Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1003 E. 2026/1317 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1003
- Karar No
- 2026/1317
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1003 - 2026/1317 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1003 KARAR NO : 2026/1317
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/12/2024 NUMARASI : 2024/364 Esas 2024/915 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1 - VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2 - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30/09/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'a ait olan ... plakalı araç 26/05/2023 tarihinde, ...'e ait ve bu kişinin kullanımında olan, ... Sigorta tarafından sigortalanmış ... plakalı araç ile kazaya karıştığını, kazanın 26/05/2023 tarihinde saat 08:15 sıralarında ...Cadde kesişiminde bulunan kavşakta meydana geldiğini, müvekkiline ait ...marka... olan aracın kaza sonrası pert haline geldiğini, araca kaza sonrasında ...'da tahmini hasar raporu oluşturulduğunu, bu rapora göre kazada davacıya ait araçta meydana gelen hasarın yaklaşık olarak 910.000 TL olduğunu, müvekkilinin ağır hasarlı olan aracının tamirat işlemlerine başlamadığını ve bu hali ile sattığını, aracın pert hali ile Yenimahalle 6. Noterliğinin 17/07/2023 tarih ve 15086 yevmiye nolu araç satışa sözleşmesi ile satıldığını, satış sözleşmesine göre aracın 790.000,00 TL'ye satıldığını, sigortaya zorunlu başvuru yolunun tüketildiğini, ancak bir cevap alınamadığını, araç sahibinin ..., trafik sigorta şirketinin ise ... Sigorta olduğu anlaşıldıktan sonra ilgili sigorta şirketi olan ... Sigortaya olayın özetlenip 28/11/2023 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketi süresi içerisinde cevap veremediği ve ödemede bulunmadığını, uyuşmazlık için arabuluculuğa başvuruda bulunulduğunu, anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişin olan işbu davada gerçekleşen bir zarardan dolayı birden fazla davalı taraf bulunduğunu, araç sahibi ve aracı sigorta eden sigorta şirketi, davalıların hukuki durumlarından dolayı da işbu davada genel mahkemenin mi ya ya da özel mahkemenin mi görevli olduğu hususunun akla gelebildiğini, aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerektiğini, bu nedenle de somut olayda özel görevli olan Asliye Ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, açıklanan sebeplerle davalı sigortanın merkezi her ne kadar İstanbul'da olsa da haksız fiilin vuku bulduğu yer ve davacı ile davalı araç sahibinin yerleşim yerinin Ankara olması sebebi ile iş bu davada Ankara Ticaret Mahkemesinin de yetkili olduğunu, müvekkilinin aracının yaşanan kaza neticesinde değerinde bir azalma meydana geldiğinden müvekkilinin uğramış olduğu gerçek zararın sigorta şirketi tarafından poliçe sınırları içerisinde, araç sürücüsü olan davalı yan tarafından bakiye tutarın giderilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve sair dava saklarının saklı kalması kaydı ile; davacının uğradığı maddi zararların tazmini amacıyla, HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olan haklı davada ileride alacağın tam olarak belirlenmesi ile birlikte artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek ticari en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 23/09/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 486.500,00 TL artırdıklarını, buna göre, hasardan kaynaklı toplam 487.500,00 TL maddi zararın (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini, aracın satış bedelinin 790.000,00 TL olduğunu beyan eden davacı yaptığı internet araştırması sonucu aracın güncel değeri ile satış bedeli arasındaki farkın oldukça fazla olduğunu ileri sürdüğünü, kabul anlamına gelmemekle birlikte satış bedeli ve güncel değer arasındaki farkın oldukça fazla olduğunu ifade eden davacının alacağın miktar ya da değerini bilmemesi veya belirleyememesi mümkün olmayıp kısmi dava açması gerekirken belirsiz alacak şeklinde açtığı davanın usulden reddi gerektiğini, davacı yan tarafından internet üzerinden yapılan piyasa araştırmasının gerçeği yansıtmadığını, çünkü ilgili araştırma dava dilekçesinde bahsedildiği gibi aracın güncel piyasa değeri olup kaza tarihindeki piyasa değeri olmadığını, bu durumda davacı tarafından dava dilekçesine eklenen satış ilanlarının somut olayın aydınlatılması konusunda bir yararı olmayacağı gibi bir uzman görüşünü de yansıtmadığını, dava dilekçesinde davacı aracını kaza sonrası pert hali ile sattığını belirttiğini, davacı