Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1259 E. 2026/1295 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1259
Karar No
2026/1295
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1259 - 2026/1295 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1259 KARAR NO : 2026/1295 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : ()

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/02/2026 NUMARASI : 2024/582 E. - 2026/113 K.

DAVACI : () - VEKİLİ : . - [--]

DAVALI : - VEKİLİ : . - [--]

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/02/2026 tarih ve 2024/582 E. - 2026/113 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu 'nin 02/08/2019 tarihinde kurulduğunu, kuruluş anında 'nin tek ortağı olduğunu, şirketin toplam 25 payına sahip bulunduğunu, anılan ortağın şirketteki 13 payını hali hazır ortak, tek başına temsil ve ilzama yetkili dava dışı ...'a, 12 payını ise yine dava dışı ...'e devrettiğini, ...'in de 22/11/2021 tarihinde 12 payını müvekkiline devrini sağladığını, müvekkilinin şirkette temsil yetkisinin bulunmadığını, şirketi temsile yetkili tek müdürü dava dışı ...'ın, davalının kardeşi ... ile işbirliği yaparak şirketin içini boşaltmak amacıyla çeşitli işlemler yaptıklarını, 14/04/2022 tarihinde müdürün şirketin 4 aracını kardeşi ve aynı zamanda şirket çalışanı olan davalıya devrettiğini, araçların devredilmesine rağmen bir süre daha .... tarafından kullanılmaya devam edildiğini, araçların yakıtının da şirket tarafından karşılandığını, 25/04/2022 tarihinde dava dışı müdürün teşvik ve yardımı ile davalının, .... ile aynı alanda faaliyet gösteren ... Merkezi’ni açtığını, ... Merkezinde kayıtlı 501 öğrenciden 427'sini, ayrıca çalışan 28 personelini 2022 Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında ... Merkezine transfer ettiğini, bu durumun Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2024 tarih, 2022/546 Esas- 2024/441 Karar sayılı ilamı ile ispatlandığını, mahkeme kararıyla sabit olan ve şirket müdürü ...'ın müdürlük görevinden azline ve şirkete karşı sorumluluğuna gerekçe oluşturan bu fiillerin, davalı açısından ise ...’ne karşı TTK'nın 56 ve devamında düzenlenen haksız rekabet teşkil ettiğini, anılan Kanunun 55. maddesi gereği sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek, özellikle, müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek ve üçüncü kişilerin işçilerine hak etmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmanın, haksız rekabet teşkil eden fiiller arasında sayıldığını ileri sürerek, davalının fiillerinin .... açısından haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin men’ine ve ....’nin uğradığı zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nın davalıdan tahsilini istemiş, daha sonra 15.052.603,22 TL’nin şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının...merkezinin pasif ortağı olduğunu, ortağı bulunduğu şirketin, yani ayrı bir tüzel kişi adına dava açamayacağını, iddiaya göre dahi müvekkili davalının davacıya karşı bir eyleminin olmadığını, aralarında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, davacının kendisine karşı doğrudan bir zarar iddiasının da bulunmadığını savunarak, davanın öncelikle dava ehliyeti yokluğundan, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davacının, dava dışı ...Ltd. Şti'nin ortağı olduğu, bu şirketi temsil ve ilzama dava dışı diğer ortağın yetkili bulunduğu, davalının anılan şirkette ortaklığının olmadığı, hiç bir zaman şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, temsil ve ilzama yetkili dava dışı müdür ortağın kardeşi olduğu, şirket ortağının, şirketi temsil ve ilzam yetkisinin olmadığı, ayrıca zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkının bulunmadığı, şirketlerin haksız rekabete maruz kalmasında ortakların doğrudan zarara uğramasının söz konusu olmadığı, öte yandan, işbu davanın sorumluluk davası niteliği kabul edilse bile, davalının yönetici sıfatı da bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, TTK'nın haksız rekabet hükümlerine dayalı işbu davada, müvekkilinin aktif dava ehliyetinin bulunduğunu, tazminat davasında da müvekkilinin uğradığı zararın talep edildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, katılma yoluyla sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde, yatırılan nisbi harcın iadesinin ve müvekkilinin lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Dava, tazminat (haksız rekabetten kaynaklanan) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının, dava dışı Şti'nin ortağı olduğu, işbu davanın anılan şirket aleyhine gerçekleştirildiği ileri sürülen haksız rekabet eylemleri konu edilerek açıldığı, Yargıtay 11. HD.'nin 31.10.2016 tarih ve 2016/9938 E.- 8528 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere "6762 sayılı TTK'nın 58. maddesi ile de haksız rekabet davalarında kimlerin davacı olabileceği düzenlenmiş, buna göre, haksız rekabet sebebiyle zarar gören veya zarar görme tehlikesi bulunan kişilere dava açma hakkı tanındığı gibi, ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşterilerin de dava açabileceği, ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumların da bir kısım davaları açabileceği kabul edilmiştir. Kanun ile dava açma hakkı, ekonomik çıkarları yönünden zarara uğrayan ya da zarar görme tehlikesine maruz kalan kimselere tanınmış olduğundan, tüzel kişilerde doğrudan zarara uğraması söz konusu olmayan ortakların ve yönetim kurulu üyelerinin şahsen dava açmaya hakkı yoktur. (Arkan, Sabih; Ticari İşletme Hukuku,22. Bası, s. 339 vd.)", ayrıca zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkının bulunmadığı, öte yandan, işbu davanın sorumluluk davası niteliği kabul edilse bile, davalının yönetici sıfatının da hiçbir zaman bulunmadığı, dolayısıyla mahkemece davacının davasının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin olmadığı, mahkemece davanın reddine karar verildiğinden, davacıdan maktu harç tahsil edilmesinde ve davalı yararına da maktu vekalet ücreti takdir edilmesinde de bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı taraflar tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1259, K. 2026/1295, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1259-e-2026-1295-k-bd4862450c90