Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/827 E. 2026/1322 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/827
Karar No
2026/1322
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/827

KARAR NO: 2026/1322

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/02/2023

NUMARASI: 2021/494 Esas - 2023/119 Karar

DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/06/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin banka ile dava dışı borçlu .... Şti. asıl borçlu, davalı ...'in müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesi gereğince Ticari Artı Para, ... ve Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığını, müvekkili lehine 600.000,00 TL bedelli 13/11/2015 tarih ve ... yevmiye numarası ile ipotek tesis edildiğini, borçluların borcunu ödememesi üzerine 17/04/2018 tarihinde hesap kat edilerek .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, yine borcun ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ipotekli taşınmazın 14/11/2019 tarihinde 264.000,00 TL bedelle alacağa mahsuben alındığını, ilgili satış bedeli mahsup edildikten sonra kalan bakiye nedeni ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını ancak davalının borcun tamamı, asıl alacağa, faiz ve tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını dolayısıyla itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "davacı banka ile dava dışı ...ŞTİ arasında 09/01/2013 ve 15/04/2015 tarihli genel kredi sözleşmeleri bulunmaktadır.

Davalı ... ise işbu genel kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil konumundadır. TBK md 583 uyarınca kefalet sözleşmesinin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığı, kefilin kredi borçlusu olan şirketin ortağı olması sebebi ile TBK md 584 uyarınca eş muvafakati aranmasına gerek olmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu takip, genel haciz yolu ile başlatılan takiptir.

Takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, itirazın ve işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu borca ilişkin .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takip dosyası da mevcuttur. Davacı bankanın öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurması ve sonrasında kalan miktar için genel haciz yoluna başvurmasında usul ve yasaya aykırı bir durum yoktur.

İpotek ile teminat altına alınmış borca ilişkin ipoteğin paraya çevrilmesinden sonra kalan miktar için başlatılan dava konusu takipte borç miktarının hesaplanmasında ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin icra dosyasının da dikkate alınması gerektiği gözetilerek alanında uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. 20/12/2022 tarihli denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca her iki dosya birlikte dikkate alınarak yapılan hesap sonucu davacının 142.911,06-TL alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı bütün olarak ele alındığında yukarıda açıklanan sebepler ile davanın kısmen kabul kısmen reddine ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine , ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporu bilimsel verilerden uzak olduğunu ve denetime elverişli olmadığını, davacı bankanın alacağı hatalı inceleme ve değerlendirme sonucunda eksik hesaplandığını, söz konusu raporların mahkemece hükme esas alınmasının yasa ve usule aykırı olduğunu, TBK madde 100 kapsamında, satış bedelinin tamamı asıl alacaktan mahsup edilmediğini ve bir kısmının faiz ve ferilere mahsup edildiğini, dosya kapsamında davalı tarafın vekil ile temsil edilmediği hususu sabit olduğu halde mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıdaki gerekçeler ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, bilirkişi raporunda hesaplamanın hatalı yapılıp yapılmadığı, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi noktalarındadır. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile davalı hakkında, ''İşlemiş Faiz 32.842,58 TL, Asıl Alacak 1.213,92 TL, % 5 BSMV 1.702,83 TL, İşlemiş Faiz 157.796,55 TL, % 5 BSMV 8.352,09 TL, Asıl Alacak 9.245,31 TL'' nedenine dayalı olarak toplam 211.153,28 TL alacağın tahsili istemiyle 24.03.2021 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.

Davacı banka ile dava dışı.... Şti. arasında 09.01.2013 tarihinde 250.000,00 TL, 15.04.2015 tarihinde 500.000,00 TL tutarında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalanmış olup, davalı işbu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla aynı limitlerle imzalamıştır. Bu genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalı borçlu şirkete Ticari artı para, Taksitli kredi ve biz card kullandırılmış, borçlarının ödenmemesi üzerine, davacı banka tarafından, .... Noterliği'nin 30.11.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile hesap kat edilerek davalılara borcun 3 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiş, ihtarnamenin davalıya 04.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 08.12.2018 tarihinde temerrüte düşmüş olduğu görülmüştür.

Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca davalı itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Genel kredi sözleşmesinin 2.7.1/ 2. maddesinde, '' ...Müşteri, temerrütün doğduğu tarihten itibaren borcun tamamen tasfiye edildiği tarihe kadar, bankanın müşteriye kullandırdığı nakdi kredi türlerine kredinin kullandırıldığı tarih ile temerrüt tarih arasındaki süre için bankacı uygulanan ( TL krediler için TL kredilere uygulanan yabancı para kredileri için ise o döviz cinsinden kredilere uygulanan ) en yüksek kredi faiz oranının iki katı tutarında temerrüt faizi oranı uygulanmasını kabul eder '' hükmü düzenlenmiştir.