yan tarafından aracın pert halinde olduğu ve onarım ile düzelemeyecek kadar hasarlı olduğu ile ilgili belgeler dilekçe ekinde sunulmamış olup beyanlarına ilişkin gerekli kanıt getirilemediğini, işbu nedenden kaynaklı olarak davacıya ait ... plakalı aracın pert halinde olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından talep edilen maddi tazminat olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istenildiğini, ancak bu ifanın yerine getirilmesinin mümkün olmadığını, zira avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletme ile ilgili olması gerektiğini, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinin "B) Sigorta Zorunlu Başvuru Yolu Tüketilmiş Ancak Bir Cevap Alınamamıştır" başlığı altındaki açıklamasında geçen ... plaka numaralı otobüs müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç olmayıp bahse konu bu aracın kaza ile ilgisinin taraflarınca anlaşılamadığını, müvekkilinin talebi üzerine...Şti. tarafından tanzim edilen değer kaybı raporu her ne kadar müvekkili bu kazada %75 kusurlu bulmuş ise de yapılan inceleme ve değerlendirmelerin yerinde olmadığını, bahse konu kaza müvekkili ...'in 26.05.2023 tarihinde Etimesgut Şehit Necdet Alıcı Polis Merkezi Amirliği'ne verdiği Şikayetçi İfade Tutanağı'nda anlattığı gibi gerçekleştiğini, ... Cadde üzerinde seyir halinde olan müvekkili ... Cadde ve ...Cadde'nin kesişiminde olan kavşağa yaklaştığında aracını 1. vitese düşürecek kadar yavaşlayarak yolu kontrol etmiş ardından hiçbir araç görmediği için devam ederken kazanın gerçekleştiğini, bu esnada aracı süratle kullanmadığını, hatta kaza meydana geldiğinde aracı Etimesgut Şehit Necdet ALICI Polis Merkezi Amirliği'ne verdiği Şikayetçi İfade Tutanağı'nda bahsedildiği üzere henüz 2. viteste olduğunu, davacı olması gerekenin üzerinde hızla kavşağa giriş yaptığı için zaten çoktan kavşağa giriş yapmış olan müvekkilinin onu fark etmesi ve yol vermesinin mümkün olmadığını, bu durumda müvekkilinin kusuru olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, bu yönüyle de davanın kusur yönünden de ayrıca incelenmesi gerektiğini bildirerek, fazlaya ilişkin tüm dava ve şikayet hakları saklı kalması kaydıyla, davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde açıklamaları doğrultusunda esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda yer alan aleyhe tüm hususlara itiraz ettiklerini, davacının aracını kendi kasko sigortacısı olan ... Sigorta'ya tamir ettirdiğini, akabinde ... Sigorta'ya 27.07.2023 tarihinde davacı aracı için 21.660,00 TL ödeme yapıldığını, bilirkişinin raporunda belirtmiş olduğu tutarların asla kabulü anlamına gelmemekle birlikte mahkemece aksi kanaatte olunması halinde dahi bakiye poliçe limitinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından davacının kasko sigortacısına yapılan ödeme ile bakiye poliçe teminat limitinin 98.340,00 TL olduğunu, bu nedenlerle bilirkişi raporuna itirazlarını sunduklarını bildirerek, açıklanan ve mahkeme tarafından resen dikkate alınacak sebeplerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı yanın sigortacısı ve sürücüsü olduğu araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait aracın hasar gördüğü, bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %25, davalı tarafın ise %75 oranında kusurlu olduğu, davacının aracında meydana gelen zararın hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda belirlendiği, TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca kusurlu yanca zararın tazmininin gerektiği, her ne kadar 4/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda 487.500,00 TL maddi zarar tespit edilmiş ise de hesap hatası yapıldığı, raporun 5. sayfasında da 21.660,00 TL ödeme yapıldığının belirlendiği ve davalı sigorta şirketi tarafından 27.07.2023 tarihinde davacı aracı için 21.660,00 TL ödeme yapıldığına ilişkin sunulan belgelerden anlaşılmakla, araç hasar bedeli olarak belirlenen miktardan resen düşülerek (487.500,00 TL- 21.660,00=) 465.840,00 TL davacının hasar tazminatı yönünden talebinin sübut ettiği, davacı vekilinin bilirkişi raporuna göre talebini 23/09/2024 tarihli dilekçe ile artırdığı, bu hali ile davalıların ZMMS poliçesi kapsamında işletenle birlikte poliçe limiti dahilinde zarardan sorumlu oldukları (davalı... Sigorta şirketi yönünden 120.000,00 - 21.660,00 TL= 98.340,00 TL poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) davacının davasının bu miktar yönünden sübut bulduğu gerekçesiyle; "davanın kısmen kabulü ile 465.840,00 TL hasar bedelinin davalı... Sigorta A.