Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1401 E. 2026/1458 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1401
- Karar No
- 2026/1458
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1401 Esas
KARAR NO : 2026/1458
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (Kapatılan) İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 04/07/2024
NUMARASI : 2022/654 E. - 2024/561 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; senet altında yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, ayrıca keşide tarihi itibariyle müvekkilinin yurt dışında bulunduğunu ve yine senedin 3 yıllık zaman aşımından sonra takibe konulduğunu beyan ederek kambiyo senedi nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunun icra dosyasında tetkik edilerek sabit olduğunu, senedin davacı tarafından Almanya’da tanzim edilerek posta yolu ile gönderildiğini, buna dair posta evrakının görüntüsünün ekte yer aldığını belirtmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2022/654 esas, 2024/561 karar sayılı, 04/07/2024 tarihli kararı ile; "Davacı vekilinin, senet altında yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığı yönündeki iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından senet nedeniyle borçlu bulunulmadığına dair iddialarını dayandırdığı "senedin zamanaşımına uğradığı" iddiasının değerlendirilmesine geçilmiş; senet incelendiğinde, keşide tarihinin 1/10/2015, tediye tarihinin ise 1/10/2016 olduğu, buna göre takip tarihi olan 15/10/2019 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, Davanın KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 18. İcra Dairesi ... esas sayılı takip dosyasına esas senedin takip tarihi itibari ile zamanaşımına uğramış olduğu, bu nedenle kambiyo senetlerine özgü icra takiplerine konu edilemeyeceğinin tespiti ile ilgili takip dosyasının iptaline" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü ... sayılı icra dosyasının iptalini talep ettiğini, İcra ve İflas Kanunu'nun 33 ve 72. maddeleri uyarınca menfi tespit davasında borçlu lehine hüküm kurulması halinde takibin duracağını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi gereğince hakimin talep sonucuyla bağlı olduğunu, davacı yanın sadece takibin iptalini istediğini ancak bu talebin hukuki dayanağının bulunmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın daha önce İstanbul Anadolu 5. İcra Hukuk Mahkemesi 2020/112 sayılı dosyasında karara bağlandığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2020/2531 sayılı dosyasında istinaf başvurusunun reddedildiğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 15.03.2022 tarihli ve 2021/10566 esas esas, 2022/3242 karar sayılı ilamı ile kararın onanarak kesinleştiğini, huzurdaki davanın mükerrer açıldığını ve kesin hüküm teşkil ettiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesi uyarınca davanın usulden reddi gerekirken yerel mahkemece kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak davalı alacaklıda olmasına rağmen borçlunun borcu inkar edip hukuki ilişkiyi tadil etmesi durumunda ispat yükünün davacı borçluya geçtiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.12.2003,12.10.2011,04.12.2013,14.05.2014 ve 17.04.2015 tarihli kararları ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/19 esas ve 10.06.2015 tarihli 2015/1532 sayılı kararı uyarınca davacının iddialarını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 201. maddesi gereğince senede karşı ileri sürülen iddiaların tanıkla ispat edilemeyeceğini, davacının herhangi bir kesin delil sunmadığını, bu nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/ 654 esas esas, 04.07.2024 tarihli ve 2024/ 561 sayılı kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini ve dosyanın yerel mahkemeye iadesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; icra takibine dayanak bono üzerindeki imzanın sahteliği ve zamanaşımına uğraması nedenlerine dayalı olarak menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Davalı vekili tarafından icra hukuk mahkemesi kararının kesin hüküm teşkil ettiği ileri sürülmüş ise de icra hukuk mahkemesi dar yetkili mahkeme olup kural olarak bu mahkemelerce verilen kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden dolayı aksi yöndeki savunmaya itibar edilmesi mümkün olmamıştır.
Davacı tarafından bono üzerindeki keşideci imzasının kendisine ait olmadığı ileri sürülmüş ise de yargılama sırasında alınan rapor kapsamında imzanın davacı tarafa ait olduğu saptanmıştır. Mahkemece takibe dayanak bononun zamanaşımına uğramasından bahisle kambiyo senetlerine özgü takibe konu olamayacağı gerekçesi ile takip dosyasının iptaline karar verildiği görülmüştür.
İstanbul Anadolu 18. İcra Dairesi ... esas sayılı takip dosyasına dayanak 400.000-TL bedelli bononun keşide tarihinin 01.10.2015, ödeme tarihinin 01.10.2016 olduğu, keşidecinin davacı, lehtarının davalı ... (isim değişikliği sonrasında ... ismini aldığı görülmüştür) olduğu, davalı tarafından icra takibinin 15.10.2019 tarihinde başlatıldığı tespit edilmiştir.
TTK'nın 778/1-a maddesinin atfıyla bonolar yönünden uygulanması gereken TTK'nın 749. maddesinin; ''Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.'' şeklindeki düzenlemesi ışığında davaya konu bononun takip tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığı ve kambiyo senedi vasfını kaybettiği anlaşılmıştır. Böylece senedin kambiyo vasfını kaybettiğine yönelik mahkeme değerlendirmesinin isabetli olduğu anlaşılmakta ise de zamanaşımına uğrayan senet taraflar arasındaki temel ilişki yönünden delil başlangıcı niteliğindedir. Nitekim davanın tarafları keşideci ve lehtar olduğundan aralarında temel ilişkinin bulunduğu görülmekle, alacağın mevcudiyeti bakımından ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece bu yönler üzerinde durulmayarak davalı tarafa ispat olanağı tanınmadan senedin bono niteliğini kaybettiği ve böylece kambiyo senetlerine özgü takibe konu edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmekle icra hukuk mahkemesine özgü şekli bir değerlendirme ile sonuca ulaşıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalı tarafın dayandığı deliller kapsamında, delil başlangıcının bulunması karşısında davalı tarafa ispat imkanı verilmesi gerekirken kambiyo senedine özgü takip yapılamayacağından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın belirtilen eksikliğin giderilmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2-(Kapatılan) İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/07/2024 tarih, 2022/654 E. 2024/561 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026