Taraflar arasındaki kredi sözleşmesi ticari nitelikte kredi sözleşmedir. Taraflar arasındaki faize ilişkin sözleşme hükümleri geçerlidir. TBK'nın 88 ve 120. maddelerinde getirilen sınırlamaların ticari mahiyetteki kredi sözleşmelerinde uygulanma imkanı yoktur. Mahkemece taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin akdi ve temerrüt faizine ilişkin hükümleri değerlendirilerek bankanın aynı dönem için aynı tür kredilere uyguladığı akdi ve temerrüt faiz oranlarının, banka kayıtlarının yerinde incelemesi suretiyle bilirkişice tespit edilerek buna göre akdi ve temerrüt faiz oranlarına göre hesaplama yapılması gerekir(Yargıtay 11. HD'nin 26.04.2021 Tarih ve 2020/3986 E. - 2021/4095 K. Sayılı kararı).

Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesap edileceği açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranın iki katına göre taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekir.(Yargıtay 11. HD'nin 16.03.2021 tarihli 2020/5441-2021/2467 E.-K. Sayılı kararı, Yargıtay 19.HD'nin 30/10/2017 tarihli ve 2016/13171-2017/7393 E.-K. sayılı ve 11/06/2012 tarihli ve 2012/2383-2012/9839 E.-K. sayılı kararları)

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları Hakkında 2020/3 sayılı Tebliğin 4/1. Maddesinde Bankalarca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kaynaklı reeskont ve avans kredileri dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları serbestçe belirleneceği; ikinci fıkrada ise kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen azami oranları geçemeyeceği düzenlenmiştir.

Ayrıca Tebliğin 6/1. maddesinde, bankalarca serbestçe belirlenen mevduat ve kredi işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları ile katılma hesaplarında uygulanacak kar ve zarara katılma azami oranları, uygulamaya konulmadan önce Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına tespit edilecek esaslar çerçevesinde bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, artı para kredisi ve şirket kredi kart için TCMB'nin yayınladığı tebliğ hükümleri nazara alındığında, kredi kartları için TCMB yayınladığı akdi ve gecikme faiz oranlarının KMH kredilerinde uygulanacağı, TCMB tebliğlerine göre, hesaplama yapılan dönemde temerrüt faiz oranının yıllık % 33,00 olduğu tespit edilerek, davacının takip talebindeki kredi kartı ve artı para kredisi (KMH) için % 33, ticari kredisi için % 16,80 akdi faiz oranının 2 katı % 33,60 temerrüt faizine göre yapılan hesaplama yerindedir.

Davacı tarafından .... İcra Dairesi ..Esa yılı dosyasında yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte ipotekli taşınmaz 14.11.2019 tarihinde ihale ile 264.000,00 TL bedelle davacı bankaya alacağına mahsuben satılmış olup, söz konusu ihalenin feshi davası açılması sonucunda taşınmazın davacı banka adına tescilinin yapılamadığı, ihalenin feshi davasının kesinleşmesinden sonra 11.02.2021 tarihinde davacı adına taşınmazın tescil edilmiş olduğu görülmüştür.

Her ne kadar davacı vekili bilirkişi raporunda söz konusu 264.000,00 TL'nin taşınmazın tescil edildiği 11.02.2021 tarihinde TBK 100. maddeye göre mahsup edilerek hesaplama yapılması gerekirken bilirkişi tarafından 14.11.2019 tarihi esas alınarak TBK 100. maddesine göre hesaplama yapılmadığı bahsiyle itiraz etmişse de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ödemeler tescil tarihi olan 11.02.2021 tarihinde TBK 100. maddesine göre mahsup edilerek hesaplama yapılmış olduğu görülerek, denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

Somut olayda, davalı davada kendisini vekille temsil etmemesine rağmen Mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetsiz görülmüştür.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,

2-.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 142.911,06 TL'lik kısmının İPTALİNE; takibin 1.213,92 TL asıl alacak, 14.639,87 TL işlemiş faiz, 731,99 TL BSMV, 9.245,31 TL asıl alacak, 111.504,73 TL işlemiş faiz, 5.575,24 TL BSMV olmak üzere toplam 142.911,06 TL üzerinden, 1.213,92 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %27 ve 9.245,31 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %16,8 faiz işletilmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

3-İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 9.762,25-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.550,21-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 7.212,04-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 22.436,66-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 2.550,21-TL Peşin/nispi Harcı, olmak üzere toplam 2.609,51TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan; 2.400,00-TL Bilirkişi ücreti, 750,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.150,00-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 2.131,96 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin kabul ret oranı dikkate alınarak 893,37 TL'lik kısmının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 480,63 TL'lik kısmın ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine,

10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 492,00 TL, posta ve tebligat gideri 149,00 TL olmak üzere toplam 641,00 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

c-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/827, K. 2026/1322, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-827-e-2026-1322-k-8be34abb91f8