Ş'den (davalı... Sigorta şirketi yönünden 98.340,00 TL poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) 12/12/2023 tarihinden, davalı ...'den 26/05/2023 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan raporda aracın sovtaj bedelinin 1.000.000 TL olarak tespit edilmesini kabul etmediklerini, müvekkilinin aracını hurda olarak 780.000,00 TL’ye sattığını, bu nedenle sovtaj bedelinin satış bedeli üzerinden hesaplanması gerektiğini, davalı sigorta şirketi tarafından 27/07/2023 tarihinde müvekkilinin sigorta şirketine yapılan 21.660,00 TL ödemenin ne için yapıldığı anlaşılamadığı halde mahkemece hükmedilen tazminattan düşülmesinin açık bir hesap hatası olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davasına konu olamayacağını, müvekkiline atfedilen kusur durumunu kabul etmediklerini, bilirkişi raporuyla hesaplanan tutarın fahiş olduğunu, rayiç bedele ilişkin araştırmanın eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedelinin (pert total) tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 26/05/2023 günü saat 08:15 sularında... mahallesinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı şirketi sigortalı ... plakalı araç ile seyir halinde iken, kaza mahalli olan kavşağı geldiğinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması ile maddi hasarlı trafik kazasına meydana geldiği anlaşılmıştır. Dava konusu kazada tarafların kusur durumunun tespiti için yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü ...’in %75 oranında, davacı sürücü ...’un ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit olunmuş, belirlenen kusur oranı dosya kapsamına, kaza tespit tutanağına ve oluşa uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1-Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, zararın doğru şekilde tespit edilmesi önemlidir. Haksız fiil sorumluluğunda zarar kişinin kaza tarihi itibariyle uğradığı "gerçek zarar" olup, gerçek zarar TBK hükümlerine ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin zararın tespitine yönelik benimsediği ilkelere uygun olarak tespit edilmelidir. Araç hasarı nedeniyle oluşan zararlarda, haksız fiil neticesinde oluşan zarar, aracın onarılması ile karşılanabilecek ise, zarar gören aracın onarılmasına yönelik zararlarını talep edebilir. Ancak aracın onarımının mümkün olmaması yahut ekonomik olmaması durumunda talep edilebilecek zarar araç bedelini aşmamak üzere oluşan zarardır. Kaza tarihindeki araç bedeline yönelik tazminat taleplerinde, kaza neticesinde hasarlanan aracın onarılması ekonomik olmasa dahi bu haliyle ekonomik bir değeri mevcut ise, zarar görenin istifade edeceği bu değer, hurda aracın kendisinde kalması halinde toplam zarardan indirilir. Dolayısı ile zarar gören, kaza yapan aracın hasarlı halde kendisine bırakılması durumunda, aracın kaza tarihindeki değerindeki serbest piyasadaki ikinci el değerinden, sovtaj değerini düşerek bakiye zararını talep edebilecektir. Somut olayda; ilk derece mahkemesi tarafından davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının tespiti için alınan bilirkişi raporunda; davacıya ait aracın güvenlik ekipmanlarının hasar gördüğünden bahsedilerek tamirinin ekonomik olmadığı belirtilmekle beraber, ancak tamirinin mümkün olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmadığından alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda yerel mahkemece davacıya ait araçta meydana gelen hasarın tamirinin ekonomik olup olmadığı, tamiri ekonomik değil ise bu durumun gerekçeleri de gösterilip hasarın boyutunun yeniden incelenmesi için bilirkişi kurulu raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir. 2-Kabule göre de; dava dışı sigorta şirketi tarafından davacı ...’a yapılan ödemenin hangi tarihte ve hangi zarar kalemi için yapıldığı araştırılarak, söz konusu ödemenin eldeki dava ile talep edilen zarar kalemlerine ilişkin olarak yapıldığının tespiti halinde tenzili gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesinde; mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esası incelenmeksizin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekili ile davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 11/12/2024 tarihli, 2024/364 Esas - 2024/915 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden davacı vekili ile davalı ... vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden taraflarca yatırılan "istinaf karar harcının" istek halinde yatırana iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.