Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1208 E. 2026/1470 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1208
- Karar No
- 2026/1470
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1208 - 2026/1470 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1208 KARAR NO : 2026/1470 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2023 NUMARASI : 2023/268 E. - 2023/402 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2023 tarih ve 2023/268 Esas - 2023/402 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2004/02150, 2004/02152, 2004/17890, 2011/76454, 2014/109106, 2015/27750, 2015/27761 sayılı "..." esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2021/110525 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, ancak bu kararın yerinde olmadığını, müvekkilinin ... A.Ş.’ye bağlı olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, ticari faaliyeti kapsamında dava dışı ... A.Ş. ile yarı yarıya maliki oldukları ... ve konut, ofis ve alışveriş merkezi bloğundan oluşan ... işlettiğini, müvekkilince, adına tescilli markaların kullanımı için sunulan bilgi ve belgelerin davalı Kurum tarafından incelenmesi sonucunda marka kullanımının ... A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, itiraz aşamasında sunulan belgelerde yer alan ... . A.Ş.'nin ortaklarından birinin aynı zamanda müvekkili şirketin de ortağı olan ... A.Ş. olduğunu, diğer ortağın ise ... A.Ş. bulunduğunu, YİDK kararında adı geçen ... ... A.Ş.’nin müvekkili şirket ile birlikte ... A.Ş.'nin iştiraki olduğunu, grup şirketlerin biri adına tescilli markanın, diğer şirket tarafından lisans sözleşmesi olmadan dahi kullanılabilmesinin mümkün bulunduğunu, "..." markası ile müvekkilinin markaları arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimali olacak şekilde benzerlik olduğunu, “...” ibaresinin ayırt edici olmadığını, başvuru konusu ibarenin müvekkili adına tescilli olan "..." esas unsur ibareli markalar ile birebir benzediğini, davalı tarafın müvekkiline ait markanın toplumdaki tanınmışlığından ve bilinirliğinden faydalanmak istediğini, “...” markasının yurt içi ve yurt dışında bilinen ve tanınan bir marka olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2023-M-2626 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markalarının ne yazılış ne de okunuş itibariyle aynı olmadığını, "..." ibareli markanın daha çok giyim üzerine oluşturulmuş bir internet sitesi olduğunu, bu ibarenin davacı markaları ile karıştırılmayacağını, markaların görsel, fonetik ve genel intiba bakımından benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava dışı ... ... A.Ş.'nin ve ...'nın markasal kullanımına davacının icazet verdiği, ancak dosya kapsamında sunulan tarihsiz görsellerin tek başına ciddi kullanım sayılamayacağı, ciddi kullanıma ilişkin 20 adet fatura sunulduğu ve faturaların toplam değerinin 3.841,77 TL olduğu, bu kullanımın da ciddi kullanım sayılamayacağı, YİDK kararının iptali talepli dava bakımından, itiraz aşamasında sunulan deliller dikkate alınarak bu değerlendirmenin yapıldığı, SMK'nın 19/2 maddesi uyarınca ciddi kullanımı ispatlanamayan markaların aynı Kanun'un 6/1 maddesi kapsamında dikkate alınamayacağı, hükümsüzlük davası yönünden ise ayrıca ve açıkça kullanmama defi ileri sürülmediği, bu sebeple hükümsüzlük davası bakımından davacının dayanak olarak ileri sürdüğü markaların tamamının dikkate alınması gerektiği, dava konusu marka kapsamında yer alan bir kısım hizmetlerin davacının dayanak markalarında yer alan hizmetler ile aynı olduğu ve dava konusu marka ile davacının dayanak markalarının esas ve ayırt edici unsurlarının benzer bulunduğu dikkate alındığında, benzer hizmetler açısından dava konusu marka davacının dayanak markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, ancak dava konusu edilen marka henüz tescil edilmediğinden bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar vermek gerektiği, somut olay açısından davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığı, dosya içeriği itibari ile SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali talebi bakımından davanın reddine, hükümsüzlük talebi bakımından dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin itirazına mesnet markaların ciddi kullanımının ispatlanamadığına yönelik mahkeme kararının hatalı olduğunu, "..." markasının aktif bir şekilde kullanıldığını, bu marka ile yüzbinlerce kişiye ulaşıldığını ve markanın tanındığını, müvekkilinin, adına tescilli markaları işlevlerine uygun bir tarzda ticari faaliyetinde kullanarak yarar elde ettiğini ,bu markalar ile verdiği hizmetler dolayısıyla piyasada tanındığını, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayrılacak şekilde ve yoğunlukta piyasada veya piyasaya hitap