Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/889 E. 2026/1339 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/889
Karar No
2026/1339
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/889 - 2026/1339 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2026/889 KARAR NO : 2026/1339

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15.04.2026 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/521 E., 2026/348 K.

DAVA : Sigorta KARAR TARİHİ : 17.06.2026 YAZIM TARİHİ : 17.06.2026

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkiline ait elektronik cihazların sigortalanması amacıyla yapılan ihale sonucunda davalı ile 01.01.2024 - 31.12.2024 tarihlerini kapsayan Elektronik Cihaz Sigorta Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ve poliçeye göre hasar durumunda teknik şartname hükümlerinin geçerli olacağının, muafiyet ve eskime tenzili uygulanmayacağının kararlaştırıldığını, poliçe süresi içerisinde ...'ndaki X-Ray cihazında jeneratör arızası nedeniyle 238.032 TL, ...'ndaki X-Ray cihazında jeneratör arızası nedeniyle 227.647,80 TL ve ...'ndaki X-Ray cihazında konveyör merdanesi arızası nedeniyle 500 TL olmak üzere toplam 466.179,80 TL'lik zararın meydana geldiğini, davalının, hasarların Elektronik Cihaz Sigortası Genel Şartları uyarınca teminat dışı kalan "aşınma, yıpranma, eskime" gibi nedenlerle veya "değiştirilebilir parçalarda" meydana geldiği gerekçesiyle ödeme yapmadığını, ancak müvekkilinin teknik raporlarına göre arızalanan cihazların kullanım ömürlerini doldurmadığını, çok düşük çalışma saatlerine sahip olduklarını, bu nedenle arızaların eskime ve yıpranma olarak kabul edilemeyeceğini ve teminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 466.179,80 TL alacağın sigorta şirketine başvuru (hasar ihbar) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Müvekkilinin merkezinin İstanbul'da olması nedeniyle mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, dava konusu hasarların Elektronik Cihaz Sigortaları Genel Şartları'nın teminat dışı halleri düzenleyen maddeleri kapsamında kaldığını, Şanlıurfa'daki hasarın "valf ve tüplerde meydana gelecek ziya ve hasarlar", Adana ve Şırnak'taki hasarların ise "normal işlemeden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalar" ve "değiştirilebilir parçalarda meydana gelecek ziya ve hasarlar" kapsamında olduğunu, bu nedenle hasarların teminat dışı olduğunu, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise sigortalı cihazların sigorta bedellerinin gerçek değerlerinin altında gösterilmesi nedeniyle eksik sigorta bulunduğunu, TTK 1462. madde uyarınca tazminatın sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranına göre (proporsiyon) ödenmesi gerektiğini, davacı tarafın 2025 yılı poliçesi için teknik şartnameye eksik sigortanın uygulanmayacağına dair hüküm eklemesinin, dava konusu 2024 yılı poliçesinde bu durumun varlığını kabul ettiği anlamına geldiğini, ayrıca sigortalının cihazları koruma ve önlem alma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu nedenle de müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, talep edilen faiz türü ve başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi, teknik şartname, hasar dosyaları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 23/02/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacının sigortalı X-Ray cihazlarında meydana gelen üç ayrı hasarın tazmini istemiyle bu davayı açtığı, davalının ise hasarların poliçe teminatı dışında kaldığını savunduğu, uyuşmazlığın çözümü için alınan bilirkişi kurulu raporunda, her üç hasarın da cihazların olağan kullanımı sürecinde malzeme yorulması, aşınma ve yıpranma gibi nedenlerle ömrünü tamamlayan parçalardan (yağ genleşme körüğü, konveyör rulmanı) kaynaklandığının teknik olarak tespit edildiği, bu durumun Elektronik Cihaz Sigortaları Genel Şartları'nın 3. maddesinin (e) bendinde düzenlenen "sigortalı kıymetlerin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan... sebebiyet verdiği tedrici bozulmalardan" kaynaklanan hasarların teminat dışında olduğu hükmü kapsamında kaldığının belirtildiği, davacı vekilinin cihazların çalışma saatlerinin düşük olması nedeniyle arızaların eskime olarak kabul edilemeyeceği yönündeki itirazının, bilirkişi raporunda hasarın nedeninin zamana bağlı kronolojik eskime değil, ömürlü parçalardaki malzeme yorgunluğu ve olağan yıpranma olarak tespit edilmesi karşısında yerinde görülmediği, zira bir parçanın ömrünün sadece çalışma saatiyle değil, maruz kaldığı ısı, titreşim gibi çalışma koşullarıyla da ilgili olduğu, bilirkişi kurulunun bu teknik ayrımı yaparak vardığı sonucun dosya kapsamına uygun olduğu, yine davacı vekilinin teknik şartnamedeki "eskime tenzili uygulanmayacağı" hükmüne dayanmasının, hasarın sebebinin bizatihi "eskime ve yıpranma" olarak tespit edildiği durumlarda uygulama kabiliyeti bulunmadığı, zira anılan hükmün teminat dahilindeki bir hasarın tazminatından indirim yapılmamasını düzenlediği, oysa mevcut uyuşmazlıkta hasarın sebebinin teminat dışı bir hal olduğunun anlaşıldığı, bu itibarla davacının, meydana gelen zararların poliçe teminatı kapsamında ani ve beklenmedik bir riziko sonucu oluştuğunu ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Teknik eşik ve amortisman süresinin kuruluşlarının teknik raporunda açıkça belirtildiği üzere, 10 yıllık ekonomik ömrü içerisinde 8.000 - 10.000 saat tarama yapabilme kapasitesi bulunduğu, bir hasarın "eskime" olarak nitelendirilebilmesi için cihazın asgari 6.000 saat çalışma süresini doldurmuş olması gerektiği, ...'daki söz konusu cihazın toplam tarama saatinin 1.000, ...'ndaki cihazın ise 1.721 saat olduğu, mahkeme kararında, cihazların imal yıllarına bakılarak "zaman geçmiştir" mantığıyla yüzeysel bir yorum yapıldığı, Şırnak Havalimanı'ndaki X-Ray cihazında meydana gelen söz konusu rulman arızasının ise kapalı bir düzenek içerisinde meydana geldiği, dışsal bir etki olup olmadığının gözle tespit edilemediği, şartname uyarınca, nedenin tam olarak açıklanamadığı bu tür durumlarda sigortacının, kuruluşlarının teknik raporuna itibar etmek zorunda olduğu, kararda sözleşme serbestisi çerçevesinde kararlaştırılan bu özel şartı yok saydığı, dava konusu tüm cihazların periyodik bakımlarının yapıldığı ve hasarın çalışır vaziyetteyken, görevlilerin müdahalesi dışında, sistem içinde kapalı devre arızalar şeklinde aniden meydana geldiği, bilirkişi raporunda, "beklenmedik dış etken bulgusuna rastlanmadı" denilerek davalının sorumluluğunu kabul edilmediği, oysa elektronik cihaz sigortasının sadece dış çarpmaları değil, sistemin kendi içindeki kısa devre, yüksek voltaj ve beklenmedik mekanik kırılmaları da kapsadığı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, Elektronik Cihaz Sigorta Sözleşmesi'nden kaynaklanan tazminat taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle hasarların cihazların normal işlemesinden ve mutad kullanımlarından doğan aşınma, yıpranma, korozyan vs nedenlerle oluştuğunun teknik bilirkişi raporuyla belirlenmiş olmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 17.06.2026

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/889, K. 2026/1339, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-889-e-2026-1339-k-289e6acae66e