Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/640 E. 2026/1318 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/640
Karar No
2026/1318
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/640 KARAR NO : 2026/1318

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2021/493 Esas 2022/883 Karar KARAR TARİHİ : 26/10/2022 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 05/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/06/2026

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... 28.08.2020 tarihinde .... Sitesi ... sokak üzerindeki dükkan önünde araba tamiri için bulunduğu sırada ....'nın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın geri geri gelirken müvekkiline çarptığını ve vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanmasına neden olduğunu, müvekkiline çarpan aracın trafik kazası tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi bulunduğunu, davalı ....'nın kusurlu olduğunu belirterek 30,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, müvekkilinin elinin kırılması ve mevcut yaralanması neticesinde yaşadığı manevi zararı karşısında 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle;.... plakalı aracın şirketleri nezdinde ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun davacı tarafından ispatı gerektiği, tarafların kusur durumunun belirlenmesi ile davacının maluliyetinin belirlenmesi için dosyanın ATK'ya gönderilmesini, talep ettiklerini şirketin poliçe kapsamında geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderlerine ilişkin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... davaya cevap vermemiştir. DELİLLER : Kaza tespit tutanağı, İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 04/08/2021 tarihli yazısı ve eki, İzmir CBS'nin 2020/74598 sayılı takip dosyası sureti, bilirkişi ....'in 13/01/2022 tarihli bilirkişi raporu, İstanbul 2 ATK'nın 20/05/2022 tarihli maluliyet raporu, 29/09/2022 tarihli aktüer bilirkişi raporu, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları, tanık beyanları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davalı sürücünün meskun mahal içerisinde geri geri manevrası sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermediği ve tedbirsiz davrandığı yol üzerinde bulunan yaya konumunda bulunan davacıya çarpmasında asli %75 kusurlu olduğu, sigorta şirketi ödemesi ile maddi tazminatın konusuz kaldığını, davacının maluliyetinin % 6 sürekli iş göremezlik, 4 ay geçici iş göremezlik olarak dikkate alınmasının gerçek zarar ve hakkaniyete uygun olduğu,davalı .....'ün davacının uğradığı manevi zarardan sorumluluğu bulunduğu ve kaza tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ve manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermemesi gerektiği değerlendirilmekle manevi tazminata hükmedildiğinden bahisle, davacının maddi tazminat talebi hakkında sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 10.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 28/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... .'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kusurlu olarak neden olduğu kazada davacının iş ve güçten kalacak ve maluliyet olacak şekilde yaralandığını, davalının iyi hale yönelik hiçbir davranışının bulunmadığını, somut olayda bireylerin güvenliğini tehlikeye attığı açık olmasına rağmen tedbirsizliği ve sorumsuzluğu sebebiyle davacının fiziksel durumunun sonsuza dek değiştiğini, hükmedilen manevi tazminat değerinin çok küçük olduğundan bahisle yerel mahkemenin kısmi kabul kararı davacı lehine kaldırılarak manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... istinaf dilekçesinde özetle; davalı taraf sayısının iki olarak kabul edilip hükümde bir tarafa tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, Mahkemenin gerekçeli kararda davacının olay ile ilgili olarak ne derecede tesir ettiğini açıklanmadığını, vekalet ücretinin davalılardan tahsili yönünde karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın manevi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Taraflar istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda özetlenen gerekçelerle maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı ... . vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Bilindiği üzere, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olup, aynı Kanunun 56. maddesine göre; bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana ve ölüm halinde ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. İşleten de, 2918 Sayılı KTK'nun 3 ve 85.maddesi gereğince zarardan sürücü ile birlikte müteselsilen sorumludur. Somut olayda, 28/09/2020 günü saat 18:00 sıralarında .... ili .... İlçesi .... Mahallesi .... Sitesi ... Sokak No:. . . Servisinin önünde 6 m genişliğinde yol kenarlarında tamir için gelen araçların park halinde olduğu , kaldırım bulunmadığı davalı sürücü ....'nın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracı ile ... sokağı takriben geri manevra ile seyir yapıp sokaktan çıkmak isterken arka kısımlarını No:.... servisi önü yol üzerinde duran davacı yaya ... . çapması sonucu dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun Araçların manevralarını düzenleyen 67/b maddesini “Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır.” 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/c maddesi uyarınca “yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca kullanmaları yasaktır. Eldeki dosyada kusur yönünden alınan ve denetime elverişli bulunan taraf ve tanık beyanları ile uyumlu kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile; davalı sürücünün kontrolsüz bir şekilde geri manevra yaparak kaldırım bulunmayan yol kenar/ ortasında arkası dönük halde durmakta olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğu somut olayda 2918 Sayılı KTK'nun 67/b maddesini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, davacının ise kaplama üzerinde ancak orta kısmında durarak 2918 sayılı KTK'nun 68/c maddesini ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu sabit olmakla raporun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. 6098 Sayılı TBK'nın 61. Maddesi uyarınca; birden çok kişi birlikte bir zarara neden oldukları veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacaktır. Davalılar arasındaki sözleşmenin sorumluluğa ilişkin hükümleri sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişiler bakımından geçerli olmayacağından aynı yasanın teselsül hükümlerini düzenleyen 163. Maddesi uyarınca ise; alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları “A.6 Teminat Dışında Kalan Haller f) Manevi tazminat talepleri,” sigorta teminatı dışındadır hükmü ile manevi tazminat talebinin teminat kapsamı dışında olduğunu belirtmiştir.

“Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası’’ olan İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası; araç sahibinin üçüncü şahıslara verdiği maddi zararın, trafik sigortası teminatları kapsamında karşılanmasının ardından kalan kısmı (maddi ve manevi) güvence altına alan bir sigorta türüdür. Manevi tazminat talepleri, ek sözleşme ile teminat kapsamı içine alınabilir. Bu taleplerin, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) dışında kalması nedeni ile, bu teminat, bahsi geçen zorunlu sigortanın varlığına bağlı olmaksızın, bu sigorta limitlerinin içinde hüküm ifade eder. Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 1086 Sayılı HUMK'nın 74. maddesinde (6100 Sayılı HMK m. 26) düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. 6098 Sayılı TBK'nın 163.maddesi gereğince müteselsil sorumlulara karşı seçimlik hak alacaklıda bulunduğundan, somut olayda aracın İMMS sigortası da olduğu iddia edilmediği gibi manevi tazminat davalıdan tahsili talep edildiğinden, davacının manevi tazminat istemini sigorta şirketine yöneltmemiş olması nedeni ile manevi tazminattan ve vekalet ücretinden davalı sigortacısının da sorumlu tutulması gerektiğine yönelen istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Kural olarak, maddi tazminat yönünden maluliyetin tespitinde yerleşik uygulamalar ve Yargıtay kararları gereğince trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan tüzük veya yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı ve iyileşme süresinin tespiti gerekir. Manevi tazminat yönünden ise; raporun hükme yeterli nitelikte olup olmadığı hususu somut olayın özelliğine göre Mahkemece belirlenir. Somut olayda, kazada davacıda sağ el radius ve ulna kırığı oluştuğu, yaralanması nedeniyle iş görmezlik süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği meslekte kazanma gücünden kaybı bulunmadığı yönünde mütalaa içeren, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporu hükme esas alınmıştır. 6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın işleniş biçimi, yaralanın kusurunun tali olması davacının sol el bileğinde iki ayrı kemik kırığı olacak şekilde yaralanması, geçici iş görmezlik süresi, yaralanmasının sürekli iş görmezliğe neden olması, tarafların sosyal ekonomik durumu birlikte değerlendirildiğinde davacı yararına 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi ulaşılmak istenilen manevi tatmin (doyum) için yeterli ve hakkaniyete uygun olacak iken, ilk derece mahkemesince hükmedilen tazminat düşük olmakla, davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekmiş, davalı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı.....'nın tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle; davacının maddi tazminat talebi hakkında sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 40.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 28/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... ..'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ....'nın tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince KABULÜNE, 3-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/493 Esas 2022/883 Karar sayılı 26/10/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; a)Davacının maddi tazminat talebi hakkında sulh nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, b)Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 40.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 28/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, c)Davacı tarafından peşin yatırılan 170.88 TL'nın alınması gereken 2.732,40 TL karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.561,52 TL harcın davalı .....'dan alınarak Hazineye gelir kaydına, mahsubuna karar verilen 170,88 TL karar ve ilam harcının davalı ....'dan alınarak davacıya verilmesine, ç)Davacı tarafından yapılan 555,00 TL yargılama giderinin davalı ....'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, d)İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 2021/2951 sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13.maddesi uyarınca davalı .... A.Ş'den tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, e)Davacı ve davalı .... A.Ş'nin maddi tazminat yönünden vekalet ücreti talepleri olmadığından bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, f)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı .... ..'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, 683,10 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, 6-Davalı .... tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 171,45 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 732,00 TL'den mahsubuyla, bakiye 560,55 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından yapılan 120,00 TL istinaf yargılama giderinin davalı ....'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 9-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 05/06/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/640, K. 2026/1318, T. 26.10.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-640-e-2026-1318-k-e949ce4dc884