eden, piyasayı etkileyen yerlerde markaların kullanıldığını, bu nedenlerle Kurul kararının iptalinin gerektiğini, davalı tarafın, müvekkiline ait markaların toplumdaki tanınmışlığından ve bilinirliğinden faydalanmak istediğini, hükümsüzlük talebi bakımından mahkemenin tescil işlemlerinin sonucunu beklemesi gerekirken markanın henüz tescil edilmediğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu marka başvurusuna itiraz aşamasında davalı tarafın kullanım ispatı talebinde bulunduğu, davacı tarafça işlem dosyasına sunulan delillerin, davacının itirazına mesnet olan ve tescil tarihleri itibariyle kullanım ispatına tabi bulunan 2004/02150, 2004/02152, 2004/17890, 2011/76454, 2014/109106, 2015/27750, 2015/27761 sayılı markaların, dava konusu marka kapsamında yer alan 35. sınıftaki hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanıldığı iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı, bu itibarla anılan markaların, SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında değerlendirmeye alınmalarının mümkün bulunmadığı, öte yandan dosya kapsamındaki delillerle davacı markalarının tanınmış olduğunun da kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Ancak ilk derece mahkemesince dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, ...'in kayıtları üzerinde yapılan incelemede, dava konusu markanın ilk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra 05.02.2024 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davacının hükümsüzlük talebinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Hükümsüzlük davası yönünden davalı tarafça kullanmama defi ileri sürülmediğinden, davacının hükümsüzlük davasına mesnet markalarının tamamının, SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmede dikkate alınması gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere dava konusu başvuru kapsamında yer alan "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.", davacının 2004/02152, 2004/02150 ve 2004/17890 sayılı markalarının kapsamlarındaki 35. sınıf hizmetlerle aynıdır. Öte yandan, her ne kadar dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda benzer olmadığı kabul edilmiş ise de ticari bir malı üreten kimsenin, bu malı satışa sunması ticari hayatın bir gereği olduğundan, davacının 2014/109106 sayılı markanın kapsamındaki 19. sınıf mallarla, bu malların satışına özgü başvuru kapsamındaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" arasında da benzerlik bulunmaktadır. Buna göre sayılan hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmiş olup bunlar dışında kalan hizmetler yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin koşul oluşmamıştır. İşaret benzerliğine gelince, davacı markalarının asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, başvurunun ise "..." ibaresinden oluştuğu, başvurunun ilk altı harfinin davacı markaları ile aynı şekilde telaffuz edildiği, başvurunun sonunda yer verilen "..." ekinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu haliyle taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. Yukarıdaki bentte açıklandığı üzere davacı markalarının tanınmış oldukları ispat edilemediğinden, SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşulları ortaya çıkmamıştır. Bu durum karşısında dava konusu marka ile davacı markaları arasında 35. sınıf "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında karıştırılma tehlikesi bulunduğu, SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında bir hükümsüzlük nedeninden ise bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, hükümsüzlük davası yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2023 gün ve 2023/268 Esas - 2023/402 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-YİDK kararının iptali istemine yönelik davanın REDDİNE, 4-Hükümsüzlük davasının KISMEN KABULÜ ile dava konusu 2021/110525 sayılı markanın 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, 5-Marka hükümsüzlüğüne ilişkin fazlaya dair talebin REDDİNE, 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve marka hükümsüzlüğüne ilişkin dava kısmen kabul olunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 4.500,00-TL bilirkişi ücreti, 301,00-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 321,50-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 6.291,90-TL yargılama giderinin 1/2'si olan 3.145,95-TL'nin marka hükümsüzlüğü davası yönünden yapıldığı ve hükümsüzlük davası yönünden de davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 1.572,98-TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı uhdesinde bırakılmasına, 10-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333), 12-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine. 13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.