen faturaları kayıtlarına işleyerek ilgili vergi dairesine bildirdiği, malın fatura ile teslim edildiğinin kural olarak kabul edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, İstanbul BAM 14. HD. 2020/1259 E., 2020/1457 K. Sayılı Kararı, İstanbul BAM 12. HD. 2020/688 E., 2020/764 K. Sayılı Kararları da aynı doğrultuda olduğu, hal böyle olunca usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu da hükme esas alınarak ve alacağın varlığına kanaat getirerek davanın kabulü yolunda hüküm tesis edildiği, davacı tarafın davalı tarafı takip öncesinde temerrüde düşürdüğüne ilişkin delil bulunmadığından işlemiş faize yönelik talebir reddine karar verildiği, alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verildiği, davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının TBK'nın 234/2 ve TTK'nın 1530 maddeleri uyarınca işlemiş faize hak kazanmasına rağmen Mahkemece bu talebin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Dava, taraflar arasında faturaya konu mal satışısından kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK'nın 1530.maddesi ise mal tedarik sözleşmesine ilişkin olduğundan somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Taraflar arasında satış bedelinin hangi tarihte ödeneceği kararlaştırılmamıştır. Faturada da kesin bir vade tarihi kararlaştırılmamış olup, fatura tarihi vade tarihi olarak kabul edilemez. Yine TBK'nun 234/1 fıkrası uyarınca malın sevk tarihi itibariyle teslim edilmiş olduğu ve bu tarih itibariyle satış bedelinin muaccel olduğu kabul edilse dahi, temerrüt ve muacceliyet farklı kurumlar olup, borçlunun temerrüdü TTK'nın 10/1 ve TBK'nın 117/1 fıkrası uyarınca alacaklının ihtarı ile gerçekleşir. Somut olayda, mahkeme gerekçesinde de değinildiği gibi davacının davalıyı bakiye fatura bedeli borcu için takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmış olup, mahkemece işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi isabetlidir.

Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2315, K. 2026/1258, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2315-e-2026-1258-k-648aa19b8fb0